Haksızlığa uğrayanlar, OHAL komisyonuna başvursun'

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: "Burada kim haksızlığa uğradığını düşünüyorsa, buyursun OHAL komisyonlarına müracaat etsin. Komisyon, Temmuz ayı başından itibaren toplanan başvuruların kararlarını vermeye başlayacak"

Haksızlığa uğrayanlar, OHAL komisyonuna başvursun'
17 Haziran 2017 Cumartesi 23:59

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, "Tabiri caizse, PKK'nın tam manasıyla inlerine girilmiş vaziyette. PKK'ya karşı büyük bir zafer kazanılacak ve milletimiz PKK'ya diz çöktürecektir." dedi.

Kurtulmuş, temaslarda bulunmak üzere geldiği Ordu'da uydudan yayın yapan ALTAŞ TV'deki "Gündem Özel" programına katılarak, soruları yanıtladı.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, konuşmasının başında Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki terör operasyonunda el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit düşen Uzman Çavuş Onur Tiken'e Allah'tan rahmet, Ordu'nun Çatalpınar ilçesinde ikamet eden şehidin ailesine ve millete başsağlığı diledi.
Kurtulmuş, terörle çok etkili bir şekilde mücadele edildiğini belirterek, "Eş zamanlı, son bir kaç yıldır hem PKK hem DEAŞ hem de FETÖ ile Türkiye büyük bir mücadele veriyor. Son zamanlarda hem kırsal alanlarda, şehir merkezlerinde, ayrıca yurt dışında PKK hedefleri de gözetilerek çok yoğun şekilde baskı altında tutuluyor. Tabiri caizse, PKK'nın tam manasıyla inlerine girilmiş vaziyette. PKK'ya karşı büyük bir zafer kazanılacak ve milletimiz PKK'ya diz çöktürecektir." diye konuştu.
 

Bu durumun yol açtığı hırçınlıkla terör örgütünün her yerde elindeki son imkanlarla saldırılarda bulunduğunu aktaran Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bugün de maalesef üç şehidimiz var. Güvenlik kuvvetlerimize bir kez daha üstün başarılar diliyorum. Hepsinden Allah razı olsun. Can pahasına, büyük bir vatansever örneği sergileyen evlatlarımız, kardeşlerimiz büyük bir mücadele veriyorlar. Türk Silahlı Kuvvetleri temsilcilerimize, özel harekat birimlerimize, güvenlik korucularımıza ve bu mücadelede katkısı olan, bu işe gönlünü koyan herkese yürekten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Allah, onlardan razı olsun. Bu Türkiye'nin bir istiklal ve istikbal mücadelesidir."

- "Bu milleti, bir yabancı işgale hazır hale getirmeye çalıştılar"

Kurtulmuş, FETÖ operasyonları ve soruşturmalarında gelinen son noktaya ilişkin soru üzerine, 15 Temmuz'da Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı meselenin sıradan bir iş olmadığını belirtti.

Darbe girişiminin, Anadolu topraklarında tarih boyunca görülen en büyük ihanet hareketi olduğunu anlatan Kurtulmuş, büyük bir kin ve nefretle, milletin bütün değerlerine karşı düşmanca bir vaziyette eli kanlı çetenin harekete geçirildiğini vurguladı.

Kurtulmuş, 15 Temmuz'da devletin imkanları da kullanılarak 249 kişinin şehit edildiğini, binin üzerinde kişinin de yaralandığını anımsatarak, "Binlerce insanın üzerine tanklarla, toplarla, helikopterlerle, uçaklarla ateş açıldı. Dolayısıyla zıvanadan çıkmış bir eşkıya çetesi bu milletin istikbalini tamamıyla çökertmeye çalıştı. Bu milleti, bir yabancı işgale hazır hale getirmeye çalıştılar." dedi.

Devletin bütün güçleriyle hem kendisini hem milleti korumak için büyük bir özveriyle çalışmalara başladığını anlatan Kurtulmuş, sürece ilişkin hızlıca açılan davaların devam ettiğini bildirdi.
 

