.

Yeni KHK'lar en kısa sürede çıkacak

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklama yaptı. Kurtulmuş, yeni KHK hazırlıkları sürüyor. Hazırlıklarda sona gelindi en kısa sürede çıkacak dedi.

Yeni KHK'lar en kısa sürede çıkacak



Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, İstanbul'daki terör saldırısının, 2017 yılının ilk dakikalarında, ilk saatlerinde yapılmış olmasının verdiği önemli bir mesaj olduğuna işaret ederek, "2016 Türkiye için bölgemiz için zor bir yıl oldu. Terör örgütleri eş zamanlı olarak, arkalarındaki stratejik ittifaklarını da kullanarak 2016 yılında Türkiye'ye karşı çok sayıda terör eylemi gerçekleştirdiler. Milletçe, 2017 geliyor, inşallah güzel günler gelecek ve Türkiye 2017'yi daha güzel geçirecek, 2017'yi esenlik, barış ve kardeşlik içerisinde geçirecek diye ümit ve temenni ettiğimiz bir anda maalesef bu hain saldırıyı gerçekleştirerek şu mesajı vermek istiyorlar; '2017'de de Türkiye'nin başına bela olmaya devam edeceğiz'. Biz de onlara diyoruz ki 2017'de nerede olursanız olun inlerinize gireceğiz. Terör örgütlerinin hiçbirisi arasında fark gözetmeksizin Allah'ın izniyle, milletimizin desteğiyle, elimizdeki bütün milli kapasitemizle hepsine diz çöktüreceğiz, hepsine gereken cevabı vereceğiz." dedi.

Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları cevapladı.


İstanbul Ortaköy'de yılbaşı gecesi milletçe karşı karşıya kalınan hain saldırı sonrası bir kere daha en üst düzeyde bütün nefret ve kararlılıkla bu olayı kınadıklarını belirten Kurtulmuş, olayı yapanları, yaptıranları, arkasındaki güçleri telin ettiklerini ve bu terör saldırılarına karşı teslim olmayacaklarını bir kere daha ifade ettiklerini dile getirdi.

Kurtulmuş, bir kısmı Türk vatandaşı bir kısmı da Türkiye'nin misafiri olarak o gece eğlence mekanında bulunurken hain, alçak, korkak saldırıda hayatlarını kaybedenlerin ailelerine ve ülkelerindeki bütün milletlerine ayrı ayrı taziyelerini bildirdi.

"Bu hain saldırı, Türkiye'nin son zamanlarda karşı karşıya kaldığı saldırılardan bir yenisidir ve niteliği itibarıyla da önceki saldırılardan önemli derecede farklılıklar arz etmektedir." diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bu saldırının mahiyeti itibarıyla, milletçe saldırıyı anlamamız ve iyi cevap verebilmemiz bakımından saldırının üç önemli noktadaki özelliklerine dikkat çekmek isterim. Bunlardan birincisi, 2017 yılının ilk dakikalarında, ilk saatlerinde yapılmış olmasının verdiği önemli bir mesaj var. 2016 Türkiye için, bölgemiz için zor bir yıl oldu. Terör örgütleri eş zamanlı olarak, arkalarındaki stratejik ittifaklarını da kullanarak 2016 yılında Türkiye'ye karşı çok sayıda terör eylemi gerçekleştirdiler. Milletçe, 2017 geliyor, inşallah güzel günler gelecek ve Türkiye 2017'yi daha güzel geçirecek, 2017'yi esenlik, barış ve kardeşlik içerisinde geçirecek diye ümit ve temenni ettiğimiz bir anda maalesef bu hain saldırıyı gerçekleştirerek şu mesajı vermek istiyorlar; '2017'de de Türkiye'nin başına bela olmaya devam edeceğiz.' Biz de onlara diyoruz ki 2017'de nerede olursanız olun inlerinize gireceğiz. Terör örgütlerinin hiçbirisi arasında fark gözetmeksizin Allah'ın izniyle, milletimizin desteğiyle, elimizdeki bütün milli kapasitemizle hepsine diz çöktüreceğiz, hepsine gereken cevabı vereceğiz."

