.

Yaşlar yandıysa, düzeltmek boynumuzun borcu

Kurtulmuş, gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya geldi, soruları yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmede b

Yaşlar yandıysa, düzeltmek boynumuzun borcu



Türkiye'nin yoğun bir gündemden geçtiğini anımsatan Kurtulmuş, 15 Temmuz'dan sonra FETÖ ile mücadelenin planlanan şekliyle devam ettiğini vurguladı. Türkiye'nin karşılaştığı heyulanın büyüklüğünün gün geçtikçe daha iyi anlaşıldığını dile getiren Kurtulmuş, bu örgütün devletten arındırılması için çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti.

Hiç kimseye haksızlık yapılmadan bu çalışmaların sürdüğünün altını çizen Kurtulmuş, 115 bin kişi hakkında işlem yapıldığını, haksızlık yapıldığı görülenler hakkında da gerekli çalışmaların olduğunu kaydetti.

- "FETÖ mağdurları ifadesi bir algıdır"

"FETÖ mağdurları" tabirinin bizatihi FETÖ'nün yaptığı algı operasyonunun en önemli araçlarından birisi olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, "FETÖ mağdurları falan yok. Bu memlekette FETÖ'nün mağdur etmeye kalktığı 79 milyon vatandaşımız var. Bu olayı, olayın büyüklüğünü, milleti mağdur etmeye çalışan çetenin tasfiyesi olarak görmek, tanımlamak lazım. Bu süre içerisinde hakikaten bir şekilde yaşlar da yanıyorsa onların da temizlenmesi hükümetin boynunun borcudur. Buna özellikle dikkat edilmesini istirham ediyorum. 'FETÖ mağdurları' ifadesi bir algıdır." değerlendirmesinde bulundu.

- "FETÖ'nün algı operasyonlarına karşı uyanık olmak lazım"

Bir diğer algı operasyonunun ise bu örgütün birtakım sapkınlıkları olduğunu aktaran Kurtulmuş, İslam inancının dışında olan işlerin anlatılarak, bunların sapkın, zavallı bir grup haline indirgenmesini sağlayacak bazı algı operasyonlarına karşı da uyanık olmak gerektiğini vurguladı. Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bu adamların itikatlarının, inançlarının, İslam'ın ana gövdesinden sapkınlıklar taşıdığında kuşku yok. Ama biz sapkın bir dini kültle mücadele etmiyoruz. Sapkın bir dini kültün üzerine oturan, otokritik, askeri bir rejim yanlısı eli kanlı, cani bir terör şebekesiyle ilgili konuşuyoruz. Burada odağı şaşırtmamak, esas itibarıyla bunların Türkiye Cumhuriyeti devletine ve aziz milletimize karşı yapmaya çalıştıkları bu ihanetleri unutturmamak mecburiyetindeyiz. Bu mücadele devam edecek."

FETÖ'nün elebaşı Fetullah Gülen'in iadesiyle ilgili sürece ilişkin de açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

"Hemen 15 Temmuz'un arkasından, Gülen'in iadesiyle ilgili süreçle, bugün arasında bizim açımızdan daha müspet bir gelişme söz konusudur. Belki ABD'de seçim arifesinde olunması, bu konuda siyasilerin daha rahat adım atmasını zorlaştıran bir gelişmedir. Ama Türkiye tezlerini ortaya koydukça, sürekli resmi müzakereler yapıldıkça, heyetle gittikçe, muhataplarımızla konuştukça gelişmeler daha olumlu hale geliyor. Amerika'ya sürekli şunu söylüyoruz, 'Bu adamı ya iade edin ya bu süre içerisinde geçici olarak gözaltına alın.' İadesi, ikili suçluların iadesi anlaşması gereği istediğimiz bir husustur, ikincisi ise yine karşılıklı dostluk ilişkilerinin bir gereğidir. Çünkü adam hala oradan yaptığı açıklamalarla hem kendi örgütünü yeniden konsolide etmeye çalışıyor hem de Türkiye'ye yapılan algı operasyonlarına çok önemli katkılarda bulunuyor. Dolayısıyla tehdit geçmiş değildir. Bu tehdidin bertaraf edilmesi, önlenmesi için geçici de olsa bu adamın gözaltına alınması, Türk-Amerikan ilişkilerini iyiye doğru götürecek bir adımdır."

