'Sağlık Marketi' oluşturacağız

'Sağlık Marketi' oluşturacağız
28 Ağustos 2017 Pazartesi 12:22

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, sağlıktaki yerli seferberliğine yönelik yeni yol haritasını Milliyet'e anlattı. Türkiye'nin sağlıkta yerli sanayiciyi harekete geçirmek zorunda olduğunu belirten Demircan, "Bu adımları atacak kararlılığımız var. Bunun gerekli altyapısını oluşturacağız. Yerli üreticilerimizin tedarik sistemini ayrıca değerlendireceğiz. Bugün pek çok elden ihaleler yapılıyor. Şimdi yeni olarak 'Sağlık Marketi' oluşturacağız. Böylece hem devletin pazarlık gücü artmış olacak hem de tedarik etmekte hastaneler hiçbir sıkıntıya uğramayacak. İlaçların da yerlileşmesi için gayret ediyoruz. Aşamalar halinde ithalden imale geçiş süreçleriyle 6.1 milyar TL'lik ilaçta yerelleşme olacak. Sonunda yerli olacak. Bugüne kadar 2.4 milyar liralık ithal ilacın yerelleşmesi için adım atılmış. Kalan kısmı için de çalışma devam ediyor. 3'te 1 yerli. Ama hedef 100'de 100 yerele ulaşmak" dedi.

Milliyet'i bakanlıkta ağırlayan Bakan Demircan sorularımıza şu yanıtları verdi:

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜMÜN 2. DÖNEMİ: (Sağlıkta öncelikleriniz neler olacak?) Türkiye 2002'den itibaren sağlıkta ciddi bir dönüş yaptı. Türkiye gerçekten hizmetin verilmesi ve hizmetin finansmanı noktasında ciddi bir reform yaşadı. Şimdi bu grafik devam etmeli, hizmetin kalitesinin daha da artırılması lazım. Biz sağlık sektöründe, sağlık biliminde dünya standartlarının önünde gidiyoruz. Bizimle birlikte at başı giden ülke sayısı azdır. Şuanda sağlıkta dönüşümün 2. dönemi. Kaliteyi artırmak, sürdürülebilirliği sağlamak ve standartı daha da yükseltmek. Şehir hastaneleri bunların en önemli örneklerinden biri olacak. Şehir hastaneleri modeliyle biz sağlık hizmetlerini bir level seviye daha yukarıya taşıyacak.

7 YILDIZLI HASTANELER: Türkiye bugüne kadar sağlıktaki tüketim malzemelerini, cerrahi aletleri, cihazları genelde dışarıdan ithal ediyordu. Şimdi sağlıkta şehir hastaneleri modeliyle yeni bir döneme giriyoruz, büyük mekanlar oluşturuyoruz. Şehir hastanelerinde 5 Yıldızlı 7 yıldızlı mekanlar oluşturuyoruz. Bu hastaneleri yüksek standartlı donanımlarla donatacağız.

TIBBİ CİHAZDA YERLİ ÜRETİM: Ama bu hastaneleri donatırken biz istiyoruz ki bu kaynağı Türkiye'nin üretim gücünü harekete geçirmek için kullanalım. Yani, bir ürün bizde üretiliyorsa biz bunun standartını garanti ederek, kendi ürünümüzü kullanalım. Bir başka ürünü de üretemiyorsak dışarıdan alıyorsak, tedarikçiye gel bunu Türkiye'de üret, now-how transfer et, biz hem senden bunu alalım, bizimle burada yerli ortaklıklar kur, hem de dışarıya ihracatta bizim ülkemiz üzerinden destekleyelim. (Yabancı üreticiye yerli teşvik gibi mi olacak? sorusuna) Evet yerli ile birlikte yabancıyı da teşvik edeceğiz. Cihazlarda, medikal aletlerde, sarf tüketim malzemelerinde yerliye öncelik verip, yerlileşmeyi teşvik etmek istiyoruz.

