.

Yoğun Bakım Kur, Beyin Ölümü Bildir, Ruhsatı Al...

Yoğun bakım kur, beyin ölümü bildir, ruhsatı al

Yoğun Bakım Kur, Beyin Ölümü Bildir, Ruhsatı Al...



 Organ bağışının artmasında önemli bir etken olan beyin ölümü bildirimi ve solunum cihazlı yoğun bakım yatak sayısı, yeni organ nakli merkezi ruhsatı verilirken göz önüne alınacak kriterlerden biri olacak.

Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Merkezleri Yönergesi'nde değişiklik yaptı.

-Yeni merkez açılmasında planlama sistemi-

Yeni organ nakli merkezleri Sağlık Bakanlığı'nın planlamasıyla açılabiliyor. Planlamaya göre yapılacak başvurular bakanlıkça değerlendiriliyor.

Halkın ihtiyaç duyacağı zorunlu sağlık hizmetlerinin yerinde, en çabuk ve kolay ulaştırılmasının devlete ait sağlık tesislerinin öncelikli görevi olması, hizmetin sürekliliği, sürdürülebilirliği ve uzman hekim eğitiminin önemi nedeniyle devlete ait üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastaneleri bu planlamadan muaf tutuluyor.

Vakıf üniversiteleri ile özel sektöre ait hastanelerden, bakanlığın planlaması kapsamında yeni merkez açmak veya açılmış bir merkezde yeni bir nakil türü için faaliyet göstermek isteyenler ise bakanlıkça ilan edilen yerler için müracaatta bulunuyor. Uygun görülenlere de ön izin veriliyor.

-Beyin ölümü kriteri-

Sağlık Bakanlığı, ilan edilen yerler için yapılacak başvuruları değerlendirirken öncelik tanınacak merkezler açısından kriterleri yeniden belirledi.

Yönergede yapılan değişiklikle vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi hastanelerine özel hastaneye göre öncelik tanındı.

Vakıf üniversitesi hastaneleri arasında birden fazla başvuru olursa, bünyesinde nakil merkezi bulunmayan, solunum cihazlı yoğun bakım yatak ve beyin ölümü bildirim sayısı fazla olanlara öncelik tanınacak.

Bu şartlarda da eşitlik olması halinde noter huzurunda kura çekilerek asıl ve yedek hak sahipleri belirlenecek.

Vakıf üniversitelerinden başvuru olmadığı takdirde ise yeni merkez izni özel hastanelere verilecek. Bunlar arasında öncelik sırası belirlenirken de aynı kriterler gözönüne alınacak.

-Mesul müdür, sorumlu uzman ve yardımcısı-

Yönergedeki değişiklikle organ nakli merkezlerinde görev yapacak mesul müdür, sorumlu uzman ve sorumlu uzman yardımcısı ile ilgili de düzenlemeye gidildi.

Buna göre, merkezin idari ve teknik hizmetleri tam zamanlı çalışacak bir mesul müdür sorumluluğunda yürütülecek.

Özel hastanelerde hastane mesul müdürü veya görevlendireceği bir hekim, kamu hastaneleri ve üniversitelerde ise başhekim, başhekim yardımcısı ya da başhekimin görevlendireceği bir hekim merkezin mesul müdürü olarak görevlendirilebileceği gibi merkezde görev alan sorumlu uzmanlardan biri de aynı zamanda mesul müdür olarak çalışabilecek.

Merkezin yapacağı her bir nakil türü için kriterlere uygun yeterli puana sahip, faaliyetin tıbbi açıdan sorumluluğunu taşıyan bir uzman hekim, sorumlu uzman olabilecek. Ancak yetersiz nakil sayısı veya yüksek ölüm oranları nedeni ile faaliyet izni iptal edilen merkezin sorumlu uzmanı aynı nakil merkezi veya herhangi bir nakil merkezinde bir yıl süreyle ilgili nakil türü için tekrar sorumlu uzman olarak müracaat edemeyecek.

Bu süre sonunda müracaat halinde bakanlığın ilgili komisyonu tarafından değerlendirme yapılacak.

Sorumlu uzman yardımcısı ise yürütülen işlemlerde sorumlu uzmana yardımcı olmak üzere görev yapacak.

Bu görevi üstlenecek hekim, merkezde tam zamanlı olarak çalışacak ve merkezin özel hastane bünyesinde olması halinde o hastanenin hekim kadrosunda olması şartı aranacak.

Yardımcısı, sorumlu uzmanın merkezden geçici olarak ayrıldığı durumlarda onun görevlerini vekaleten yürütecek.

-''Donör olabilecek hastası fazla olanlara öncelik''-

Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü İrfan Şencan, uzman hekim yetiştiren bakanlığa ait eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu üniversite hastanelerinin organ nakli merkezi planlamasından muaf tutulduğunu hatırlattı.

Yönergedeki değişiklikle planlama çerçevesinde vakıf üniversite hastanelerine ruhsat için öncelik tanıdıklarını kaydeden Şencan, ''Beyin ölümü bildirimi ve yoğun bakım yatak sayısı organ naklinin artması için son derece önemli. Çünkü organ nakli vericisi olabilecek hastalar bu birimlerden çıkıyor. Bu bakımdan potansiyel donör olabilecek hastası fazla olanlara ruhsatlandırmada öncelik tanıyacağız'' dedi.

-''Beyin ölümü tanısı çok önemli''-

Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Kurulu Üyesi ve Organ Nakli Koordinatörleri Derneği Başkan Yardımcısı Eyüp Kahveci, organ naklinde canlıdan ziyade kadavradan bağışın tercih edildiğini söyledi.

Türkiye'de kadavradan organ temini AB ortalamasının 7-8 kat gerisinde olduğu için daha çok canlıdan nakiller yapıldığını ifade eden Kahveci, şunlara dikkati çekti:

''Ülkemizde yaygın bir yoğun bakım hizmet ağına sahip olmamıza rağmen yeterli sayıda potansiyel organ vericisine ulaşamıyoruz. Diğer bir deyişle, şiddetli beyin hasarı nedeniyle yoğun bakım ünitelerinde takip edilen vakaların yüzde 75'i beyin ölümü tanısı bile konulamadan maalesef kaybediliyor. Beyin ölümü tanısı konulmadan ve organların kullanılması için aile ile görüşülmeden kaybedilen her vaka, sadece toprağa gömülen bir kayıp değil aynı zamanda yitip giden 5-6 hayattır.''

Kadavradan organ temininde beyin ölümü tespitinin önemine işaret eden Kahveci, ''Yoğun bakımda beyin ölümü sürecine giren her vakanın mutlaka beyin ölümü tanısı konulmalıdır'' dedi.

2011 yılı sonu itibariyle ülkedeki tüm yoğun bakımlarda bin 350 vakanın beyin ölümü tespiti yapıldığını, oysa beklenen sayının 5-6 bin civarında olduğunu dile getiren Kahveci, ''Sağlık Bakanlığı, yaşam destek ünitesi (suni solunum cihazı) olan her yoğun bakım yatağı başına senede 1 beyin ölümü tespiti yapılmasını bekliyor. Bunu da bir genelge ile tüm hastanelere deklare etti. Bu konuda yoğun bakım hekimlerine tıbbi ve vicdani sorumluluk düşüyor. Bu sorumluluk ancak beyin ölümü süreçlerine ilişkin farkındalıkla mümkün'' şeklinde konuştu.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.