- "Başarımızı hazmedemeyen güçlerin yönlendirdiği anlaşılıyor"

Numan Kurtulmuş, terör saldırısı ile Türkiye'nin sınır dışı operasyonlarına da bir mesaj verildiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"İkinci verilen mesaj, Türkiye'nin sınır dışı operasyonlarına verilen mesajdır. Özellikle Fırat Kalkanı Operasyonu çerçevesinde, başarılı ve kararlı bir şekilde Suriye'de yürütülmekte olan operasyonların hem terör örgütlerini hem terör örgütlerini taşeron olarak kullananları rahatsız ettiği anlaşılıyor. Özellikle son zamanlardaki sahadaki başarımızı hazmedemeyen güçlerin, terör eylemini yönlendirdiği anlaşılıyor. Hangi planı yaparsanız yapın Türkiye, teröre karşı hem sınır içerisinde hem sınır dışarısında her türlü tedbiri almaya muktedirdir ve sınır dışındaki operasyonları da terör örgütlerinden Türkiye'ye karşı hiçbir zarar gelmeyecek noktaya gelene kadar sürdürmekte kararlıdır. Cerablus, El Bab, Membiç... Nereye kadar giderse... Bütün bu terör örgütlerinin Türkiye'ye karşı tehdit oluşturmaktan çıkarıldığı noktaya kadar, kararlılıkla sınır dışı operasyonlarımıza, Fırat Kalkanı Operasyonumuza devam edeceğiz."

Saldırıyla Türkiye'deki halklar arasında birtakım ayrışmaların ortaya konulmaya çalışıldığına işaret eden Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

"Üçüncü mesaj, bu terör eylemiyle birlikte, maalesef Türkiye'de halkımız arasında hayat tarzları üzerinden, inanç farklılıkları üzerinden, mezhepler üzerinden bir takım ayrışmaları ortaya koymaya çalışıyorlar ve maalesef bir kısmı da sosyal medya üzerinden yapılan bu tür şuursuz, dengesiz bir takım propagandalarla da halkın arasını açmaya gayret ediyorlar. Hiç boşuna heveslenmesinler. Bu milletin tamamına yakını, bu konuda son derece şuurlu ve tecrübelidir. Terörün dininin, imanının, aklının ve vicdanının olmadığını bilir. Terör örgütleri kime saldırırsa saldırsın, hangi amaçla saldırırsa saldırsın, saldıranın mezhebi, meşrebi, dini, diyaneti ne olursa olsun, aslında saldırılanın insanlık olduğunun, Müslümanlık olduğunun ve bu toprakların birikiminin olduğunun farkındadır. Dolayısıyla o akşam o saldırıyı yapanların ve arkasındaki güçlerin, herhangi bir dini motivasyona sahip örgütü işaret ediyor olması, bu meselenin Müslümanlıkla bir ilgisi olduğu anlamına asla gelmez. Müslümanlık, adı üstünde barış dinidir. Bırakın herhangi bir insana, suçsuz, hiçbir şekilde günahı olmayan masum 39 cana kastetmeyi, savaş meydanlarında dahi kendisiyle savaşmayan insanlara karşı hiçbir şekilde savaşmaz. Böylesine kutsal bir inancın mensuplarının, bu kadar hainane bir şekilde böyle kahpe bir saldırıyı düzenlemeleri, halkımızın arasında ayrışmalara neden olmak amacıyla yapılmış bir iştir. Onun için herkes uyanık olmalı. Bu olay ha bir eğlence yerinde ha bir ibadethane ha bir eğitim yuvasında ha bir fabrikada iş yerinde ya da çarşıda pazarda yapılmış, hiçbir farkı yoktur. Terörü yapanın inancının, mezhebinin, meşrebinin önemi olmadığı gibi terör mağdurlarının da dininin, diyanetinin hiçbir önemi yoktur. Hepsi masum insanlardır ve hepsinin hayatı kutsaldır ve bu kutsal hayatlara kastetmiş olanları bir kere daha lanetliyoruz. Elleri kırılsın. Onlara bu işi yaptıranların da bir kere daha kendilerine çeki düzen vermelerini istiyoruz. Türkiye, bu hain saldırılara pabuç bırakmayacaktır. Bu üçüncü özelliği bakımından da milletimizin uyanık olmasını istirham ediyoruz. Milletimiz, teröre karşı yekvücut olmak durumundadır. Beşiktaş saldırısında nasıl yekvücut olduysak, Kayseri saldırısında nasıl yekvücut olduysak, Ortaköy saldırısında da yekvücut olacağız. Bu hainlerin hepsini bir ve beraber olduklarının, aynı karanlık odalardan yönetilen birtakım köleler olduklarının bilinciyle teröre karşı hep beraber, omuz omuza yan yana duracağız. Bu çerçevede milletimize bir kere daha gün, birlik ve beraberlik günüdür diyorum. Milletçe yekvücut olarak teröre karşı mücadele etme günüdür diyorum ve lütfen aramızda şuursuzca ve belki bir kısmı da kasıtla bir şekilde hayat tarzları üzerinden milletimizi bölmeye çalışanlara da asla prim vermememiz gerektiğini bir kere daha ifade ediyorum."

