.

Yazın Kalp Krizi Gençleri Hedef Alıyor...

Yazın kalp krizi gençleri hedef alıyor

Yazın Kalp Krizi Gençleri Hedef Alıyor...



Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Akdemir, sıcaklığa bağlı olarak meydana gelen kalp krizlerinden gençlerin daha çok etkilendiğini söyledi. Akdemir, "2007 ile 2009 yılları arasında Ankara'da kalp krizi nedeni ile tedavi ettiğimiz 2 bine yakın hastayı incelediğimizde, özellikle 35 yaş altında kalp krizi geçirenlerin temmuz-ağustos gibi çok sıcak havaların olduğu döneme rastladığı saptanmıştır." dedi.

Temmuz ve ağustos aylarında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle, özellikle gençlerin kalp krizine karşı dikkatli olması gerektiğini belirten Akdemir, kalp krizinin kalbi besleyen damarlardan birinin pıhtı, damardaki yırtılma ya da spazm nedeniyle tıkanması neticesinde kalp adalelerindeki ölüm olarak ifade edildiğini vurguladı. Hava sıcaklıklarının artmasıyla beraber, kalp krizi geçirenlerin sayısında artış olduğuna dikkat çeken Akdemir, "Kalp krizi bütün dünyada yaklaşık yüzde 50 oranında ölümle sonuçlanan bir durumdur. İlk başvurusu yüzde 25 oranında ani kalp ölümü şeklinde kendini gösterir. Kalp krizine neden olan sebepler ise; sigara, şeker hastalığı, fazla kilo, yüksek tansiyon, irsî durumlar, aile faktörleri ve ileri yaş olarak sıralayabiliriz. Ancak bazı nadir durumlar da vardır; ilaç kullanımı, başka organ hastalıkları ve iklim değişiklikleri de kalp krizini tetikler. Soğuk havalarda donma noktasına gelme durumlarında da yine en sık ölüm şekli kalp krizidir. Mevsim normallerinin çok üzerinde seyreden sıcak havalar, kalp krizi ve ölümleri tetikler." uyarısında bulundu.

Sıcaklıkların mevsim normalleri üzerinde seyretmesinden dolayı, vücut ısısının 36-37 dereceyi geçtiği zamanlarda, aşırı su kaybı neticesinde tansiyon düşmeleri, kanın pıhtılaşma sistemindeki değişiklikler ve kan damarlarının iç kısmını döşeyen endotel hücrelerindeki bozukluk sebebiyle yaz aylarında kalp krizi vakalarının arttığını dile getiren Akdemir, "Ayrıca sıcağın tüm vücuda olan etkileri beyin, kalp, böbrek, gibi durumlarda sinirsel dengesini bozarak kalp krizine yol açabiliyor." dedi.

GENÇLER ÇOK DİKKATLİ OLMALI

Sıcaklığa bağlı olarak meydana gelen kalp krizlerinde genç yaştaki kişilerin daha çok etkilendiğinin altını çizen Prof. Dr. Akdemir, istatistiklerinde bunu doğruladığının altını çizdi. Akdemir şu bilgileri verdi: "Kalp krizinin ülkemizde görülme yaşı 45 ile 65 arasında bir sıklık olduğunu belirtirsek, kalp krizlerin de aşırı sıcağa bağlı olanlar ise bu yaş 20 ile 25'e kadar düştüğünü görüyoruz. Yazın çok sıcak havalarda şöyle bir tespitte bulunmuştum. 2007 ile 2009 yılları arasında Ankara'da kalp krizi nedeni ile tedavi ettiğimiz hastalardan toplam 2000'e yakın hasta incelediğimizde, özellikle 35 yaş altında kalp krizi geçirenlerin Temmuz-Ağustos gibi çok sıcak havaların olduğu döneme rastladığı saptanmıştır. Temmuz ile ağustos ayında hastaneye başvurulan kalp krizi nedeniyle başvuranların hemen hemen yarısı 35 yaş altında ve bunlarda çok aşırı sıcak havaların olduğu döneme rast gelmiştir. O yüzden sıcak havalar en çok gençleri kalpten vuruyor."

Akdemir; kalp krizlerinde belirtilerinin sol kolda, göğüste, sırtta, çenede oluşan ağrılar şeklinde veya birden bire bayılma şeklinde de görülebileceğini, ancak bayılmanın kalp krizi dışında pek çok nedenini de olduğunu vurguladı.

SICAK SİGARANIN ZARARINI KATLIYOR

Aşırı sıcak havada sigara kullanımı çok tehlikeli olabileceğine dikkat çeken Akdemir, " Çünkü hem vücudun sıvı dengesi bozulmuş hem de damar gerginliği bozulmuştur. Bu durumda alınan sigara, zaten üzerinde de yazıyor, normal kalp damarlarında bile pıhtılaşmaya neden olarak kalp krizi ve ölüme yol açar. " uyarısında bulundu.

Kalp krizini tetikleyen bir diğer sebebi de besin zehirlenmesi olduğuna dikkat çeken Akdemir, kalp hastalarının daha da dikkatli olması gerektiğini kaydetti. Akdemir, sıcak havada alanın ilaçların dozunun da iyi ayarlanmasına dikkat edilmesinin hayati önem taşıdığını dile getirerek " Örneğin; hastalar tansiyon ilaçları ya da idrar söktürücü ilaçlar alıyorsa bunların dozlarını ayarlaması gerekir. Çünkü tansiyonda vücutta su kaybı nedeni ile fazla ilaç alındığında insanların susama refleksi de bozulur. Yeteri kadar sıvı alamadığı için vücut sıvıya ihtiyaç duyacaktır." şeklinde konuştu. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.