.

Üniversite Hastaneleri Yoğun Bakımda!

Üniversite Hastaneleri Yoğun Bakımda!

Üniversite Hastaneleri Yoğun Bakımda!



Türkiye’de hem özel ve hem de kamu hastanelerine her yıl toplam 350 milyondan fazla hasta başvuruyor. Bunların yüzde 10’una yakınını da -çoğunluğu sevkle gelen komplike hastalar- üniversite hastanelerine yapılan başvurular oluşturuyor.

Diğer taraftan, üniversite hastaneleri lisans ve uzmanlık eğitiminin yapıldığı merkezler olma özelliğini taşıyor. 

Ancak, üniversite hastanelerinin önemli sorunları var ve bunlardan özellikle mali olanların düzeltilmemesi, üniversitelerin bu eğitim yılını da sıkıntılı bir şekilde yaşayacağını gösteriyor.

Üniversite hastanelerinin sıkıntılarını gündeme getiren ve bu konuda çözüm yolları arayan Üniversite Hastaneler Birliğinin, Temmuz ayında konuyla ilgili sorunları ve çözüm önerilerini ele aldığı bir rapor yayımlandı.Rapordaki durum ve yaşanılan süreç, üniversite hastanelerinin yoğun bakımda olduğunu gösteriyor.

Sonuç olarak: Eylülden önce üniversite hastanelerinin acil nakit ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyor!

Rapordaki dikkat çekici noktalar şu şekilde özetlenebilir:

• Üniversite hastanelerinde finansal sorunların temeli, gelirlerle giderler arasında yüzde 30’u aşan eşitsizlikten kaynaklanıyor. Yani, gelirler giderleri karşılayamıyor, sonuçta hizmet sundukça artan oranda zarar eden ve borçlanan bir bilanço ortaya çıkıyor.

• Üniversite hastanelerinin borcu son dört yılda, yüzde 93’lük bir artışla 1,4 milyar TL’den 2,7 milyar TL’ye çıktı (2010 yılında yasalaşan Kanun ile 22 üniversite hastanesine yapılan Hazine yardımı olmasaydı, bu borç toplamının yüzde 264’lük bir artışla 3,7 milyar TL’ye ulaşmış olacağı belirtiliyor).  

• Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 2013 yılında tüm üniversite hastanelerine sağlık hizmet bedeli olarak 5,9 milyar ödedi.

• Son yedi yıldır güncellenmeyen fiyatların etkisiyle üniversite hastaneleri sürekli zarar ederek çalışıyor.

• Sadece üniversite hastanelerinde yapılan ve bu yüzden de Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında olmayan, yani fatura edilemeyen işlemler için en az yüzde 25 gelir kaybı yaşanıyor.

• Ağırlıklı olarak ilk 150-250 SUT işlem fiyatının yüzde 30-55 arasında yapılacak artışla üniversite hastanelerinde gelir-gider yönünden başa baş noktasına ulaşılabileceği görülüyor.

• Diğer fakültelerde denge tazminatı devlet bütçesinden ödenirken, tıp fakültelerinde döner sermayeden ödeniyor.

Acil çözüm önerileri ise şu şekilde özetlenebilir:

• Farklı SUT fiyatıyla üniversite hastanelerinin maliyetinin karşılanması, SGK dışı gelirlerin arttırılması,

• Eğitim ödeneği adı altında en az yüzde 20 ayrı bir ödenek tahsis edilmesi,

• Döner sermaye üzerindeki işletme, personel, yatırım, araştırma gibi yüklerin en aza indirilmesi,

• Mümkünse, 2015 yılı satın alma süreçlerinin başlayacağı Eylül 2014 öncesi acil nakit girişinin sağlanması.

Üniversite hastanelerinin sürekli mali sıkıntıda olması demek; sağlık hizmeti üreten hekim kalitesinin düşmesi demektir. Yani üniversite hastanelerinin sorunu aslında tüm toplumu kapsamaktadır.

Üniversite hastaneleri, devlet hastanelerinin rakibi değildir. Bu merkezler kök hücre gibi sürekli üreten kurumlardır. O yüzden yetkililerin üniversite hastanelerini bu bakış açısıyla değerlendirmeleri gerekir.

Çünkü bu kurumlar “işletme”den ziyade “tedrisat” özelliğine sahiptir. Medimagazin
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.