SAĞLIK MARKETİ KURACAĞIZ: Türkiye bu alanda da yerli sanayiyi harekete geçirmek zorunda. Bu adımları atacak kararlılığımız var. Bunun gerekli altyapısını oluşturacağız. Yerli üreticilerimizin tedarik sistemini ayrıca değerlendireceğiz. Bugün pek çok elden ihaleler yapılıyor ama biz bir sağlık marketi oluşturabilirsek, bunun çalışması sürüyor, çok güzel bir gelişme sağlayacağız. Hem devletin pazarlık gücü artmış olacak hem de tedarik etmekte hastaneler hiçbir sıkıntıya uğramayacak. İlaçların da yerlileşmesi için gayret ediyoruz. Aşıda da aynı hedefimiz var. Bizim yerli üretimimiz var. Oran olarak yüksek. Ancak değer olarak yabancıların Türkiye'de üretimini de teşvik ediyoruz.

Sağlık personeline saldırılar: Sağlık personeline şiddet hepimizi derinden üzüyor. Bunun engellenmesine yönelik bir düzenlememiz var. Kamuda saldırıya uğrayan sağlık çalışanlarına hukuki destek sağlıyoruz. Avukatlarını biz veriyoruz. Bu tür saldırılarda bulunanların tutuklu yargılanmasını sağlayan bir yasal düzenleme başladı. TCK ile ilgili bir düzenleme daha yapılması kanaatindeyim. Kanunla düzenleme yapılmalı. Sağlık çalışanına görevi başında saldırıda bulunan kişi tutuklu yargılansın. Hakimin huzuruna çıkıncaya kadar tutuklu kalmalı.

ŞİDDETİN TEMELİ İLETİŞİMSİZLİK: Hekim arkadaşlarımıza söyleyeceğimiz şudur, elbetteki saldırılar kabul edilemez, bunu kınıyoruz. Hekim arkadaşlarımız da hasta yakınlarını iyi bilgilendirmeleri lazım hastalarının sağlık durumuyla ilgili. Ben öyle zannediyorum ki bu tür hadiselerin önemli bir kısmı doğru ve yeterli bilgilendirmemeden kaynaklanıyor, iletişim eksikliğinden kaynaklanıyor olabilir. Karşılıklı çift taraflı. Şunu unutmamak lazım, şifa dağıtan ellere el kalkmamalı.

'Sağlık Marketi' nasıl işleyecek?

Yeni projeye göre tek elden yapılacak ihalelerle yerli üreticiye öncelik sağlayacak "Sağlık Market" sistemi kurulacak. Burada yerli ürünler satılacak. Doktorlar ve hastaneler, yerli ürünlerden oluşan sağlık market kataloguna direkt internetten girip alışveriş yapabilecek. Alınan malzemeler PTT kargo ile alıcıya ulaşacak. Böylece hem bürokrasi azalacak hem de yerli mallar teşvik edilecek. Bu projeyle hem her ildeki hastanenin aynı fiyata malzemeyi alması hem de şeffaflaşma sağlanmış olacak. Hastanelerin yılda 3 milyar liralık 8-10 bin kalem sağlık malzemesi kullandığı düşünülürse proje yerli mallarına büyük destek olacak.

İthalden imale geçiş

MEME KANSERİ HASTALARINA ÇİFTE MÜJDE: Tamoksifen denilen meme ilacı. Bize iki tedarikçi bu ilacı getiriyordu. BiR ingiltere'de üretilen vardı bir de Amerika'da üretilen. İngiltere üretim bandı kapandı. Biz miktarı artırmayı öbür tarafla anlaştık. Geçiş süresi oldu. Şuanda ilaçlar yolda, geldiğinde belki bayram içinde bayram sonrasında hiçbir sıkıntı olmayacak. Bu ilaç yılda 400 bin kutu kullanılıyormuş. Yılbaşından itibaren bir yerli firma meme kanserine yönelik üretim yapacak aşamaya gelecek. 6 ay sonra yerli üreteceğiz, belki ihraç bile edeceğiz.