Kurtulmuş, bir taraftan FETÖ'cülerin devletten temizlenmesi ile ilgili operasyonlar yapıldığına işaret ederek, "Açığa alınan çok sayıda insan oldu. Bu insanların kahir ekseriyeti tam manasıyla FETÖ'cü olduğu için bu sonuçla karşı karşıya kaldı." diye konuştu.

"Önceden üst tarafı ihanet, ortası ticaret, altı ibadet falan diyorduk." ifadesini kullanan Kurtulmuş, şu değerlendirmede bulundu:

"Şimdi görüyoruz ki (yine aşağıda belki masum bazı arkadaşlar, kardeşlerimiz olabilir ama) sonuçta büyük çoğunluğu bu darbe teşebbüsünden sonra da kenetlendiler ve örgütsel bir bilinçle varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlar. Bazı mesajlar vererek, kamuoyunda kendilerinin ölmediğini, bitmediğini, bu örgütün dağılmadığını ve halen ayakta olduğunu ifade edecek birtakım propaganda yapıyorlar. Bunlardan önemli bir kısmı da içeride olduğu için bu kadroları ayakta tutmak istiyorlar. Bazıları, 'bahar gelecek', 'bu bayramda çıkacağız', hatta mahkemelere katılan arkadaşlara yargılananlar, 'bir müddet sonra siz burada oturacaksınız, biz orada oturacağız.' diyorlar."

- "Hak ettikleri en ağır cezaları bulacaklar"

Kurtulmuş, bunun böyle olmayacağını, milletin gönlünü ferah tutmasını isteyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu adamlar, bu çetenin mensupları, bu katil sürüleri gün yüzü görmeyecekler. Bu kadar net söylüyoruz. Kim suçluysa... Şu anda mahkemeler adil bir yargılamayla hesaplarını soruyor. Daha geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanımızın Genel Sekreteri Fahri Kasırga'nın tutulması, dertest edilmesi ile ilgili davada 18 ağırlaştırılmış müebbet ve farklı birçok ceza çıktı. Kim hangi cezaya layık görülecekse, mahkemeler tarafından bu cezalar verilecek. Hak ettikleri en ağır cezaları da bulacaklar."

- "Eğer suçsuz insanlar varsa onunda mekanizmasını kurduk"

Suçsuz insanların tutulduğu yönünde de algı operasyonu yapıldığına dikkati çeken Kurtulmuş, "Hayır, böyle bir şey yok. Eğer suçsuz insanlar varsa, onunda mekanizmasını kurduk. En son geçtiğimiz hafta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye'de kurulmuş olan OHAL itiraz komisyonunun doğru olduğunu, bir hukuki adım olduğunu, o kademe bitmeden AİHM'nin hiçbir FETÖ'cünün davasına bakmayacağına karar verdi." dedi.

Kurtulmuş, bunun doğru bir karar olduğuna değinerek, "Burada kim haksızlığa uğradığını düşünüyorsa, buyursun OHAL komisyonlarına müracaat etsin. Komisyon, Temmuz ayı başından itibaren toplanan başvuruların kararlarını vermeye başlayacak. Haksızlık yapılan varsa, onların da haksızlıkları düzeltilir ve yolumuza devam ederiz." diye konuştu.

Devletin içinde 40 yıl gizlenerek, devleti ele geçirmeye çalışmış büyük bir örgütten bahsettiklerini ifade eden Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Sayıca kalabalık bir örgütten bahsediyoruz. Bu örgütün her birisi neredeyse bulunup çıkartılacak ve tasviye edilecektir. Bir kısmı da bunların kripto FETÖ'cü olabilir. Şurada, burada, şu kurumda, bu kurumda... Bunlarla ilgili de devlet kararlı şekilde varlığını sürdürecek. İnşallah bu mücadeleyi de yapacaktır."
 

