.

Tıpta Uzmanlık Eğitimi Mahkemelik Oldu...

Acil Tıp Asistanları Uygun Eğitim Alamadıklarını Mahkeme Yoluyla Tespite Gidiyor

Tıpta Uzmanlık Eğitimi Mahkemelik Oldu...



Sağlık alanında yaşanan hızlı dönüşüm, tıpta uzmanlık eğitimini de; çok da gerekli olmayan, zaten para da getirmeyen, hiçbir getirisi de olmadığına göre zaman ayrılması da gerekmeyen, “gereksiz bir uğraş”, bir “angarya” haline getirdi.

Kuşkusuz eğiticilerin tespit edilme yöntemlerinden, neredeyse son 10 yıla yayılan usulsüz ve keyfi atamalara, doçentlik sınavına girdikten bir gün sonra klinik şefi atananlardan, “uçan profesörlere”, son olarak 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bütünüyle ortadan kaldırılan klinik şef ve şef yardımcılığı kadrolarına kadar çok sayıda düzenleme ve uygulama da, tıpta uzmanlık eğitiminin çatırdamasına neden oldu.

Bütün asistanlar aralıksız ve yoğun çalışmaktan, eğitim almamaktan, güvensiz koşullarda yaşamaktan, nöbet yükünden ve şiddetin açık hedefi olmaktan şikayetçi…

Asistan olmak güç ama acil servise asistan olmak daha da güç. Başı ağrıyanın dahi hastaneye gitmesini pompalayan bu sistemde, acil servislerin önündeki uzun kuyruklar hiç bitmiyor. Acil tıp uzman sayısı yetersiz olduğu halde, her sınavda onlarca acil tıp asistanı alınıyor ve adeta kendi kaderlerine terk ediliyor.

Üstelik eğitim talep eden, bu koşullara itiraz edenlere de, “biz de neler yaşadık”la başlayan cümleler dışında bir çözüm vaade dilmiyor. 

Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde acil servisi, tüm bu sorunların protip halinde yaşandığı bir yer. Neredeyse ikimilyon nüfus tek başına hizmet eden acil serviste günlük ortalama başvurunun 1.500 kişi olduğu belirtiliyor.  Asistan alımı sürüyor ancak halen eğitim görevlisi yok. Üstelik asistanların, eğitim görevlisi olan başka bir sağlık kuruluşuna geçme/(gönderilme talebi de kabul edilmiyor.

Hızla geçen yıllara rağmen hala eğitim görevlisinin atanmaması, ne eğitim, ne güvenlik ne de çalışma koşullarında bir değişiklik olmaması üzerine, acil tıp asistanları meslek kuruluşumuza başvurdular.

Hukuk Büromuz tarafından yapılan değerlendirmelerin sonucunda, acilde var olan durumun tespiti amacıyla yargıya başvurulması benimsendi.

Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen bu davada;

a) Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde acil tıp branşında uzman eğitim sorumlusu (profesör, doçent, eğitim görevlisi, bu kadroda bir yıl çalışmış başasistan) bulunup bulunmadığının, bulunmuyorsa uzmanlık eğitiminin kimler tarafından verildiğinin,

b) Hastane’de verilen acil tıp uzmanlık eğitimi için; çekirdek eğitim müfredatını da içeren ve o birime özgü eğitim ve öğretimi ifade ettiği belirtilen genişletilmiş eğitim müfredatının hazırlanıp hazırlanmadığının, müfredatın yıllık olarak güncellenip güncellenmediğinin, Tıpta Uzmanlık Kurulu’na bildirilip bildirilmediğinin, ağ ortamında yayınlanıp yayınlanmadığının ve her uzmanlık öğrencisine genişletilmiş eğitim müfredatı çerçevesinde eğitim karnesi hazırlanıp hazırlanmadığının,

c) Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin 24. maddesi uyarınca eğitim programı yapılıp yapılmadığının, 25. maddeye göre her uzmanlık öğrencisi için rehber eğitim sorumlusu tayin edilip edilmediğinin, buna ilişkin yazılı bildirim yapılıp yapılmadığının, yine tez danışmanı tayin edilip üç ayda bir tez çalışmasının değerlendirilip değerlendirilmediğinin,

