.

On Kasım Şiirleri (KISA-UZUN) - En Güzel ve Özel 10 Kasım Şiirleri

Kamuajans.com - 10 Kasım Atatürk'ü anma günü ve Atatürk haftası 10-16 Kasım tarihleri arasına karşılık gelen 10 Kasım 1938 günü saat 09:05'te

On Kasım Şiirleri (KISA-UZUN) - En Güzel ve Özel 10 Kasım Şiirleri



10 Kasım günü Anıtkabir ziyaret edilmekte, başkent Ankara'da resmi tören yapılmaktadır. Türkiye'nin genelinde de yas tutulmaktadır. Her yıl 10 Kasım günü, saat 09:05'te trafikteki arabalar durur ve 4 dakika korna çalarak anma etkinliklerine destek verirler. Ayrıca, tüm bayraklar 10 Kasım günü yarıya indirilir. Bu hüzünlü günde Mustafa Kemal Atatürk'ü şiirler ile anmak çok yerinde bir davranış olacaktır. İşte en güzel ve özel 10 Kasım şiirleri...

10 KASIM TÜRKÜSÜ

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler,

Bozkır ovalarına, Erciyes'e Ağrı'ya,

Ulusun egemen olduğunu

Özgür olduğunu

Haykıracağım haykıracağım işte,

Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk; 

Ana baba oğul kız, 

Dere tepe bucak köy, 

Yeryüzü yaşamalarımla değil 

Oralarda, Senin gittigince!

Atatürk, taşıyacağım

Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al,

Senin taşıdığını;

Yurdun gök ülküsü

Dalgalanırken,

Senin bayrağını yücelteceğim.

Senin çıktığınca.

                  F. Hüsnü DAĞLARCA

ATATÜRK

Sen Atatürk'ü tanımazsın çocuğum 

Ne insandı O, ne insandı. 

İzmir'e gelişini görseydin. 

Ne şanlıydı O, ne şanlıydı.

Benzerdi sana, bana 

Bizim gibiydi eli, ayağı 

Ama bir yol baksaydın yüzüne. 

İçin sevgisiyle dolardı.

Vapura biniyorsak dilediğimizde, 

Sokakta geziyorsak hür, 

İyi bak dört yana, 

Atatürk'ün aklı görünür.

Arı Türkçe konuşuyorsak, 

Türkçe düşünüyorsak bugün, 

Her işimizde O'nun gücü. 

Büyük öğretmeni Türk'ün.

Halkımızın arasında, halktan, 

Davul vurur dengi dengine. 

Dünya rastlamış mıdır? 

Atatürk'ün dengine.

                     N. Ulvi AKGÜN

ATATÜRK'Ü DUYMAK

Ulu rüzgâr esmedikçe 

Yaşamak uyumak gibi. 

Kişi ne zaman dinç; 

Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz? 

Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik. 

Ekmek olmak için önce 

Buğday olmak gibi.

Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe 

Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi. 

Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene 

Her ışık-kaynak gibi.

En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,

Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz, 

Daha da yakınsın, daha da sıcak

Bıraktığın toprak gibi.

Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz, 

Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,

Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:

Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi.

                                                   Behçet NECATİGİL

ATATÜRK GÜLÜMSEDİ

Atatürk gülümsedi öğretmenim 

Siz sınıfa girince 

Dağıldı kara bulutlar

Açıldı gonca.

Baktı ki okul yenidir 

Siz yenisiniz düşünceler yeni 

Atatürk gülümsedi öğretmenim 

Saklayamadı sevincini.

Baktı ki gençsiniz bilgili 

Eğitiyorsunuz yolunca yöntemince 

Atatürk gülümsedi öğretmenim 

Sevindi onca.

Baktı ki karışmış aramıza

Çiziyorsunuz yolu

Atatürk gülümsedi öğretmenim

Gözleri dolu dolu.