- "FETÖ ile mücadelede medyaya büyük görev düşüyor"

FETÖ ile mücadelede medyanın da desteğine ihtiyaç bulunduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Hem kamuoyuna FETÖ gerçeğinin ne olduğunu anlatmak bakımından hem Türkiye Cumhuriyeti devletinin, hükümetinin milletin karşı karşıya kaldığı bu büyük saldırının mahiyetinin iyi anlaşılması bakımından burada bir sürekliliğe ihtiyacımız var. Medyanın da bu anlamda mücadeleye katkı sağlaması, Türkiye'nin milli menfaatlerine uygun olacaktır." diye konuştu.

- "Halep ve Musul, DEAŞ ile mücadelenin seyrini belirleyecek"

Irak'taki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, Musul'da şimdiye kadar devam eden operasyonun şeklinin, Türkiye'nin devlet olarak ortaya koyduğu ana çizgilere aykırı olmadığını bildirdi. Kurtulmuş, konuşmasına şöyle devam etti:

"Türkiye'nin oradaki tezi, DEAŞ'a karşı mücadelede Musul, kilit şehirlerden birisi. Bunun ötesinde bölgede kalıcı bir barışın sağlanması için Musul'un durumunun bundan sonraki geleceğinin nasıl şekilleneceği çok önemli. Aynı şekilde Halep. Halep ve Musul, DEAŞ ile mücadelenin bundan sonraki seyrini belirleyecek olan iki şehirdir. Ayrıca bölgedeki dengelerin yerine oturması ya da tam tersine, iyice çivisinin çıkması bakımından da son derece önemli iki sembol şehir. Dolayısıyla Musul operasyonunun doğru, düzgün bir şekilde yapılmasını başından beri ifade ediyoruz. Bizim temel tezimiz şu, bütün bu şehirler, kendi yerel, asli unsurlarının mücadelenin esasını oluşturduğu bir şekilde kurtuluşu sağlanmalıdır."

- "Şii milisler yerine Haşdi Şabi kullanılması daha doğru"

Türkiye'nin, kendisine iletilen davet üzerine gittiği Başika'da yerel unsurları eğittiğini söyleyen Kurtulmuş, tamamıyla Musul halkından oluşan birliğin, Ninova muhafızlarının, peşmergenin içerisinde mücadeleye katıldığını ifade etti.

Bölgede yaşayan bütün farklı unsurların bu bölgenin asli unsurları olduğunu söyleyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"DEAŞ'tan temizliyoruz bahanesiyle bu bölgenin hiçbir kentinde etnik temizlik yapılmamalıdır. İkincisi, hiçbir bundan sonraki gelişme, bu bölgede bir mezhep çatışmasını körükleyecek, derinleştirecek sonuçlar doğurmamalıdır. Medyadan özellikle şunu istirham ediyorum, son zamanlarda kolay söylendiği için hemen oraya kayıyoruz, 'Şii milisler, Kürt milisler.' Çünkü tam da bölgedeki büyük resmi ortaya koymak isteyenlerin istediği şey bu. Eli silahlı grupların ya etnik kökenlerine ya da mezhebi kökenlerine göre isimlendirilmesi. Şii milisler yerine Haşdi Şabi kullanılması daha doğrudur.

Ortaya çıkarılmaya çalışılan mezhep çatışmalarını körükleyici algı oluşturma operasyonların da önünü keser. Bu bölgede Şiiler asırlardır var, Sünniler asırlardır var, Türkler, Kürtler, Araplar, diğer bütün diğer unsurlar asırlardır var. Var olmaya da devam edecek. Musul ile ilgili kırmızı çizgilerden birisi de yeni bir mezhep çatışmasının fitilini ateşleyecek gelişmelerden uzak durulmasıdır. DEAŞ bölgeden uzaklaştırılırken, oraya başka hiçbir terör örgütü ya da hiçbir silahlı grup sokulmamalıdır. Bunun çok hayati bir nokta olduğunun altını çizmek isterim.

