Lojmandan Çıkmayan Eski Sağlık Müdürüne Ceza...

Lojmanı boşaltmayan memurun maaşını kestiler!


Lojmandan Çıkmayan Eski Sağlık Müdürüne Ceza...

Burdur Devlet Hastanesi Başhekimliğince, hastane hizmet sunumunda yoğunluğun artması sebebiyle ek binaya ihtiyaç duyuldu.Bu sebeple, İl Sağlık Müdürlüğü lojmanın hastane hizmetlerinde kullanılmak amacıyla boşaltılması talep edildi. Ancak, Burdur eski  İl Sağlık Müdürü lojmanını boşaltmayınca aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldı.

Yaşanan olayda hastane ihtiyacı nedeniyle lojmanın boşaltılması talep edilmiş iken, İl Sağlık Müdürü lojmanını boşaltmayınca, bir ihbarcı tarafından lojmana vaktiyle usulsüz girdiği ve şuanda da lojmanı boşaltmadığı ihbarı yapıldı. Bunun üzerine İdare, Burdur İl Sağlık Müdürlüğü görevini yürütmekte iken kullanmış olduğu lojmana usulsüz girdiği ve kullandığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırdı.

Lojmanda oturan kamu personeli ise İdare Mahkemesinden, hakkındaki işlemin iptalini istedi.

Ancak mahkemece haksız bulunması üzerine, kararı temyiz ederek konuyu üst mahkemeye taşıdı. Danıştay ise yapılan işlemi hatalı buldu.

Danıştay kararında, dava konusu disiplin cezasını gerektirmediği; bir başka ifadeyle, 2946 sayılı Kanun ile bu Kanun'un uygulanması amacıyla yürürlüğe konulan Kamu Konutları Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca lojmanın kolluk kuvvetleri kullanılmak suretiyle boşalttırılması yoluna gidilmesi gerektiğine hükmetti.

Kaldı ki, Konut tahsisine yetkili makam tarafından kendilerine tahsis yapılmadan konutları işgal edenler veya tahsis yapıldıktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar, konut blok veya gruplarındaki diğer konut sakinlerinin huzur ve sükünunu bozucu, genel ahlak değerlerini zedeleyici tutum ve davranışlarda bulunmakta ısrar ettiği tespit olunanlar hakkında da aynı şekilde zorla boşalttırma hükmü uygulanır.

Özetle, lojmanın boşaltılması talep edildiğinde disiplin cezası verilmez. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun 7. ve 8. Maddesinde yer alan hükümlerin uygulanması gerekir.

2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun 7. Maddesinde; " Bu Kanun kapsamında giren;

a) Özel tahsisli, görev tahsisli ve hizmet tahsisli konutlarda oturanlar, tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar.

b) Sıra tahsisli konutlarda oturanlar; beş yıllık oturma süresinin bitiminden itibaren onbeş gün veya yararlanacak başka biri olmaması nedeniyle oturmaya devam etmesine izin verilmiş ise çıkması için idarece yapılan tebligat tarihinden itibaren bir ay içinde, emeklilik, istifa, başka bir yere nakil ve her ne sebeple olursa olsun memuriyet sıfatı kalkanlar ilişiklerinin kesildiği tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı kanunun "Konuttan çıkarılma başlıklı" 8. Maddesinde de, "Konutlar, 7'nci maddede belirtilen süreler sonunda boşaltılmaz ise, tahsise yetkili makam tarafından ilgili mülki veya askeri makamlara başvurulur. Bu başvuru üzerine konut başka bir bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak bir hafta içinde zorla boşalttırılır. Zorla boşalttırmaya karşı, idareye ve yargı mercilerine yapılacak başvuru icra ve infazını durdurmaz.

İçtihat Metni:

12 DD 11/02/2016 tarih, 2015/2702 Esas,2016/664 Karar

.....



Dava; davacının Burdur İl Sağlık Müdürlüğü görevini yürütmekte iken kullanmış olduğu lojmana usulsüz girdiği ve kullandığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 27/02/2012 tarihli ve E:2009/558, K:2012/12318 sayılı davacı eyleminin 5525 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı ve affa uğramadığı, bu nedenle işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekçesiyle verilen bozma kararına uyularak davacı hakkında yapılan soruşturmada üzerine atılı eylemin sübut bulduğu anlaşılmış olup tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temziyen incelenip bozulması istenilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(a) maddesinde, "Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak" fiili aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; Burdur İl Sağlık Müdürü olarak görev yapan davacı hakkında yapılan ihbar dilekçeleri üzerine açılan soruşturma sonucu düzenlenen 05.12.2005 tarihli ve 47/18 sayılı soruşturma raporunda, mevzuata aykırı bir şekilde yerleştiği Burdur Devlet Hastanesine ait lojmanı, anılan hastanenin yazılı talebine karşılık boşaltmayarak oturmaya devam ettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(a) maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı ve bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun 7. Maddesinde; " Bu Kanun kapsamında giren;

a) Özel tahsisli, görev tahsisli ve hizmet tahsisli konutlarda oturanlar, tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar.

b) Sıra tahsisli konutlarda oturanlar; beş yıllık oturma süresinin bitiminden itibaren onbeş gün veya yararlanacak başka biri olmaması nedeniyle oturmaya devam etmesine izin verilmiş ise çıkması için idarece yapılan tebligat tarihinden itibaren bir ay içinde, emeklilik, istifa, başka bir yere nakil ve her ne sebeple olursa olsun memuriyet sıfatı kalkanlar ilişiklerinin kesildiği tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı kanunun "Konuttan çıkarılma başlıklı" 8. Maddesinde de, "Konutlar, 7'nci maddede belirtilen süreler sonunda boşaltılmaz ise, tahsise yetkili makam tarafından ilgili mülki veya askeri makamlara başvurulur. Bu başvuru üzerine konut başka bir bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak bir hafta içinde zorla boşalttırılır. Zorla boşalttırmaya karşı, idareye ve yargı mercilerine yapılacak başvuru icra ve infazını durdurmaz.

