.

Türkiye Acil Durumlara Müdahalede Kendisini Kanıtladı..

Türkiye acil durumlara müdahalede kendisini kanıtladı..

Türkiye Acil Durumlara Müdahalede Kendisini Kanıtladı..



“Genel Sağlık Kapsamı Bakanlar Konferansı” ikinci gününde, “Genel Sağlık Kapsamı Bağlamında Affet ve Acil Durum Yönetim” konulu panelle devam etti. Moderatörlüğünü Pakistan eski Federal Bakanı Sania Nishtar’ın yaptığı oturumda, Sağlık Bakanı Yardımcımız Agah Kafkas, Türkiye’nin afet ve acil durumlarda izlediği sağlık politikalarını anlattı. 1999’da Marmara depremiyle Türkiye’nin acı bir tecrübe yaşadığını belirten Kafkas,  sonraki yıllarda acil durum ve afet yönetiminde hızlı gelişmeler kaydettiklerini söyledi.
Bu kapsamda, ülke genelinde afet ve acil durumlara müdahale etmek üzere gönüllü sağlık personellerinden oluşan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) kurduklarını belirten Kafkas, “Bu yapı, dünyada en kısa sürede en fazla personele sahip olan medikal kurtarma ekibi oldu” dedi. UMKE’nin acil durum ve doğal afetler sonrası medikal hizmetleri hızlı bir şekilde yerine getirdiğini ifade eden Kafkas, yurt içi ve yurt dışında profesyonel anlamda görev alacak 5 bin UMKE personelinin bulunduğunu açıkladı. 2011 Van depremine zamanında müdahalesiyle UMKE’nin dünyanın takdirini kazandığını belirten Kafkas, DSÖ'nün 2011’de yayınladığı "Sağlık Sistemlerinin Krize Hazırlık Değerlendirmesi-Türkiye" raporunda bu durumdan övgüyle bahsedildiğini hatırlattı.

Türkiye vazgeçilmez bir aktör
Türkiye’nin ulusal ve uluslararası afetlere müdahale kapasitesini ispatladığını belirten Kafkas, bu alandaki deneyimlerini birçok ülkeyle paylaştıklarını söyledi. Bakan Yardımcısı Kafkas şöyle devam etti: “Endonezya'dan Pakistan'a, Afganistan'dan Haiti'ye kadar birçok ülkede yaşanan deprem ve doğal afetlerde yardım çalışmaları yaptı. Sudan'da kurduğumuz sahra hastanesi, sağlık hizmeti sundu. 2011 yılından itibaren Somali'de bir mobil hastanemiz, sağlık personelimizle oradaki kardeşlerimizin yaralarını sarıyoruz.” Türkiye’nin uluslararası krizlerin yönetilmesinde artık vazgeçilmez bir aktör olduğunun altını çizen Kafkas, “DSÖ'nün Uluslararası Sağlık Tüzüğü'nde belirtildiği gibi ülkeler acil durum ve afetlerdeki yönetimleri için kapasitelerini geliştirmek zorundadır. Bu bilgi birikimi ve tecrübemizden, insanlığımıza hizmet sunmak adına faydalanmak isteyen ülkelere kapımızın sonuna kadar açıktır” ifadelerini kullandı.

Suriye’deki drama seyirci kalamazdık
İç savaşın vurduğu Suriye'de insanlık dramı yaşandığını hatırlatan Kafkas, Türkiye’nin buna seyirci kalmadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “8 şehirde 17 kamp kurduk ve 200 binin üzerinde Suriyeli kardeşimizi misafir ediyoruz. Yaklaşık 150 bin kişi de Türkiye’deki akrabalarında kalıyor. 150 bin kişi ise sağlık ve temel ihtiyaçlar için günü birlik giriş çıkış yapıyor. Kamplarımızda acil sağlık, poliklinik, diş sağlığı, laboratuvar ve görüntüleme hizmetleri veriyoruz.  Suriyeli vatandaşlara 1 milyon 200 bin poliklinik hizmeti verildi. Bu muayeneler sonucunda, 200 bin kişi ikinci ve üçüncü basamak hastanelere sevk edildi. 24 bin kişi hastanelerimizde tedavi ettik. 15 bine yakın hastayı ise ameliyat ettik.”

Türkiye büyük bir tecrübeye sahip


Aynı oturumda söz alan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Doğu Akdeniz Bölge Ofis Yöneticisi Ala Alwan da acil durumlara etkili bir şekilde müdahale edilebilmesi için öncelikle genel sağlık sistemlerin çağın koşullarına uygun iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ülkelerin sağlık sistemlerini planlarını, evrensel sağlık sigortası ve uluslararası sağlık mevzuatına uygun hazırlanmasını isteyen Alwan, bu konuda tecrübeli olan ülkelerden yararlanılabileceğini söyledi. Affet ve acil durumlara etkili müdahale konusunda Türkiye’nin önemli bir birikime sahip olduğuna dikkat çeken Alwan, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin bu alanda büyük tecrübeye olduğunun altını çizmemiz gerekiyor. Dünya ülkeleri arasında bu konuda iyi uygulama yapanların tecrübelerinden yararlanmalıyız. Affet bölgelerindeki ülkeler birbirileriyle dayanışma içinde olmalıdır. Aynı zamanda evrensel sağlık sigortasının daha etkin kullanılması, istenmeyen durumlar sonrasında zararları en aza indirecektir.”



20 ülkeden sağlık bakanı ve üst düzey temsilcinin katılımıyla İstanbul’da düzenlenen, “Genel Sağlık Kapsamı Bakanlar Konferansı,” Prof. Dr. Rıfat Altun’un başkanlığında yapılan “Küresel Sağlıkta Yönetişim” paneliyle sona erdi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.