Anlaşılan bütün yaz 

Atatürk gözünü kırpmamış 

Çünkü boşmuş sıralar 

Çünkü harf okunmamış.

.............................

Ama baktı ki gün doğmuş 

Bir koşu varmışız okula 

Özlemle açılmış kitaplar 

Bir iştah kızda oğlanda.

Baktı ki zil çalmış sınıfa girmişsiniz 

Bütün bakışlar sizde 

Günaydın demiş derse başlıyorsunuz 

Sımsıcak bir sevgi gözlerinizde

Baktı ki Türkiye'si Türkiye'miz 

Aydınlık ufuklara yürüyor hızla 

Atatürk gülümsedi öğretmenim 

Kürsüde kendini görünce.

                       Talât TEKİN

ATATÜRK YAZAR

Sordum seni;

Dağına, taşına Türkiye'min,

Herkes kendinden emin,

Yükseldi gür sesler;

Umutlar, sevgiler:

O biziz, O bizleriz.

Hepimiz bir parçayız

Atatürk'ten,

Bütün doğa,

Atatürk'ü anar,

Atatürk'ü şaşar.

Herşeydir OTürkiyem'de.

Göller, ırmaklar, ormanlar.

İmza imza Atatürk yazar.

                    M. Vasfi SARAL

ATATÜRK'Ü GÖRDÜM DÜŞÜMDE

Sizler yaşadıkça çocuklarım 

Ben de yaşıyorum demek, 

İşte aranızdayım Ahmetler, Mehmetler'le, 

Sizler yaşadıkça çocuklarım

Elele 

Yanınızdayım

Sizler yaşadıkça çocuklarım

Daha ferah içim,

Gök daha geniş denizler daha geniş,

Vatan ya vatan,

Vatan sonsuzluktan gelmiş

Sonsuzluğa açılan yol

Vatan siz.

Sizler yaşadıkça çocuklarım

Bilin ki

Ben de yaşarım,

Bir sevinç düştü mü içinize

Bir keder düştü mü içinize

Bilin ki

Aranızda ben varım.

                 A. Rıza ERGÜVEN

BİR TUTKUDUR MUSTAFA KEMAL

Bir Tutkudur Mustafa Kemal; 

Nice sevdalara değişilmeyen. 

Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur, 

Bir baştır, vazgeçilmeyen...

Bir Türküdür Mustafa Kemal; 

Suskun ağızlarda söyleşir, durur. 

Çaltıburnu'nda gözetir denizi. 

Köroğlu'nda bağdaş kurup oturur...

Bir İnançtır Mustafa Kemal; 

Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan. 

Sarmış kollarıyla, çepçevre ulusu. 

Sakarya boylarından Akdeniz'e taşıyan...

Bir Anlamdır Mustafa Kemal; 

Belkahve'den dürbünüyle seyrediyor İzmir'i. 

Özgürlük diyor, al atının üstünde, 

Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri...

Bir Bayraktır Mustafa Kemal; 

Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan. 

Bozkırın bağrında yol alan kağnılara, 

Işık tutan, güç veren, yol bulan...

                        Y.Doğan ERGENELİ

KURTULUŞ ÖNCÜLERİ İÇİN

Yan yana iki çocuk görsem 

İşte Atatürk diyorum 

Özgürlüğün toprağı uyanıyor 

İçin için seviniyorum.

Koşuşan iki öğrenci görsem 

İçimin güneşi ısınıyor

Yürüyen bir bakış gibi 

Mustafa Kemal geliyor.

Kol kola iki işçi görsem 

Ekmeğim çoğalıyor birden 

Bir ışık düşüyor ortalığa 

İşte Atatürk diyorum.

İşte Atatürk diyorum 

İlk kuruluş öncüleri 

Bir gül çağrısında hepsi 

Bize uzanmış elleri.

