.

Türkler’in Laboratuvarında Işık Hiç Sönmüyor..

Ekonomik krizin tıp araştırmalarını sekteye uğrattığı ABD’de Yrd. Doç. Dr. Bülent Özpolat’ın MD Anderson Kanser Merkezi’nde 20 yıldır sürdürdüğü deneysel tedaviler milyonlarca dolarlık fon kazanıyor.

Türkler’in Laboratuvarında Işık Hiç Sönmüyor..



TEKSAS Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezi’nde yaklaşık 20 yıldır deneysel tedaviler üzerine çalışan Yrd. Doç. Dr. Bülent Özpolat, son 10 yıldır krizden etkilenen Amerika’da kanser araştırmalarına ayrılan fonların önemli ölçüde azalmasına rağmen, yürüttüğü çalışmalar için milyon dolarlık fonlar kazanmayı başarıyor. Çünkü o, pek çok kanser araştırmacısının cesaret edemediği bir şeyi yapıyor ve tek bir kanser türüne odaklanmaktansa ekibiyle beraber pekçok kanser türü üzerinde tedavi geliştirme çalışmaları yapıyor. Özellikle son 10 yıldır merkezdeki kimi araştırmacılar fon bulamadıkları için kurumdan ayrılmak zorunda kalsa da Dr. Özpolat’ın laboratuvarı yaklaşık 20 yıldır gece gündüz çalışıyor. Dr. Özpolat, ekibinde Türkiye’nin her yerinden öğrencilere de mutlaka fırsat tanıyor. Akciğer kanserleri içinde en sık görülen ve en ölümcül türün küçük hücreli dışı akciğer kanseri olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Bülent Özpolat, akciğer kanserinde gen susturma yönteminin yaşam süresini uzatması bakımından çok önemli olduğunu söyleyerek şu bilgileri veriyor: Teşhis erken konsa bile 5 yıllık yaşam süresi yüzde 75’lerde. Hele ki bizim genin (yani EF2K geni) aktivitesinin yüksek olduğu hastaların ömürleri çok daha kısa. Hayvan deneylerinde, büyüttüğümüz tümörleri bu geni susturarak bloke edeceğiz. Tedavi başarısı da artacak. En az 30 ay daha yaşamı uzatacağını düşünüyoruz. Çünkü hasta populasyonunda bu genin yüksek ve düşük aktivitede olduğu hastaları kıyasladığımızda, arada 30 ay gibi bir fark çıkıyor.

Her biri bir kanser için çalışıyor

Dr. Özpolat’ın laboratuvarında TÜBİTAK veya YÖK bursuyla bir yıllığına bulunan üç araştırma asistanından biyolog Yrd. Doç. Dr. Nilgün Gürbüz pankreas kanseri, veteriner hekim Mümin Alper Erdoğan yumurtalık kanseri, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Bircan ise akciğer kanseri üzerinde yapılan çalışmalara katkı sağlıyor. Ayrıca ekibin daimi üyeleri biyolog Erkan Yuca prostat kanseri ve deney hayvanlarına ilaç veriliş şekilleri, Dr. Neslihan Alpay meme kanseri, biyolog Nermin Kahraman ise yumurtalık kanseri konularına ağırlık vererek çalışıyor. Bir yıllığına ekibe katılan Doç. Dr. Ahmet Bircan, “Burada yürütülen ve benim de parçası olduğum çalışma sayesinde ileri evredeki akciğer kanseri hastaları için de umut doğacak. Şu ana kadar elde ettiğimiz sonuçlar çok umut verici” diyor.

Büyük işler başarıyoruz

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu Dr. Neslihan Alpay, 3 yıl önce MD Anderson’da çalışmaya başlamış. Dr. Alpay, şunları söylüyor: Anne, baba, çocuk, herkes kanser olabilir. Bizim çalışmalarımız sayesinde belki bir baba çocuğuna üç yıl daha doyacak. O nedenle sabah 4’de işimin başında olurum. Kanser tek bir beyin; onu öldürmek hedef. Küçük rakamlarla büyük bir cesaret bizimkisi. Herkes çok özel ve özverili çalışıyor. Erkan, Nermin, Nilgün, Alper gece saat 2’lere kadar burada. Bizim laboratuvarın ışığı hiç sönmüyor. 

En kutsal iş kansere çare bulmak

Eşinin işi nedeniyle Amerika’ya taşınan ve Dr. Özpolat’ın ekibine 1 yıl önce giren biyolog Nermin Kahraman, “MD Anderson ütopik bir şeydi. Şimdi rüyamı yaşıyorum” diyor. Atatürk Üniversitesi’nden mezun olup 7 yıl önce master için ABD’ye gelen ve ardından Bülent Özpolat’ın ekibine katılan biyolog Erkan Yuca, “Sağlık alanındaki en kutsal konulardan birinde çalışıyoruz. Yeni bir deneye başlarken her birinde acaba sonuç ne olacak diye heyecan duyuyoruz” diye konuşuyor. Yrd. Doç. Dr. Nilgün Gürbüz, doktora çalışmaları için 1 yıllığına MD Anderson’a gelmiş; biyoloji mezunu. Gürbüz, “Makaleleri okudukça karşıma hep MD Anderson ismi çıktı. Ben de çalışmalarımı burada yürütmeye karar verdim. Türk öğrencilere bu kadar destek olan başka bir yer yok” diyor. Aydın Menderes Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nden birincilikle mezun olmasına rağmen kadro alamayan Mümin Alper Erdoğan ise “Bülent Hoca’yla Türkiye’de tesadüfen tanıştım. Ülkemizde alamadığımız desteği veriyor bizlere.

Star
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.