Sağlık Bakanından Gündeme Dair Açıklamalar

Sağlık Bakanından Gündeme Dair Açıklamalar

Demircan, çocuk istismarının önlenmesine yönelik Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ başkanlığında oluşturulan komisyonun çalışmaları hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Komisyonun cezalar ve önleyici tedbirlerinden alınması konusunda özverili bir çalışma yürüttüğünü ifade eden Demircan, "Bu çalışmalardan bizim bakanlığımıza düşen kısmı ikincil travma hasarını önlemek için şiddete ve tecavüze maruz kalan çocuğun deşifre olmamasıdır. İkincil travma hasarını önlemek için şiddete ve haksız tecavüze maruz kalan çocuğun deşifre olmaması ve kamuoyunun önüne çıkarılmaması için adli yönden mutlaka Çocuk İzlem Merkezinde değerlendirilmesi gerekir." dedi.

Cinsel istismara uğrayan çocuğun inceleme ve tedavi aşamasında gerek görülen sağlık ve eğitim çalışmalarında kolluk kuvvetleriyle hareket edilerek hizmet sağlanması gerektiğini anlatan Demircan, bu amaçla Çocuk İzlem Merkezlerinin faaliyete geçirildiğini, bu merkezlerin çocuktaki travmanın etkilerinin azaltılmasına yönelik çalıştığını söyledi.

İstismara uğrayan çocuğun Çocuk İzlem Merkezinde psikiyatristler eşliğinde değerlendirildiğini belirten Bakan Demircan, "Çoğun bilgisine mutlaka uzmanlar tarafından başvurulması gerekir. Çocuk hem kamuoyunda tanınır hale getirilmemeli, hem de orada psikolog denetiminde sağlıklı bir şekilde bilgisine başvurulmalıdır. 2010'a faaliyete geçen Çocuk İzlem Merkezlerimiz bu şekilde hizmet veriyor." ifadesini kullandı.

Çocuk İzlem Merkezlerinin hastane bünyelerinde ayrı ve tabelasız bir giriş kapası olan, istismar sonrası getirilen çocuğun kimliğinin açığa çıkarılmadığı merkezler olduğunu vurgulayan Demircan, "Bu merkezlerimizin hastanelerimizde girişleri farklıdır. Çocuklarımız kimliği ortaya çıkarılmadan orada korumalı bir şekilde uygun ortamda mahkemeye götürülmeden bilgisine başvurulur. O bilgiler hakimlere ulaşır. Bu uygulama da çocuğu korumadır." dedi.

- "Kimyasal hadım da dahil bütün cezalar masada"

Çocuk istismarının önlenmesi konusunda hem medyaya hem de topluma büyük sorumluluklar düştüğüne işaret eden Bakan Demircan, şöyle konuştu:

"Mağduriyete sebep olan saldırgan melun kişilerin cezalandırılması için medya bunu gündeme getirip kamuoyunu tabii ki uyaracak. Bunu doğal kabul edebiliriz. İstismara uğrayan mağdurun ve mağdurenin hukunun korunması gerekir.

Savcılık, hastane ve doktorlarımız biliyor. İlgilenen kurumlar biliyor. Çocuk karakola getirilse bile karakoldan Çocuk İzleme Merkezine polis arabasıyla götürülmemeli, sivil bir arabayla götürülmeli. Aksi bir durum çocuk için hem deşifre hem de travmadır.

Kamuoyunda deşifre çocuğu imha etmek olur. Medyanın bu hassasiyeti göstermesi lazım. Çocuk İzlem Merkezleri de bu hassasiyetinin bir yansımasıdır. Biz bu hassasiyetle bu yapıları oluşturuyoruz."



Demircan, Türkiye genelinde şu anda 28 çocuk izlem merkezi ünitesi olduğunu belirterek, bu merkezlerin sayısının artırılacağını söyledi.

Çocuk İzlem Merkezlerinin sayısının artırılması konusunda gerekli altyapıyı oluşturduklarını belirten Demircan, "Sayının artırılmasını yatırım planımıza almıştık. Yaşanan üzücü olaylardan sonra sayıyı artırma kararı aldık. Çocuk İzlem Merkezleri Türkiye'nin ihtiyacını karşılayacak sayıya ulaşacak." dedi.

