Antalya'nın En büyük sorun personel yetersizliği

Sağlık alanındaki en büyük sorunun personel yetersizliği olduğunu söyleyen Sağlık Sen Antalya Şube Başkanı Sinan Kuluöztürk, nöbet sorununun çözülerek çalışma barışının düzene girmesi için Antalya’da acilen hekim dışı en az 2 bin sağlık personeline ihtiya

Antalya'nın En büyük sorun personel yetersizliği

Sağlık alanındaki en büyük sorunun personel yetersizliği olduğunu söyleyen Sağlık Sen Antalya Şube Başkanı Sinan Kuluöztürk, nöbet sorununun çözülerek çalışma barışının düzene girmesi için Antalya’da acilen hekim dışı en az 2 bin sağlık personeline ihtiyaç olduğunu kaydetti. Sağlıkta bilinçlenmenin önemli olduğunu da vurgulayan Kuluöztürk, Sağlık Okuryazarlığına dikkat çekti.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık Sen) Antalya Şube Başkanı Sinan Kuluöztürk ile sizler için bir sohbet gerçekleştirdik. Sorularımıza samimiyetle cevap veren Kuluöztürk, personel yetersizliğinin en büyük sorun olduğunu belirterek Antalya’da acilen en az 2 bin personele ihtiyaç olduğunu bildirdi. Sağlık çalışanlarının özveriyle ve fedakarca çalıştığını vurgulayan Kuluöztürk, yıpranma payının gündeme gelmesini ve 3600 ek göstergenin hayata geçirilmesini istedi. Hekim dışı sağlık çalışanlarının aldıkları döner sermayenin hastanenin çalışma performansına göre tespit edilerek dağıtılmasını da isteyen Kuluöztürk, sağlıktaki bazı sıkıntıların bilinçsizlikten kaynaklandığına işaret ederek Sağlık Okuryazarlığına dikkat çekti. Gelin isterseniz 11 yıldır sendika başkanlığı yapan Kuluöztürk’e hep birlikte kulak verelim.

BİRAZ SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ?

1969 Elazığ doğumluyum. 1998 yılından beridir Antalya’da yaşıyorum. Sağlık memuruyum. Sendikacılığa 2001 yılında başladım. Sağlık Sen Antalya Şubesi’nin kurucusuyum. İşyeri temsilciliği yaptım, yönetim kurulunda görev aldım. 2007 yılında sendikamızın başkanı oldum. Geçtiğimiz Ağustos ayında da 5. Olağan genel kurulumuzu yaptık ve delegelerimizin, üyelerimizin teveccühü ile başkanlığa tekrar seçildim. Sendikamızın dördüncü başkanıyım.

NE KADAR ÜYENİZ VAR?

Biz sendikacılığa başladığımızda gidip bir çayını içebileceğimiz idareci dahi yoktu. Sendikaları kahile almayan bir yapının içinden geldik. Çalışanların hak ve menfaatlerini korumak, seslerini gerekli yerlere iletmek adına kurulan sendikamızın bu kadar büyüyerek, yetkili ve etkili olacağı hayal bile edilmiyordu. Azmettik, yılmadık, usanmadık çalıştık. Bugün itibariyle Antalya il genelinde 7 bin 200 üyemiz var.

NE GİBİ FAALİYETLER YÜRÜTÜYORSUNUZ?

4688 sayılı sendikalar kanununda tanımlandığı gibi çalışanların hak ve menfaatlerini korumak adına sendikacılık yapıyoruz ama sosyal sendikacılık adına da çalışmalar yürütüyoruz. 210 üyemize yüksek lisans programı yaptık. Bu programa başhekimler, uzman doktorlar, sağlık müdür yardımcıları, hemşireler, sağlık memurları ve diğer kademelerden birçok arkadaşımız katıldı. İngilizce kursları açıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikalar veriyoruz. Özel günlerde üyelerimizin yanında olmak adına etkinliklerimiz oluyor. Engelliler Haftası nedeniyle ASAT Ampute Takımı’yla maç organize ettik. Akdeniz Üniversitesi’ndeki lösemili çocuklarımız için ‘Dilek ağacı’ projesini gerçekleştirdik. Koyduğumuz dilek ağacına çocuklar, en uç dileklerini yazdı. Yatak odası takımı, Fatih Terim’den imzalı forma, akülü araba, bisiklet, elbise, ayakkabı, peruk isteyenler oldu. Hiçbir çocuğumuzun isteğini geri çevirmedik. Yatak odası takımları evlerine gitti. Galatasaray Kongre Üyesi Ferit Özer aracılığıyla Fatih Terim imzalı formayı temin ederek isteyen çocuğumuza takdim ettik. Peruk isteyen çocuğumuza özel olarak peruk yaptırdık. Sağlık memuru arkadaşımızın birisi 4 yaşındaki çocuğuna alacağı akülü arabayı getirdi lösemili çocuğumuza hediye etti. Bu en çok duygulandığımız konulardan biri oldu. Hepsine istediği şeyi verdik. Muharrem aylarında aşure dağıtıyoruz. Motivasyon amaçlı geceler düzenliyoruz. Zeytindalı operasyonu sırasında şehit ve gazi yakınlarına destek amacıyla düzenlediğimiz 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kahvaltı programının gelirini Mehmetçik Vakfı’na bağışladık.

