.

Türkiye Aşı Üretim Merkezi Olacak

Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, "Kandan ilaç üreteceğiz, her yıl 500 milyon dolar dışarıya gitmeyecek. Artık kanserde lüzumsuz ilaçlar kullanılmayacak. Kanserle mücadelede başarı oranını yüzde 90'lara çıkaracağız" dedi

Türkiye Aşı Üretim Merkezi Olacak



Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Milliyet'e, kanserle mücadelede başarı oranlarını yüzde 90'lara çıkaracak kişiye özgü sağlık projelerini ve hedeflerini anlattı. Kanser tedavisinde gen haritası çıkarılarak kişiye özgü tedavi yöntemi ile önemli başarı sağlayacaklarını belirten Müezzinoğlu, "En başarılı olduğumuz şu an için meme kanserleri. Meme kanserinde bazı alt başlıklarında aynı cilt kanserinde olduğu gibi 5 yıllık yaşam süresi yüzde 90'ların üzerine çıkacaktır. Dolayısı ile bu çok önemli. Kalın bağırsak kanser türlerinde tedaviden olumlu sonuç alma oranını yüzde 35-40 kadar artırıyor. Yani 5 yıl yaşama oranını yüzde 35-40 kadar artırıyor. Bu da çok önemli bir rakam" dedi.

Müezzinoğlu, artık kanserle mücadelede gen haritası sayesinde lüzumsuz ilaçların kullanılmayacağını, boş yere para da harcanmayacağını kaydetti. Kandan ilaç da üreteceklerini belirten Müezzinoğlu, bu sayede her yıl dışarıya 500 milyon doların gitmeyeceğini kaydetti. Diyetisyen ve zayıflamaya yönelik de vatandaşı uyaran Sağlık Bakanı, "flaş flaş flaş sağlıkta olmaz. Flaş ve şok formüllerden uzak durmalıdır. Şok projeler sunan şovmenlere prim verilmemeli" dedi.

Bakan Müezzinoğlu, sağlıktaki yeni projelerini Bursa'da misafir ettiği Milliyet'e şöyle anlattı:

Gen haritası çıkarılacak

Sağlıkta yeni projeleriniz var mı?

- Yeni olarak kişiye özgü tedavi projemiz var. ABD'de ilgili birimlerle protokol aşamasına geldik. Kanser tedavisinde kişiye özgü tedavi yapılacak. Yani kanserin gen haritası çıkarılacak. Kişiye özel tedavi süreçlerini ve bunu Türkiye'de yapabilecek noktaya gelmenin alt yapısını kurduk. Yapılan gen tedavilerinde fark edildi ki aynı ilacın etkili olmayı bırakın hatta hastaya zarar verdiği tespit edildi. Özellikle meme kanserlerinde birincil olarak hastaya kemoterapatik ilaç vermeden önce o hastalığın genetik kodunu çözelim ilacı ona göre verelim denildi.

Sonradan bakıldı ki bu bütün kanser türleri için öyle. Hemen hemen kanserlerin neredeyse tamamı bir genetik kod değişikliğinden başlıyor. Hastaya özgü çünkü her bir hastadaki genetik hastalık farklı bir ilaç tedavisini gerektiriyor. Sonuçta bütün hastalıklarda hastalığın gen kodunun çıkarılması ve tedavinin ona göre planlanması gerekliliğini ortaya çıktı. Bunun üzerine hastalıkların tedavisinde hem maliyeti azaltmak hem de hastaya doğru tedaviyi uygulamak için hastalıklara bağlı ve hastayı üzen genlerin tespiti süreci yaklaşık 15 yıldır devam etmekteydi. Amerika'da kişiye özgü tıp gelişimini başlattı.

Bunun kanser tedavisindeki başarı yüzdesi nedir?

