Müezzinoğlu: 1983'te kaçarak Türkiye'ye geldim

1986'da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu hatırlatan Müezzinoğlu, "Ben 14-15 yaşında eğitim amaçlı önce geldim, sonra 28-29 yaşlarında Yunanistan'daki asimilasyon politikaları nedeniyle 1983'te kaçarak Türkiye'ye gelmek durumunda kaldım. 3-4 yıl bu ülkede dünya vatandaşı olarak veya uluslararası tabiriyle Haymatlos olarak ihtisasımı yaptım. 1986'da da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldum" dedi.

Müezzinoğlu: 1983'te kaçarak Türkiye'ye geldim


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Anayasa teklifindeki, sadece Türkiye'de doğan vatandaşların cumhurbaşkanı seçilebilme hakkına sahip olacağına dair madde ile ilgili "Bu ülkenin, bu milletin bir ferdinin cumhurbaşkanın adayı olamaması şeklindeki bir kural, bu milletin anayasasında kanaatim odur ki yer almayacak. Burada bu yeniden değerlendirilecektir, yeniden düzenlenecektir" dedi.

Müezzinoğlu, Tekirdağ'daki bir restoranda düzenlenen yemekte, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, AK Parti ilçe başkanları, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ve muhtarlar ile bir araya geldi.

Bura bir gazetecinin, "Anayasa taslağında, bundan sonra seçilecek cumhurbaşkanlarının Türkiye'de doğmuş olması şartı gibi bir madde var. Bununla ilgili, bir Balkan göçmeni olarak düşünceniz nedir?" sorusu üzerine, Müezzinoğlu, bu maddenin şahsı üzerinden çok gündeme geldiğini söyledi.

1986'da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu hatırlatan Müezzinoğlu, "Ben 14-15 yaşında eğitim amaçlı önce geldim, sonra 28-29 yaşlarında Yunanistan'daki asimilasyon politikaları nedeniyle 1983'te kaçarak Türkiye'ye gelmek durumunda kaldım. 3-4 yıl bu ülkede dünya vatandaşı olarak veya uluslararası tabiriyle Haymatlos olarak ihtisasımı yaptım. 1986'da da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldum" dedi.

Türkiye'nin, milyonlarca insana gönlünü ve bağrını açtığını anlatan Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

"Ben her zaman şu cümleyi söyledim. Bu büyük millet, bağrını yalnız bana değil, Balkanlar'dan gelen milyonlarca coğrafya insanına gönlünü ve bağrını açmış büyük bir millet.Yalnız Balkanlara değil, ister Kafkasya'ya, ister Orta Doğu'ya her tarafa gönlünü de bağrını da açmış büyük bir millet. İşte şimdi Suriye'den yaklaşık 3 milyon Suriyeli'ye ev sahipliği yapıyoruz. Ve yine buradaki arkadaşlarım için söylüyorum, benim sağlık bakanı olduğum dönemde yaklaşık 5-6 ay öncesi rakamlarda 155 bin Suriyeli anne bizim hastanelerimizde doğum yapmıştı. 155 bin Suriyeli çocuk, bizim ay yıldızlı bayrağımızın altında doğdu ve bu ülkede nefes aldı. Bu ülke büyük bir ülke, bu millet büyük bir millet. Gönlü zengin olan, geniş olan bir millet."

Müezzinoğlu, Türkiye'de kariyer anlamında birçok imkana sahip olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Ben bu ülkede vatandaşlık başta olmak üzere hekimlik, hekim olabilme, uzman olabilme, mesleğini yapabilme, mesleğinde saygın olabilme, mesleğinde imkan sahibi olabilme, bütün zenginlikleri bu ülkede ve bu milletin içinde buldum yakaladım. Sonra siyasete girdim, ilçe başkanlığından il başkanlığına, il başkanlığından siyasi partimizin genel başkan yardımcılığına, millet vekilliğinden bakanlığa kadar, bu ülkede şahsım adına rüyamda görsem inanamayacağım bütün zenginlikleri, bütün imkanları bunun içinde itibar ve saygınlık da olmak üzere her türlü imkanı her türlü makamı Allah'a şükürler olsun ki bu millette, bu ülkede, bu bayrağın altında yaşadım. Milletime ne kadar teşekkür etsem azdır. Rabbime ne kadar şükretsem azdır. Ve her zaman duam şudur, ülkem ve milletim adına üstlendiğim sorumlulukların hakkını ve hesabını verebilmeyi Rabbim bana nasip etsin."