ÜYELERİNİZDEN SİZE NE GİBİ SORUNLAR YANSIYOR?

Antalya büyüyen ve göç alan bir şehir. Bununla birlikte kentimizdeki sağlık tesislerinin yenilendiğini, daha büyük binalar yapıldığını görüyoruz. Daha önce küçük yerlerde çalışan arkadaşlarımız artık büyük servislerde çalışmaya başladı. Küçük servislerde 8-9 kişi çalışırken büyük servislerde de 8-9 kişi çalışıyor. 12-13 kişinin çalışması gereken yerlerde 8-9 kişi çalışınca büyük sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bu nedenle personel ihtiyacı var. En büyük sorunlardan birisi personel yetersizliği. Personel ihtiyacından dolayı nöbet muafiyeti olanların dahi nöbete sokulması en büyük sıkıntılardan. Sağlık Bakanlığı biran önce bu personel yetersizliğine çözüm bulmalı.

TAHMİNİNİZE GÖRE ANTALYA’DA NE KADAR PERSONELE İHTİYAÇ VAR?

Antalya, bir uçtan diğer uca 644 kilometre. Her ilçede yeni hastane ve birimler olmaya başladı. Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin kadın doğum ve çocuk polikliniğinin büyük bir hastane şeklinde ek bina haline getirilmesine rağmen belirli birimleri açılamadı. Hekim ve hekim dışı personelin dağılımı çok farklı. Bunlara baktığımızda Antalya’ya acil olarak en az 2 binden aşağı personel gelmemesi lazım. Hekim dışı 2 bin personel gelirse nöbet sorunu ve çalışma barışı düzene girer. Ne kadar büyük tesis yaparsanız yapın, içerisinde çalışan personelin huzur ve barışı olmadığı dönem içinde orada istenilen seviyede verimliliğin alınması mümkün değildir.

sam_3351.jpg

PEKİ PERSONEL SIKINTISI SAĞLIKTA BÜYÜK AKSAMALARA NEDEN OLUYOR MU?



Sağlık çalışanlarına teşekkür etmek lazım. Her şeye rağmen büyük bir özveriyle çalışıyorlar. Günaşırı nöbetlerine gelmelerine rağmen güler yüzünü, çalışma temposunu hiçbir zaman hastadan esirgemeyen sağlık çalışanları büyük bir özveri gösteriyor. Personelin yetersiz olmasına rağmen sağlık çalışanları, vicdanını hiçbir zaman ikinci plana koymadan güler yüzüyle hizmet etmeye devam ediyor.

112 VE ACİLLERDE YAŞANAN SIKINTILARIN NEDENİ NEDİR SİZCE?   

15 yıl geriye baktığınızda Antalya’da 3-5 tane ambulans varken bugün neredeyse her mahallenin başında 1 tane ambulans var. Vatandaşa hizmet noktasında sağlıkta bir devrim yaşandı aslında. Hükümetimizin çok önemli çalışmaları var. Hafiften karnım ağrıyor diye ambulans istiyorlar. Ambulans 112 tanımını iyi yapmak lazım. Bu tanımı iyi yapabilmek için vatandaşlar bilinçlendirilmeli. Biz buna Sağlık Sen Genel Merkezi olarak ‘Sağlık Okuryazarlığı’ dedik. Kişi hastalandığında gideceği yeri bilmiyorsa sorun ortaya çıkıyor. Acillerdeki yoğunluk şikayetleri de bilgilendirme yetersizliğinden kaynaklanıyor. Gündüz başı ağrıyan bir kişinin poliklinik sırası beklemeyip akşam ambulansla giderim, acilde tedavi görürüm zihniyeti, başka bir hemşehrimizin acil durumdaki müdahalesinin önüne geçer. Kişi hastalandığında gidebileceği yeri çok iyi bilmeli. Onun için televizyonlarda, billboardlarda, radyolarda, farklı görsellerle vatandaşa Sağlık Okuryazarlığını çok iyi anlatmak gerekiyor. Vatandaşımız bilinçli bir şekilde sağlık tesislerinin imkanlarından faydalanmayı öğrenirse 112’de de acilde de polikliniklerde de sıkıntı kalmayacak. Salık Okuryazarlığı olmazsa olmazlarımızdan birisi.

BUNUNLA İLGİLİ BAKANLIĞIN ÇALIŞMALARI VAR MI?

