.

2016 Berat Kandili Hangi Güne Denk Geliyor? Berat Kandilinin Anlam ve Önemi (FAZİLETİ) Nedir?

Beraat gecesinin fazileti ile ilgili olarak da İslamiyetin nebisi Muhammed adına rivayet edilen birkaç hadis bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesinde

2016 Berat Kandili Hangi Güne Denk Geliyor? Berat Kandilinin Anlam ve Önemi (FAZİLETİ) Nedir?



Berat gecesi, tefekkür, tezekkür ve yenilenme gecesidir. Berat; kırılan kalpleri onarma, dargınlık duvarlarını yıkma, kin, nefret ve intikam duygularını aşma günüdür. Yüce Yaradan’ın affına erebilmek için yaradılanı affetme günüdür. Berat; bizlere her türlü şer, kötülük, zulüm, haksızlık ve adaletsizlikten beri olmayı, onlardan teberra ederek uzak kalmayı öğretir. 2016 Dini Günler takvimine baktığımızda Berat Kandili 21 Mayıs 2016 Cumartesi gününe denk gelmektedir. Hicri Takvime göre 2016 Berat Kandili Şaban ayı 14. günü 1437 yılına denk geliyor. Peki Berat Kandilinin anlam ve önemi nedir? 

İlgili Kuran âyetin de şöyle buyrulur: "Hâ Mîm. Andolsun o apaçık kitaba ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz uyarıcıyız. O gecede her hikmetli buyruk ayrılır ve katımızdan bir emirle ilgilisine yollanır." (Duhân, 44/1-5) Görüldüğü gibi âyette, işlerin taksim edildiği gecenin Kur'an-ı Kerim'in indirildiği gece olduğunu bildirmektedir. Kur'an'ın da Şaban ayının on beşinde değil; Ramazan ayında ve Kadir gecesinde nazil olduğunu diğer ayetlerden öğrenmekteyiz: "Ramazan ayı ki o ayda insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an indirilmiştir." (Bakara, 2/185) " Muhakkak ki biz Kur'an'ı Kadir gecesinde indirdik." (Kadir, 97/1) İslam âlimlerinin büyük birçoğunluğu Duhân suresinde geçen "mübarek gece"nin kadir gecesi olduğunu söylemişlerdir. Müfessir Ebu Bekir İbnu'l-Arabî bu konuda şöyle demektedir: "Bu ayette geçen mübarek gecenin kadir gecesi değil de başka bir gece olduğunu iddia edenler, Allah'a büyük bir iftirada bulunmuş olurlar." ((Ebu Bekir İbnu’l-Arabî, a.g.e., c. 4, s. 1678.)) Berat Kandili, Ramazan ayının başlangıcından önceki kandil, Ramazan ayının müjdeleyicisi olarak bilinen kandildir. Berat Kandili Şaban ayının yarısı gecesidir. Berat; borçtan, hastalıktan, suç ve cezadan beraet etme, kurtulma, günahlardan arınma, temize çıkma, ilâhî af ve rahmete nâil olma anlamlarına gelir. Üç Aylara 8 Nisan 2016 tarihinde girdik. 

Hz. Peygamber şöyle buyurur:

“Şaban ayının 15. gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve 'Yok mu tövbe eden, tövbesini kabul edeyim! Yok mu rızık isteyen, rızık vereyim! Yok mu şifa isteyen, şifa vereyim!.. Yok mu başka isteği olan ona da istediğini vereyim" (İbn Mâce, Sünen, "İkâmetü's-salât", 191.)

Berat Kandili, (Berâet Kandili), (Arapça: ليلة منتصف شعبان, Şaban'ın yarısı) İslam dininde kutsal kabul edilen gecelerden biridir. Şaban ayının 14. gününü 15. gününe bağlayan gecesi Berat gecesidir. Osmanlı İmparatorluğu'nda II. Selim'den itibaren minarelerde kandil yakılmasıyla kandil adını almıştır.

Berat (Berâet), Arapça'da temize çıkma anlamına gelir. Bir takım İslami olduğu iddia edilen inanca göre bu gecenin bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle Mübarek Gece; günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle de Berat Gecesi ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de Rahmet Gecesi gibi adlar da verilmiştir.