- Anayasa teklifi

Yapılması planlanan Anayasa değişikliği ile Türkiye'deki temel sorunlardan birinin çözüleceğini belirten Müezzinoğlu, "Bu anlamda da Milliyetçi Hareket Partisi, başta genel başkanı olmak üzere, parti yöneticilerine ve meclis grubuna da teşekkür ediyorum. Gerçekten milletin temel sorunlarından birini millete götürülmesine aracılık ediyor, yardımcı oluyor. Esasında demokrasinin çok sıradan, çok normal bir örneğini gösteriyor. Yani madem ki burada bir sorun var, bunu millete götürelim" şeklinde konuştu.

Anayasa değişikliği ile ilgili CHP'nin muhalefetini eleştiren Bakan Müezzinoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Ne yazık ki burada anlamakta zorlandığım bir Cumhuriyet Halk Partisi duruşu var. Her zaman olduğu gibi yine milletten korkuyor, milletten kaçıyor ve milleti korkutuyor. Ey CHP, bu millet korkmaz, korkmayan bir millet olduğunu 15 Temmuz akşamı görmeniz lazım. Ne olur siz de bu milletten korkmayın. Cumhuriyetimizin kurucusu diyorsunuz, partimizin kurucusu diyorsunuz, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatında korku diye bir şey yoktur. Hele hele milletinden hiçbir zaman korkmamıştır. Milletine yaslanarak o istiklal mücadelesini vermiştir. Ve o nedenle 'Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir' demiştir. Ama işte bir anayasa değişikliğinin millete gitmesinin önünde şimdi komisyonlarda da dünya kadar atraksiyon yapıyor, dünya kadar bu milletin değerleriyle örtüşmeyen örnekleri sergiliyor."

Müezzinoğlu, Anayasa değişiklik teklifinin bir taslak olduğunu, artılarının ve eksilerinin tartışılarak komisyonda bir düzenleme yapılacağını belirtti.

Sadece Türkiye'de doğan vatandaşların cumhurbaşkanı seçilebilme hakkına sahip olacağına dair bir maddenin yeni anayasada yer almayacağını düşündüğünü ifade eden Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

"Geniş bir coğrafyanın büyük bir milletiyiz. 1989'da Bulgaristan'dan yaklaşık 200 bin soydaşımız geldi. Niye geldi? 'adımızı değiştirmek istiyorlar' dediler, 'çocuklarımızı sünnet ettiremiyoruz' dediler. Tamamen milli, kültürel değerlerini koruyabilmek için geldiler. Şimdi o gün, farz edelim 5 aylık ya da 5 yaşında çocuk buraya geldi, bu gün 35 yaşında, yarın 45 yaşında olacak. Bu ülkenin, bu milletin bir ferdinin cumhurbaşkanı adayı olamaması şeklindeki bir kural, bu milletin anayasasında kanaatim odur ki yer almayacak. Burada bu yeniden değerlendirilecektir, yeniden düzenlenecektir. Çünkü biz çok geniş bir coğrafyanın mirasçıları bu coğrafyanın dışında kalmışlar. Ve dolayısıyla bu insanların yarın ülkemize gelip de ayrıcalıklı bir statüde kendilerini hissetmelerini bu millet zaten bugüne kadar fiili olarak hiç göstermemiştir. Bunu anayasaya koyarak da bu şekilde değerlendirme yapılmayacaktır kanaatindeyim. Bunu partimizin MYK'sı, MHP ile de görüşerek bir çözüm mutlaka üreteceklerdir kanaatindeyim. Burada bu konunun benim adım üzerinden gündeme gelmesini de açıkçası doğru bulmuyorum. Ama o yaklaşık 1 milyona varan, bugün Türkiye'deki bu tür vatandaşlarımızın temsilcisi olarak benim gösteriliyor olmam da onların bu konuyu gündeme getirmelerini kolaylaştırıyor. Ama TBMM bu milletin meclisi. İnanıyorum ki bu millete yakışan şekilde komisyonda değerlendirmesini yapacak ve inşallah yine mecliste gerekli değerlendirmelerden sonra da milletimizin huzuruna gelecektir. Bu milletin anayasasına, bu milletin değerleriyle örtüşmeyen herhangi bir madde orada kolay kolay yer almaz diye düşünüyorum."




Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.