                      Mehmet KIYAT

MUSTAFA KEMAL'LER TÜKENMEZ

Tükenir elbet gökte yıldız, denizde kum tükenir 

Bu vatan bu topraklar cömert 

Kutsal bir ateşim ki ben sönmez 

İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez

Ben de etten kemiktendim elbet 

Ben de bir gün geçecektim elbet 

İki Mustafa Kemal var iyi bilin 

Ben işte o ikincisi sonsuzlukta 

Ruh gibi bir şey görünmez

İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez 

Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda 

Bilimin yapıcılığın aydınlığında 

Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben 

Evrensel yepyeni buluşlarda 

Geriliği kovmuşum ben dönmez

İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez

Başın mı dertte beni hatırla 

Duy beni en sıkıldığın an 

Baştan sona herşeyiyle bu vatan 

Sakın ağlamasın Kasım'larda Fatih'ler Kanunî'ler ölmez 

İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez

                       Halim YAGCIOGLU

MUSTAFA KEMAL SESLENSE

Yüzyıllar öncesinden

Yüzyıllar sonrasından sesleniyorum size

Ben Mustafa Kemal'im heyy...

Ben Mustafa Kemal'im.

Büyük büyük denizlerim vardır benim

Hürriyeti içmiş dalgalarım.

Hürriyetle kabarmış dalgalarım vardır benim

Ulusumun yarınında sevincim

Ben Mustafa Kemal'im heyy...

Karanlığı deler gözlerim.

Dalgalara binip gelmiş kahraman,

Gökçe gözlerine türküler yaktığımız...

Hâni bir güneş doğmuştu ya Samsun'dan

İşte benim...

Ben...

Mustafa Kemal...

Ölmek yaşamaktır vatan uğrunda

Deyip, öyle girdim savaşa

Komut verdim

Şahlandı cümle vatan

Boğdum kör talihi zindanında.

Bahtı gülen anaları yurdumun

Gökleri, dağları, denizleri

Yarınları, güvenip de uyuduğum

Aslan yeleli ışığı sınırlarımın

Mehmetleri

Tutun ellerinden yüreklerinizin

Sevgilerinizle beni yıkayın.

Yüzyıllar öncesinden

Yüzyıllar sonrasından gelir sesim

Sevdiğim

Bir tanem

Türkiye'lim

Sen varoldukça belli ki

Ben Mustafa Kemal'im.

Sen var oldukça belli ki

Ben Mustafa Kemal'im.

                 B.Kemal ÇAĞLAR

MUSTAFA KEMAL'IN GÖK YAZILARI

Ben Mustafa Kemal, elimde tebeşir, Kocaman,

Mavicek bebelerin, ak kızların,

Taş ninelerin, çatal dedelerin gözleri, kocaman,

Bir 1O Kasım gecesi

Yazıyorum ateşten çağrımı karşınıza:

-Ey Türk gençliği...

Ben Mustafa Kemal, doyamadım haykırmaya,

Şimdi destan ellerimle yazıyorum,

Yeşiline suyun,

Kuşun,

Yelin,

Yaprağın:

"Ne Mutlu Türküm Diyene."

Ben Mustafa Kemal, önümde kırk bin köy,

Kırk bin ovaya karşı bir tek dağ gibiyim

Bayraklarım değerken evren bayraklarına şimdi,

Elimde tebeşir

Yazıyorum kara gecenin üstüne

Yazıyorum armağanımı:

"Övün, Çalış, Güven."

                  F. Hüsnü DAĞLARCA

MUSTAFA KEMAL'E GİDEN YOL

Karşıda bir ışık, bir ümit yolu 

Kollarımı yarına güvenle açacağım, 

Karşıda bir ışık, bir ümit yolu 

Bırakın, Mustafa Kemal'e varacağım.

Ellerimi uzatıyorum, daha ötede 

Son duraktan biraz daha ötede 

Gücümün kuvvetimin kesildiği yerde 

Karşıda Mustafa Kemal'i görüyorum;

Gün geçer devir değişir 

En olmaz istekler biter,

Bir ses bırakmaz kişiyi yerinde

Mustafa Kemal'in sesi, "İleri" der.

