.

'Kamu yönetimindeki verimsizliği ortadan kaldırmamız lazım'

Bakan Ağbal, "Ne yapıp edip, kamu yönetimindeki verimsizliği,bürokrasiyi ortadan kaldırmamız lazım" ifadelerini kullandı.

'Kamu yönetimindeki verimsizliği ortadan kaldırmamız lazım'



Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) "Genişletilmiş Başkanlar Kurulu" toplantısına katılan Ağbal, son süreç dikkate alındığında, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırım sürecinin hem zaman olarak yavaşlayacağını, hem de başta gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere Fed'in finansal piyasalardaki kırılganlıkları dikkate alacak bir para politikasını izleyeceğini söyledi.

Ağbal, Fed'in bu kararının özellikle gelişmekte olan piyasalarda hem kırılganlığı azalttığını hem de beklentileri olumlu yönde etkilediğini dile getirerek, özellikle Türkiye'nin olumlu yönde etkilendiğini aktardı.

Sunumunda Çin'de yaşanan gelişmelere de değinen, global kriz sonrası ülkenin büyüme dinamiklerini dış talepten iç talebe kaydırdığına işaret eden Ağbal, "Çin global koşullar içerisinde büyümesini sürekli kılacak tedbirler alma yoluna gitti ama bu dönüşüm sancısız değil. Bugün aldığı kararlarla süreci yönetmeye çalışıyor fakat herkes biliyor ki, Çin'deki büyüme oranları eskisi gibi olmayacak" değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Ağbal, iş gücü piyasasında yüzde 10'lar civarında bulunan işsizlik oranını aşağıya çekecek tedbirler alınmasının önemine vurgu yaptı. İş gücü piyasasındaki katılıkların, Türkiye ekonomisindeki değerlendirmelerde öne çıkan faktörler arasında olduğuna dikkati çeken Ağbal, şunları kaydetti:

"En son Komisyondan geçip Genel Kurula gelen bir yasamız var. İnşallah Genel Kurulda yapılan görüşmelerden sonra, esneklik noktasında söz konusu yasanın çıkması Türkiye için önemli bir kazanım olacak. Ardından kıdem tazminatı düzenlemesi yapma ile ilgili olarak, hükümet programımızda açık bir hedefimiz var. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor.

Kıdem tazminatı düzenlemesi bize göre hem işveren açısından, hem de çalışan açısından son derece olumlu, son derece yapısal bir çözüm. Mevcut sistem ne işveren için ne de kayıtlı çalışanlar için sürdürülebilir bir sistem değil. Ne yapıp edip, kıdem tazminatı düzenlemesini yapmamız lazım. Kimsenin kıdem tazminatı üzerinden yanlış bir anlayış üreterek, bu yapısal çözümün önünde engel oluşturmamasını temenni ederiz. Bu konuda da iş aleminin gerekli duyarlılığı ve desteği göstereceğine inanıyoruz."

-" 9 yıldır Maastricht kriterlerinin altındayız"

Türkiye'nin önemli konularından birinin de cari açık olduğunu dile getiren Ağbal, petrol ve emtia fiyatlarının gerilemesiyle 32 milyar doların altına inen cari açığın Türkiye ekonomisi için önemli bir kırılganlık konusu olduğunu anlattı.

Ağbal, cari açığın aşağı çekilmesi için mutlaka ekonominin yapısal dönüşümüne ilişkin reform niteliğinde önlemler alınması gerektiğini ifade ederek, yapısal dönüşümün meydana gelmesi halinde cari açığın kalıcı şekilde çözülebileceğini dile getirdi.

Maliye politikasında gelinen noktalardan da bahseden Ağbal, maliye politikasında ulaşılan seviyeleri şu şekilde aktardı:

"Bütçe açıklarında tarihi seviyelerde aşağılara geldik. 2016 yılı için öngördüğümüz bütçe açığı yaklaşık yüzde 1,3. 2015 yılını yüzde 1,2 ile kapattık. Bir çok ülkenin gıpta ederek baktığı, takdir ettiği bütçe açığı seviyelerindeyiz. 2004 yılında, 2005 yılında 'Biz de bir gün Maastricht kriterlerini yakalayacağız' diye ifade ederdik, 9 yıldır bütçe açığı noktasında AB Maastricht kriterlerinin altındayız.

Yüzde 3 olan bu oranı, yüzde 3, yüzde 2 oranında realize etmiş durumdayız. Bu rakam bizim ekonomide güçlü yanlarımızdan birini oluşturuyor. Bu gelişmeler borcun milli gelire oranında da iyİleşmeleri beraberinde getirdi. Türkiye bugün kamu borcunun milli gelire oranında takdir edilecek noktada. İnşallah 2018 itibarıyla hedefimiz yüzde 29 civarında."