HEDEF 100'DE 100 YERELE ULAŞMAK: Aşamalar halinde ithalden imale geçiş süreçleriyle 6.1 milyar TL'lik ilaçda yerelleşme olacak. Sonunda yerli olacak. Bir kısmı bizim yerli, yabancı patentli ama Türkiye'de üretilen. Bugüne kadar 2.4 milyar liralık ithal ilacın yerelleşmesi için adım atılmış. Kalan kısmı için de çalışma devam ediyor. 3'te 1 yerli. Ama hedef 100'de 100 yerele ulaşmak. Bir de biz bu yatırımları stratejik yatırım olarak alıyoruz. Bağımlılıktan kurtuluyoruz, dövize bağlısınız, bazı ürünler vardır almıyorum dersiniz, ama bu ilaçtan vazgeçemezsiniz, tam bir bağımlımılık haline bırakıyor sizi ama şimdi Türkiye bunları ithal imale dönüştürürse dövizin cebinde kalacak. Yerli üretimle istihdam da sağlıyorsunuz.

SAĞLIK TURİZMİ YASASI GELİYOR: (Sağlık turizminde ne durumdayız. Açılım olacak mı?) Sağlık turizmine yönelik yeni bir çalışma sürüyor. Yasal altyapısını tamamlamak istiyoruz. Meclisin açılmasını bekliyoruz, mevzuat tamamlandı, Meclis açıldığında gündeme gelecek. Türkiye bunun yasal alt yapısını yapmazsa düzensizlik, kaos içine girer. Güvence olmalı, standart konmalı, karşı taraf da sizden bunu bekler. Buradaki hukuki düzenleme olmadan, bu alanda sağlık turizmde arzulanan düzeye çıkmasını bekleyemeyiz. Kalite ve standartı olacak, kriterler belirlenecek. Hasta buraya geldiğinde neyle karşılaşacağını bilmesi gerekiyor.

'Politik fotoğrafı sıkıntılı'

BENCE FOTOĞRAF ESTETİK DEĞİL: (CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun atletli fotoğrafı): Bence fotoğraf estetik değil. Bizim kültürümüz ve değerlerimizle hoşgörü noktasında sıkıntılı. Kılıçdaroğlu'nun politik fotoğrafı sıkıntılı, Türkiye'nin başına bela olmuş yapının söylemlerini, Türk siyaset sahnesinde dillendirmesi, esas sıkıntı orada. Bu söylem sıkıntılı, bu politik yaklaşım sıkıntılı. Bir muhalefet lideri Türkiye'yi dışarıya şikayet edemez. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Ben esas kötü fotoğrafın bu olduğunu düşünüyorum.

Akşenir'in millette

karşılığı yok

MASKELER DÜŞTÜ: (Almanya'nın FETÖ ve terörle mücadele tavrı): Uzun vadede baktığınızda şaşılacak tarafı yok. Söyleyeceğim şu ki, herkes kendi maskesini çıkardı, maskeler düştü. Türkiye dost ve dost olmayan ayrımını görme imkanı yakaladı. Bunlarla ilişkimiz olacak ama Türkiye üzerindeki bu yaptıkları yanlışları da hiçbir zaman bu millet tarafından unutulmayacak. Türkiye'nin attığı adımlara tahammül edemiyorlar. Burada artık 'ben de varım' diyen Türkiye ile karşı karşıyalar. Bunu istemiyorlar. Güçlü Türkiye'yi gördüler. Yerelleşme, yerli üretimin önünü açma bunlar çok önemli. Bize karşı 50 yıldır AB konusundaki samimiyetsizlikleri de bu şekilde anlaşılmış oluyor.

TÜRKİYE İZİN VERMEZ: (Kuzey Irak'taki referandum çalışmaları): Unuttukları bir şey var, Türkiye bu coğrafyada bin senedir var. Bu coğrafya sıradan bir çoğrafya değil. Türkiye bu coğrafyanın gereğini yerine getirir. Büyük bir millettir, orada yapmaya çalıştıkları yapılanma, coğrafyayı bir kaosa sürüklemek için yapılmak istenen bir yapılanmadır. Ne Kürt kardeşlerimizin ne de başka birinin hakkını savunmak, böyle bir endişeleri yok. O nedenle buna Türkiye asla izin vermez.

AKŞENER'İN ADAYLIĞI: (Meral Akşener'in yeni partisi ve cumhurbaşkanlığına adaylığı): Akşener yıllardır bu işle uğraşıyor. Bizim için karşılığı yok. Siyasette milletin gönlüne girmeyen, milletin değerlerine sahip çıkmayan, hiç kimse başarılı olamaz. Bu apaçık ortada. AK Parti ve liderimiz Recep Tayyip Erdoğan milletin gönlündedir ve milletin değerlerine sahip çıkmaktadır.