Boyuna yeniliğe, ileriye

Boyuna en yüce gerçeklere doğru!

Apaydınlık bir yoldasınız, bakın

Karşıda Mustafa Kemal, Mustafa Kemal yolu

Attığım her adımı biliyorum

Yarın daha güzel, daha aydınlık!

Nasıl durabilirim, Mustafa Kemal sesleniyor

Uzattım ellerimi varıyorum.

Yürüyorum, yılmadan yürüyorum 

-Karşıda bir ışık, bir ümit yolu-

İşte, ışıklar içinde büyüyen

Mustafa Kemal'i görüyorum

                  Mustafa CANPOLAT

MUSTAFA KEMAL'İ DÜŞÜNÜYORUM

Mustafa Kemal'i düşünüyorum; 

Yeleleri alevden al bir ata binmiş 

Aşıyor yüce dağları, engin denizleri, 

Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda, 

Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri...

Mustafa Kemal'i düşünüyorum; 

Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında 

Destanlar yaratıyor cihanın görmediği 

Arkasından dağ dağ ordular geliyor 

Her askeri Mustafa Kemal gibi.

Mustafa Kemal'i düşünüyorum; 

Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel 

Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere. 

Al bir ata binmiş yalın kılıç 

Koşuyorlar zaferden zafere...

Mustafa Kemal'i düşünüyorum; 

Ölmemiş bir Kasım sabahı! 

Yine bizimle beraber her yerde. 

Yaşıyor dört köşesinde vatanın 

Yaşıyor damar damar yüreklerde.

Mustafa Kemal'i düşünüyorum: 

Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda, 

Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum. 

Uykularıma giriyor her gece. 

Elllerinden öpüyorum.

               Ü.Yaşar OĞUZCAN

ÖĞRETMEN ATATÜRK

Yine derse giriyorsun Samsun kapısından 

Selâmlıyor, seviyor tek öğretmenini 

İl il, köy köy, can can 

Tüm Anavatan.

Hemen başlıyor mutlu ders 

Erzurum'dan

Sonra derinleşiyor volkan-öğütle 

Sivas'taki son oturumdan.

Bütün memleket tek sınıf

Bir yön bayrak, bir yön tan

Öyle bir ödev veriyorsun ki öğretmenim

Süngü-kalemle başlıyoruz Afyon'dan.

Sınıfımız her an kutlu bir savaş 

Öğretiyor, eğitiyorsun Ankara'dan 

Hep birden söylüyoruz özgürlük türkümüzü 

Vatanın uzaklıkları kalkıyor da aradan.

Mavi gözlerin hep barış barış

Mavi yüceliğin hep duman duman

Öyle alev alev bir ders ki

Yanıyor, yanması gerektiğinde her düşman.

Anlatış tadı, kıvam kıvam öz

Son bölüm: İlk hedef, Dumlupınar'dan

Kocatepe, yalnız coğrafya değil

Dağ dağ ateş yağdırıyorsun her damla kandan

Öpüyorsun hepimizi göz göz

Şehitler birinci geldikçe hep destan destan.

Yağmurlaşıyoruz er er Akdeniz'e 

Ektiklerini biçiyorsun İzmir yollarından 

Bir özgür meyva doğuyor Türklüğümüze

Tattırıyorsun utku yemişi utku dallarından.

Öğrenmeye son yok 

Cumhuriyet, bir ders aynı konudan 

Öğrendikçe özleşiyoruz da hep geçiyoruz 

Senin yarattığın vatan-kanıdan.

Anlatıyorsun açık ve seçik 

Yıkılıyor her gölge fikir-kurşundan 

Dövüyorsun her yüreği örsünde devrimlerin

Tümleniyor her eksik, yaratan vuruşundan.