-"Bilirkişilik alanında reform hazırlığı var"

Faiz harcamalarından elde edilen tasarrufun Türkiye'nin uzun vadeli büyüme noktasını öne çekecek faktörlere ayrıldığını belirten Ağbal, ulaşım, eğitim, sağlık alanında yapılan yatırımlar hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Ağbal, orta vadeli görünüme bakıldığında hükümetin önemli bir reformu hayata geçirdiğine dikkati çekerek, seçim beyannamesinde belirlenen 6 reform alanından söz etti.

"Hepimizin hukuk reformuna o kadar çok ihtiyacı var ki" diyen Ağbal, şunları kaydetti:

"Hukukta eğer adalet erken tecelli ediyorsa, yargı işliyorsa, kurallar berrak ve netse, mahkemeler kararını verirken evrensel hukukun gereklerini yerine getiriyorsa, hukuk işliyorsa o zaman o ülkede yatırım ortamı da iyileşiyor. Dolayısıyla buradaki katılımcıları ilgilendiren boyutuyla baktığımda, özellikle iş hukukunu ilgilendiren çok sayıda dava var. İş hukukunda yapacağımız yasal düzenlemelerle, özellikle iş gücü maliyetleri üzerinde oluşturulan bu belirsizlikleri ortadan kaldırmamız lazım.

Yine yatırım ortamının önünde engel oluşturan uzun yargılama süreçlerini mutlaka aşağı çekmemiz lazım. Adalet Bakanlığımızın bu konuda çok kapsamlı çalışmaları var. Hukuki uyuşmazlıkların yargıya gelmeden farklı yöntemlerle, uluslararası normlara uygun çözülmesi kapsamında yasal çalışmaları var.

Bir bilirkişilik müessesesi var, hepimiz şikayet ederiz. İnşallah çok yakında bilirkişilik alanında bir reform hazırlığı var. Tüm bu reformlar hayata geçtiğinde hukuk alanında karşılaştığımız sorunların üstesinden geleceğiz."

-"Vergiyi dolaysız vergilerden toplamamız lazım"

Eğitim alanında yapılacak reformlar konusuna da değinen Ağbal, eğitim erişiminin ve kalitenin artırılması konusundaki çalışmaların da gündemde olduğunu, çıraklık, staj ve mesleki eğitim konusunda özel sektörün işin içinde daha fazla olmasını sağlayacak çalışmaların yapılmaya devam edeceğini aktardı.

Bakan Ağbal, "Ne yapıp edip, kamu yönetimindeki verimsizliği, bürokrasiyi ortadan kaldırmamız lazım" ifadelerini kullandı. İşlem süreçlerinin kısaltılması, gereksiz yetkilerin, aynı yetkinin farklı kurumlarda bulunmasına imkan veren yetki düzeninin ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizen Ağbal, daha sade ve daha hızlı çalışan bir kamu yönetiminin inşa edileceğini söyledi.

Kamu maliyesinin kalitesinin de artırılması gerektiğine dikkati çeken Ağbal, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kamu gelirlerinin daha fazla dolaysız vergilerden elde edilmesi, dolaylı vergilerin aşağı çekilmesi lazım. Damga Vergisi bu dünyaya ait değil eski dünyanın vergisi. Dolaylı vergilerde, işlem vergilerinde işletmeyi o işe girişmekten alıkoyan, kayıtlılıktan alıkoyan uygulamalar var. Bunlarla mücadele etmemiz lazım. Vergiyi dolaysız vergilerden toplamamız gerek.Hepimiz ne kadar kazanıyorsak, o kadar vergi ödediğimiz bir düzeni yakalarsak, o zaman Türkiye'de her şey yoluna girecek.

Kimseden bir kuruş fazla vergi istemiyoruz. Mükellef kazancına göre ne kadar vergi vermesi gerekiyorsa o kadar vergi vermeli. Vergi denetiminde mükellefin üzerine gri alanlardan gidip, mevzuatın belirsiz olduğu alanlarda mükellefin aleyhine yorum yaparak 'burada vergi vardır' anlayışını kökten ortadan kaldırmamız lazım. Bizim vergi denetiminde, mutlaka vatandaşın gönüllü uyumunu destekleyecek vergi iklimini üretmemiz lazım."

Eda Fatma Topçu


Etiketler; #
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
araştırmacılar - 9 ay önce
il sağlık müdürlüğü bünyesindeki araştırmacılar çok verimli şekilde yatıyorlar,hepside 50 yaş üstü ye kürküm yat kürküm