Kurban Bayramı uyarıları

UYKUSUZ YOLA ÇIKMAYIN: Bayram tatili uzun olunca tatil ve memleket ziyareti hareketi başlar. Vatandaşımızdan isteğimiz şudur, uykusuz yola çıkmasınlar, kurallara uysunlar, tehlikeli şekilde araç sürmesinler.

BELEDİYE MEKAN SAĞLASIN: Yerel yönetimlerden isteriz ki vatandaşlara uygun kurban kesim mekanları sağlasınlar, hatta kurban kesecek ehil kasaplar sağlasınlar. Yerel yönetimlerimizin bazıları sağlıyor. Sağlamayanlar da yapsınlar istiyoruz. Vatandaşımız, sabırsız ediyor kurbanı hemen kendi kesmek istiyor, sonra acemi kasaplık yapıyor, kendisini yaralıyor.

İŞİ BİLMEYEN BIÇAĞI ALMASIN: (Acemi kasaplara uyarılar) İşi bilmiyorlarsa ellerine bıçağı almasınlar. Hem kurban için hem kendileri için hem de kendi çevrelerinde yardımcı olanlar için tehlikeli bir durum. İşin ehli değillerse, bu konuda gerekli eğitimi almadılarsa buraya girmemeleri lazım.

ACİL OLMAYAN ACİLE GELMESİN: Sağlık hizmetinin özelliği 7/24 hiç durmadan çalışılan hizmet. Nöbetçi ekibimiz tatilini yapamayacak, hizmete devam edecek. Sağlık hizmetlerinin verildiği yerlerde, acillerde gerçekten acil olmayanların acillere yüklenmemeye çalışmasını isteriz.

ETİ DİNLENDİRİP PİŞİRİN: Ayrıca etleri sağlığa uygun şekilde tüketmek, saklamak, hijyene uymak lazım. Etleri dinlendirmeden hemen pişirmemelerini tavsiye ederiz. Sağlıklı bir şekilde saklamalarını isteriz. Çünkü sıcak günlerdeyiz. Ayrıca fazla yememek lazım.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
PERSONEL - 4 hafta önce
Sağlıkta çok güzel adımlar atılacağından eminim. Sayın Bakanımdan tek isteğim aile hekimliği sistemine de el atılması. Acillerde nöbet tutacak doktor yok ancak ASM ler doktor dolu sunulan hizmet yok. Vatandaş mağdur il dışına çıkınca muayenede sıkıntı yaşıyor. Eski sağlık ocaklarımız ne güzeldi tamam belki vatandaş 10 dakika bekliyordu ancak her işini hallediyordu. İstediğin yerde muayeneni oluyordun ilacını yazdırıyordun.
Avatar
Hemşire - 4 hafta önce
Sayın bakanımız göreve geldiği günden beri sağlık çalışanlarının özlük hakları ile ilgili hiç bir şey söylemiyor yıpranma payını geçmişe dönük olarak vermeyi düşünmüyor bu konu da da açıklama bekliyoruz sadece hizmet kalitesinin artması yetiyor mu sayın bakanim sağlıkçının özlük hakları sadece şiddete engel olmak mi daha önce 62 lik torba yasada olan bu ikinci dönüşümün içinde olduğu söylenen yıpranma payı ne olacak ikinci dönüşümün sadece istediklerinizi yapıp görmek istediklerimizini unutcakmisiniz adalet bakanlığı bir günde halletti ya sağlık bakanlığı yıllardır yıpranma payını geçmişe dönük olarak veremedi lütfen caliscana sahip cikin
Avatar
OSMAN - 4 hafta önce
Sağlık marketi fikri çok mantıklı kamuda en zor şey ihale, doğrudan temin. Bunlar hem çok yorucu hemde riskli işler.
Avatar
sağlık marketi - 3 hafta önce
Bu projenin yürütülebilmesi için yasal kamu ihale kanununda düzenlemeler gerekecektir. Düzenli sürdürülebilirliği biraz zor görünüyor. Sebebi ise 81 il düşünüldüğünde her türlü zor şartlar altında malzemelerin posta yoluyla sağlanmasında beklenmedik zorluklar doğabilecektir.