.

Yeter Ki Fırsat Verilsin

SAĞLIK SEN

Yeter Ki Fırsat Verilsin



Sağlık Sen Genel Sekreteri Sayın Semih DURMUŞ'un Ocak 2012 tarihli makalesi;

Siyasette ve ekonomide istikrarın olmadığı uzun yıllar yaşadık. Vatandaş olarak her yeni güne siyasi ve ekonomik krizle uyanır, uykuya ise bu krizlerin sebeplerinin tartışıldığı uzun programları izleyerek dalardık.

Dünyanın en gözde topraklarında hüküm sürüyoruz. Dolayısı ile bu topraklar üzerinde emelleri olan bazı mihraklar tarafından her daim sinsi planlar yapılmıştır. Ülkeyi bölmek için toplumu oluşturan tüm unsurların etnik, kültürel ve düşünsel alanlarında çatışmalar üretilmiş ve suni müdahaleler ile bu çatışmalara derinlik kazandırılmıştır.  Ancak her türlü müdahalelere rağmen ülke bölünememiş iç çatışmalarla amaçlanan hedeflere ulaşılamamıştır. Millet sağduyusu ile tüm bu oyunları bozmuş ve milli iradenin galip gelmesini sağlamıştır.

On yılda bir darbelerle millete balans ayarı yapanlara karşı millet darbe sonrası demokrasi ayarı yapmıştır. Milletin iradesinin üstünde hiçbir güç tanımayan siyasi iktidar ile ülkenin her alanında değişim rüzgârı başlamıştır. Toplum tüm kesimleri ile sürece destek vermiş hatta sivil toplum kuruluşları eli silahlı terör örgütüne karşı kınayıcı basın açıklamaları yapar duruma gelmiştir. Sendika olarak birçok arkadaşımız bu konuda bedel ödemesine rağmen mücadeleden hiçbir şekilde vazgeçilmemiştir.

Ülkemizin ekonomisi dünyada Çin’den sonra en çok büyüyen ekonomi durumuna gelmiştir. Sadece büyümek yeterli değildir. Aynı zamanda büyüyen diğer ülkelerle yarışmak zorundayız.

Gelişebilmek için dünyayı iyi okumalıyız ve hedefimizi doğru belirlemeliyiz. Gelişmiş ülkelerin ekonomilerine göz attığımızda karşılaştığımız manzara ülkemiz adına memnuniyet verici değildir. ABD nüfusu 300 milyon, milli geliri ise 14.6 trilyon dolar. Çin nüfusu 1.3 milyar, milli geliri 5.7 trilyon dolar. Almanya nüfusu 82 milyon, milli geliri ise 3.3 trilyon dolar. Japonya nüfusu 127 milyon, milli geliri 5.4 trilyon dolar. Fransa’nın nüfusu 64 milyon, milli gelir 2.5 trilyon dolar. İngiltere’nin nüfusu 50 milyon, milli geliri 2.2 trilyon dolar. İtalya’nın nüfusu 59 milyon, milli geliri 2.3 trilyon dolar ülkemizin nüfusu 75 milyon milli gelirimiz ise sadece 729 milyar dolar.

Ülkemizi milli gelir ve nüfus açısından diğer ülkelerle kıyasladığımızda rahat ve huzurlu bir yaşam için daha uzun yıllar istikrara ve ekonomik büyümeye ihtiyacımız olduğu aşikârdır.

Büyüyen ülkelerin büyüme modelleri incelenmeli orada yapılan uygulamalar ülkemizin ve insanımızın yapısına ve şartlarına uyarlanarak en iyi modeli geliştirmeliyiz. Varlığımızı sürdürebilmemiz ve müreffeh bir yaşam standardı oluşturabilmemiz bu toprakların ecdadımızdan miras kalması ile değil çalışarak bunu mümkün kılacağımız gerçeğini aklımızdan çıkarmamalıyız.

Bu çerçevede teşkilat yasasını değerlendirmek gerekirse; öncelikle teşkilat yasası değişmeli miydi sorusunun cevabı? Evet değişmeliydi. Değişmesin diyen de pek yok zaten. Yapılan eleştiriler daha çok teşkilat yasasının çıkarılmasının yöntemine ilişkin olmuştur. Bu manada yapılan eleştirilerde yüzde yüz bende katılıyorum.

Çin ekonomisinde iki yıllık büyüme oranını yüzde 11 olarak gerçekleştiremeyen başkanların (bizdeki karşılığı vali) sözleşmelerine son verilmektedir. Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisine sahip olan ve yirmi yıl sonra dünyanın en büyük ekonomisine sahip olacağı ön görülen Çin Halk Cumhuriyeti’nin başarısının altında yatan temel unsur bu olsa gerek. Hiç şüphesiz bu yöntemle kişilerin kendi sınırları içerisin de maksimum düzeyde performans ortaya koyması sağlanmış olmaktadır.

Üretkenliğin ve başarının esas alınmadığı idareci atama yöntemi kabul edilebilir bir yöntem değildir. İdareciliğe atamada ve idareciliğin devamında sadece başarı ve üretkenlik esas alınmalıdır. Aksi durum ülkenin, milletin, çalışanların ve hatta siyasi iktidarın menfaatine olmadığı bir gerçektir. İdealist insanlar dışında verimlilik orta seviyenin üstüne hiçbir zaman çıkamamıştır. Bir idarecinin emekli olana kadar idareci atanmış olması verimliliğin önündeki en büyük engel olduğu genel bir kabuldür.

Adı üstünde “Anadolu” olan bu topraklar her alanda çok başarılı insanlar ortaya çıkartacak kadar verimlidir. Yeter ki fırsat verilsin. Yeter ki sistemi bu değerleri ortaya çıkartacak şekilde kurgulayabilelim.

Teşkilat yasası hazırlanırken belli konularda gerekli hassasiyet gösterilmemiştir. Özellikle sağlık Bakanlığı Teşkilat Yasası ile diğer bakanlıkların teşkilat yasasının mevcut idarecilerinin durumu ile ilgili yaptığı düzenlemeler kıyaslandığında Sağlık Bakanlığında idareci olarak çalışanların ciddi manada mağduriyetleri söz konusudur. Diğer bakanlıklarda değişen teşkilat yasalarında mevcut idarecilerin maddi kayıplarının olmasına fırsat vermeyecek düzenlemeler yapılırken Sağlık Bakanlığında bu hususa dikkat edilmemesi ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Hükümetler, politika belirlemede ve belirlediği politikaları uygulamada seçici davranabilir, istediği kişilerle çalışabilmelidir. Teşkilat yasası ile bu mümkün kılınmıştır. Ancak böylesi önemli bir konuda tüm bakanlıklar ortak bir mevzuat geliştirmeliydi ve mutlak surette mevcut idarecilerin ekonomik ve özlük haklarında hiçbir şekilde kayba fırsat verilmemeliydi. Her çalışan gibi her idareci de aylık gelirine göre bir yaşam standardı belirlemiştir. Gelirde meydana gelmiş olan ani ve büyük miktardaki düşüş kişilerin tüm sosyal yaşantısını alt üst edecek kadar tehlikeli bir sonuç doğuracaktır.

Ayrıca teşkilat yasası ile araştırmacı kadrosuna atananların maaşında ciddi oranda kayıp olacağını maliyecilerin bilmemesi mümkün değildir. Bunun bilerek yapılabilmesi ise ciddi bir garabettir. Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli ve hak mağduriyetini ortadan kaldıracak düzenlemelerin yapılması gerekmektedir 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.