Ali Kemal Akan

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
nrg - 2 ay önce
Gerçekten artık bu içine dustugum durum canıma tak ediyor sürekli çıkıp mağdurlar yok bu bir algı deniliyor ben gerçekten magdurum ve bunu çevremdeki herkeste biliyor hiç alakam olmadığı halde açığa alındım ve yıllardır oy verdiğim ilk ve tek parti bunu yapıyor ben kendimi bildim bileli ak parti için oy verdim ailemle birlikte üstelik şimdide yıllarca oy verdiğim savunduğum parti çok sert bir tavır takınıyor hadi bi yanlışlık oldu ins ortaya çıkacak gercekler ve işime dönerim diye umut ederken hergün bir devlet büyüğümüz çıkıp mağdur edebiyatı yapılıyor deniyor ben eğer onları savunup onlar için calistiysam Allah sahidim atın beni yaa yeter artık elinizi vicdanınıza koyarak konuşun resmen yarışa girilmiş yaa kim daha çok işten çıkarılacak diye yine söylüyorum ben eğer onlardan olsam neden son seçime kadar ak parti için oy vereyim onlar iktidar olsun isteyeyim lütfen sesimi duyun mağdurun gercekten
Misafir Avatar
tolga - 2 ay önce @nrg
hala uyu kardeşim kurban seçilmişsin. alınanlaınn çoğu mağdur zaten bunların fetocu metocu aldığı yok fetocular ortada geziyor.ama sana kızmak lazım bide oy vermişsin sen devam et.bak reis mağdur yok diyor. inan sen buna mağdur yok. Allah yok desede zaten inanan 20 milyon çıkar. devam et bas gaza
Avatar
Adalet - 2 ay önce
Yanıyor yaniyor hemde alev alev bakanım yakında sizi de yakar alevi
Avatar
Adalet - 2 ay önce
Sayın editor açığa alanda 3 ay süre var diyorlar dolunca memur hakkı da işlem yapılmadı ise göreve başlar diyor bu konu ile ilgili haber yapsanız
Avatar
Kendi adaletsizliginiz - 2 ay önce
Sapla samani karistirrdiniz bu sureci iyi yonetemediniz.bi cok masumun mazlumun ahini aldiniz.hala da magdur edebiyati deyip duzeltecegiz deyip gecistiriyorsunz..sizi ve sizin gibileri Allah a havale ediyorum..
Avatar
dr# - 2 ay önce
Yorum larım neden yayınlanmıyor
Avatar
Adalet - 2 ay önce
Sakin yanlış anlamayın bakanım mecazi anlamda söyledim zaten aciktayiz başımıza bela almayalım
Avatar
Hemşire - 2 ay önce
Bu yaşadıklarım bence adam öldürmeden cinayetle yargılanmakla aynı ha bir fark var cinayetle yargılansam ifadem alırdı bari kimseye bişeyleri anlatamayabiliriz ama Allah var öyle olmasa 3 ay buişkenceye dayanılmazdı.Allah var gam yok.
Avatar
maras_46 Kahraman - 2 ay önce
sayın editor gecenlerde sağlıkta küçük bir yönetici fetonun baylock programını kullanmaktan acıga alındı. Sonrasında birileri hiç bir kişyi ve ya mağduru kale almadıkları halde neden se bu bayana hepsi birden siper oldular Ankara lara toplu cıkarmalar, Sendikaya milletvekilleri ile randevular kulisler günlerce oralarda kalmalar duydukki kendi adına olan bir hattı baskası kullanmış ve bunu kullanan kabul etmiş. ki kaldıki kullanan kendi de kulllanıyormus 1. sor: bir tanesini daha kabul etse ne cıkar kullanan acısından 2. soru eger bu vatan hainleri basarılı olsaydı bu bayana da gel sen de bizdenmişsin dediklerinde sizce mümkün müydü hayır ben sizden değilim benden habersiz baskası kullanmıs demesi. 3. Ortada bu kadar insan ben bu konuda mağdurm benim ilgim alakam yok demesine rağmen yetkili birilerinin sadece bu bayana kol kanat germesi sadece busahıs içinbu kadar enerji sarf etmesi akıllarda nasıl bir menfaat var sorusu bıraakmaz mı. burdan yönetiilere sesleniyorum adama göregevsemeyin