- Uluslararası camiaya çağrı

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, bu terör saldırısı karşısında çağrılarının bir kısmının da uluslararası camiaya olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Terörden bu kadar canı yanmış olan bir ülkenin mensupları olarak bir kez daha şunu söylemek hakkımızdır. Artık uluslararası camia, terörün karşısında çifte standartlı davranmayı bırakmalıdır. Her terör saldırısından sonra timsahın gözyaşları mesabesindeki birtakım taziye dileklerinin, temennilerinin hiçbir anlam ifade etmediğini bir kere daha söylemek isterim. Bu terör örgütleri bu kadar büyük silah, istihbarat, lojistik ve siyasi destekleri almaya devam ettiği sürece, değil Türkiye, dünyanın hiçbir ülkesi terör saldırılarından korunmuş olmayacaktır. Eğer samimiysek terörün dünyada bir küresel tehdit olmaktan çıkmasını istiyorsak gelin uluslararası camianın bütün güçleri, bütün ülkeler hep beraber olalım. Hep beraber teröre karşı, bütün terör örgütlerini, bir vekalet savaşının aracı olarak kullanmaktan vazgeçerek bir kenara bırakalım ve terör örgütlerine karşı ortak bir mücadele verelim. Bu, Türkiye olarak son derece zorunlu olan bir çağrımızdır. Bütün dünyaya, bütün uluslararası camiaya yaptığımız bir çağrımızdır. Ayrıca siyasi farklılıkları, görüşleri, dinleri, diyanetleri, hayat tarzları ne olursa olsun herkese bir çağrıda daha bulunuyoruz; gelin insanlık cephesinde, ortak bir cephede buluşalım. Ama, fakat, şöyle, böyle demeden, terörün türlerini ayırmadan, bu terör örgütü iyidir, şuradaki terör iyidir, buradaki terör kötüdür diyerek terör örgütlerini tasnif etmeden bütün dünyada ahlaktan, insanlıktan, insan onurundan yana olanlar, insanlık cephesinde buluşalım ve bunun karşısında olan bu vahşilere, canilere, terörist çetelere ve arkasındaki karanlık akıllara karşı mücadelemizi sürdürelim."

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, "OHAL laf olsun diye çıkarılmış bir karar değildir, ihtiyaca binaen çıkarılmıştır. Türkiye'nin bu kadar çok terör saldırılarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde özellikle FETÖ'nün devlete sızma teşebbüslerinin bertaraf edilmesi zorunlulukları da göz önünde bulundurulursa olağanüstü hal gerektiği kadar devam edecektir. Biz de isteriz ki yarın sabah olağanüstü hal kalksın." dedi.

Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Milletçe bütün zorlukları geride bırakacaklarını ve Türkiye'nin yoluna devam edeceğini belirten Kurtulmuş, 2017 yılının Türkiye için barış esenlik ve huzur yılı olmasını temenni etti.

Kurtulmuş, 2017 yılında yapacakları çok fazla işin bulunduğunu ve bunlardan dördünü kamuoyuyla paylaşacağını söyleyerek, "Bunlardan birincisi Türkiye 2017 yılında da terör örgütlerinin tamamıyla hiçbir ayrım gözetmeksizin, hiçbir öncelik ve sonralık ilişkisi içerisinde olmadan eş zamanlı bir mücadeleyi sürdürecektir." ifadesini kullandı.

