.

Suriyeli kalp cerrahı, otistik çocuğu için terzilik yapıyor

Türkiye'ye sığınan Suriyeli kalp ve damar cerrahisi uzman Battah, otistik oğlunun özel eğitim imkanını sağlayamasa da ailesinin geçimi için bir tekstil atölyesinde "makineci" olarak çalışıyor.

Suriyeli kalp cerrahı, otistik çocuğu için terzilik yapıyor



 Suriye'deki iç savaş nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalarak önce Lübnan'a, ardından Türkiye'ye sığınan kalp ve damar cerrahisi uzmanı Zaher Battah, mesleğini sürdürme imkanı bulamayınca otistik oğlunun ihtiyaç duyduğu özel eğitim imkanını sağlayamasa da ailesinin geçimi için bir tekstil atölyesinde "makineci" olarak çalışıyor.

Halep Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2006'da mezun olan, Şam Üniversitesi'nde kalp ve damar cerrahisi alanında uzmanlık eğitimi alan Zaher Battah'ın (35) hayatı, milyonlarca Suriyelinin olduğu gibi ülkesindeki iç savaşla alt üst oldu.

İç savaşın ilk alevlenmeye başladığı 2011'de evlenen ve "Enver" adını verdikleri bir çocukları dünyaya gelen Battah, savaşın iyice kızıştığı yıllarda uzmanlık eğitimini tamamlayarak 2014'te kalp ve damar cerrahı unvanı almayı başardı. Savaşın şiddetlenmesiyle ülkesinde kalmalarının ailesi için tehdit olduğunu düşünen Battah, aynı yıl önce akrabalarının bulunduğu Lübnan'a göç etti.

Çocuğunun otistik olduğunu öğrenince Türkiye'ye geldi

Bazı davranış bozuklukları sergilemesi üzerine Lübnan'da başvurdukları çocuk psikiyatristinden Enver'in otistik olduğunu öğrenen Battah, bunun üzerine son yıllarda sağlık ve eğitim alanında önemli ilerleme katettiğini duyduğu Türkiye'ye sığınma kararı alarak geçen yıl İzmir'e geldi.

Battah, oğlu ve eşiyle İzmir'de Suriyeli sığınmacıların yoğun olarak yaşadığı Basmane semtinde iki odalı eski bir ev kiralayarak adım attığı yeni yaşamında ise devam eden pek çok zorluğa göğüs germek zorunda kaldı.

Cerrahlık yapamayınca dikiş makinesinin başına geçti 

Oğlunun otizmin getirdiği zorlukları yenebilmesi için vakit kaybetmeden özel eğitim alarak tedavi görmesi gerektiğinin bilincinde olan Battah, Türkiye'de mesleğini yaparak hem bunu sağlama hem de ailesine iyi yaşam olanakları sunabilme hayali kursa da tıp eğitimindeki denklik sorunu ve yasal mevzuat nedeniyle bunu gerçekleştiremedi.

Ailesinin geçimini ve oğlunun özel eğitim görmesini sağlamak için ne iş olursa olsun çalışması gerektiğini düşünen Battah, bir tekstil atölyesinde makineci olarak çalışmaya başladı.

"Terzilik yapmışım, hamallık yapmışım hiç önemli değil"

Battah, çalıştığı tekstil atölyesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, Lübnan'dan Türkiye'ye gelmesinin tek nedeninin oğlunun burada çok daha iyi imkanlara sahip olacağını düşünmesi olduğunu ifade etti.

Oğlunun mutlaka vakit kaybetmeden özel eğitim alarak tedavi görmesi gerektiğini belirten Battah, mesleğini yapma imkanı bulamayınca yapabileceği başka işlere yönelmek zorunda kaldığını dile getirdi.

Battah, cerrahlık mesleğinin de terziliğin de içinde biçip dikmek olduğu için terziliğe yöneldiğini ve Basmane'deki bir tekstil atölyesinde kendisine iş bulduğunu anlattı.

