.

2016 Kadir Gecesi Ayeti Kerimeler ve Hadis-i Şerifler

Kamuajans.com - 2016 yılı Kadir Gecesi'ne sayılı günler kaldı. Kadir Gecesini en güzel şekilde geçirmek isteyenler namaz kılacaklar dua edecekler

2016 Kadir Gecesi Ayeti Kerimeler ve Hadis-i Şerifler



Kamuajans.com - Mübarek Ramazan Ayının son günlerine girdiğimiz şu günlerde müslüman vatandaşlar için oldukça önemli bir yere sahip olan Kadir Gecesi 1 Temmuz 2016 Perşembe gününe denk gelmektedir. Biz de siz değerli okuyucularımız için Kadir Gecesine Özel ayet ve hadisleri derledik.

AYET-İ KERÎMELER

“Biz onu Kadir gecesi indirdik. Kadir gecesi nedir, bilir misin sen? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Meleklerle Ruh o gece Rabblerinin izniyle her iş için iner de iner. Tam bir esenliktir o gece, tâ tan yeri ağarıncaya kadar.” (Kadîr sûresi, 1-5)

“Biz Kur’an’ı kutlu bir gecede indirdik.” (Duhân sûresi, 3)

HADİS-İ ŞERİFLER

 “Kadir gecesini, fazilet ve kudsiyetine inanarak ve sevabını yalnız Allah’tan bekleyerek ibâdet ve tâatle geçiren kimsenin -kul hakkı hâriç- geçmiş günâhları bağışlanır.” (Müslim, Müsâfirîn, 175)

Âişe -radıyallâhu anhâ-, Peygamber Efendimiz’e: “–Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim?” diye sormuş, Fahr-i Kâinat Efendimiz de:

اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي

“«Allah’ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla!» diye dua et!” buyurmuştur. (Tirmizî, Deavât, 84)

“Kadir gecesi ile ilgili rüyalarınızın, ramazanın son yedi gecesi üzerinde toplandığını görüyorum. O halde Kadir gecesini arayan onu ramazanın son yedi gecesinde arasın!” (Buhârî, Leyletü’l-kadr 2,) 

“Kadir gecesini ramazanın son on günü içinde arayınız!” (Buhârî, Leyletü’l-kadr 3)

“Kadirgecesiniramazan’ınsonongünündekitekgecelerdearayın!” (Buhârî, Leyletü’l-kadr 3)

Âişe radıyallahu anhâ şöyle buyurdu: Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem geceleri  ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ciddiyetle ibadete soyunur ve eşleriyle ilişkiyi keserdi. (Buhârî, Leyletül-kadr 5)

Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre  Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ramazanda diğer aylardan daha fazla (kulluk yapmaya) çalışırdı. Ramazanın son on gününde de ramazanın öteki günlerinden daha fazla ibadet ederdi. (Müslim, İ’tikâf 8)

 

KADİR GECESİ VE FAZİLETİ

بِسْــمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

 اِنَّا اَنْزَلْنَاهُ فى لَيْلَةِ الْقَدْرِ , وَمَا اَدْريكَ مَالَيْلَةُ الْقَدْرِ , لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍ , تَنَزَّلُ الْمَلئِكَةُ وَالرُّوحُ فيهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْ مِنْ كُلِّ اَمْرٍ , سَلَامٌ  هِىَ حَتّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ .  

“Elhak biz indirdik onu kadir gecesî 1 Ne bilirdi ki sana? ne kadir gecesi? 2 Bin aydan hayırdır o kadir gecesi 3 İner peyderpey melâike ve ruh onda, izniyle rablarının her bir emirden 4 Bir selâmdır o tâ tan atana kadar”

 

    شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذى اُنْزِلَ فيهِ الْقُرْانُ هُدًى لِلنَّا وَبَيِّنَات مِنَ الْهُدى وَالْفُرْقَانِ   

(O sayılı günler) Ramazan aydır ki Kur'ân onda (ki Kadir gecesinde levh-i mahfuz'dan dünya semasına) indirilmiştir. (O Kur'ân ki) insanlara mahz-ı hidayet [yani hidayetin ta kendisi] dir, doğru yolun ve hak ile batılı ayırt eden hükümlerin nice açık delilleridir.