İçeride ve dışarıda, nerede, hangi kapasiteyle mücadele edeceklerini bildiklerini dile getiren Kurtulmuş, "Hangi örgütle hangi yöntemle mücadele edeceğimizi de gayet iyi biliyoruz. Dolayısıyla dışarıdaki mücadelemiz de Türkiye'nin ulusal güvenliğinin bir parçası haline gelmiş olan Fırat Kalkanı Operasyonu vasıtasıyla da sürdürülecektir." diye konuştu.

İkinci önemli konunun Türkiye'nin Suriye başta olmak üzere son zamanlarda ortaya koymaya başladığı Ortadoğu'daki yeri barış inisiyatiflerini geliştirmeye devam etmesi olduğunu belirten Kurtulmuş, "Zaten bu saldırıların bir kısmı da Türkiye'nin Ortadoğu'daki yeni barış inisiyatiflerini kullanmasına mani olmak isteyenlerin de bu işin içinde olduğunu tahmin ediyoruz." dedi.

Kurtulmuş, son dönemde Rusya ile yapılan görüşmelerle uçak krizi dolayısıyla kopma noktasına gelmiş olan Türkiye-Rusya ilişkilerinin hem tamir edildiğini hem de bu ilişkiler üzerinden başta Halep özeli olmak üzere Suriye genelinde bir barış planının uygulamaya konmaya başlandığını anımsattı.

Provokasyon ve engelleme çalışmalarına rağmen Suriye'de rızaya ve müzakereye dayalı yeni bir dönem olacağını ve Suriye halkının benimsediği bir barış sürecinin kısa sürede gerçekleşeceğini ümit ettiklerini dile getiren Kurtulmuş, "Şimdi önümüzde Irak'la, merkezi Irak hükümetiyle yeni bir dönemin başlatılması var." diye konuştu.

- "Türkiye-Irak ilişkileri yeniden başlatılmıştır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Irak Başbakanı Haydar El İbadi ile bir görüşme gerçekleştirdiğini anımsatan Kurtulmuş, "Aynen Rusya ilişkilerinde olduğu gibi kopma noktasına gelmiş olan Türkiye-Irak ilişkileri yeniden başlatılmıştır." ifadesini kullandı.

Bu çerçevede Başbakan Binali Yıldırım'ın Irak'a resmi ziyarette bulunacağını söyleyen Kurtulmuş, "İki ülke arasındaki meseleler ve özellikle Irak'ta teröre karşı ortak mücadele, bu mücadele kapsamında da Irak'ın geleceğinin bundan sonra şehir şehir geleceğinin nasıl olması gerektiği ele alınacaktır. Zor bir süreç ama inşallah Irak'ta da yeni bir barış perspektifi kapıdadır, bunun uygulaması kapıdadır. Türkiye çevresindeki bütün bu sorunları birer birer çözecek ve yoluna devam edecektir." şeklinde konuştu.

Kurtulmuş, üçüncü önemli konunun ise Türkiye ekonomisinin her türlü saldırı ve provokasyonlara rağmen güçlenerek yoluna devam etmesinin sağlanması olduğuna dikkati çekerek, "Bunun için Türkiye ekonomisinin üretim gücünü artıracak olan bütün tedbirler alınmıştır, bu tedbirlerin uygulanmasında gerekli olan adımlar da atılıyor eğer varsa yeni adımlar da atılacak ve vatandaşlarımızın üretim ekonomisini güçlendirecek tedbirler alınmaya devam edecektir. Başta KOBİ'lerimiz olmak üzere, bu memlekette üretime katkıda bulunan her vatandaşımıza devlet olarak üzerimize düşen sorumlulukla destek olmayı sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

2017 yılının dördüncü temel meselesinin anayasal reform sürecinin önemli bir adımı olan cumhurbaşkanlığı meselesi olduğunu belirten Kurtulmuş, "Bu hafta içerisinde inşallah Meclis'te komisyondan geçmiş olan anayasa teklifi Meclis'e gelecek oylama süreci başlayacak ve en kısa zamanda Meclis görüşmeleri tamamlanarak milletimizin reyine bu iş için müracaat edilecektir. Böylece senelerdir konuştuğumuz, belki 20 sene belki daha uzun süredir konuştuğumuz Türkiye'de yeni bir anayasa ihtiyacı ve Türkiye'de etkin bir yönetim modelinin kurulması yönündeki tarihi adımlardan birisini atmış olacağız." diye konuştu.