Yaşatarak öğretmek senin elinde

Sonsuz ders, tek hayat, bize bayraktan 

Seni özledikçe bellemek güzel 

Fikir-toprak oldu vatan, gerçek topraktan.

Sor bize her şeyi, konuşsun her öz 

Başlayı versin en zor imtihan 

Özgürlük güneşin ilk cevap, inan 

Ey vatan-sınıfta ey Ata-vatan!..

                           İ. Zeki BURDURLU

RESİM

Her gün,

Enginlerden engin, 

Yücelerden yüce 

Bir duygu sarar bizi, 

Bu sınıfa girince.

Yanda, bir uçtan bir uca

Mavi deniz,

Odanın içinde güneşleri bulunca

Isınırız.

Enginlerin engini deniz olsa 

Deniz ufak!

Yücelerin yücesi güneş olsa 

Güneş küçük!

İlk günü gördük, nerden geldi: 

Duvardaydı 

Denizleri, güneşleri 

Küçülten büyüklük.

Kürsünün üstünde bir resim: 

Gözleri denizlerden mavi 

Bakışları güneşlerden sıcak, 

Dört mevsim 

Kürsünün üstünde: 

Atatürk'ün arkasında al bayrak, 

Kollarını kavuşturmuş göğsünde.

Bu resimle başlar bizim günümüz, 

Karşımızda Atatürk'ü gördükçe, 

Kıvançla dolar, taşar gönlümüz.

Öğretmenimizin kürsüde 

Verdiği dersi 

Dinler bizimle birlikte 

Atatürk'ün resmi.

Çalışkanız, çünkü,

Çalışınca

Bakarız, Atatürk güldü.

Bir yanlışlık yapsak 

Bulutlanır gözleri, 

Anlarız, Atatürk üzüldü.

Gelsek kürsünün dibine 

Görür bizi 

Eğilince.

Kalksak, gitsek gerilere, 

Otursak arkalarda; 

Başımızı kaldırmadan duyarız 

Atatürk orada.

Öteki odalarda

Başka başka resimleri Ata'mın. 

Atatürk'üm, artık ömrüm oldukça 

Bu resimle karşımdasın!

Yok hiç birinde 

Bundaki tılsım, 

Değişen çizgilerle 

Canlı gibi bu resim.

Öyle canlı ki, sanırım, 

Ben de bir gün okulu bitirince 

Uzanan ellerinle 

Okşanacak sırtım.

Öyle canlı ki, sanırım, 

Karanlık bile olsa 

Serpeceğin ışıkla 

Aydınlanır yollarım.

Tıpkı sınıftaki gibi, 

Yapacağım bir işte 

Bu resmindir rehberim 

Kötülüğe uzanırsam 

Çat kaşlarını, 

Tutulsun ellerim.

Tıpkı sınıftaki gibi,

Bütün ömrüm boyunca

Yaptığım bir işte

İyi, doğru oldumsa

Sevincini belli et, 

Gülümse!

Yaprak yaprak dökülürken önümde 

Her yıl, dört mevsim; 

Sınıflar içinde yalnız bu sınıf, 

Resimler içinde yalnız bu resim!

                     Behçet NECATİGİL

SEN VARSIN ATATÜRK'ÜM HER ŞEYİMİZDE

Bu gün yatağımdan hür kalkıyorsam

Ekmeğim ak suyum berraksa,

Ağaçlar çiçek açıyor

Topraklar ısınabiliyorsa,

Sesim gür çıkıyor

Özgür özgür bakabiliyorsam,

Sen varsın gözbebeklerimde

Sen varsın Atatürk'üm sen varsın.

Yazabiliyorsam gönlümce 

Okuyabiliyorsam... 

Kazabiliyorsam toprağımı 

Gün ışığında çapa kürek elde, 

Çalışabiliyorsam gece gündüz 

Ekip biçebiliyorsam dileğimce, 

Sen varsın yüreğimde 

Sen varsın Atatürk'üm sen varsın.

                         M. Esat TOZKOPARAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.