Diğer kavimlerin ömrünün uzun olmasından dolayı kadir gecesi verilmiştir:

عن مالك: أنَّهُ بَلَغَهُ أنّ رسول اللّه  أُرِىَ أعْمَارَ أُمَّتِهِ، فََكَأنَّهُ تَقَاصَرَ أعْمَارَهُمْ أنْ َ يَبْلُغُوا مِنَ الْعَمَلِ مِثْلَ مَا بَلَغَ غَيْرُهُمْ في طُولِ الْعُمُرِ فَأعْطَاهُ اللّهُ تَعالى لَيْلَةَ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ ألْفِ شَهْر    

İmam Mâlik'in Muvatta'da kaydına göre şu rivâyet kendine ulaşmıştır:"Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e ümmetinin ömrü gösterilmiş. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), önceki ümmetlerin ömrüne nisbetle kısa olduğu için, amelde onların uzun ömürde işlediklerine yetişemezler diye bu ömrü kısa bulmuş. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi'ni vermiştir." [Muvatta, İ'tikaf 15, (1, 321).]

Peygamberimiz ramazanın son on günü itikafa girerdi:

Hadiste itikafa girmekle Kadir gecesi aramak arasına bir irtibat görülmektedir.

وعن ابن عمر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: سُئِلَ رسولُ اللّه عَنْ لَيْلَةِ الْقَدْرِ، فقَالَ: هِىَ في كُلِّ رَمَضَان

               َ

İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor:"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a Kadir gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu."- O, Ramazan'ın tamamında!" diye cevap verdi." [Ebu Dâvud, Salât,  324, (1387).]

عن عائشة رَضِىَ اللّهُ عَنْها قالت: قال رسولُ اللّه  تَحَرَّوْا لَيْلَةَ الْقَدْرِ في الْعَشْرِ الاوَاخِرِ مِنْ رَمَضَانَ .    

        

Buhârî'nin Hz. Aişe'den kaydettiği bir rivayette, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle demiştir: "Kadir gecesini, Ramazan'ın son onunda arayın". [Buhârî, Leyletü'l-Kadr 3; Tirmizî, Savm 72, (792).]

يَقُولُ في لَيْلَةِ الْقَدْرِ: إنَّهَا أوَّلُ السَّبْعِ مِنَ الْعَشْرِ الاواخِرِ: يَعْنِى ليْلَةَ ثََلاثٍ وَعِشْرِينَ  

                            

Abdurrahman İbnu Ubeyd es-Sunâbihî Hz. Bilâl-i Habeşî (radıyallahu anh)'den nakledilen şu hadisi rivayet eder: Hz. Bilâl, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Kadir gecesi hakkında şöyle söylediğini işitmiştir: "O, son ondan yedinin ilkidir: Yani yirmi üçüncü gece." (Buhârî'de bulunamamıştır).

وعن زرّ بن حُبَيْشٍ قال: قُلْتُ ‘بىِّ بْن كَعْبٍ إنَّ ابنَ مَسْعُودٍ يَقُول: مَنْ قَامَ سَنَتهُ أصَابَ لَيْلَةَ الْقَدْرِ. قَالَ: وَالَّذِى َ إلَهَ إلاَّ هُوَ إنَّها لَفِى رَمضَانَ، وَإنَّهَا اَللَّيْلَةُ الَّتِى أمَرَنَا رسولُ اللّه  بِقِيَامِهَا، هِىَ لَيْلَةُ سَبْعٍ وَعِشْرِينَ. وَأمَارتُهَا أنْ تَطْلُعَ الشَّمْسُ في صَبِيحَتِهَا بَيْضَاءَ َ شُعَاعَ لَهَا  

                                                                  

Zirr İbnu Hubeyş anlatıyor:"Ubey İbnu Ka'b (radıyallahu anh)'a dedim ki, "İbnu Mes'ud (radıyallahu anh): "Bütün sene geceleri kalkan kimse Kadir gecesine tesadüf edebilir diyormuş (ne dersiniz?)." Bana şu cevabı verdi: "Kendisinden başka ilâh olmayan Zat-ı Zülcelâl'e  yemin olsun, Kadir gecesi Ramazan ayındadır. Ve o gece, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bize kalkmamızı emrettiği gecedir, o da yirmi yedinci gecedir. Bunun emâresi, o gecenin sabahında güneşin beyaz ve ışınsız olarak doğmasıdır." [Müslim, Müsâfirîn 179. (762).]

