.

Baydemir: Ambulansa Ateş Edenin Allah Belasını Versin

Baydemir: Ambulansa Ateş Edenin Allah Belasını Versin

Baydemir: Ambulansa Ateş Edenin Allah Belasını Versin



 Cizre'de bir apartmanın bodrum katındaki yaralıların ve cenazelerin alınması için açlık grevine başlayan HDP Milletvekili Osman Baydemir, "Ambulansa kim ateş ediyorsa Allah onun belasını versin." açıklamasında bulundu.

AÇLIK GREVİNE BAŞLAYAN VEKİLLER KONUŞTU

Şırnak'ın Cizre ilçesinde bir evin bodrum katında, aralarında yaralıların da bulunduğu belirtilen 28 kişinin ambulansla alınması için İçişleri Bakanlığı'nda açlık grevi başlatanHDP Grup Başkanvekili İdris BalukenAdana Milletvekili Meral Danış Beştaş ve ŞanlıurfaMilletvekili Osman Baydemir, Meclis grup toplantı salonunda basın açıklaması yaptı. Baluken, 7 gündür insanlık trajedisi yaşandığını ve 28 kişiden 6'sının yaşamını yitirdiğini söyledi. İçişleri Bakanlığı'nda 3 gündür açlık greviyle birlikte saatler süren görüşmeler gerçekleştirdiklerini ancak yaralıların ve cenazelerin alınması için samimi bir girişim olmadığını aktardı.

"NAKİLLERİYLE İLGİLİ SAMİMİ BİR ÇABA GÖRMEDİK"

Baluken, "Şu anda Ferhat Karaduman adındaki bir genci bağırsak yaralanması nedeniyle şuur kaybı aşamasına geçtiği bilgisini edindik. İçişleri Bakanlığı'nda görüşmeleri yaparken 2 yaralının yaşamını yitirdiğini öğrendik ve muhataplara anında ilettik. Bir an önce müdahale edilmemesi durumunda her geçen dakikada ölüm haberi geleceğini söylememize rağmen hastaneye nakilleriyle ilgili ortaya konmuş başarılı samimi bir çabayı karşımızda görmedik. 13 yaşındaki Veli Çiçek'in de sağlık durumu ağırlaşacak şekilde yaşam mücadelesi veriyor" diye konuştu.

"YAPAY ÇATIŞMA MİZANSENİ YARATILIYOR"

Yaralıları almaya giden ambulanstaki sağlık görevlileriyle telefon aracılığıyla canlı olarak görüştüklerini ve 11 kez engellendiklerini vurgulayan Baluken, şunları söyledi: "Her ambulans hareket ettiğinde yapay bir çatışma mizanseni yaratılarak ambulansa yönelik öldürücü müdahaleler yapılıyor. Yaralıların hastaneye nakledilmesi cenazelerin teslim edilmesi engelleniyor. Tek bir Sağlık Bakanlığına bağlı ambulans yok. O ambulanslar olay yerinin 1 km ötesinde beklemekte. Yaralıların yürüyerek gelmesi durumunda hastaneye nakledebilecekleri söyleniyor. AKP bir haftadır insanlığa karşı işlemiş olduğu suçu örtbas etmeye yönelik büyük bir algı operasyonuyla bu işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. En ağır savaş koşullarında bile yaralıların beklediği yerler bir insani koridor açma imkanları vardır. Heyet olarak tekrar İçişleri Bakanlığına gideceğiz. Bu sabah ilettikleri şekilde oraya ambulansların gitmesine müsaade etmeseler bile bugün Cizre'deki ambulanslar o yaralıları almak için belli saatten sonra tekrar hareket etmeye başlayacak. Yaralıları almaya giden ambulansın üzerine 11 kez ateş açılmak civarda çatışma mizanseni yaratılarak geri çevrildiler. Sağlık çalışanları tehdit edildiler"

"SÖYLEM VE UYGULAMALAR ÖRTÜŞMEMEKTEDİR"

HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir ise aralarında ölü ve yaralıların da bulunduğu belirtilen 28 kişinin 'vahşet bodrumu'nda mahsur kaldıklarını söyleyerek "Su yok, yiyecek yok, eksi 19 derecede binanın sağına soluna üstüne kurşunlar yağıyor. Bu tablo içinde bizim duruşumuz ulusal hukukun gereğinin yerine getirilmesidir. Ankara'daki devlet ve Cizre'deki devlet ayrı devletler midir? Çünkü söyleme ve uygulamalar birbiriyle örtüşmemektedir. Cizre'deki devlet kudretini haşmetini öfkesini gaddarlığını bodrum katında yaşam mücadelesi veren silahsız yaralı 22 insan üzerinden yürütüyor.