"Türkiye geleceğini kurtardı"

Kurtulmuş, başka bir algının daha yapıldığını, zaman zaman ana muhalefet partisinin de bu işin içerisine girdiğine işaret ederek, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

"Kontrollü bir darbe. Millete yapılacak en büyük haksızlık budur. Bu kabul edilemez bir hatadır. Allah aşkına bu nasıl kontrollü bir darbe olabilir. Çok sayıda şehidimiz var. Üstünden tankların geçtiği insanlar var. Araçların üzerinden tanklar geçti. Bombalar atıyorlar. Sivil halkı ağır makineli tüfeklerle, helikopterlerle tarıyorlar. Gözü dönmüş bir eşkıya çetesi, büyük bir darbe teşebbüsünü gerçekleştiriyor. Hatta sıkı yönetim komutanlarını atıyorlar. Yurtta Sulh Konseyi'ni belirliyorlar."

Her şeyin hesap edildiğini bildiren Numan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Bunların hepsi yapılmış. Yurt dışında haberlerin nasıl geçileceği hesapları bile yapılmış ama tek şeyi unutmuşlar, bu milletin cesaretini, bu milletin fedakarlığını. Allah razı olsun, Cumhurbaşkanımızın kararlılığı, milletimiz fedakarca sokaklara çıktı ve darbeyi önledi. Türkiye geleceğini kurtardı. Şimdi hiç kimse insafsızlık edip 'bu kontrollü darbe.' demesin. Bu haksızlıktır, bu algı operasyonun bir parçasıdır. Bunlara karşı da bütün milletimizin uyanık olmasını istirham ediyoruz."


Kurtulmuş, temaslarda bulunmak üzere geldiği Ordu'da uydudan yayın yapan ALTAŞ TV'deki "Gündem Özel" programına katılarak, soruları yanıtladı.Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, "Ana muhalefet partisinin yürüyüşü, bir hukuk davasına karşı bunu sokakta çözme çabasıdır." dedi.

CHP'lilerin, 'adalet' yürüyüşünü nasıl değerlendirdiği konusunda Kurtulmuş, "Ana muhalefet partisinin yürüyüşü, bir hukuk davasına karşı bunu sokakta çözme çabasıdır. Eğer burada bir hukuk meselesi varsa, sayın Berberoğlu'nun avukatları bunun mücadelesini sürdürürler. MİT tırları davası olarak adı konulmuş olan bu davada gerçekten fevkalade ciddi bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni zora sokmak için FETÖ'cüler tarafından vakti zamanında yapılmış, hazırlanmış oyunlardan, kumpaslardan birisidir." diye konuştu.

"Böylece, 'Türkiye işte oradaki terör örgütlerine yardım ediyor. Türkiye, uluslararası savaş mahkemelerine çıkartılmalıdır. 7 Şubat MİT krizi de budur.' denilmek isteniyor" ifadesini kullanan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Oslo'daki görüşmelerin deşifre edilmesi budur. MİT merkezine baskın teşebbüsü budur. MİT Başkanının ve yardımcılarının gözaltına alınması gayretleri budur. Baktığınız zaman, zincir halinde bir birine bağlanmış olan bir ihanet silsilesinin parçalarından birisi. Suç bu. Daha henüz kesinleşmiş bir ceza yok. Hukuk yolu devam ediyor ama suçlanma konusu budur. Bir zincirin parçası olarak bunu görmek lazım."

Kurtulmuş, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin en azından aynı gayreti FETÖ'ye karşı, Türkiye'de darbelere karşı, 15 Temmuz darbe girişimine karşı da göstermesi lazım" sözlerine yer vererek, şu değerlendirmede bulundu:

"Darbelere karşı, 'Bunlar kontrollü darbeler' falan, filan diyerek, bir şekilde yapılan o ihanetin örtülmesini sağlamak değil, tam tersine bu ihanetin her zaman hatırlanmasını sağlayacak şekilde ana muhalefet partisi olarak meydanlara çıkması lazım. Bu millet, 15 Temmuz'u asla unutmayacak ve unutturmayacaktır. Biz de bütün gücümüzle 15 Temmuz'un hatırlanması ve anılması için gayret sarf edeceğiz."