Kur’an-ın toptan levhi mahfuza bu gecede inmesi veya bu gece inmeye başlaması:

Dünya ve âhirette rehberimiz olan yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerîm'i, Hak teâla hazretleri Levh-i mahfuz'dan dünya semasında Kadir gecesi'nde indirmiştir. Bu ilk iniş, bir bütün olarak, topyekün inmedir. Ondan sonra Hz. Cibrîl (aleyhisselam) Allah'ın izin ve emri ile 23 yılda peyder pey, ihtiyaca göre Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a vahy yoluyla getirecektir. Bu âyetteki "inme"den Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a Hira mağarasında vâki olan ilk inme de anlaşılmıştır. Bu durumda ilk vahiy olan Alak suresinin baştaki beş âyeti Ramazan ayında o gece gelerek vahyin başlangıcını teşkil etmiştir.

Kıyamete kadar insanlara rehberlik edecek bir kitabın kutlanma günü farklı olmalıdır:

Kıyamete kadar gelecek olan yüz milyarlarca insana dünya ve âhirette rehberlik edecek olan bir kitabın yeryüzüne geliş günü ve bunun yıldönümleri elbette ki müstesna bir gün olmalı, bayramlar, ihtifaller ve merasimlerle kutlanmalıdır. O gün diğer günlerden daha kıymetli, daha şerefli olmalıdır. Gerçekten de öyledir, Kur'ân-ı Kerîm, muhtelif âyetleriyle Kâdir gecesine temas eder ve kıymetini, ehemmiyetini dile getirir:

 Duhan suresi Kadir gecesi'nin kudsiyetine kasemle başlar: 

حم , وَالْكِتَابِ الْمُبينِ , اِنَّا اَنْزَلْنَاهُ فى لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِرينَ , فيهَا يُفْرَقُ كُلُّ اَمْرٍ حَكيمٍ , اَمْرًا مِنْ عِنْدِنَا اِنَّا كُنَّا مُرْسِلينَ                                                                                                    

"Hâmîm, (Helal ile haram ve sair hükümleri) açıkça bildiren bu Kitab'a yemin olsun ki, biz O'nu mübarek bir gecede indirdik. Biz (O'nunla kâfirlerin uğrayacakları azâbı) haber vericileriz. Her hikmetli iş, nezdimizden çıkan bir emir ile, o gecede ayrılır..." (Duhan, 1-5)

مَنْ قَامَ لَيْلَةَ الْقَدْرِ إيمَاناً وَاحْتِسَاباً غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ

Bir rivâyette şöyle gelmiştir: "Kadir gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak  ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir." [Buharî, Terâvih 1, Müslim, Müsâfirîn 174, (759); Ebû Dâvud, Salât 318, (1371); Tirmizî, Savm 83, (808) Nesâî, Siyam 39, (4, 154, 155); Muvatta, Salât fî Ramazan 2, (1, 119). Buhârî, Ramazan kıyamı ile, Kadir gecesi kıyamı üzerine ondan merfû rivâyet kaydeder.]

