.

''Sağlık sisteminde Ak Parti eli''

Bundan 10 yıl öncesine kadar, etrafımızdaki her insanın, sonu dram ile biten hastane anıları vardır.

''Sağlık sisteminde Ak Parti eli''



Bundan 10 yıl öncesine kadar, etrafımızdaki her insanın, sonu dram ile biten hastane anıları vardır.

-Kavga edilen yeşil kart, eczane kuyrukları, 25 sayfalık, sağlık karnesi rezaleti, Hastanede rehin kalma mağduriyeti, kapıdaki onca hastaya rağmen, doktorların saat üç dediğinde ‘muayenehanemdeyim, oraya gel’ vs diye çoğaltabileceğim onlarca dramı nasıl unuturuz…

 

O zamanlar daha yeni yetişip geldiğim dönemlerdi; hatırlıyorum da – Keşke hatırlamak mecburiyetinde kalmasaydım – Hastaneye giden hastalar, iyileşmelerinden bile memnun olmazlardı.

Devlet Hastaneleri ve Sigorta hastaneleri ile Numune hastanelerinde, insan onurunu rencide eden olaylar yaşanırdı. Kişiler olarak doktorları suçlamak haddimize değildir. Ancak karmaşa o kadar çoktu ki, doktorlar dahi hatalardan kendilerini kurtaramıyorlardı.

En büyük dram, insanların insan yerine konmamasıydı.

Hasta olan bir kişinin doktordan randevu almaya çalışması ile başlardı dram…

Önce bir tanıdık aranırdı. Kimsenin aklına şu soru gelmezdi; “hastana doktorunun görevi beni tedavi etmektir. Neden tanıdık aramak zorunda kalıyorum?”

Tanıdık üç amaç için aranırdı.

Birincisi, insanca muamele görsün, horlanmasın ve hastane koridorlarında öteye beriye savrulmasın…

İkincisi; Tedavi için uzun gün vermesin. Tedavi sırası gelene kadar hakkın rahmetine kavuşmasın. Sırası gelince de iyi bir tedavi görsün ve gerektiğinde muayenesinden emin olduğu klinik ya da doktorlara sevk etsin. 

Üçüncüsü de hastane doktoru olsa bile sonuçta para ödenecek durumlar vardır. Hiç olmazsa az para ödensin.

Şimdi genç olanlar daha on yıl önce yaşanmış olan bu tür dramlara yabancıdır.

AK Parti’nin insan hayatına direk dokunduğu en radikal kararlardan biridir sağlık sektörüne dokunmuş olması. 

Hastaneler, klinikler, doktorlar, eczacılar, ilaç firmaları ve sağlık sektörünü dolaysız veya dolaylı ilgilendiren bütün kuruluşlara rağmen, sağlık sistemi Avrupa’daki standartları da sollayacak bir düzene girmiştir.

Bizzat birçok doktordan şunu işitmişimdir; “Kişi başına düşen sağlık harcamalarında Avrupa standartlarının çok üzerindeyiz. Yurttaşlarımız, dünyada birçok ülke yurttaşının sahip olamadığı imkânlara sahip olmuş durumdadır.”

Bu benim değil, doktorların yaptıkları araştırmalar sonunda paylaştığı bilgilerdir.

Hastalara gelince… İstatistikî rakamlara girmek ve sizleri boğmak istemiyorum: Kendi çevrenize sorun. Siyasal görüşü ve ideolojisi ne olursa olsun şu tür cevaplar alacaksınız:

“Allah razı olsun, hayatım boyu bu kadar sorunsuz tedavi olmadım…”

“Eğer eski sistem olsaydı, mutlaka şimdiye kadar acı içinde ölmüş olurdum…” (özellikle en çok işittiğim saptamalardan biridir.)

“İnanamıyorum. Sanki hasta değil, banka veya sigorta şirketinin müşterisi gibi ilgi gördüm…”

Buna benzer onlarca değişik ifade... Hepsinin de ortak yanı memnuniyet ifadesidir.

Hastanesini, doktorunu, eczanesini seçen bir sistem…

Bu sistem, artık AK Parti’nin neredeyse devrim niteliğinde almış olduğu radikal kararlar neticesinde hayatımızın bir parçası olmuştur.

Artık karşı devrim bile halkın bu memnuniyetini elinden alamaz.

Bir insanı insan yerine koymak, ona verilen değerin son safhasıdır.

Bu safhanın üstünde başka safha yoktur ve AK Parti o safhanın sathına alıp götürmüştür milletimizi.

AK Parti, insana değer verilen son safhayı milletimize hediye etmiştir; milletimiz de bu hediyeyi yaşam şekli olarak benimsemiştir.

Artık hiçbir yasa hastane önünde insanları değersizleştiremez.

Sahi,  Ak Parti’nin 14 yıllık iktidarlığında sağlık alanında yaptıklarını, bundan 14 yıl önce duysak hangimiz inanırdık? Ve bu icraatlar bir önceki hükümetlerin icraatlarıyla kıyaslanmayacak devrimlerdir…

                                                                                    Sağlıcakla Kalın…

Talat Özyürek / Yazar

info@adanamedya.com


Etiketler; #
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sağlık teknikeri - 7 ay önce
aynen ve daha fazlası ile katılıyorum cok güzel gelişmeler yaşandı ve devrim böyle olur dendi.. last kapitallerere... fakat bu sefer magdur olan kişilerin rolleri değişti.evet sağlık personeli ve dr eziliyor .yıpratılıyor.yaralanıyor ve yeteri kadar maddi anlamda (dr hariç) hakettiği verilmiyor...