- "Demokratikleşme süreçleri inşallah sürdürülecektir"

"Bu adımı atmakla birlikte Türkiye'de anayasal reform konusunda bütün işlerimizi yaptık, bitirdik anlamı çıkmayacaktır." ifadesini kullanan Kurtulmuş, "Bundan sonraki süreçte de Türkiye'de 12 Eylül rejiminin darbeci anayasa mantığını geride bırakacak birçok iyileştirmeleri, Türkiye'de anayasa başta olmak üzere siyasi partiler yasası, seçim yasası, Meclis İç Tüzüğü gibi ana metinlerde de demokratikleşme süreçleri inşallah sürdürülecektir." dedi.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu dört konunun 2017 için Türkiye'nin gündeminin önemli atılım noktaları olduğunu bir kere daha ifade etmek istiyorum. Terörle sonuna kadar mücadele edeceğiz, Suriye ve Irak başta olmak üzere barış perspektifini geliştirecek adımları atmaya devam edeceğiz, Türkiye ekonomisinin üretim gücünü artırmaya devam edeceğiz ve inşallah anayasal reform sürecinin önemli bir dönüm noktasını hep beraber milletçe geride bırakacağız. Ben 2017 yılının hayırlı uğurlu olmasını ve Türkiye demokrasisinin güçlenmesine vesile olmasını, Türkiye'de milli birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine büyük katkı sağlayacak işlerin yapılmasına vesile olmasını temenni ediyorum, milletimize tek tek barış, huzur, başarı ve mutluluklar diliyorum."

- "Çok titizlikle sürdürülmesi gereken bir soruşturma"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kurtulmuş, İstanbul Ortaköy'deki terör saldırısına ilişkin soruşturmada gelinen noktaya ilişkin soru üzerine şunları söyledi:

"Çok zor bir soruşturma, diğer bütün soruşturmalar da zor ama bu özellikle çok titizlikle sürdürülmesi gereken bir soruşturma. Bir kelime dahi fazla bilgi verilecek bir soruşturma değildir. 8 kişi gözaltındadır ve bu anlamda da teröristle ilgili de parmak izleri ve eşkaliyle ilgili verilere ulaşılmıştır. Bundan sonraki süreçte de hızla kimlik tespitinin yapılmasına gidilecektir. Ümit ediyoruz ki sadece terörist değil varsa başka bağlantıları, o anda içeride ya da dışarıda destek vermiş olan insanlar varsa onlar ve arkalarındaki güçleri de inşallah ortaya çıkarmamız mümkün olur."

Olağanüstü hal (OHAL) süresinin 19 Ocak'ta tamamlanacağı hatırlatılarak, Bakanlar Kurulunda konuya ilişkin değerlendirme olup olmadığının sorulması üzerine ise Kurtulmuş, şunları söyledi:

"OHAL laf olsun diye çıkarılmış bir karar değildir, ihtiyaca binaen çıkarılmıştır. Türkiye'nin bu kadar çok terör saldırılarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde özellikle FETÖ'nün devlete sızma teşebbüslerinin bertaraf edilmesi zorunlulukları da göz önünde bulundurulursa olağanüstü hal gerektiği kadar devam edecektir. Biz de isteriz ki yarın sabah olağanüstü hal kalksın. Bunlar bugünkü Bakanlar Kuruluna gelmedi ama sonuçta devletin bekası, milli menfaatlerimizin temini, normal zamanda yapamayacağımız, bize güç verecek mekanizma olduğu için olağanüstü halin terör örgütleriyle ve devletin bu tür terör örgütlerinden arındırılması sürecinde bize vereceği destekler göz önünde bulundurularak değerlendirilecektir. Belki önümüzdeki haftaki Bakanlar Kuruluna gelebilir, bu hafta gelmedi."

Kurtulmuş, yeni Kanun Hükmünde Kararnamelere dair bir çalışma olup olmadığına ilişkin bir başka soru üzerine ise, "Yeni kanun hükmünde kararname hazırlıklarımız sürüyor büyük bir kısmı tamamlandı, son rötuşlar yapılıyor ve en kısa zamanda kamuoyuyla paylaşılacaktır." dedi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.