KADİR GECESİNİN İHYASI

Mübârek gecelerin ihyâsı ile ilgili hususi bir ibadet mevcut değildir. Namaz, tilâvet-i Kur'ân, dua gibi bütün ibâdet çeşitleri ile gece ihya edilebilir. Ancak bu gece dualara icabet edilen vakitlerden biri olması sebebiyle dua etmek mesnundur. Nitekim Peygamberimiz (aleyhissalâtu vesselâm) de o gecede,  

 وعن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: قُلْتُ يَا رَسُولَ اللّهِ: إنْ وَافَقْتُ لَيْلَةَ الْقَدْرِ مَا أدْعُوا بِهِ؟ قَالَ: قُولِى اللَّهُمَّ إنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّى.                                                                               

Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, dedim, şâyet Kadir gecesine tevâfuk edersem nasıl dua edeyim?" Şu duayı okumamı söyledi:"Allahümme inneke afuvvun, tuhibbu'l-afve fa'fu annî. (Allahım! Sen affedicisin, affı seversin, beni affet." [Tirmizî, Da'avât 89, (3508).] diyerek dua edilmesini tavsiye etmiştir.

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şöyle söylediği de rivayet edilmiştir: "Ramazan ayı çıkıncaya kadar akşam ve yatsı namazlarını cemaat ile kılarsa Kadir gecesinden fazla bir hisse alır."

Bir  başka rivayette de: "Kadir gecesinde, yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan hissesini almış olur"  buyurmuştur.

Bir Hadis-i Kudsî:    اَنَا عِنْدَ ظَنِّ عَبْدِى بِى   "Kulum Beni nasıl bilirse ona öyle muamele  ederim." buyurmaktadır.

1-O gece, şafak atıncaya kadar emniyetli ve selâmetli bir gecedir.

2-Yeryüzüyle en yüce makam olan yüceler âlemi arasında mutlak bağlantının kurulduğu gecedir.

3-Kur'an'ın Hz. Peygamber (s.a)'in kalbine inmeye başladığı gecedir.

4-Yeryüzünün büyüklük, anlam ve etki bakımından tüm insanlık hayatı boyunca benzerine tanık olmadığı o muazzam olayın gerçekleştiği gecedir.Kadir Gecesinin Faziletiyle İlgili Bazı Rivayetler

1-Peygamber (saa) buyurmuştur: “Her kim Kadir Gecesi’ni ihya ederse gelecek yıla kadar ondan azap kaldırılacaktır.”

2-İmam-ı Sadık (as) buyurmuştur: “Kadir Gecesi’nin taktiratı 19.cu gecede olur. Kesinleşmesi 21.ci gecede olur; 23. Gece de ise imzalanmış olur.”

3-Birisi İslam Peygamberinden (saa): “Resulullah’a (.aa): ‘Kadir Gecesi’ne girdiğimizde (o gecede), ne isteyelim Hak Teâlâ’dan?’ diye sorulduğunda, Resulullah (saa): ‘Afiyet dileyin.’ buyurdu.”

4-Peygamber (saa) buyurmuştur: “Her kim Kadir Gecesi’ni imanlı ve bilinçli şekilde ihya ederse geçmiş ve gelecek günahları bağışlanmış olur.”

5-Hz. Ali’den (as) naklonulur: “Fatıma (sa) Kadir gecesi, ev halkından hiç kimsenin yatmasına müsaade etmezdi; az yemek vermekle onların yatmamasını sağlıyor, kendisi de bu gecenin ihyası için hazırlanıyor ve buyuruyordu ki: “Mahrum, bu gecenin bereketlerinden mahrum kalan kimsedir.”

6-İmam-ı Bakır (as) ve İmam-ı Sadık’tan (as) naklonulur: “Birisi İslam Peygamberi’ne (saa):  ‘Evim Medine’nin dışında, uzak yerdedir. Bu gecelerin hangisinde medineye gelerek kadir gecesinde yararlanayım?’ Peygamber (saa): ‘Ramazan ayının 23 gecesi Medine’ye gel.’ demiştir”

7-İmam-ı Bakır (as) buyurmuştur: “Kadir Gecesi’nde yapılan dua kesinleşmiş kaza-kaderi geri çevirir.”

8-Bir rivayette şöyle zikredilir: “Kadir Gecesi olduğu zaman bir münadi yedinci kat gökten şöyle seslenir: Her kim İmamı Hüseyn’in (as) ziyaretinde bulunuyorsa bağışlanmıştır.”

