.

YÜZ

YÜZ



Nedendir bilmiyorum ama salı günlerini seviyorum. Pazartesi günlerine göre daha az hasta bakıyorum. Aynı sayı da hasta baksam bile farkında olmuyor son hastaya varmış oluyorum. Yine güzel bir salı gününü yaşamaktaydık. Ceylanpınar'ın sıcağı gitmiş yerine sonbaharın serin havası esiyordu.

Suriyeli misafirlerden bir kadın hastam, nefes darlığı şikayeti ile muayene olmak için polikliniğe başvurdu.  Yapılan fizik muayene normal olarak sonuçlandı. Ancak hastanın mevcut şikayetleri üzerine kan alınması, solunum fonksiyonu testi yapılması ve akciğer grafisini çekilmek üzere gönderdim. sonuçlar normal sınırlarda idi. Hastaya tercüman yardımıyla çıkan sonuçları anlatmaya çalıştım. Hasta biraz tebessümle birşeyi olmadığını kabullendi. Sonrasında çadırkent'e gidecek servise binmek üzere poliklinikten ayrıldı. 

Son hastama gelmiş olmanın verdiği iç rahatlığıyla reçetesini elektronik ortamda yazmaya başlamıştım. O esnada kapı açıldı. Suriyeli bayan hasta poliklinikten içeri girdi. Tebessüm eder yüzü gitmiş yerine çaresiz, bitap görünümlü bir ifadeye bırakmıştı. Ürkmüştü. Elleri titriyordu. Kadın ağlamaklı bir ses ile ateşim,  kalbim, ağrıyor, başım, bayılacam, ölecem gibi kelimelerle bişeyler anlatmaya çalışıyor, anlattıkça sesini sessizliğe gömüyordu. Tercüman bile anlamakta güçlük çekiyordu. 

Birazdan hastanın aniden ateşlendiğini, başağrısyla birlikte elleri ve ayaklarının uyuştuğunu ve can vermek üzere olduğunu anlayacaktık. 

Hastayı acile alıp viteallerini almalarını rica ettim. Reçeteyi bitirip polikliniğini de kapatıp acile geri dönecektim. 

Acaba diye düşünüyordum. Bu hastanın tetkiklerinde hiç birşey yokken bir saat içinde nasıl olurda ölümle pençeleşiyor hale gelir. Nice mikrobiyolojik etkenler, santral hadiseler, kalp ve akciğeri ilgilendiren   ani başlangıçlı hastalıkların çoğunu aklımdan geçirdim. Hiçbiri bu durumu açıklamaya yetmiyordu.

Polikliniği kilitleyip acile geri döndüm. Ancak tüm müdahalelere rağmen hastamı kurtaramadım.!

Hastamdan geriye kalbi çalışan, nefes alıp veren, dünya yaşamını devam ettirebilecek kadar bir beden kalmıştı.

Hastasının yaşama sevincini kurtaramamış bir hekim olarak çok yorgun hissettim kendimi...

Kalabalıklar içinde evime doğru yol alırken yaşlı bir teyze elimi tuttu. "Dur "dedi Kürtçe ile. "O kadına kızma oğlum, O kadına 100 TL verdiler kirli dünyaları için...

Yaşlı teyze içime su serpmişti ama hâla arayış içindeydim. İçim rahatlasın diye yolda rastladığım bir arkadaşıma 100 TL'yi kadının reddettiğini ve yaşamış olabileceği fırtınaları anlatmıştım. Üzerimden büyük bir yük inmişti sanki.

Ama arkadaşım rahattı. Cevabı ise "Aman hocam suriyeli kadınlar için yirmi yeterli, ne yüz'ü..!"

Sahi ne yüz'ü..!


Şerif KURTULUŞ
Ceylanpınar - 2015

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.