Ülkesinde aylık 5 bin dolar geliri olduğunu ama burada 800 lira ancak kazanabildiğini ve bunun oğlunun ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini aktaran Battah, şöyle devam etti:

"Terzilik yaparak haftalık 200 lira kazanıyorum, halimize şükür, bizden daha kötü olan Suriyelilerin olduğunu biliyorum. Benim tek isteğim çocuğumun özel eğitim alarak tedavi edilmesi. Bunun için terzilik yapmışım, hamallık yapmışım hiç önemli değil. Otizmli çocuğumun tedavisi için sadece terzilik değil her mesleği yaparım ama oğlum Enver için gerekli parayı kazanamadığım için çok üzgünüm. Doktor bir baba olarak oğluma tedavisi için gerekli parayı kazanamamanın acısını yaşıyorum. Çocuğum hastalığı yüzünden konuşamıyor, insanlarla iletişme geçemiyor. Ben onun ağzından hiç baba kelimesini duyamadım. Bunun ne demek olduğunu biliyor musunuz?"

Zaher Battah, Türkiye'deki yetkililerden mesleğini yaparak ailesine daha iyi koşullar sağlayabilmesine olanak tanımalarını ya da çocuğunun ihtiyaç duyduğu özel eğitim imkanının sağlanması için yardım beklediğini sözlerine ekledi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dr.Meryem - 4 ay önce
bizler yurtdışında, çeşitli ülkelerin tıp fakültesinden mezun t.c. vatandaşı doktorlarız. yıllardır yökün bizlere uyguladığı haksız dayatmalar ve çifte standartlarla mağdur olan hekimleriz. 15.04.2015 tarihinde çıkarılan mevzuatla aynı üniversiteden mezun diş hekimlerine direk denklik verilirken, tıp fakültesi mezunu biz doktorlara seviye tespit sınavı (sts)” adı altında tıpta uzmanlık sınavı (tus)” tabi tutulmaktayız. tus ülkemizde hekim olan ve uzmanlık yapmak isteyenler için uzmanlık alan seçme ve eleme sınavıdır. dünya zorluk sıralamasında 2. sıradadır. dünyanın hiçbir yerinde seviye belirleme sınavlarında yanlış sorular doğru soruları götürmezken, yalnızca yökün çıkarmış olduğu mevzuatla ¼ ü doğru sorulardan çıkarılmaktadır. ayrıca ösymnin kendi hazırlamış olduğu soruların yanlış olması durumunda da bizler için doğru sayılmamaktadır. böyle adaletsiz bir sınav sistemi ile karşı karşıyayız. yapılan sınav denklik sınavı değil tus sınavıdır.
Misafir Avatar
dr.meryem - 4 ay önce @Dr.Meryem
yaklaşık olarak denklik bekleyen 500 t.c. vatandaşı doktor denklik almayı beklemektedir
Avatar
Dr.Meryem - 4 ay önce
devamı...Uzmanlık yerleştirmesinde ölçme sınavıdır. TUS sınavında yurtiçi mezunu doktorlar 45 puan alarak tercih yapabilmektedirler. TUS sınav mantığı denklik sınavının mantığından tamamen farklıdır. Denklik sınavı konusu ve sınav içeriği çekirdek eğitim müfredatına göre belirlenmemektedir. TUS sınavının denklik sınavı yerine kullanılmasıyla mağduriyetler oluşmaktadır.
Ülkemizde yaşanan, vatan hainlerinin sebep olduğu elim ve üzüntü verici olaylardan sonra oluşan doktor açığının kapatılabilmesi ve OHAL kapsamında KHK ile Bakanlıkların yetkili merci olmasıyla yurtdışından mezun T.C. vatandaşı doktorlara denkliklerinin verilmesini ve ülkemiz için hizmete başlatılmasını talep ediyoruz. Saygılarımla.