İdarenin Taktir Hakkı Bulunmuyor

Eşi doğum yapan memur, ücretsiz izin kullanma talebinin idarece kabul edilmemesi üzerine, dava açtı. Ancak davası reddedilince kararı temyiz etti. Danıştay 5. Dairesi ise, izin vermeyen idarenin uygulamasının hatalı olduğuna hükmederek, verilen kararı bozdu. 'İDARENİN TAKDİR HAKKI BULUNMUYOR'

İdarenin Taktir Hakkı Bulunmuyor

Meydana gelen olayda, iki gün üst üste aynı saat aralığına (05:30-06:50 saatleri arasında) herbiri toplamda 1 saat civarı görev turnikesini terkedince
hakkında tutanak tutulan işçi, belirtilen sürelerde telefon bekleme amacı ile operasyon odasına gittiğini, herhangi bir güvenlik zafiyetinin oluşmadığını iddia etti.

Ancak işveren şirket, görev yerini belirli sürelerle terketmeyi güvenlik zafiyeti saydı. Bu nedenle de çalışanını tazminatsız işten çıkardı.

Olay üzerine, Güvenlik Görevlisi işe iade davası açtı.

Yerel Mahkeme, yapılan işin niteliğinden dolayı ayrılma süresini uzun süreli bularak, işverenin feshini haklı buldu ve davanın reddine karar verdi.

Kararın temyizi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ise, olayı haklı fesih ağırlığında bulmayarak bozdu.

Yargıtay, Her ne kadar vardiya saatinde güvenlik görevlisinin, ayrılma süresini uzun süreli terk olarak saysa dahi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, çalışanın görevli olduğu turnikeler kısmı ile görev yerini terk ederek gittiği belirtilen operatör odasının mekansal olarak yakın yerler olması ve ayrıca, bulunduğu yerden turnikelerin de kısmen görülebildiği anlaşıldığından, yapılan davranışın haklı fesih ağırlığında olmadığını değerlendirerek, kıdem ve ihbar tazminatı alabileceğine hükmetti.

22. Hukuk Dairesi 2017/7163 E. , 2017/9170 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işletmenin ... Bölge Müdürlüğüne bağlı olarak 17.05.2010 tarihinde başlayan çalışmasının haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın feshedildiği 20.05.2013 tarihine kadar devam ettiğini, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedilmesi sebebiyle İzmir 8. İş Mahkemesinin 2013/392 esas, 2013/681 karar sayılı dosyasında iş akdinin feshinin geçerli nedene dayandığı değerlendirilerek davanın reddine karar verildiğini ve Yargıtay'ca onandığını, davacının iş akdinin feshinin haklı bir neden dayanmadığının kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğunu, ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının... A.Ş.'nin tren istasyonunda güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, güvenlik işinin gereklerine riayet etmeyen ve görev yerini terk etmesi nedeniyle en son 12 ve 13 Mayıs 2013 tarihlerde benzer fiillerde bulunarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(h), (ı) maddesine aykırı hareket ettiğini, uyarılara rağmen tekrar eden riayetsizlik ve iş güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi sebebiyle iş akdinin feshedildiğini, bu sebeple iş sözlemesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan değerlendirmede, davalı tarafından davacının iş akdinin 20.05.2013 tarihinde 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesinin (h) ve (ı) bentleri gereği fesih işleminin haklı nedene dayalı olarak yapıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı almasının yasal dayanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve davacının kıdem ve ihbar tazminatı almayı hakedip etmediği uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin feshine gerekçe yapılan eylemi, 12.05.2013 günü 23:00-07:00 vardiyasında 05:30-06:50 saatleri arasında görevli olduğu turnikeyi boş bırakarak operasyon odasına gitmesi, yine 13.05.2013 günü 05:30-06:50 saatleri arasında turnikeyi boş bırakarak operasyon odasına gitmesi ve istasyonda güvenlik zafiyetine sebebiyet verdiği iddiasıdır. Davacı ilgili eylemler sebebi ile hakkında tutulan tutanaklara hakkında verdiği savunmalarında, telefon bekleme amacı ile operasyon odasına gittiğini ifade ettiği, herhangi bir güvenlik zaafiyetinin ortaya çıkmadığını belirttiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından açılan işe iade davası yargılaması sonucu verilen mahkeme kararı gerekçesinde; yapılan işin niteliğine, davacının görev tanımına nazaran devamlılık arz edecek biçimde uzun süreli görev yerinin terk edilmesi niteliğini alan davranışından dolayı davalı işverenin geçerli nedene dayanarak akdi feshettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği belirtilmiş, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi sonrasında Dairemizce onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından, davacının tren istasyonunda güvenlik görevlisi olarak görev yaptığı, 12.05.2013 ve 13.05.2013 tarihli vardiyalarında tespit edilen sürelerle görev yerini terk ederek güvenlik zaafiyetine sebep olduğu gerekçesi ile iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacının üzerine atılı eylem hakkında yapılan inceleme ve dinlenilen taraf tanık beyanlarına göre, davacının görev yeri olarak belirtilen turnikeler kısmı ile görevi yerini terk ederek gittiği belirtilen opreratör odasının mekansal olarak yakın yerler olduğu, her ne kadar davacının turnikeler kısmına geçmek için operatör odasının kapı kısmından dolaşması gerektiği belirtilse de bulunduğu yerden turnikelerin kısmen görülebildiği, buna göre davacının davranışının yapılan işin niteliği ve eylemin şekline göre haklı fesih ağırlığında olmadığı, işveren açısından ancak geçerli fesih nedeninin mevcut olduğu gözönünde bulundurularak kıdem ve ihbar tazminatı isteminin kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile reddi isabetli olmamıştır.
Bu sebeple, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının kabulü yerine mahkemece yazılı gerekçe ile reddi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay, eşi doğum yapan memurun ücretsiz izin talep etmesi halinde idarenin bu izni kullandırmak konusunda takdir yetkisinin olmadığı ve memurun talebi halinde eşi doğum yapan memurun 24 aya kadar ücretsiz izin kullanma hakkı olduğu olduğu yönünde karar verdi.

