.

FETÖ, GATA'nın her kademesini işgal etmiş

15 Temmuz sonrası kapatılan GATA hastaneleriyle ilgili tartışmalara Sağlık Bakanlığı hazırlanan bir raporla cevap verdi. Raporda, FETÖ'nün her kademesini işgal ettiği hastanelerin rapor verme kurumuna dönüştüğü belirtilirken, "Tek seçenek kapatmak oldu" denildi.

FETÖ, GATA'nın her kademesini işgal etmiş



Darbe girişimi sonrası FETÖ'nün askeri okul, hastane ve kurumlarda kontrolü ele geçirdiği ortaya çıktı. TSK'daki FETÖ temizliği kapsamında askeri okullar ve hastanelerin kapatılarak sivilleştirildi. Sağlık Bakanlığı'nın GATA hasteneleriyle ilgili yaptığı kapsamlı çalışma ve hazırlanan raporlar, neden değişikliğe ihtiyaç duyulduğuna açıklık getirdi. İşte o çalışmadan önemli bölümler: Askeri hastanelerin kapatılması için en geçerli neden hasta sayısının ortopedi ve psikiyatri branşları dışında kapasitesinin aşırı düşmesi. Erler, askeri personel ve aileleri, sivil hastanelere başvurabildiği için askeri hastanelere sevkler azaldı. Erlerde 'askere gittiğim de tedavi olurum' bilinci sona erdi. 18 yaşına kadar sağlık güvencesi olması nedeniyle erler askere gelmeden tedavi oluyor, yoklama döneminde önceye oranla sivil hastanelerden daha fazla rapor alıyor.

REKABET EDEMEDİLER

Hasta sayısının düşmesinin diğer bir yansıması da bilimsel çalışmalar konusunda oldu. Önemli düzeyde olgu serileri çıkarılamadığından Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastaneleriyle rekabet etmek güçleşti. Branşında isim yapmış hocaların çoğu özel kurumlara geçti. Askeri hastaneler, 'askeri sağlık kurulu raporu hazırlama merkezleri' olmaya başladı. Ağırlıklı olarak üniversite sınavıyla GATA Tıp Fakültesi'ne girildiği için diğer birimlere kıyasla sağlık sınıfına paralel unsurlar daha kolay yerleşti. TSK'ya girecek ve kendilerinden olmayan askeri personeli elemenin en etkili yolu sağlık muayeneleri olduğu için örgüt GATA'da örgütlendi. GATA'da paralelci olmayanlar istifaya zorlandı yerlerine örgüt üyeleri getirildi. Bu nedenler rehabilite imkansız hale geldi, kapatmak en etkili çözüm oldu.

İMKANLAR YETERSİZ

Bu hastanelerde fiziki imkanlar Bakanlığın kriterlerinin çok altında. Odalarda yatak sayısı fazla. Hasta sayısı düşük. Emekli ve görevde olan general ve amirallerin kendisi ve aileleri A poliklinikleri ile özel odalarda VİP hizmet sunulması, diğer personelde memmuniyetsizlik oluşturdu. Askeri hekimlerde sivilden farklı olarak performanstan etkilenmeyen garanti bir maaş söz konusu. Çalışmanın bir getirisi olmadığından çalışmayan büyük bir grup mevcut. Askeri ve GATA'larda bir çok branş hekimi olmadığından yeterli hizmet üretilmiyor. Hastalar sivil hastanelere sevk ediliyor. Sivil hastanelerde tıbbi cihaz temini daha hızlı. TSK hastanelerinde alınacak cihaz için şartname hazırlanması ve ardından gelen alım aşaması uzun bir süreç. Alım tamamlanana kadar cihazın teknolojisi eskiyor.

ASKERE DE POLİS MODELİ OLABİLİR

Sağlık Bakanlığı'nın tespitlerinde askeri hastanelerin kapatılması durumunda karşılaşılacak sıkıntılar ve çözüm önerilerine de yer verildi: Askerliğe uygunluk raporu, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'ndeki maddelere göre veriliyor. Rapor vermek için asker veya sivil hekim olmanın avantajı ya da dezevantajı bulunmuyor. 'Polis olabilir raporu' veren bakanlık hastaneleri, asker adayları için benzer rapor verebilir. Bu konuda her şehrin en büyük eğitim ve araştırma hastanesinin görevlendirilmesi, raporları onaylamak için MSB de bir kurul oluşturulması planlanıyor.

HARP CERRAHİSİNİN ÜSTÜNLÜĞÜ YOK

GATA'ların Sağlık Bakanlığı'na devredilmesi kararına en büyük itiraz savaş ya da çatışmada yaralanacak askerlere müdahalenin özel ihtisas gerektiği yönünde oldu. Bakanlığa göre bu itiraz yersiz. Çünkü savaş halinde tüm sivil hekimler silah altına alınacağı için bu konuda sıkıntı yaşanmayacak. Suriye'ye yakın illerde sağlık bakanlığı hastaneleri yaralanmış olarak gelen mültecilere müdahale ediyor. Oldukça iyi bir sınav veriyorlar. Harp cerrahisi açısından askeri hekimlerin bir üstünlüğü yok.

Kaynak: Karar Gazetesi

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Att - 2 ay önce
Baştan sona doğru bir tespit.