Vatandaşlarımız hastanede nereye gideceğini bilmiyor. Kişi rahatsızlandığında nereye gideceğini iyi bilmeli. Hastanelerde daha iyi hizmet için gittiğinizde şikayetlerinize göre sizi yönlendirenler var. Acillerde Sarı, Yeşil, Kırmızı alan diye şeritlemeler yapıldı. Büyük kapasiteli hastanelerde gece mesaisi var ama gece poliklinikleri olmasına rağmen hafif ağrısı olan hâlâ acile gidiyor. Gündüz vakit bulamıyorsa o hastanın normalde gece polikliniğine gitmesi lazım. Acilden daha erken muayene olurum zihniyeti kafalardan çıkarılmış değil. Halbuki yukarıdaki poliklinik boş olarak kendisini bekliyor. Polikliniğe gitse acilde beklediğinin yarısı kadar bir sürede işini halledip dönmüş olacak. İşte bunları anlatmalıyız.

ANTALYA STADYUMU’NUN YERİ DE HASTANEYE YAKIN OLMASI NEDENİYLE TARTIŞILMIŞTI, SİZ HERHANGİ BİR RAHATSIZLIĞIN YAŞANDIĞINI GÖRÜYOR MUSUNUZ?

Stadyum yapılırken ambulansın geçmesinde sıkıntıların yaşanabileceğini dillendirmiştik. Antalyaspor’un büyük takımlarla oynadığı maçların haricinde aşırı kalabalık olmuyor ve bu maçların haricinde bir sıkıntı görülmüyor. Bizim millet olarak ambulansa yol verme metodumuz çok farklı. Avrupa’da yolun yan tarafı acil yolu olarak değerlendirilir. Biz ambulansa yol vermek yerine önünde hızlı gitmeye çalışıyoruz. Ambulanstan daha hızlı gitmeye çalışarak yolu açamayız. Yolu ambulans açar. Ambulans geçtikten sonra yol açıldı diye arkasına onlarca araba takılıyor. Bunun kazalarla sonuçlananları oluyor. Ambulans sesini duyduğumuzda sağa ve sola kıvrılarak önünü açmamız lazım.  

SAĞLIKTA ŞİDDET KONUSUNDAKİ DÜŞÜNCENİZ NEDİR?

5 yılda 60 bin şiddet vakası yaşandı. Beyaz kod ihbarları sürekli geliyor. Bugün her yerde sağlıkta şiddet yaşanıyor. Hastalar ve yakınları hastaneye dolu dolu geliyor. İnsanlar acil olmasa bile biran önce tedavi olup gitmek istiyor. Dolu geldikleri için de sağlık çalışanlarına şiddet uyguluyorlar. Şiddetin sözlüsü, fiili olanı fark etmez. İkisi de şiddettir.

SON OLARAK NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

Sağlık çalışanları fedakarca çalışmaya devam ediyor. Vatandaşını ihya etmeye çalışan bir hükümetimiz var. Hükümetimize ve Sağlık Bakanlığı’na teşekkür ediyoruz. Ancak, mevcut olan sağlık çalışanlarının unutulmaması gerekiyor. Yıpranma payı biran önce gündeme getirilmeli. 3600 ek göstergenin hayata geçirilmesini istiyoruz. Hekim dışı sağlık çalışanlarımızın aldıkları döner sermayenin hastanenin çalışma performansına göre tespit edilerek dağılmasını, hekim ve hekim dışı havuzlarının iki şekilde olup farklı şekilde dağıtılmasını bekliyoruz. Başkanlık sistemindeki yeni kabinenin iyi şeyler yapacağını, sağlık çalışanlarının sorunlarını çözeceğini umut ediyoruz. RÖPORTAJ: YUSUF KATRAĞ

KUTU: Ambulans 112 tanımını iyi yapmak lazım. Bu tanımı iyi yapabilmek için vatandaşlar bilinçlendirilmeli. Biz buna Sağlık Sen Genel Merkezi olarak ‘Sağlık Okuryazarlığı’ dedik. Kişi hastalandığında gideceği yeri bilmiyorsa sorun ortaya çıkıyor. Acillerdeki yoğunluk şikayetleri de bilgilendirme yetersizliğinden kaynaklanıyor.

KUTU: 12-13 kişinin çalışması gereken yerlerde 8-9 kişi çalışınca büyük sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bu nedenle personel ihtiyacı var.

KUTU: Sağlık çalışanlarının unutulmaması gerekiyor. Yıpranma payı biran önce gündeme getirilmeli. 3600 ek göstergenin hayata geçirilmesini istiyoruz. Hekim dışı sağlık çalışanlarımızın aldıkları döner sermaye hastanenin çalışma performansına göre tespit edilerek dağılmalı.




YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Haberler
Personel Sağlık
Personel Meb
Hemşire Forması