Demircan, komisyonun istismar konusundaki cezaların artırılması konusunda önemli çalışmalar yürüttüğünü de belirterek, şunları kaydetti:

"Bu konuda her türlü ceza madde madde gündeme geliyor. Son şeklini aldığında kamuoyuyla paylaşılacak. Kimyasal hadım, diğer bütün konular, dünyadaki örnekler ele alınıyor. Kimyasal hadım dışında da fiile verilecek bütün cezalar inceleniyor. Türk Ceza Hukukunun mantığı içerisinde Adalet Bakanlığımızla birlikte bu çalışmalar yapılacak. Burada en önemlisi biz toplumda neden böyle bir hadiseyle karşılaşıyoruz. Önleyici tedbirler üzerinde durmak lazım.
Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Türkiye’de adetle ilaç satışı olabileceğini, böyle bir uygulamanın israfı da önleyeceğini kaydetti. Demircan, “Türkiye’de adetle ilaç satışı olabilir mi olabilir. Ama biz kutuya alışmışız. Vatandaş yeşil, kırmızı rekli kutuyu istiyorum diyor. Alışmış çünkü. Zaman içinde ihtiyaç doğduğunda yapılabilir. Adetli satış, bizdeki ilaç tüketme alışkanlığımıza olumlu katkı sağlayacak bir durumdur. Çünkü alıyoruz ilacı kutularını, yarısı, çoğu evde kalıyor. İsrafı da önler. Eczaneye dönüşüyor evler”  dedi. Demircan, TBMM’deki özel sohbetinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


TUZDA SON SÖZÜ BİLİM SÖYLER: (Normal tuz, kaya tuzu tartışması var ne diyorsunuz?) Ben o tartışmaya girmeyeyim. Bilim adamları tıpla ilgili ilaçla ilgili gıda ile ilgili görüşlerini söylerler. Bu konuda bilim son sözü söyler. Bu siyasi bir konu değil, tamamiyle bilimin konusu. Bilim adamları kendi görüşlerini serbestçe söyler, haklarıdır. Sonunda konuyla ilgili
bilim kurullarını vereceği kararlar önemlidir. İhtiyaçtan fazla herşey zararlıdır. Sadece tuz değil.

ÖNCE YASA DEĞİL: (ABD’de masadan tuz kaldırıldı, nişasta bazlı şekere vergi oranı arttırıldı. Türkiye’de bu yapılamaz mı?) Toplumsal bilinçlenme zaten bu talepleri doğurur. Bu talepler toplumun yasal sistemine de dahil olur. Önce yasal sistem ve bunun etkileri değil. Önce talep, yanı toplumun bunu istemesi, sahiplenmesi ve ondan sonra düzenleme yapılmalı. Sağlıklı olan bu. Önce bilinçlendirmek lazım. Toplumun sahiplenmesi lazım. Bir ömür var ve biz bu ömrü sağlıklı yaşamak istiyoruz. Geriye doğru düzeltmek mümkün değil. Olumsuz kazanımlarımız bize fatura olarak geliyor.

İLAÇ ADET OLARAK SATILABİLİR: (ABD’de ilaç adet olarak satılıyor, Türkiye’de olabilir mi?) Olabilir, ama şu anda
böyle bir hazırlık yok. Ama Türkiye’de olabilir mi olabilir.

BİZLER KUTUYA ALIŞMIŞIZ: Ama alışkanlığı değiştirme işte. Biz kutuya alışmışız. Vatandaş yeşil, kırmızı rekli kutuyu istiyorum diyor. Ona alışmış çünkü. Bu zaman içinde yapılabilir. Buna ihtiyaç doğduğunda yapılabilir. Adetli satış, bizdeki ilaç tüketme alışkanlığımıza olumlu katkı sağlayacak bir durumdur. Çünkü alıyoruz ilacı kutularını, yarısı, çoğu evde kalıyor. İsrafı da önler. Eczaneye dönüşüyor evler.

TARAFLARLA DEĞERLENDİRMEK LAZIM: Adet halinde satışla ilgili çalışmalar olmuş. Tek başımıza değiliz. Hazırlayıp
yapacak taraflar var. Eczeacılar, ilaç firmaları, SGK var ödeyecek kurum. Bunları hep birlikte değerlendirmek lazım.

‘Şekeri azaltmalıyız’

HER ŞEKER ŞEKERDİR: (Son günlerde şeker tüketimi ve nişasta bazlı şeker tartışmaları da alevlendi, ne diyorunuz?) Raporlarımızı yayınlayıp şeker konusuna girmek istiyorum. Her şeker, şeker aslında. Olmazsa olmazımız değil. Şekeri tüketimini azaltmamız lazım. 




YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Haberler
Personel Sağlık
Personel Meb
Hemşire Forması