.

“zulüm Gören Ve Sürgün Edilen Personele”

“ZULÜM GÖREN VE SÜRGÜN EDİLEN PERSONELE” AKTİF SAĞLIK-SEN OLARAK SAHİP ÇIKTIK

“zulüm Gören Ve Sürgün Edilen Personele”



Son zamanlarda, Sağlık Bakanı dışındaki tüm tepe yöneticileri ya değişti ya da değişme ihtimali içerisinde. Altı ayda bir genel müdür ve daire başkanlarının değiştiği bir bakanlıkta istikrardan, verimden ve başarıdan elbette söz edilemez. Bakanlık bürokratlarının üç, beş ayda bir değiştiği bu rüzgârdan yerel sağlık idarecileri de nasibi almakta ve sık sık değişmektedir. Bürokraside yaşanan bu değişimler sağlık çalışanlarına daha çok zulüm ve daha çok baskı olarak geri dönmekte, sağlıkta yeni gelenler eski gidenleri aratmaktadır.
 
50 binden fazla doktor, ebe, hemşire vb. sağlık personeli masa başında çalışırken, personel ihtiyacı var diyerek aile hekimlerine başka kurumlarda nöbet dayatılmakta ve bu nöbetler sebebiyle devletimiz milyonlarca tl zarara uğratılmaktadır. Ebe, hemşire, ATT gibi sağlık personelleri röntgen çekmekte veya laboratuarlarda çalıştırılmaktadır. Sağlık Bakanlığında geçici görevle çalışan personellerin sayısı tam olarak belli değildir. Sağlık Bakanlığında 9 yıldır hatta daha fazla süreyle geçici görevi devam eden personeller vardır.
 
Bu çarpık durumlar karşısında “sağlıkta liyakat, kurumsallaşma veya profesyonel idarecilikten söz edebilmek” şimdilik hayal ötesidir. İstisnalar hariç, sağlık kurumlarını dayısının zoruyla koltuk kapanlar, siyasetçilerin yakını ya da gölgeleri gibi liyakatsiz kişiler yönetmektedir. Liyakatsizliğin en tabi sonucu olarak ta personel arasında huzursuzluk, adam kayırmacılığı, eğilmeyen ve bükülmeyenlere cezalar, sürgünler vb. baskılar kol gezmektedir.
 
Bu gün için ülkemizde sağlık çalışanlarının korku ve baskıyla hatta zorbalıkla yönetilmesi sorunu vardır. Sağlık çalışanlarının % 22’sinin intihara meyilli olması sorunu vardır. Bunu ben değil TBMM tutanakları söylüyor.
 
Sağlık çalışanlarına yönelik fiziki veya sözlü şiddet, ne yazık ki diğer kurumlardan tam 16 kat evet 16 kat daha fazladır.
 
 
Sağlık politikalarımız korku ve baskıyla inşa edilmeye devam edilmektedir. Sağlık Personeli liyakatsiz idarecilerin kurduğu korku imparatorluğu tarafından yönetiliyor. Sağlıkçıların % 90’ı hakkında ya disiplin soruşturması açılmış ya da vaktiyle disiplin cezası verilmiştir. Uyduruk sebeplerle soruşturma geçirmeyen ya da savunma vermeyen sağlık personeli yok gibidir. Ülkemizde sağlık personellerine verilen disiplin cezalarının sayısı 256.000’dir. Bir o kadar kesinleşmeyen veya yargıda devam eden olduğu dikkate alınırsa
 
“YA ÇALIŞANLARDA YA DA SAĞLIK İDARELERİNDE BİR SORUN VARDIR.”
 
 
Sağlıktaki kötü yönetim örneklerinden biriside 2013 yılında Konya’nın Çumra İlçesinde yaşanmıştır. Laboratuar Teknisyeni Turgay KARAKOÇ kurumda gördüğü haksız işlemleri, kanunsuzluk ve usulsüzlükleri Sağlık Bakanlığına iletmiştir. Başhekim ve diğer yöneticiler şikayet edilmesine rağmen şikayet eden personel hakkında idari soruşturma açılmıştır. Böyle bir adalet anlayışına ve böyle bir işleyişe sahip olan Bakanlıktan daha fazlasını beklemekte mümkün değildir. Ya çalışan haklarını savunmak için kurulduğunu iddia eden, memurlardan kesilen aidatlarla beslenen ve sivil toplum örgütü olduklarını her fırsatta iddia eden sendikalara ne demeli?
 
Baskın hırsızın ev sahibini bastırdığı gibi liyakatsiz idareciler bu personeli susturmaya ve yıldırmaya çalışmış, kaşının üstünde gözün var diyerek birçok defa savunmalar istemiş, yetmemiş soruşturma üstüne soruşturma açtırmış, ceza üstüne ceza vermiştir. Gördüğü zulüm ve haksızlık karşısında kendisine sahip çıktığımız Turgay KARAKOÇ, şikayetçi iken önce sanık yapılmış sonra da ikametine en uzak yerlere sürgün edilmiştir. Hakkında açılan soruşturmalarda kanunlar hiçe sayılmış, gözü dönen idareciler YETKİ TECAVÜZÜ yaparak ceza üstüne ceza vermişlerdir.
 
Hasmını takip eden kan davalıları gibi sürgün ettikleri halde personelin yakasını bırakmayan idareciler yeni yerdeki yakın mesai arkadaşlarını dahi tetikçi gibi kullanmaktan geri kalmamıştır. Verilen disiplin cezasının bir tanesi İl Disiplin Kurulu tarafından kaldırılmış ve iptal edilmiştir. Sürgün ve diğer disiplin cezasının iptali için idari yargıda dava açılmış, personele iftira edenler hakkında ise savcılık makamına suç duyurusu yapılmıştır. Sendika olarak, sorumlular hakkında başlattığımız hukuki mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacak ve elde ettiğimiz sonuçları sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.
 
Aktif Sağlık Sen olarak, Turgay KARAKOÇ örneği başta olmak üzere sağlık personellerine yapılan baskı, zulüm ve sürgünlerin artık bir son bulmasını istiyor, işveren olarak Sağlık Bakanlığını personellerine sahip çıkmaya, yasal sorumluluklarını yerine getirerek sağlık kurumlarındaki çalışma barışını sağlamaya davet ediyoruz. Herkese sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir çalışma ortamı dileğiyle.
 

Aktif Sağlık Sen

Genel Mevzuat Sekreteri

Ercan KUYUCU
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.