.

Topuk Dikeni Tedavisinde Yeni Yöntem...

Sabahları yataktan ayağınızdaki ağrılar nedeniyle kalkamıyor, ilk birkaç adımda topuğunuzda zorlanma hissediyor ve yürüme güçlüğü yaşıyorsanız...

Topuk Dikeni Tedavisinde Yeni Yöntem...



Sabahları yataktan ayağınızdaki ağrılar nedeniyle kalkamıyor, ilk birkaç adımda topuğunuzda zorlanma hissediyor ve yürüme güçlüğü yaşıyorsanız sorununuz topuk dikeni olabilir. Sorunun giderilmesinde yeni uygulanmaya başlanan PRP adlı yöntemin yüz güldüren sonuçları var.

Topuk dikeni, ayak tabanında bulunan, "Plantar fasia" adlı zarın kronik olarak zedelenmesisonucu oluşan bir sorun. Ayağın iç kısmında bulunan çukurluk sayesinde ayağa gelen yükler dengeli bir şekilde dağıtılarak yumuşak dokular vekemiklere aşırı yük gelmesi önleniyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Bahadır, "Ayak arkının çökmesi, aşırı ayakta kalma, uzun yürüyüşler, kötü ayakkabı alışkanlıkları gibi nedenler taban zarınınaşırı gerilmesine yol açıyor" diyor. Kronik zedelenmeden kaynaklanan zarda kalınlaşma ile zarın topuk kemiğine yapışması sonucu yumuşak doku ödemi oluşuyor. Ayak taban zarınındaki bu romatizmal sorun, "Plantar fasiit" olarak adlandırılıyor. Hastalık ilerledikçe bu zar kalınlaşmaya başlıyor ve topuk kemiğine yapıştığı noktada kronik zedelenmeler ortaya çıkıyor. Vücut bu bölgede yeni kemik oluşturarak stresi azaltmaya çalışırken, oluşan kemik yapının sivriliği topuk dikeni olarak adlandırılıyor.
SABAH AĞRISINA DİKKAT!
Topuk dikeninin en önemli bulgusunun ağrı olduğu belirtiliyor. Bu ağrı kişiyi özellikle sabahları rahatsız ediyor ve hasta yataktan kalktığında bir süre topuğuna basamıyor. Hastalık ilerledikçe ağrılar gün içine yayılmaya başlıyor. Sert tabanlı ve topuklu ayakkabılar bu sorunda rahatsız edici olabiliyor. Ağır vakalarda ayakta durulan her an azap veriyor ve bu ağrılar dinlenme durumunda bile devam edebiliyor.
İLTİHAPLI OMURGA ROMATİZMASI OLABİLİR
Topuk dikeninin tanısı (henüz oluşmadığı plantar fasiit döneminde) iyi bir muayene sonucunda konuyor. Bu aşamada, MR ve ultrason görüntüleme ile taban zarında meydana gelen ödem ve kalınlaşma tespit ediliyor. Dikenin topuk kemiğinde zarın yapıştığı yerde oluşması halinde basit bir röntgen tanı koymada yeterli olabiliyor. Ayak altı ağrısı ve topuk dikeninin, iltihaplı omurga romatizmasının ilk bulgusu olabileceğine dikkat çekiliyor. Topuk arkasında meydana gelen ağrı ve tedaviye direnç bu sorunun mutlaka araştırılması gerektiğini gösteriyor.
CERRAHİNİN YERİ YOK
Topuk dikeni tedavisinde çok özel durumlar hariç cerrahinin yeri bulunmuyor. Hafif vakalarda antiromatizmal ilaçlar, aktivite kısıtlaması ve ayakkabı modifikasyonu yeterli olabiliyor. Özel tabanlıklar ile topuk kısmı delinmiş topuk desteklerinin de sorunun çözümünde işe yaradığı belirtiliyor. İnatçı vakalarda topuktan kortizon enjeksiyonu yapılıyor. Tedavinin kısa dönem sonuçları iyi olsa da yüzde 40-50' lere yaklaşan oranda tekrarlama eğilimi bulunuyor. Bunda enjeksiyonun yanlış yere yapılmasının da rolü olduğu belirtiliyor. Doç. Dr. Cengiz Bahadır, "Bu nedenle bu tip iğnelerin ultrason görüntüleme ile yapılması gerekiyor" diyor. ESWT olarak adlandırılan şok dalgası son yıllarda sık kullanılsa da sonuçlarının kortizon iğnesine oranla daha kötü olduğu ve işlem sırasında hasta ağrı duyduğu için tercih edilmediği belirtiliyor.

TOPUK DİKENİ TEDAVİSİNDE YENİ YÖNTEM: PRP
Son yıllarda farklı tedavi alanlarıyla karşımıza çıkan, topuk dikeni tedavisinde ise yeni uygulanmaya başlanan PRP (Platelet Rich Plasma) trombositten zengin plazma anlamına geliyor. Bu yöntemde ilaç, hastanın kendi kanından hazırlanıyor ve hazırlanan solüsyon hastaya enjeksiyon olarak uygulanıyor. PRP sıvısının içerdiği yüksek oranlı büyüme faktörleri zedelenmenin olduğu plantar fasia ve topuk dikeni bölgesindeki yapıların hücrelerini uyararak o bölgedeki iyileşmeyi hızlandırıyor. Yakın geçmişte yapılan araştırmalar, farklı tedavilerle sonuç alınamayan topuk dikeni vakalarında yüz güldürücü sonuçlara işaret ediyor. Uygulama birer ay arayla iki kez yapılıyor. PRP tedavisinin etkilerinin; diz ve kalça gibi eklemromatizmaları ile tenisçi dirseği gibi tendon romatizmalarında ispatlandığını söyleyen Doç. Dr. Bahadır, "Artık topuk dikeni ve plantarfasiitin de PRP tedavisinin kullanım alanına girdiğini söyleyebiliriz" diyor. Tedavi bir çok inatçı kas ve iskelet sistemi hastalığında, " Yeniumut" olarak değerlendiriliyor. Buna karşın tüm diğer tedavilerde olduğu gibi PRP tedavisinin de aktivite modifikasyonu ve uygun egzersiz programı ile desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.


HABERTÜRK 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.