.

Akdağ: Şehir hastaneleri için 18 projenin sözleşmesi yapıldı

Eskişehir Şehir Hastanesi için Akfen İnşaat, Türkiye İş Bankası ve Garanti Bankası arasında gerçekleştirilen proje finansmanı imza töreninde konuşan Akdağ, şehir hastaneleri anlamında şu anda 18 projenin sözleşmesinin yapılmış durumda olduğunu, birçoğunun da inşaatına başlandığını bildirdi.

Akdağ: Şehir hastaneleri için 18 projenin sözleşmesi yapıldı



Eskişehir Şehir Hastanesi için Akfen İnşaat, Türkiye İş Bankası ve Garanti Bankası arasında gerçekleştirilen proje finansmanı imza töreninde konuşan Akdağ, şehir hastaneleri anlamında şu anda 18 projenin sözleşmesinin yapılmış durumda olduğunu, birçoğunun da inşaatına başlandığını bildirdi.

Akdağ, Mersin ve Yozgat şehir hastanelerini bu yıl içinde hizmete açacaklarını belirterek, işin içine özel sektörün dinamizmini katınca bu ortaklığın hızlı ilerlemesinin sağlandığını kaydetti. Bu yatırımları 2017-2018 gibi hizmete alacaklarını bildiren Akdağ, "İnşallah 2020'ye kalmayacak." dedi.

Yeni projeleri olduğunu ifade eden Akdağ, "Sözleşme tarihlerindeki bedelleri itibariyle toplamda 18 yatırımın bedeli 19 milyar 929 milyon lira. Bu hastanelerde 8 milyon 262 bin metrekare kapalı alan, 27 bin 911 de yatak kapasitesi olacak." diye konuştu.

Önlerinde sözleşme bekleyen hastaneler, Yüksek Planlama Kurulunda bekleyen projeler bulunduğunu, bunlarla toplamda 41 bin yatak kapasitesine ulaşılacağını bildiren Akdağ, sağlığın ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.

- "Riski özel sektör üstleniyor"

Recep Akdağ, kamu-özel sektör iş birliği projelerine değinirken, "Biz yükleniciye 25 yıl boyunca ödeme yapıyoruz. Riski özel sektör üstleniyor." dedi. Bu modelin iyi anlaşılması gerektiğini, buna karşı çıkanların olduğunu belirten Akdağ, sürecin iyi yönetilmesinin önemini vurguladı.

Akdağ, Türkiye üzerinde başta Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) oynadığı oyunlar olmak üzere birçok terör örgütünün emelinin Türkiye ekonomisini sanki geriye gidiyormuş gibi gösterme çabası içerisinde bulunduğunu ifade ederek, "Aslında bu durum, bu ve benzeri toplantılarda tamamen çürütülmüş oluyor. Sonuçta bankalar büyük bir sermayeyi özel sektöre verdi ve bu sermayeyle Türkiye'de yatırımlar yapıldı." diye konuştu.

Binali Yıldırım'ın yatırımcı bir başbakan olduğunu, bu nedenle kendilerini çok güçlü hissettiklerini belirten Akdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Geçmişte konuşulurdu, 'Falanca devlet hastanesi aynı özel hastane gibi olmuş'. Biz bu projelerde şunu söyleteceğiz; 'Geçen gün özel bir hastaneye gittim, aynı şehir hastanesi gibi, bayıldım'. Kamuoyuna bunu söyletmeye kararlıyız. Çünkü bu hastaneler sadece maddi gücü olana değil, Türkiye'nin en yoksul insanlarına, herkese sağlık hizmeti verecek. Bu tür hastaneler, AK Parti hükümetlerinin, sayın Başbakanımızın, sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonunun nişaneleri olacak."

- "Bu hastaneler aslında şehirlerin çok uzak yerlerinde değil"

Sağlık Bakanı Akdağ, bu tür projelerde ev sahibinin sorumluluğunun yüksek olduğunu, sonuçları görerek ödeme yapacaklarını belirterek, kamunun bu konuda avantajlı olsa da özel sektörün de avantajı bulunduğunu, özel sektörün de bu şekilde büyük projeler gerçekleştirebildiğini söyledi.

Akdağ, Türkiye'de bu tür projeleri alan firmaların yarın yurt dışında da birçok projeye imza atabileceğini ifade etti.

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Akdağ, şehir hastanelerinin kentlerin çok uzak yerlerinde olmadığını, bu hastanelerin yollar itibarıyla şehrin kolay ulaşılabilir yerlerinde bulunduğunu, bu konuyu önemsediklerini söyledi.

Akdağ, şehir merkezinde gibi görünen ve küçük alanlara sıkışmış hastanelere ulaşımın bugün trafikten dolayı çok zor olduğunu, bu hastanelerin mutlaka ana hatlara, yerine göre metro istasyonlarına yakın düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

SGK'nın bu hastanelerde herhangi bir fark alıp almayacağının sorulması üzerine Akdağ, "SGK ya da vatandaş açısından bu hastanelerin diğer kamu hastanelerinden hiçbir farkı olmayacak. Tek farkı, vatandaşların çok daha iyi şartlarda hizmet alması." dedi.

Akdağ, formunu nasıl koruduğuna ilişkin soru üzerine de, "Ben hiç de formumda değilim. İtiraf ediyorum, daha önce de itiraf ettim. 10 kilo vermeye karar verdim 4 Ekim'de... 1,5 kilo verdim, 4 ay içinde 10 kilogram vereceğim. Verilebileceğini topluma göstermem lazım, tabi önce kendi sağlığım için..." şeklinde konuştu.

Sümeyye Dalkılınç
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.