.

Diyanet, kıblesini unutanlara hatırlatmada bulundu

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez Diyanet merkez teşkilatında görev yapan personelle bayramlaştı.

Diyanet, kıblesini unutanlara hatırlatmada bulundu



Diyanet işleri Başkanı mehmet Görmez ezeli kıblemizi unutup, kendi görüşünü, partisini, cemaatini, işini parasını, çoluğunu çocuğunu.....kıble edinenlere ebedi kıblesini hatırlatarak:

“Hac, kurban, bayram bize yeniden diriliş imkânı veriyor…”

Hac, kurban, bayram bize yeniden diriliş imkânı veriyor. Yeniden, hiçbir zaman İbrahim milleti, Hz. Muhammed’in (s.a.s) ümmetinin kıyamet sabahına kadar baki kalacağını bize müjdeliyor. Hac, kurban, bayram bizim daima ayakta kalacağımızı gösteriyor. Ama haccın aynasından İslam dünyasına baktığımızda üzülüyoruz. Hac bize bütün varlığa bütün mevcudata, bütün kâinata karşı şefkatli, merhametli olmayı öğretiyor, börtü böceğe bile dokunmamamız gerektiğini öğretiyor. Sivrisineğe bile dokunmamamız gerektiğini öğretiyor. Ama haccın aynasından İslam dünyasına baktığımızda kan gövdeyi götürmeye devam ediyor. Kardeş kardeşi katlediyor, insanlar ölüyor. Hac bize aynı zamanda eşit olmayı öğretiyor; ırkların, renklerin, dillerin Allah katında farklılık teşkil etmediğini, üstünlük teşkil etmediğini öğretiyor. Üstünlüğün takvada olduğunu öğretiyor. İhram giydiğimiz zaman bütün makamlardan, mevkilerden, bizi farklı kılan, Allah'a kul olmaktan uzaklaştıran farklılıklarımızdan bizi arındırıyor ama İslam dünyasına baktığımızda ırkçılık mezhepçilik almış gidiyor ve Müslümanlar Allah'ın istediği yerde değil.

“Haccın aynasından İslam âlemine baktığımızda; kıblesini, yönünü, istikametini şaşırmış bir İslam dünyası görüyoruz…”

Haccın aynasından baktığımızda hac bize aynı zamanda ahiretimizi gösteriyor. Bu dünyanın ne kadar fani olduğunu gösteriyor. Ahiretin ne kadar baki olduğunu, ebedi olduğunu gösteriyor ve bizim hepimizin aslında o dünyaya ait olduğumuzu gösteriyor. Ama haccın aynasından kendi halimize baktığımızda dünyevileşme girdabında kıvrandığımızı görüyoruz. Aynı şekilde hac bize tarihimizin, medeniyetimizin ayakta olduğunu gösteriyor. Yönümüzün, istikametimizin neresi olduğunu bir kez daha gösteriyor. Fakat haccın aynasından İslam âlemine baktığımızda kıblesini, yönünü, istikametini şaşırmış bir İslam dünyası görüyoruz. Haccın, bayramların ne kadar büyük bir umut olduğunu, ne kadar büyük bir dirilişi imkânı verdiğini bilmeliyiz ve ona göre bir çaba içerisinde olmalıyız. Bütün bu konularda bize büyük görevler düşüyor. Diyanet Teşkilatında çalışan her arkadaşımıza çok büyük görevler düşüyor.

“Yeryüzünde bir müminin sahip olabileceği en büyük talihe sahibiz…”

Nasıl ki bu bayramlarda herkes kendini hesaba çekiyorsa bizim de kendimizi hesaba çekmemiz gerekiyor. Hacda görevli arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde de ifade etmeye çalıştım; “Şükretmekten aciziz.” Cenab-ı Hakka ne kadar şükretsek azdır. Cenab-ı Hak bizleri yeryüzünde öyle bir yerde istihdam ediyor, öyle vazifelerde istihdam ediyor ki bizler ona şükretmekten aciziz. Çokça şükretmeliyiz. Peygamberlerin makamında, dinini öğretme makamında, kitabını öğretme makamında, insanların ibadetine rehberlik etme makamında istihdam ediyor. Az şükrediyoruz, çok şükretmeliyiz. Yeryüzünde bir müminin sahip olabileceği en büyük talihe sahibiz" dedi.

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.