- "Bir tarafı büyük bir ihanet, bir tarafı da büyük ve şerefli bir direniştir"

Kurtulmuş, amaçlarının geçmişe takılıp kalmak olmadığının altını çizerek, "15 Temmuz gecesi, aynı zamanda tarihimizin en şerefli direnişlerinden biridir. Bir tarafı büyük bir ihanet, bir tarafı da büyük ve şerefli bir direniştir. O direnişin mensubu olan bu aziz milletin kahramanlığını da unutmayacağız, unutturmayacağız." ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, 15 Temmuz haftasının belki büyük etkinliklerle anılacağına işaret ederek, "Herkes millet olarak, şu partiden, bu partiden, bu görüşten, şu görüşten el ele vererek tek yumruk, yekvücut olacağız. Hainlere, darbecilere ve millet düşmanlarına karşı, 'Biz buradayız, hep birlikte aynı bayrağın ve ezan sesinin altında büyük milleti oluşturuyoruz.' diyerek, 15 Temmuz'da bir kez daha haykıracağız." diye konuştu.

- Katar'a uygulanan ambargo

Katar'a uygulanan ambargo hakkındaki sorular üzerine Kurtulmuş, şu görüşleri paylaştı:

"Suudi Arabistan ve bazı Körfez ülkeleriyle Katar arasındaki bu kriz, gerçek sebeplere dayanmıyor. Diyelim ki Suriye'de bir iç savaş var. Bunun birtakım gerçek sebepleri var. Bir rejim var ve rejime karşı mücadele eden güçler var. Büyük ülkelerin vekalet savaşları var. Uzun yıllardır bunun böyle gerekçeleri var ama Katar krizi böyle bir şey değil. Katar krizi, birden Trump'ın gezisi, o gezide Körfez ülkelerinin liderleriyle yaptığı konuşmalar ve ondan sonra birden bir şey üretilerek süreç başlıyor, ondan sonra da bir gerilim."

Kurtulmuş, bu gerilimin gerçek olmadığını belirterek, "Bu gerilimi ortaya çıkaran gerçek nedenleri ortadan kaldırmamız gerekirdi ama burada suni bir gerilim olduğu için bunun çözümünün ben daha kolay olduğu kanaatindeyim. Burada iyi niyetli olarak Suudi Arabistan'ın da devrede olması lazım. Suudi Arabistan Kralının da iyi niyetli olarak devreye girmesini ümit ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin ilk andan itibaren büyük bir çaba sarf ettiğini anlatan Kurtulmuş, sürece ilişkin şu bilgileri verdi:

"Yoğun bir diplomasi yürütüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız, Dışişleri Bakanımız bütün bu süreçlerin içerisinde aktif bir şekilde. Ümit ederiz ki en kısa sürede bu sorun çözülür. Bölgede kaos çıkartabilecek bir krizi daha sürdürmeye gerek yok. Biz de kardeşlerimizin arasına girmiş olan bu krizin dağılması için elimizden geleni yapıyoruz."

Kurtulmuş, iki TRT çalışanının Suudi Arabistan'da adli bir süreçle karşı karşıya kalmasına ilişkin de "Oradaki mesele, polislerin işgüzarlığından kaynaklanıyor. Hemen bu mesele ile uğraşıldı. Biz de gerekeni yaptık. Çok şükür hemen tatlıya bağlanmış oldu." değerlendirmesinde bulundu.

- "İstikrarımızı ve güvenliğimizi sağlayarak yolumuza devam edeceğiz"

Türkiye ekonomisinin ilk çeyrekte yüzde 5 büyüdüğünü anımsatan Kurtulmuş, ülkede kişi başına milli gelirin 3 bin dolardan 11 bin dolar seviyesine ulaştığını söyledi.