İçtihat Metni:

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 
Esas No : 2013/8964
Karar No : 2015/10687

İsteğin Özeti : Ankara 1. İdare Mahkemesince verilen 06/06/2013 günlü, E:2012/1676; K:2013/905 sayılı kararın; dilekçede yazılı nedenlerle, temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.


Cevabın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava, Başkanlığı'nda biyolog olarak görev yapan davacının, eşinin doğum yapması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 108.maddesi kapsamında tarafına ücretsiz izin verilmesi talebine ilişkin 30.07.2012 tarihli başvurusunun reddine ilişkin davalı İdare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 1. İdare Mahkemesince verilen 06/06/2013 günlü, E:2012/1676; K:2013/905 sayılı kararla; davalı İdare tarafından, doğum raporunun aslı veya onaylı suretinin eklenmediği ve adres bilgilerinin yazılmadığı gerekçesiyle davacının başvurusu reddedilmiş ise de, davacının özlük dosyasında adres bilgileri yer aldığı gibi adres kayıt sisteminde de davacıya ait adres kayıt bilgileri bulunduğu, ayrıca davacının daha önceden doğum raporunun bir örneğini İdareye sunduğu ve İdarece kabul edildiği, tekrar aynı belgeyi ibraz etmesine gerek bulunmadığı, eşinin doğum yapması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 108. maddesi kapsamında tarafına ücretsiz izin verilmesi istemine ilişkin 30.07.2012 tarihli başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı İdare, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 108. maddesinin (b) bendinde "Doğum yapan memura , 104 üncü madde uyarınca verilen doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verilir." hükmü yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; Davacının, 01.08.2011 tarihinden itibaren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 108. maddesinin e bendi uyarınca 1 yıl ücretsiz izin aldığı, ücretsiz iznin bitim tarihinden itibaren, eşinin doğum yapması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 108. maddesinin (b) bendi kapsamında tarafına ücretsiz izin verilmesi için 30.07.2012 tarihli dilekçesi ile İdareye başvurduğu, dilekçe ekinde doğum raporunun aslı veya onaylı suretinin eklenmediği ve adres bilgilerinin yazılmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği, İdare Mahkemesince davacının 30.07.2012 tarihli dilekçesi üzerine tesis edilen işlemin iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Davacının 30.07.2012 tarihli dilekçesindeki talebi incelendiğinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 108. maddesinin (e) bendi uyarınca kullandığı 1 yıllık ücretsiz iznin bitim tarihi olan 01.08.2012 tarihinden itibaren, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 108. maddesinin (b) bendi uyarınca 24 ay süreyle ücretsiz izin talep ettiği görülmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 108. maddesinin (b) bendi uyarınca kullanılabilecek olan 24 ay süreli ücretsiz izin ancak davacının çocuğunun doğum tarihi olan 23.04.2011 tarihinden başlanılmak üzere kullanılabilir. Bu iznin kullandırılması konusunda da davalı İdare yukarıda zikredilen yasa hükmü uyarınca bağlı yetki içerisindedir. Bağlı yetki kapsamında İdarenin davacıya ücretsiz izin kullandırıp kullandırmama konusunda takdir yetkisi bulunmadığından, çocuğunun doğum tarihi olan 23.04.2011 tarihinden itibaren 24 ay süreyle davacıya ücretsiz izin verilmesi gerekmekte iken talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

İdare Mahkemesince verilen iptal kararı ücretsiz iznin 01.08.2012 tarihinden itibaren 24 ay süreyle kullanılacağı sonucunu doğurmakta ise de; bu hususun sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirmediği sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davalı İdarenin temyiz isteminin reddiyle, Ankara 1. İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibariyle hukuka uygun bulunan 06/06/2013 günlü, E:2012/1676; K:2013/905 sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına; temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına, 21/12/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :

Davacının izin talebini havi dilekçesine, doğum raporunu eklemediği, adres de belirtmediği için talebinin değerlendirilemediği davalı İdarece öne sürülmüştür.
Raporun daha önce sunulduğu, adresinin de kurumda bulunduğu davacı tarafından beyan edilmiş ise de, üzerine düşenleri yapmayan davacının isteğinin yerine getirilmesi için İdarece araştırma yapılmasının zorunlu olmadığı görüşüyle işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
İptal kararının bozulması gerektiği görüşüyle onama kararına karşıyım.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER