31 NUMARALI REKLAM ALANI
Kamu Personelinin Başörtü ve Şapka Kanunu...

En Güncel KPSS Haberleri için TIKLAYINIZ
Bilindiği üzere kamu çalışanlarının işyerinde kullanacağı kılık kıyafet şeklini “ 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki atıf sebebiyle ”her bakanlık/kurum tarafından ayrı ayrı yönetmelik ya da yönergeler ile belirlenmiş ve uygulanmaya devam etmektedir.
Yetişkin insanların ne giyeceğinin devlet tarafından belirlenmesi Avrupa'da 18 - 19. Yüzyıllarda ortaya çıkmış ve 1900 lü yıllarda bu uygulamalardan vazgeçilmiştir. Günümüzde insan hakları ve hukuk yönünden gelişmiş ülkeler insana insan olduğu için değer vermekte, kamu personelinden üretim ve verimliğini olumsuz etkileyecek şekilsel kısıtlamalar getirmemektedir. 
Türkiye'de ise kıyafet kalıpları padişah 2. Mahmut döneminde daha çok askeri alan, erkek memurlara yönelik başlatılmış olup, “şekli modernleşme” Tanzimat Dönemi ile Cumhuriyetin ilk 50 yılında akla ziyan boyutlara vardırılmıştır. Belki de devletimiz “kıyafeti sebebiyle” idam cezası vermek gibi bir “hukuki” payeye dünya hukuk tarihinde sonsuza kadar tek başına sahip olacaktır.
Şekli modernleşme akımının en büyük çelişkisi ise “kadınları sosyal hayata ve çalışma hayatına” dahil etmek isterken aynı anda mevcut kıyafeti ile sisteme dahil olmak isteyen Anadolu kadınını baskılayıp sistem dışına itmesi olmuştur. 
Mevcut kılık kıyafet yönetmelik ve yönergeleri; Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler kısmındaki kadın hakları (pozitif ayrımcılık maddeleri dahil), kişisel özgürlükler, din ve vicdan hürriyeti, çalışma hakkı başta olmak üzere bir çok maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Hiçbir yönetmelik ya da yönergenin Anayasaya aykırı kısımları uygulanamaz. Uygulansa dahi yargı organları kararları ile gerekli düzeltmeleri yapmak zorundadır.
Bu yazıdan asıl amacımız “hukuken mer'i(yürürlükte) olan ancak fiilen uygulanamaz duruma gelmiş iki mevzuat maddesini karşılaştırmaktır.
671 sayılı ŞAPKA İKTİSASI HAKKINDA KANUN
657 sayılı kanun kapsamındaki başörtüsü takılmasını engelleyen kısımlar.
Her iki mevzuat hükmü de Başbakanlık Mevzuat Sisteminde yer almaktadır ve yürürlüktedir. (http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.671.pdf) Ancak, ŞAPKA İKTİSASI HAKKINDA KANUN'a uyan bir memur ve bürokrat hatta devlet yöneticisi göremiyoruz(Süleyman DEMİREL hariç). Uyulmaması doğaldır çünkü fiilen uygulanabilir bir kanun değildir. Bu kanun sebebiyle bir yaptırım uygulanması durumunda Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından iptal edilmesi kesindir.
Artık başörtüsü sebebiyle bir memura, öğretmene, personele ceza vermek de Anayasa Mahkemesi/ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından iptal edilecektir. Üniforma gerektiren asker ve polis meslekleri dışında kıyafet dayatması yapılmasının hukuken yeri yoktur. Bu kıyafet kısıtlamaları “yasal” olmakla birlikte kesinlikle “hukuki” değildir. Bu sorunlar ve çelişkiler “Yasa koyucu mekanizmanın” zihniyet olarak toplumun gerisinde kalmasından kaynaklanmaktadır.
 

Bu konuya değinmemizin özel sebebi ise şu yaşanmış olaydır : “Bedensel ve psikolojik sorunları olan bir kadın %65 engelli raporu ile 35 yaşında memur oluyor. Bugüne kadar başörtülü olduğu için işyerinde başörtüsünü açmak istemiyor. Kurumun kahraman müdürü mevzuattaki tüm cezaları sırayla vermeye başlıyor. Personelin baskı sonucu psikolojik hassasiyeti artıyor ve rapor alıyor, göreve gelmiyor. Kahraman idareci ise “kendince” kendini sağlama almış oluyor, siyasal ve yönetici duygularını tatmin etmiş oluyor.” 
Bu durumdan uygulayıcı yöneticilerden çok kanun koyucu siyasilerin sorumluluğu daha fazla bulunmaktadır. Kanun koyucu toplumun gerisinde kalmak bir yana toplumun önünde gitmek zorundadır.
Günümüzde toplum bazında bu sorunlar “fiiliyatta” kısmen aşılmakla birlikte “kraldan çok kralcı” bazı bürokratik/yönetici zevat tarafından bu sorun sürekli kaşınmakta, bu yolla bürokratik kalkanlarını güçlendirmeye çalışmakta, dişlerindeki mazlum kanını taze tutmaya çalışmaktadırlar. 671 sayılı ŞAPKA İKTİSASI HAKKINDA KANUN'a kendi uymayan bürokratik/yönetici takımının personeline bir yönetmelik ya da yönerge sebebiyle hayatı zehir etmesi tam bir iki yüzlülüktür, aymazlıktır, ahlaksızlıktır.
Namık KEMAL bu tür zevat için çok güzel bir ifadede bulunmuştur;
Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir 
Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten
(Dünyada zalimin yardımcısı, aşağılık kimselerdir;
insafsız avcıya hizmetten zevk alan ancak köpektir.)
Ülkemizde hukukun ve temel insani değerlerin üstün tutulduğunu bir gün göreceğimizi ümit ediyoruz.
 
Aras DAĞLI 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
masum melekler adına.. 2 yıl önce

geç kalmak şöyle dursun bu sorunu özgürce dile getirmenin bile suç sayıldığı bu ülkede yaşamaktan utançduyan biz başörtülü mağdurlar inşallah serbestçe işini yapan memurlar olabiliriz.nene hatunlardı bu ülkeyi kurtaran hangisinin başı açıktı aceba hangisi bu imandan yoksundu cevap verebilirlermi bu soruya

Misafir Avatar
sorun 2 yıl önce

tek sorun buydu zaten tebrikler .memuriyetten kaynaklanan haklarınız bir bir elinizden gidiyor farkındamısınız .oh olsun diyeceğim ama aynı gemideyiz.lütfen göünüzdeki perdeyi kaldırın .

Misafir Avatar
başörtülü 2 yıl önce

geç bile kaldılar. sendiklarda istenilen çalışmayı yapmadı bence.güzel haber kısa sürede gelir inşaalah.

Misafir Avatar
hemşire 2 yıl önce

yüreğine sağlık hele namık kemalin sölzeri sanırım herşeyi özetlemiş.inşallah artık kıyafet kanunu yüzünden idam cezası verilmiş buu ülkede bunlarda aşılır.ve herkes kendisini iyi ve rahat hissettiği şekilde giyineceği bir kamu düzeni oluşur.

Misafir Avatar
Murat Görgüç 2 yıl önce

yazanın eline yüreğine sağlık.binlerce çalışanın beklentilerini dile getirmiş.inşallah en kısa zamanda gerekli düzenlemeler yapılır.

Misafir Avatar
saglıkçı 2 yıl önce

bu uygulamayı insanlar iki dönemdir beklemekte, çok gec kalındı

Hekimlere 9 Bin Liralık Sertifika
Sağlık Bakanlığı, yetkilendirilmiş merkezlerin hekim ve diş hekimlerine verebileceği alternatif tıp eğitimi...

Haberi Oku