- Kanser tedavisinde başarı yüzdesi derken kanserden kansere farklı konuşmak lazım. Örneğin cilt kanseri derseniz kanserde başarı 5 yıllık yaşam süresi olarak göze alınır. Cilt kanserlilerinde bu zaten yüzde 97-98'dir. Bunda kişiye özgün tedavinin artıracağı oran yüzde birdir. Kişiye özgü tedavi de en başarılı olduğumuz şu an için meme kanserleri. Meme kanserlerinde VRCA dediğimiz alt gruplar oluşturulduktan sonra zaten geliştirilmiş olan ilaçların hangi dozda ne kadar uygulanacağı tespit edilebiliyor bu araştırmalarla birlikte. Meme kanserinde bazı alt başlıklarında aynı cilt kanserinde olduğu gibi 5 yıllık yaşam süresi yüzde 90'ların üzerine çıkacaktır. Dolayısı ile çok önemli bu. Kalın bağırsak kanser türlerinde tedaviden olumlu sonuç alma oranını ise yüzde 35-40 kadar artırıyor. Yani 5 yıl yaşama oranını yüzde 35-40 kadar artırıyor. Bu çok önemli bir rakam. Dolayısı ile kanserin türünden türüne değişmekte.

Gereksiz para ödemeyeceğiz

Tedavi de maliyeti nasıl etkileyecek? Başka faydaları olacak mı?

- Mesela mide kanserinde etkili dediğimiz 3 kanser ilacı kullanıyoruz. Şimdi halbuki mide kanserindeki gen teşhisine göre kanser ilacı kullansak bir tane kullanacağız. Diğer iki ilacı lüzumsuz yere almayacak. Kanser ilaçlarının yan etkileri de var. Lüzumsuz yere bu iki ilacı almayacak. İkincisi de biz o iki ilaca lüzumsuz yere para ödememiş olacağız. Yani bir taraftan israfı önlerken bir taraftar da nokta atış tedavileri yapmış olacağız ki tedavi de başarı oranı artacak.

ABD Başkanı Obama bu projeyi 3 ay önce yapacaklarını açıkladı. İngiltere ve biz de 3. olarak yapacağız. Bu alt yapıyı Türkiye'ye getirmeye karar verdik. Sayın Başbakanımız bu yıl için 50 milyon liralık talebimize olumlu yaklaştı. Şu anda bütçe sorunumuz yok. Bundan sonra zaten işin dinamikleri burada diğer hastalıklarla ilgili de en geniş gen haritalarını çıkarabilecek bir alt yapıyı ülkemize getireceğiz.

Tüm aşıları üreteceğiz

Milli aşı ne zaman devreye girecek?

- Türkiye maalesef dünyada en fazla hepatit hastalığının, özellikle hepatit B'nin görüldüğü ülkelerden birisidir. Sürekli olarak bunun aşısına ihtiyacımız var bizim. Bölgesel olarak da diğer ülkede çok nadir görülen hastalıklar da var. Örnek olarak verirsek kırım Kongo kanama hastalığı. Dolayısı ile bu tür aşıyı geliştirmemiz için bizim mutlaka bir aşı geliştirme merkezimiz olması lazım. Bunda da birdenbire ortaya kene aşısını çıkaramayacağımıza göre öncelikle mevcut da halen ülkemizde kullanılan ve ithal ettiğimiz aşıların ülkemizde üretilmesi ve gelecekte de kazanılan bu aşı üretimi tecrübesi ile birlikte ülkemize özgün hastalıkların tedavisinde aşılar üretilmesidir.

Milli aşı ile alakalı bir yatırım süreci var. Ama tahmin ediyorum 2 yıllık bir süreç içerisinde Türkiye bu ülkede kullanılan aşıların önemli bir kısmını kendisi üretiyor olacaktır. Buna verem aşısı, hepatit aşı da dahil. Türkiye aşı üretim merkezi olacaktır. Artık Türkiye'nin bundan 3-5 sene sonra kene ısırığına bağlı olarak insanlarını kaybetmesinin önüne geçmemiz lazım. Bu da ancak aşı projesi ile olur.

Sigara yasağı esnetiliyor

Sigara içme ile mücadele nasıl gidiyor, kapalı alanlarda uyulmadığına yönelik şikayetler geliyor?

