.

Topuk Kanı Davasında Bakanlık Ceza Yedi

54 bin lira tazminat ödemesine karar verdi.

Topuk Kanı Davasında Bakanlık Ceza Yedi



Adana’da bir aile, yeni doğan çocuklarına topuğundan alınan kanla belirlenen 'fenilketonuri' yani 'zeka geriliği' teşhisi konulmasına rağmen bildirmeyen, Sağlık Bakanlığı aleyhine açtığı davayı kazandı. Mahkeme, 11 yıl süren dava sonunda aile ve çocuğuna; Bakanlığın 54 bin lira tazminat ödemesine karar verdi.

Adana’da ismini açıklamak istemeyen (M–S.Ö.) çiftçinin 1999 yılında bir erkek bebeği (O.Ö) dünyaya geldi. Bebeklerinde bir rahatsızlık olduğunu fark eden aile, topuğundan kan aldırdı. Aile kanın araştırılması için sağlık ocağı aracılığıyla Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimlerine gönderdi. İddiaya göre, tahliller sonucunda davaya konu çocukta, zeka geriliğine neden olan ‘fenilketonuri’ teşhis edilmesine rağmen, bu durum bir ay geçmeden sonucu aileye bildirmek zorunda olan Sağlık Bakanlığı tarafından ihmal edildi.

Ancak, aile bir yıllık süre içinde çocuklarında bir gelişim geriliği olduğunu fark etti ve Çukurova Üniversitesi’ne başvurdu. Burada yapılan teşhiste çocukta ‘fenilketonuri’ hastalığının bulunduğu raporlandı. Bunun üzerine aile, çocuklarının zihinsel engelli olarak yaşamasına yol açtan Bakanlık aleyhine dava açtı. O.Ö. 13 yaşına gelirken ailenin avukatları Ahmet Kaya, Mehmet Ali Akgül tarafından Adana 1. İdare Mahkemesi’nde açılar dava sonuçlandı. Mahkeme, Sağlık Bakanlığı’nı aileye ve çocuğa maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkûm etti.

AVUKATLAR: DAVA EMSAL TEŞKİL EDİYOR

Olayın Osmaniye’de yaşandığını belirten Akgül, “Adanalı aile, doğumundan sonra çocuklarını Osmaniye’de 2 nolu Sağlık Ocağı’na götürüp fenilketonüri adlı rahatsızlık için kan aldırıyorlar. Kendilerine, hastalık bulunduğu takdirde bildirim yapılacağını, yapılmadığında ise çocuktaki tahlil değerlerinin normal kabul edilmesi gerektiği bildiriliyor.” dedi.

Müvekkil aileye cevap gelmediği için çocuklarının hasta olmadığı kanaatine vardıklarını açıklayan Akgül, “Fakat çocuktaki gelişme bozukluğunu fark eden aile, 2000 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne gidiyor ve hastalığın teşhisi konuluyor. Fakat geç kalındığı için çocuk zekâ geriliğine maruz kalıyor. Burada Bakanlığın hizmet kusuru söz konusu. Çünkü çocuğa ve ailesine erken teşhis imkanı verilmemiştir.’’ diye konuştu.

TEŞHİS EDİLİRSE, TEDAVİSİ MÜMKÜN

Doğru teşhis konulması halinde çocuğa uygulanacak diyet programıyla hastalığın tedavisinin mümkün olacağını anlatan Avukat Ahmet Kaya ise ailenin bu fırsatı kaçırdığını hatırlattı. 26 Kasım 2001 tarihinde açtıklarını dava sonunda çocuk bugün 13 yaşına geldiğine dikkat çeken Kaya, “Mahkeme, Sağlık Bakanlığını aile için 25 bin lira maddi, O.Ö için bin lira maddi, 28 bin lira manevi tazminat olmak üzere toplam 54 bin lira tazminat ödemeye mahkûm etti.” şeklinde konuştu.

Kaya, bilirkişinin tazminat miktarını, davanın açılmasından bugüne kadarki faizleri hariç, 459 bin lira olarak hesapladığını kaydetti. Bakanlığın, Danıştay’da temyiz hakkının bulunduğu ve bu süreyi bekleyeceklerini ifade eden Kaya, şöyle devam etti: “Onun ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmeden önce kurulan uzlaşma komisyonu ile görüşeceğiz. Hakkımızı arayacağız. Bu dava 11 yıl sürdü. Oysa, dava erken sonuçlanmış olsaydı, aile belki engelli çocuğuna engeline uygun eğitim aldırma imkanı bulabilirdi. Ama bu imkan da ellerinden alınış oldu. Burada insan hayatına verilen önem çok önemli. Bakanlığın, hizmet kusuru mevcut. Bu kusur yüzünden çocuk bugün orta düzeyde zihinsel engelli ve yüzde 70 iş göremez raporuna sahip.’’


1. İdare Hukuk Mahkemesi’nde davanın ıslah edilme imkanı verilmediğini, aile ve çocuğun işgücü ve maddi kaybının bilirkişi tarafından belirlendiğini dile getiren Ahmet Kaya, açtıkları davanın bu haliyle kalmasının imkansız olduğunu savundu. Sağlık Bakanlığı’nın bilirkişi tespitiyle ailenin tüm zararını telafi etmesi gerektiğini ifade eden Kaya, “Hizmet kusuru yüzünden zeka özürlü olan bir çocuk için bu kadar tazminat olmaz. Dava, bu rahatsızlıkta bulunan ve teşhisi geç konulan aile ve çocuklar için bir emsal dava özelliği taşıyor. Bakanlık gerekeni yapmazsa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurma hakkımız doğacak.” açıklamasını yaptı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.