9-İmam-ı Ali (as) şöyle naklonulur: “İmam (as), Haris Hemdani’ye şöyle buyurmaktaydı: ‘Bana her yıl Kadir Gecesi’nde bir güç bahşedilir. Bu güç şu dini kıyamete kadar koruyan evlatlarıma da bahşedilmektedir.’”

10- İmam-ı Sadık (as) buyurmuştur: “Ceddim Ali (as) Kadir Suresi’ni tilavet ederken İmam-ı Hasan (as) ve İmam-ı Hüseyin de (as) O Hazret’in yanındaydılar. İmamı Hüseyin (as) şöyle buyurdu: ‘Ey baba! Bu süreyi okuduğunda farklı bir tatlılık ve his fark ediyor musun?’ İmam (as) buyurdu ki: Ey Peygamberin evlatları: Ben bu süre hakkında öyle şeyler biliyorum ki sen şimdilik bunları bilemezsin. Bu süre indiğinde ceddin Peygamber (saa) beni yanına çağırdı. Yanına gittiğimde bu süreyi okuyarak mübarek elini benim sağ omuzuma koydu ve şöyle buyurdu: ‘Ey benin kardeşim ve vasim ve benden sonra ümmetimin velisi ve benim imansız düşmanlarımla savaşçım. Bu süre benden sonra senindir. Senden de sonra iki evlatlarınındır. Meleklerin içinde kardeşim olan Cebrail (as) ümmetimin bir yılda meydana gelecek olaylarını Kadir Gecesi’nde bana haber vermektedir. Benden sonra bu haberleri sana verecektir. Bu süre senin ve evlatlarının kalbinde her zaman bir ışıldayan nur olarak kalacaktır. Bu ta Zuhur edecek Kaim’imizin (af) zamanına kadar bu şekilde devam edecektir.’”

11- İmam-ı Sadık (as) buyurmuştur: “Ey Ebu Besir! Mübarek Kadir Gecesi’nde hacı adayları belirlenir. Gelecek yıla kadar insanların ölümü-kalımı, rızık ve geçimleri, ecelleri, sağlık ve hastalıkları bu gecede belirlenmiş olur.”

12- İmam-ı Bakır’dan (as) Kadir Gecesi’nin alametinden sorulur: “O gece insana çok güzel bir koku gelir. Kış mevsimi ise havada sıcaklık olur yaz mevsimi ise biraz serin ve yumuşak olur.”

13- Peygamber Efendimiz’den (saa)şöyle rivayet etmiştir: “Hz. Musa dedi ki: ‘İlahi! Ben senin yakınlığını istiyorum.’ Allah şöyle buyurdu: ‘Benim yakınlığım Kadir Gecesi’nde uyanık kalanlar içindir.’ dedi ki: ‘İlahi! Senin rahmetini istiyorum.’ Buyurdu ki: ‘Benim rahmetim Kadir Gecesi’nde fakirlere acıyanlar içindir.’ dedi ki: ‘İlahi! Ben sırat köprüsünden geçmek istiyorum.’ buyurdu ki: ‘Bu, Kadir Gecesi sadaka verenler içindir.’ dedi ki: ‘İlahi! Cennet ağaçlarını ve onun meyvelerini istiyorum.’ buyurdu ki: ‘Bu, Kadir Gecesi’nin tespihlerini, tespih edenler içindir.’ dedi ki: ‘İlahi! Kurtuluş istiyorum.’ dedi ki: ‘Ateşten mi kurtulmak istiyorsun?’ dedi ki: ‘Evet’ buyurdu ki: ‘Bu, Kadir Gecesi’nde istiğfar edenler içindir.’ dedi ki: ‘İlahi! Senin rızanı istiyorum.’ Buyurdu ki: ‘Benim hoşnutluğum, Kadir Gecesi’nde iki rekât namaz kılanlar içindir.’

14- İmam Hasan Askeri’nin (as) duasında şöyle dediğini rivayet edilmektedir:

“Allah’ım, kesin olan büyük emrinden, hüküm ve takdir ettiğin şeyde, Kadir Gecesi’nde hikmetli emrinden halka bağışladığın ve belirlediğin şeyde, beni evini ziyaret eden, hacları kabul olan ve çabaları mükâfat kazanan hacılardan karar kıl”

15-İmam Muhammed Bakır’dan (as) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: “Kadir Gecesi’ni ihya eden kimsenin günahları gökteki yıldızların sayısı, dağların ağırlığı ve denizlerin ölçüsü kadar da olsa bağışlanır.”