 ((Tirmizi, Sıyam, 39; İbn Mace, İkamet, 191)) Bu hadise kitabında yer veren İmam Tirmizi ve onun hocası İmam Buhari başta olmak üzere birçok âlim, bu hadislerin isnadlarında problem bulunduğunu, dolayısıyla hadislerin zayıf olduğunu ve bunlarla amel edilmeyeceğini belirtmişlerdir. ((Bkz: Tirmizi’nin Sıyam, 39′da bu hadisten sonra yer alan açıklaması ile Muhammed Fuad Abdulbaki’nin İbn Mace, İkamet 191′de yer alan açıklamaları.)) Müfessirlerden Ebu Bekir İbnu'l-Arabî, Beraat gecesinin fazileti hakkında bir tek sağlam hadisin bile gelmediğini, dolayısı ile bu konu ile ilgili olarak hadis diye dolaşan sözlere itibar edilmemesi gerektiğini söylemektedir. ((Bkz: Ebu Bekir İbnu’l-Arabî, Ahkâmu’l-Kur’ân, 2. Bs., y.y., 1968, c. 4, s. 1678 (Duhân Sûresi, 2. ayetin tefsiri)))

Gerçekten de Muhammed'in ve arkadaşlarının mescidlerde bu geceyi ihya etmek için toplandığı, özel dualar ettikleri, bugün özellikle Türkiye'de olduğu gibi bu geceye has namaz kıldıkları şeklinde tek bir rivayet dahi gelmemiştir. Bazıları Duhan sûresinde geçen: "O gecede her hikmetli buyruk ayrılır ve katımızdan bir emirle ilgilisine yollanır." (Duhân, 44/4-5) ayetlerine bakarak o gecenin Şaban ayının on beşinci gecesi olan Beraat gecesi olduğunu söylemişlerdir. Buna dayanarak da Allah'ın o gecede kulların rızıklarını taksim ettiğini, ecellerini tayin ettiğini, bir sonraki Şaban ayının on beşine kadar olacak tüm olayları takdir ettiğini, dolayısıyla bu gece yapılacak olan dua ve ibadetlerin mutlaka kabul edileceğini iddia etmişlerdir. Böylece Muhammed'in ve ashabının yapmadığı, bu geceye has bir takım ibadetler ortaya çıkmıştır.

Berat gecesi de diğer gecelerimiz gibi her birimiz için birer, tefekkür, tezekkür ve yenilenme gecesidir.Berat; kırılan kalpleri onarma, dargınlık duvarlarını yıkma, kin, nefret ve intikam duygularını aşma günüdür. Yüce Yaradan’ın affına erebilmek için yaradılanı affetme günüdür.Berat; bizlere her türlü şer, kötülük, zulüm, haksızlık ve adaletsizlikten beri olmayı, onlardan teberra ederek uzak kalmayı öğretir. 

Bir de Beraat gecesi ile alakalı olarak halk arasında "Beraat gecesi namaz"ı veya "Salâtu'l-Hayr" olarak bilinen bir namaz vardır. 100 rekât olan bu namazın her rekâtında Fatiha ve on defa İhlâs suresinin okunması gerektiği söylenmektedir. ((Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, İstanbul, 1986, s. 188.)) "Kaynakların be­lirttiğine göre Berat gecesine ait özel bir namaz yoktur. Gazzâlî, bu gece her rekâtında Fatiha'dan sonra on bir İhlâs okunmak suretiyle kılınacak yüz rekât veya her rekâtında Fatiha'dan sonra yüz İhlâs okunan on rekât namazın çok se­vap olduğuna dair bir rivayet nakletti­ği halde (İhyâ, 1/203),

İhyâ-u Ulûmi'd-dîn'deki hadisleri tenkide tâbi tutan Zeynüddin el-Irâkî ile Nevevî bunun aslının olmadığını söyle­mişlerdir. Bu namazın bir bid'at oldu­ğunu kaydeden Nevevî, bu konuda Kûtü'l-Kulûb ve İhyâ-u Ulûmi'd-dîn'de geçen rivayete aldanılmaması gerektiği­ni söylemekte (el-Mecmû', 4/56), Ali el-Kârî de bu rivayetin uydurma olduğunu belirterek Berat gecesi namazının h. 400 (m. 1010) yılından sonra Kudüs'te ortaya çıktığını kaydetmektedir. Bu namazın ilk defa h. 448 (m. 1056) yılında Kudüs'te Mescid-i Aksâ'da kılındığına ve zamanla yaygınlık ka­zanarak sünnet gibi telakki edildiğine dair bir rivayet de nakledilmektedir." ((İhyâ, el-Mecmû ve el-Esrâru’l-Merfûa gibi kaynaklardan naklen; Halit Ünal, “Berat Gecesi”, DİA, c. 5, s. 475.))

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.