Konut tahsisine yetkili makam tarafından kendilerine tahsis yapılmadan konutları işgal edenler veya tahsis yapıldıktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar, konut blok veya gruplarındaki diğer konut sakinlerinin huzur ve sükünunu bozucu, genel ahlak değerlerini zedeleyici tutum ve davranışlarda bulunmakta ısrar ettiği tespit olunanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmüne göre işlem yapılır." düzenlemeleri yer almaktadır.

16.07.1984 tarihli ve 84/8345 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve 23.09.1984 tarihli ve 18524 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Konutları Yönetmeliği'nin "Konuttan Çıkma" başlıklı 33. maddesinde; "Konuttan Çıkarılma" başlıklı 34. maddesinde de aynı hükümlere yer verilmiştir.

Öte yandan; anılan Yönetmeliğin 34. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay İkinci ve Beşinci Dairelerince yapılan müşterek toplantıda verilen 20.03.2014 tarihli ve E:2013/5756 sayılı karar ile; 2946 sayılı Kamu Konutları Kanun'un 8. maddesinde; konutta oturma süresi sona erenlere karşı idarelere sadece "konutu boşalttırma" yetkisi tanındığı, konutun boşaltılmaması durumunda, idareye işgaliye bedeli tahsil yetkisi verilmediği, dolayısıyla Kanun'un bu açık hükmüne rağmen, Yönetmeliğin 34'üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile idareye işgaliye bedeli tahsil etme hakkı tanınmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri ile Danıştay'ın anılan kararı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, idareye işgaliye bedeli tahsisi yetkisi dahi verilmemekte; lojmanlara ilişkin olarak konut tahsisine yetkili makam tarafından kendilerine tahsis yapılmadan konutları işgal edenler veya tahsis yapıldıktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar yada tahsis süreleri sonunda konutu boşaltmayanlara yönelik uygulanacak olan idari yaptırım tahsise yetkili makam tarafından ilgili mülki veya askeri makamlara başvurmak ve bu başvuru üzerine bir başka bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak bir hafta içinde zorla boşalttırmak şeklinde düzenlenmiştir.

Bakılan olayda, Burdur Devlet Hastanesi Baştabipliğinin 2003 ve 2004 yıllarında yazdığı çeşitli yazılarda hastane lojmanının, İl Sağlık Müdürlüğü emrinde kullanıldığı, hastane hizmet sunumunda yoğunluğun artması sebebiyle ek binaya ihtiyaç duyulduğu, bu sebeple lojmanın hastane hizmetlerinde kullanılmak amacıyla boşaltılması talebinde bulunulduğu, buna karşılık davacının lojmanı boşaltmayıp oturmaya devam ettiği, lojmandan çıkış tarihinin ise 15.03.2006 olduğu sabit olmakla birlikte davacıya isnat edilen lojmana usulsüz girdiği ve kullandığı eyleminin karşılığı, dava konusu disiplin cezasını gerektirmediği; bir başka ifadeyle, 2946 sayılı Kanun ile bu Kanun'un uygulanması amacıyla yürürlüğe konulan Kamu Konutları Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca lojmanın kolluk kuvvetleri kullanılmak suretiyle boşalttırılması yoluna gidilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 11/02/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Kaynak : SGK Rehberi

Güncelleme Tarihi: 22 Mayıs 2018, 14:54


YORUM EKLE
YORUMLAR
Kahraman
Kahraman - 1 hafta Önce

Çokmu önemli bir haber gereği ne işe zaten yapılmış

has
has - 1 hafta Önce

peki 2 yıldır boş olan lojmanı kiraya vermeyen il sağlık müdürüne ne ceza vermeli...

Bir yolcu
Bir yolcu - 1 hafta Önce

Bakanlık eski binada hiç işe gelmeyip odasını boşaltmayanlara da soruşturma açıldı.

Ne Önemi Var
Ne Önemi Var - 1 hafta Önce

Yapılan haberin zamanı bence bu gün olmamalı yapılan haberin ya da bu haberi paylaşan kimselerin insanın acısına saygısının olmadığını düşünüyorum. Bu haber neden bugün yayınlandı insanların acılarının üzerinden prim yapmamak lazım saygılarımla.

DİĞER İLLER
DİĞER İLLER - 1 hafta Önce

öğle il var ki lojman duyurusu yapmayıp torpille bazı kişileri, kamu lojmanlarına yerleştirebiliyor. Tabi bakanlık takip etmeyince böyle durumların olması da gayet mümkün oluyor.

Acımasızca
Acımasızca - 6 gün Önce

Müdürün oğlu kazada vefat ediyor acısı var kaç yıllık bir olayı yeniymiş gibi haber yapmışsınız. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Insanlık bitmiş galiba. Acı üzerinden incitici haber. Gerci yapacağınız hicbir haber müdürün oğlunun kaybı kadar can yakıcı olamaz. Asıl haber şuydu müdürün oğlu elim bir kazada 17 yaşında hayatının baharında vefat etti bu acıya yürek dayanmaz...

SIRADAKİ HABER

Haberler
Personel Sağlık
Personel Meb
Hemşire Forması