"AMBULANSA ATEŞ EDENİN ALLAH BELASINI VERSİN"

Bu noktada bizde samimiyet çağırısında bulunuyoruz. 11 kez belediyeye ait ambulans yaralıları almak için girişimde bulundu ve engellendi. 50 metre kalmıştı son girişinde ambulansın. Ölümden daha acı bir uygulamayla Kürt halkı Cizre'de karşı karşıyadır. Oradaki halk yaralısını götürmek için 112'yi, 155'i arıyor. Anayasa mahkemesine başvuruyor. Bütün kapılar duvara dönüşüyor. Belediyenin ambulansının girmesine izin verilmiyor. Ambulansa kim ateş ediyorsa Allah onun belasını versin. Sağlık görevlisine kim ateş ediyorsa Allah onun belasını versin" ifadelerini kullandı.

"BİZANS OYUNUNDA ARTK VAZGEÇİLMESİ GEREKİYOR"

Belediyenin ambulansına yaralıları almaya giderken ateş edildiğini öne süren Baydemir, şöyle dedi: "Tavşan kaç tazı tut politikasından vazgeçilmelidir. Ambulans gidiyor ateş ediliyor. Bizans oyunundan artık vazgeçilmesi gerekiyor. Mevzu bahis insan hayatıdır. Mecliste bunlar ürperti yaratmıyor. Kürt halkının ruhunda açılmış büyük yaralara yol açıyor. Bu büyük yarayı tamir etmek kolay olmayacak öyle. Bu yara daha fazla derinleşmesin diye HDP'nin çığlığı. Savaş çözüm değildir. Silah çözüm değildir. Sabah 09.00 ve 16.00 arası ambulansın 11 kez gidip gelmesi MOBESE tarafından kayıt altındadır. Nereden ateş açıldığı kayıt altındadır. 500 metrekarelik bir alanın ortasındaki binanın bodrum katından bahsediyoruz. Ambulansın varması 5 dakikayı bulmaz. Yaralıların taşınması ve çıkarılması yarım saati bulmaz. Bu vahşetin toplumumuzun vicdanında yaratacağı tahribat Diyarbakır zindanı vahşetinin yarattığı tahribattır. Gelecekte o kadar problem oluşturucudur"

"SONUÇ ALINMAZSA GREV BÜYÜYEREK DEVAM EDECEK"

Yaralıları almak için yaşam koridoru açılmazsa açlık grevinin büyüyerek devam edeceğini söyleyen Baluken, "Bu konuda sonuç alınmazsa bir yaşam koridoru açmaktan hala aciziz yaklaşımı içindelerse açlık grevimiz büyüyerek boyutlanarak devam edecektir. Ambulans hareket ettikten sonra biz ambulanstaki sağlık memuru arkadaşlarla canlı telefonbağlantısı yapıyoruz. 11 kez silah sesi yokken çatışma patlama yokken ne hikmetse ambulanslar kontrol noktasına ulaştığı anda engelleniyorlar. Bakanlık talimatı bizi bağlamaz diyorlar. İçişleri Bakanlığından en üst düzey yetkili orada engelleyen kişiyi biz bakanlık talimatlarını dinlemiyoruz diyorlar. Birden bire ateş açılıyor mizansen yapılıyor. Sıcak temas var ambulans geçemez deniliyor" açıklamasında bulundu.

"ORADAKİ ARKADAŞLARIMIZIN TAMAMI SİVİLDİR"

Bir gazetecinin "Acaba bu 28 kişi içinde PKK'nın üst düzey birisinin olduğu mu düşünülüyor?" sorusu üzerine İdris Baluken, şu yanıtı verdi: "Bu yönde hiçbir bilgi yok. Oradaki insanların tamamı sivil ve yaralı haldedir. Hekim olarak söylüyorum yaralı bile olmayan varsa 5 gün boyunca tek damla su alamadığı için şu anda ölümün sınırına gelmiştir. Orada sanki farklı bir durum varmış algısı yaratma bu meseleyi çözmek istememenin kamuoyuna aktarışmış şekildir. Oradaki arkadaşlarımızın tamamı sivildir. Tamamı ağır sağlık sorunları ve silah yaralanmasıyla yaşam mücadelesi veriyorlar. Hastaneye nakledilmeleri devletin sorumluluğu altındadır.

"YARALININ KİMLİĞİNE BAKMADAN YARDIM ETMELSİNİZ"

Velev ki orada aranan biri olmuş olsa bile bir insan yaralı halde sağlık müdahalesine ihtiyaç duyacak şekilde yaşam mücadelesi veriyorsa sizin orada herhangi bir yargılama yapma yetkiniz yoktur. Siz o yaralının kimliğine bakmadan o insanın bir an önce devlet olarak hastaneye ulaştırmak zorundasınız. Sağlık müdahalesini ona yapmak zorundasınız. İsnat edilen suçla ilgili bir durum varsa bu müdahaleler yapıldıktan sonra yaşam güvencesi sağlandıktan sonra ilgili yargı birimleri tarafından yürütülecek süreçlerdir. Oradaki güvenlik, kolluk güçleri, bakanlık yetkilileri oradaki insanlar hakkında herhangi bir hüküm verecek pozisyonda değiller"

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.