- Yer yer bunu dejenere eden veya göz yuman alanlar var. Türk toplumu tütünle olan mücadelede yaptığımız bu Radikal yasal değişikliğe beklediğimizden daha çok bir sahiplenme gösterdi. En çok desteği esasında sigara içenlerden de aldık. 'Zorlanıyoruz sıkıntı çekiyoruz ama kararınız doğru' diyorlar. Ama denetimleri daha dinamik yapmaya zaman zaman ihtiyacımız oluyor.

Zaman zaman bazı işyerleri bunu daha esnek hale getirmeye çalışıyorlar. Tütünle olan mücadelemizde Türkiye dünyaya örnek oldu. Bunu duyarlılıkla ve titizlikle yarınlara taşımamız lazım. Yüzde 25'lere doğru gidiyoruz ama hedefimiz yüzde 20'nin altına inebilmek. Daha önce yüzde 31 idi.

Yerli üretim 1-2 ay içinde

Kandan ilaç üretimi ne aşamada?

- Kan ürünlerine 1.5 milyar TL gibi her yıl para ödüyoruz yurtdışından getirttiğimiz. Bizim güçlü bir Kızılayımız var. Her yıl 2 milyon ünite kan topluyor. Bu kan ürünlerinin burada çöpe atılan kısmı kan ürünleri olarak üretmeyi hedefliyoruz. İhale şartnamesini hazırladık. SGK ile son görüşmeleri yapıyoruz. İnanıyorum ki 1-2 ayın içinde biz Türkiye'de kan ürünlerini üreten teknolojiyi getirecek yerli üretim yapacak, Kızılay ile birlikte bunu üretecek, yerli üretimi 4 yıl sonra kendi ürettiğini tüketmeye başlayacağımız 7 yıl sonra da Türkiye'nin ihtiyacını karşılayacak daha çok üretiyorsa da dünyaya pazarlayabilecek bir ihale sürecini 7 yıl alım garantili olarak hazırladık.

İnşallah 1-2 ay içinde ihaleyi yapmış oluruz. Her yıl yurtdışına ödediğimiz 400-500 milyon dolar Türkiye'de kalacak. Kendi kanımızdan ürettiğimiz ilacı kullanıyor olacağız. Daha bize uygun olan. Yurtdışında da Türkiye'nin bu ürünü güçlü bir pazar haline dönüşecek.

EN ÇOK ESTETİK YAPTIRMAYA GELİYORLAR

Sağlık turizmine en çok hangi alanlarda geliyorlar?

- En çok medikal sağlık turizminde estetik cerrahiye geliyor. Kardiyovasküler cerrahiye Onkoloji tedaviye geliyor. Bunları çok daha güçlü çok daha vizyoner yapmamız gerekiyor. Sağlık turizminin bir de termal turizmi var. Şehir hastaneleri bunları hem bilimsel yönüyle hem marka değeriyle hem de buralara yurtdışından dünya çapından marka değeri olan hem yabancı hekimleri hem de ABD ve Almanya'daki güçlü Türk hekimlerimizi getireceğiz. Ve Türkiye'yi yakın coğrafyasındaki 1.5 milyar nüfusa sağlık turizminde hizmet edecek bir bölgenin merkezi yapacağız.

Türkiye bu bölgenin sağlık turizm merkezi olacak. 2002'de bizim vatandaşlarımızdan 110 bin kişi yurtdışına sağlık için gidiyordu. 1.5 milyar dolar orada para bırakıyordu. Şimdi yurtdışından 2014'te yaklaşık 480 bin yabancı Türkiye'ye geldi ve 2.5 milyar dolar Türkiye'ye para bıraktı. Ağız diş sağlığı, göz hastalıkları, kardiyovasküler cerrahi, onkoloji, plastik ve estetik cerrahi, organ naklinde Türkiye dünya ile yarışabilecek noktada. Şimdi 2018'deki hedefimiz bu rakamı 1 milyon kişiye ve 9-10 milyar dolarlık bir gelire çıkarmak. Yabancı doktorlar da gelecek. Açığımız büyük. Bizim hedefimiz dünya çapında marka değeri olan bilimsel alt yapısı güçlü olan dünyanın gelişmiş ülkelerinde eğitim görmüş tecrübe kazanmış hekimleri getirebilmek.

 Milliyet
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.