Kurtulmuş, Türkiye'nin daha önce silahsız İHA, hatta piyade tüfeği almak için başkalarının kapısında sırada beklediğine dikkati çekerek, şimdi ise kendi füzelerini ve İHA'larını üretebilecek ülke konumuna geldiğini anlattı.

Türkiye'nin her alanda geliştiğini ve büyüdüğünü vurgulayan Kurtulmuş, "Ama henüz bu çok yeterli değil. Dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi henüz olamadık. Henüz 17'nci sıradayız. İnşallah böyle gidersek Türkiye 2023'ü geçtikten sonra Allah'ın izniyle dünyanın süper ligine çıkacak. İstikrarımızı ve güvenliğimizi sağlayarak yolumuza devam edeceğiz." dedi.

Kurtulmuş, Türkiye'nin başına birçok terör örgütünün bela edilmesinin sebebinin bu olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Birkaç sene evvel bunun hesaplamalarını yapmıştık. PKK ile verilen 40 yıllık mücadelede Türkiye bu büyük harcamayı yapmasaydı, yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık büyük bir fatura. Türkiye eğer bu büyük faturayı ödememiş olsaydı bugün kişi başına milli gelirimiz 25 bin dolarlar seviyesinde olacaktı. PKK ayaklarımızdan bir pranga gibi Türkiye'yi maalesef yere doğru çekmiş. Şimdi FETÖ'yü niye başımıza bela ettiler? Türkiye yine belalarla uğraşsın, geri kalsın, Türkiye süper lige çıkmasın diye uğraşıyorlar. Hiç kimse Türkiye'nin uluslararası alanda başarılı olmasını istemez. Dolayısıyla buna da hazırlıklı olacak ve tedbirlerimizi alacağız."

Türkiye ekonomisinin 2017'nin ilk çeyreğinde yüzde 5 büyümesinin mucize niteliğinde bir gelişme olduğunu belirten Kurtulmuş, "Darbenin olduğu 2016'nın üçüncü çeyreğinde yüzde 1,5 geriledik. Ondan sonra birtakım ekonomik krizlerde darbeden sonra başlatılmaya çalışıldı. Birden döviz 4 liralar seviyesine yükseldi. Borsa çökmeye başladı. Şimdi çok şükür yüzde 5 büyüme sağladık. Bizim kanaatimiz bu yüzde 5 büyüme 2017'nin tamamında olacaktır." sözlerine yer verdi.

Kurtulmuş, geçmiş dönemlerdeki travmalardan sonra yüzde 5 büyümenin bir mucize olduğunu vurgulayarak, "İyi, doğru yoldayız. Türkiye'de üretime dayalı ekonomiyi artırmaya çalışıyoruz. Göreceksiniz yabancı yatırımcılar da Türkiye'de yatırım yapmaya başlayacak. Bunların hepsi güzel şeyler. İnşallah sonuç alarak ekonomimizi daha güçlü hale getireceğiz." dedi.

- "3-5 tekelciye Karadeniz halkını mahkum etmeyiz"

Kurtulmuş, 24 Nisan'da fındık alımı yapan Toprak Mahsülleri Ofisinin bunu gelecek sezonda sürdürüp sürdürmeyeceğine ilişkin de şunları aktardı:

"Baştan beri söylediğimiz gibi, 3-5 tekelciye Karadeniz halkını mahkum etmeyiz. Kötü niyetli tavırlara karşı da seyirci kalmayız. TMO'nun fındık alımı önemli bir karardır. Bu açıdan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımıza çok teşekkür ediyorum. Hükümet olarak o alımı yapmasaydık bugün korkarım ki fındık fiyatları 5 lira seviyelerine düşmüş olurdu."

TMO'nun devreye girmesindeki asıl nedenlerden birinin de gelecek sezonun fiyatlarıyla ilgili olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "TMO, düzenleme alımı yaptığını gösterdi. Mecbur kalındığında da böyle alımlar yapılabileceği ortadadır." diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.