Sağlıkta Şiddet 2

Yüsra Döndü Büyükcebeci


Sağlıkta Şiddet 2

Sağlıkçı Neden Hedef Tahtasında?

“Hiçbir gerekçe insan hayatına kastı meşru kılamaz!” diye yineliyor ve sağlıkta şiddet konusuna bu sefer de farklı bir pencereden bakalım istiyoruz.

Bir önceki yazıda olduğu gibi bu sefer de iğneyi önce kendimize batıralım ki çuvaldızı batırırken kimse bizi anlayışsızlıkla suçlamaya kalkmasın.

Sağlıkta şiddet üzerine yapılan araştırmalar da gösteriyor ki en çok acil servislerde yaşanan bu durum polikliniklerden tutun da aile hekimliklerine kadar yayılmış durumda.

İnsan sağlığını esas alan bir konuda hizmet vermeye çalışan sağlıkçılar neden hep hedef tahtasında; hiç düşündünüz mü?

İnsan hayatının en önemli olmazsa olmazıdır, sağlık. Bir yerimiz ağrıdığında aklımız başka bir şey düşünemez olur. İstediğimiz tek şey de sağlığımıza geri kavuşmaktan başka bir şey değildir.

Hizmet veren ve hizmet alan arasında başka kurumlarla asla karşılaştırılamayacak çok ciddi bir fark vardır arada. Ve bu fark sadece bu sektöre özgüdür.

Hizmet almaya gelen kişi “Hasta” dır. Adı üstünde; hasta! Yani; normal değildir, sağlıklı olmayandır, sağlığı yerinde olmayandır.

Bu durumda hasta ve hasta yakınlarının nasıl sağlıklı tepkiler vermesini bekleyebiliriz ki?

Ya hizmet veren? Daha doğrusu vermeye çalışan da; hasta olmayan, normal olan, olması beklenen ve gereken değil midir?

Denklem ortada, sorun nerede?

Sorun, hizmet veren sağlıkçının da “İnsan” olduğu, çalışma şartları bakımından iş yükü ve çaresizliklerle boğuşurken, gerek sağlığını gerekse öfke kontrolünü yitirebilecek düzeye gelmesine rağmen bu durumla yaşamaya mahkum edilişi olabilir mi?

Peki ya gelen hastanın acılar içinde kıvranırken istediği tek şeyin onu anlayan, insan olduğunu kabul eden ve ona o şekilde yaklaşan bir sağlıkçıya ihtiyaç duymasına rağmen, suratı beş karış asık biriyle karşılaşmış olması olabilir mi?

Sorun; çözümün doğru yerde aranmamasında olabilir mi?

Çözüm ne tükenmiş sağlık personelinin hastaya bilerek ya da bilmeyerek kötü davranmasında,



Ne de, ona bu şekilde davranan ya da davranmadığı halde öfkesini kontrol edemeyen hasta ya da yakınlarında.

Bunlar asla tasvip edilemez ve meşru kılınamaz.

Haklıyken haksız duruma düşmek diye bir durum vardır. Yanlış yerlerde ve yanlış yollarla aradığımız çözümler de telafisi mümkün olmayan çok daha ciddi sorunları doğurmaya yol açar.

O halde nedir bu sağlıkta şiddetin çözümü?

Hizmet veren açısından;

- Çalışma şartlarının insani boyut çerçevesinde yapılandırılması.

- Acil servislerde yapılan triaj uygulaması neticesinde yeşil bölgeye ayrılan (hayati tehdit içermeyen normal poliklinik hastası) hastanın acil servislerden tamamen bağımsız farklı bir alanda farklı hekimler ve sağlık personeli ile (aile hekimleri değerlendirilebilir) muayene veya tedavi edilmesinin sağlanması. Böylece acil ekibinin iş yükünün azaltılması.

- Başta acil servisler olmak üzere tüm birimlerde çalışan personele hizmet içi mesleki eğitimlerin yanında sıklıkla kriz yönetimi, empati, hasta psikolojisi ve öfke kontrolüne yönelik ciddi eğitimler verilmesi.

- İş motivasyonunu artırıcı, personeli değerli kılan etkinlikler düzenlenmesi

- Çalışan personelin imkanlar dahilinde istediği birimde çalıştırılması, bu mümkün değilse adil bir rotasyon uygulanması,

- Hastanelerde özellikle acil servislerde güvenlik güçlerince, giriş çıkışın kontrol altına alındığı bir düzen sağlanması ve bu konuda esneklik olmadan ciddi yaptırımlar uygulanması

Örnekler ve öneriler elbette ki artırılabilir. Saydığım bu maddeler sadece çalışana yönelik. Yazıyı kısa tutmak adına hastaya yönelik önerileri bir dahaki yazımızda paylaşmaya çalışacağız.

Son olarak, kafama takıldı;

Sorarım sizlere, insan hayatının değeri araçlara takılan bir filmden daha mı değersizdir ki; böylesi basit bir uygulamanın caydırıcılığı ertesi gün etkin olabiliyorken, sağlıkta şiddet vakaları her geçen gün artıyor?

Kalın Sağlıcakla…

Yüsra Döndü Büyükcebeci 

Güncelleme Tarihi: 08 Kasım 2017, 13:55


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Haberler
Personel Sağlık
Personel Meb
Hemşire Forması