16-“Resulullah’a (saa) “Kadir Gecesi’ne girdiğimizde (o gecede), ne isteyelim Hak Teâlâ’dan?” diye sorulduğunda, Resulullah (saa): “Afiyet dileyin.” buyurdu.

17-İmam-ı Cafer Sadık’tan (as) söyle rivayet edilmiştir: “Kadir Gecesi olunca gökyüzünün yedinci katından bir münadi arşın ortasından söyle nida eder: ‘Allah Teâlâ İmam Hüseyin’in (as) kabrinin ziyaretine gelenlerin hepsini bağışladı.’”

18-Ramazan ayının son on günü olduğunda, Resulullah (saa) yatağını dürer, ibadet için kemerini sıklardı. Yirmi üçüncü gece aile fertlerini uyandırır ve uyuyanların yüzüne su serperdi.

19-Hz. Fatıma (as) bu gecede aile fertlerinin uyumasına izin vermezdi. Bunu da onlara az yemek vermek ve gündüzler uyumakla sağlamaya çalışır ve söyle buyururdu: “Asıl mahrum ve yoksun kimse, bu gecenin hayrından yoksun kalan kimsedir.”

20-Rivayet edildiğine göre İmam-ı Cafer Sadık (as),bir ara şiddetli bir şekilde hastalanmıştı. Buna rağmen Ramazan Ayı’nın 23. gecesi olduğunda akrabalarından kendisini camiye götürmelerini istedi ve o gece sabaha kadar camide kaldı.

21-Yine söyle rivayet edilmiştir: “Kim Kadir Gecesi’nde İmam Hüseyin’in kabrinin yanında olur da orada iki rekât veya mümkün olduğu kadar namaz kılacak olursa ve Allah’tan cenneti ister ve cehennem ateşinden O’na sığınırsa, Allah ona istediği şeyi verir ve ona cehennem ateşinden sığınak verir.”

22- İmam-ı Cafer Sadık’tan (as) nakledilir: “Amellerin hesabının başlangıç yılı Kadir Gecesi’dir. O gecede gelecek yılın hesabı yapılır.”

23-İmam-ı Bakır (as) buyurmuştur: “Her kim Kadir Sure’sini sesli okursa eline kılıcı almış Allah yolunda cihat eden birisi gibidir. Her kimde bu süreyi yavaş ve sessiz okursa Allah-u Teâlâ yolunda kanına boyanan birisi gibidir.”

24-İmam-ı Hasan Askeri (as) buyurmuştur: “Kadir Gecelerinin 19 ve 21. günlerine ulaşamadın veyahutta bulunamadınızsa 23.  geceyi sakın elden verip ihmalkârlıkta bulunmayın.”

25- Resulullah’a (saa) buyurmuştur: “Kadir Gecelerinin ihyalarına katılan ve ahiret gününe inanan mümin birisi ise tüm günahları bağışlanmış olur.”

26- İmam-ı Cafer Sadık’tan (a.s) nakledilir: “Allah katında yılın 12 ayı vardır. Bu ayların en faziletlisi ise Ramazan ayıdır. Ramazan ayının kalbi ise Kadir Gecesidir.”

27- İmam-ı Bakır (as) buyurmuştur: “Kadir Gecesinde yapılan namaz, zekât ve diğer hayırlı salih ameller Kadir Gecesi olmayan aylarda yapılan bin aydan daha faziletlidir.”

28-İmam-ı Sadık’a (as) şöyle sorulur: “Kadir Gecesi sadece Peygamber’in dönemine mi aitti? Ondan sonraki dönemde geçersiz midir?” İmam (a.s) şöyle buyuruyor: “Eğer Kadir Gecesi kaldırılırsa Kuran’da kaldırılmış olur.”

29-İmam Cafer-i Sadık’tan (as) rivayet edilen bir hadis şöyledir: “Hacılar Kadir Gecesi’nde belirlenir; o yıla ait olan hadiseler, belalar ve rızıklar da o gecede belirlenir. İşte o geceyi üçün (Ramazan ayının 19, 21 ve 23. gecelerin) birinde ara.”

30- İmam-ı Cafer Sadık’tan (as) şöyle nakledilmiştir: “Kadir Gecesi her yıl devam eder gündüzü de gecesi gibi mübarek ve kutsaldır.”

31- Peygamber’den (saa) şöyle rivayet edilmiştir: Kadir Gecesi olurda o gecede birisi uyanık olurda bağışlanmamış olursa Allah’ın nefirini onuz üzerine olsun. Her kim bu gecenin hayrından uzak kalırsa bütün hayırlardan uzak kalmıştır. Kendisini bu geceden mahrum eden mahrum kalmıştır.”

32-Bazı rivayetlerde şöyle geçer: “Daima içki içen, anne ve babaya eziyet eden ve günahlarda ısrar edenler kadir gecesinin mağfiret, bereket ve rahmetinden mahrum kalabileceklerini hatırlatır.”

33- Peygamber’den (saa) şöyle rivayet edilmiştir: “Her kim Ramazan ayının evvelinden sonuna kadar cemaat namazına iştirak eden birisi Kadir Gecesi’nden yararlanmış olur.”

34- Peygamber’den (saa) şöyle rivayet edilmiştir: “Her kim helal yoldan mal kesp ederde bu helal malıyla iftariye verirse Ramazan ayının bütün gecelerinde melekler ona selam gönderirler ve Cebrail (as) Kadir Gecesi onunla tokalaşarak kucaklaşır. Bunu alameti ise onun kalbi yumuş alır ve gözlerinden yaş gelmeye başlar.”

35- Peygamber’den (saa) şöyle rivayet edilmiştir: “Her kim Kadir Gecesi’ni ihya ederek uyanık kalırsa ta gelecek yılın Kadir Gecesi’ni kadar ondan cehennem azabı kaldırılmış olur.”

36- İmam-ı Cafer Sadık’tan (as) şöyle nakledilmiştir: “Annem Fatıma’nın (sa) sürekli kıldığı iki rekat namaz vardı; bu namazı Cebrail ona öğretmişti. İlk rekâtta Hamd Suresi’nden sonra yüz defa Kadir Suresi’ni, ikinci rekâtta ise Hamd Suresi’nden sonra yüz defa İhlâs Suresi’ni okurdu.”

37-Bir çok muteber rivayetlerde şöyle zikredilir: “Kadir Gecesinin sahibi İmam-ı Zaman’dır (af). Melekler herkesin gelecek yıla kadar olan ömürlerinde olayları İmam-ı Zaman’a sunmaktalar. Resulullah’ın (saa)  döneminde O Hazret’e sundukları gibi melekler her dönemde o zamanın İmam’ına inerler ve ona teslim ederler.

38-İmam-ı Rıza’dan (as) şöyle  nakledilir: “Emirilmüminin Ali (as) Ramazan ayının 23. gecesi, Ramazan Bayramı gecesinde ve Şaban ayının ortasında hiç yatmazdı ve O Hazret şöyle buyurmaktaydı: ‘Bu gecelerde rızıklar taksim olunur ve bu yılda meydana gelecek bir yıl boyunca ömürler tayin edilmektedir.’”

39- İmam-ı Cafer Sadık’tan (as) şöyle nakledilmiştir: Ramazan ayının Kadir Gecelerinde bağışlanmayın birisi gelecek Ramazan’da da bağışlanmazsa ancak Arafat Çölü’nde bağışlanabilme ihtimali varır.

40-İmam-ı Sadık (as) buyurmuştur: “Kadir Gecesi’nin gecesi Hz. Fatıma’dır (sa). Kadir ise Allah-u Teâlâ’dır. Öyleyse her kim hakkı tanırsa Fatıma’yı yani (sa) yerine getirmiş olur ve Kadir Gecesi’ni derk etmiş ve anlamış sayılır.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.