Yine 25. maddeye göre uzmanlık öğrencilerinden, verilen eğitimi ve eğitim sorumlularını yıllık olarak değerlendirdikleri “uzmanlık öğrencisi kanaati”nin alınıp alınmadığının, alınıyorsa takip sistemine kaydedilip kaydedilmediğinin,

Acil tıp uzmanlık öğrencilerinin, Yönetmeliğin 27. maddesi ile Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun 82 sayılı kararı uyarınca rotasyona gönderilip gönderilmediklerinin,

d) Acil tıp uzmanlık öğrencilerinin günde ortalama kaç saat çalıştıklarının, kaç hastaya hizmet verdiklerinin ve bu yoğunluk içinde eğitim görme-araştırma yapma olanağı bulunup bulunmadığının, asistan hekimlerin hizmet sırasında eğitim sorumlusu gözetimi ve denetimi altında olup olmadıklarının,

Bu yoğunluk içerisinde hasta dosyalarının/tıbbi belgelerin gerekli şekilde tutulup tutulmadığının,

e) Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul Ve Esasları Hakkında Tebliğ’in 9. ve 10. maddeleri uyarınca, tıbbi işlemlerin gerçekleştirildiği alanlar ile kritik birimlere görevli personel dışında ilgisi olmayan kişilerin girmesinin engellenip engellenmediğinin; hasta ve hasta yakınlarının acil serviste girmelerinin engellenebildiği bir bölüm/oda bulunup bulunmadığının; yeterli sayıda güvenlik personeli görevlendirilip görevlendirilmediğinin ve yeterli sayıda güvenlik kamerası bulunup bulunmadığının,

f) Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmeliğin 5. ve 7. maddeleri uyarınca, Hastane Başhekimliği tarafından çalışan güvenliği programının hazırlanıp hazırlanmadığının; çalışanlara yönelik fiziksel saldırıların önlenmesine yönelik iç düzenleme yapılıp yapılmadığı ile önlem alınıp alınmadığının,

g)“Çalışan Güvenliğinin Sağlanması” konulu Genelge uyarınca, “Beyaz Kod” uygulamasına geçilip geçilmediğinin;

“Çalışan Hakları ve Güvenliği Birimi”nin kurulup kurulmadığının, bu birim için başhekim yardımcısı görevlendirilip görevlendirilmediğinin, gerekli ekipmanın temin edilip edilmediğinin, birimde sosyal hizmet uzmanı, psikolog veya halkla ilişkiler uzmanı çalışıp çalışmadığının, talep ve şikayetlerin raporlanıp raporlanmadığının ve şikayetçiye geri bildirimde bulunup bulunulmadığının;

Keza Başhekimlik tarafından risk değerlendirmesinin yeniden yapılıp yapılmadığının ve acil servis gibi şiddet riskinin yüksek olduğu bölümün bekleme alanında yeterli güvenlik elemanı görevlendirilip görevlendirilmediğinin,

h) Acil servisin, acil tıp asistanı hekimlerin can güvenliği içerisinde görev yapmasına uygun olup olmadığının

tespiti istendi.

Mahkeme hakimi başkanlığında, tespit edilen bilirkişi heyeti, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü avukatları ve İstanbul Tabip Hukuk Danışmanımız Av. O. Meriç Eyüboğlu’nun içinde olduğu heyet; 13 Şubat 2013 günü Bağcılar Eğitim Araştırma Hastanesi’ne bizzat giderek, yerinde inceleme ve değerlendirmelerde bulundular. Mahkeme heyetine yönetim kurulu üyemiz Dr. Ali Özyurt’ta eşlik etti.

Belirtelim ki, Mahkemeye yapılan ilk başvurudan bu yana geçen yaklaşık 4 aylık dönemde, kimi düzeltmelerin yaşandığını sevinerek gözlemledik ve bu başvurunun en azından böyle bir sonuç üretmesinden memnuniyet duyduk.  Ancak atılacak çok adım olduğu, çıplak gözle bile anlaşılıyordu.

Bu nedenle bilirkişi raporu da, içeriği de son derece önemli. Çünkü söz konusu rapor, acil servislere ayna tutulmasının yanında, mevcut koşulları ve acil tıp asistanlarının eğitim süreçlerinde yaşanan sorunları da kayıt altına almış olacak.

Tıp eğitimi tarihinde belki de ilk defa gerçekleşen bu başvuru sonrasında, şimdi gözler bilirkişi raporunda.


İSTANBUL TABİP ODASI 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.