.

Yargıtay, hemşirenin hatalı enjeksiyon davası için ne karar verdi?

Yargıtay, hemşirenin hatalı enjeksiyon davası için ne karar verdi?



Yargıtay, dördüncü Hukuk Dairesi örnek teşkil edecek bir kararında enjeksiyon uygulaması sonrasında düşük ayak gelişen hastanın kamu görevlisi hemşireye doğrudan dava açamayacağına hükmetti. Yüksek Mahkeme, gerekçesinde, davanın hemşirenin çalıştığı kuruma açılması gerektiğini belirtti.
Kas içi enjeksiyon uygulamaları sonrası düşük ayak gelişmesi vakalarında Yargıtay’ın içtihatlarında da farklı yaklaşımlar görülüyor. Daha önce enjeksiyondan dolayı neredeyse kusursuz sorumluluk bulunduğu anlamına gelen kararlar veren Yargıtay’ın, bu makalede ele alacağımız son kararında bu yaklaşımından döndüğü anlaşılıyor.
Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi, geçtiğimiz aylarda bir kamu sağlık kurumunda yapılan enjeksiyon uygulamasından kaynaklanan tazminat davasının hemşireye yöneltilemeyeceğine karar verdi. İstanbul’da meydana gelen bir olayda hastanın gluteal bölgesine (kalça) kas içine uygulanan enjeksiyon işleminin sonucunda hastada düşük ayak gelişti ve hasta sol ayağını kullanamaz hale geldi.

yargıtay-logoBunun üzerine hasta tarafından doğrudan hemşireye karşı hukuk mahkemesinde tazminat davası açıldı. Davada hemşireden maddi ve manevi tazminat talebinde bulunuldu. Ancak yargılamada bilirkişi heyeti hemşirenin kusuru olmadığı yönünde rapor tanzim etti. Bunun üzerine ilk derece mahkemesinde davanın reddine karar verildi. Yerel mahkemenin bu kararından sonra hastanın avukatı uyuşmazlığı Yargıtay’a taşıdı.

Davanın kamu görevlisinin görevini yaparken kişilere zarar vermesi sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkin bir dava olduğunu belirleyen Yargıtay, hemşirenin kamu görevlisi olması nedeniyle kendisine doğrudan tazminat davası açılamayacağına hükmetti.

Cinsel içerikli görüntüleri yayınlandığı için işten çıkarılan hemşirenin AYM zaferi
Kararda şu ifadelere yer verildi:
“Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalıştığı kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır.”

medipol_hastane_hemsireBu konuda yasal düzenlemelerin emredici kurallar ihtiva ettiğini belirten Mahkeme, soruna sorumluluk hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında bu düzenlemenin zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminat olduğunu da söyledi.

Yargıtay, davaya konu edilen olayda bir kamu kurumunda hemşire olan davalının, görevi kapsamında, hastaya iğne yaparken, kusurlu eylemi sonucu davacının ayağına zarar verdiğinin ileri sürüldüğünü, somut olayda hemşireye husumet yöneltilemeyeceğini, gelecekte rücu kaydıyla ilgili kuruma dava açılabileceğine hükmetti.

Yargıtay kararında, her ne kadar yerel mahkemece hemşire lehine karar verilmiş olsa da davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek karar verilmiş olmasınınusul ve yasaya uygun olmadığına hükmedildi.
Gerçekten de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012 yılı başında verdiği karardan sonra Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin de bu konudaki kararları istikrar kazanmıştı.

Yanlış kan veren hemşire için 2 yıl hapis cezası isteniyor
Bu konuda Hukuk Genel Kurulu, kamu sağlık çalışanlarının görevi sırasında ve yetkilerini kullanırken işledikleri taksirli fiillere ve ihmal iddialarına ilişkin davalarda, hizmet kusuru bulunduğu varsayımından hareket ederek davaların kamu sağlık kurumlarına karşı açılması yönünde karar veriyordu.

Bahsedilen davada ise Yargıtay hemşirenin hatalı enjeksiyon uyguladığı iddiasını da salt kişisel kusur olarak değil görev kusuru olarak nitelendirmiştir. Daha önce de sezaryen ameliyatında karında gazlı bez unutulması görev kusuru olarak kabul edilmişti, kişisel kusur bulunmadığı sonucuna varılmıştı.

Dr. Erkin Göçmen

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.