.

Tatarcık Humması

TATARCIK HUMMASI

Tatarcık Humması



 

T.C.

OSMANİYE VALİLİĞİ

Halk Sağlığı Müdürlüğü

 

 

TATARCIK HUMMASI OSMANİYE EYLEM PLANI TASLAĞI

( 2013 - 2014 )

HAZIRLAYAN: Dr. Tuğçe KUYULU

Bulaşıcı Hastalıklar, Çevre ve Çalışan Sağlığı Şube Müdürlüğü

TATARCIK HUMMASI GENEL BİLGİLER

Tatarcık humması; Kum sineği ateşi, Tatarcık sineği hastalığı veya Pappataci hastalığı olarak da bilinir. Akdeniz, Orta Asya, Güney Amerika ve Orta Doğu’da görülen bir enfeksiyondur. Tatarcık sineklerinin sokmasıyla bulaşır.

Hastalık Etkeni:

Tatarcık humması virüsü (Sandfly fever virus; SFV) Bunyaviridae ailesi, Phlebovirus cinsinde sınıflandırılan, Ortadoğu ve Akdeniz havzasında görülen bir RNA virüsüdür. Toplam 36 phlebovirüsün sekizi tatarcık sinekleriyle taşınmaktadır. Akdeniz ülkelerinde hastalığın Sicilian (SFSV), Naples (SFNV), Toscana (TOSV) ve Cyprus (CYPV) serotipleri görülmektedir. Diğer serotipler ise Alenquer, Arboledas, Bujaru, Cacao, Candiru, Chagres, Punto’dur. Bunlar özellikle Kolombiya, Panama ve Brezilya’da hastalık oluşturmaktadır.

Epidemiyoloji:

Hastalık ilk kez 1886 yılında Bosna Hersek’te askerlerde görülmüştür. Aynı etkene İkinci Dünya Savaşı’nda İtalya’daki Amerikan askerlerinde de rastlanmıştır. İkinci Dünya Savaşı boyunca Güneydoğu Akdeniz’de 10 binden fazla asker hastalığa yakalanmıştır. Son dönemlerde ise Kıbrıs ve Afganistan’da yapılan operasyonlarda bildirilmiştir. Hastalık coğrafi olarak Akdeniz’den Güney Asya’ya ve Güney Amerika’ya kadar yayılmıştır. Turistlerin bunda rol oynadığı sanılmaktadır.

Tatarcık humması 20-45 kuzey enlem dereceleri arasındaki endemik bölgelerde ve vektör flebotomların bulunduğu yerlerde görülür. Akdenize kıyısı olan ülkelerde, Balkanlarda, Afrika’nın doğu kesimlerinde, Rusya ve Orta Asya ülkelerinde, İran, Irak, Pakistan, Hindistan, Panama, Brezilya ve Trinidad adalarında görülür. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Balkanlar ve güney doğu komşularımızda (İran, Irak) sıklıkla gözlenmektedir. Panama ve Brezilya’daki olgular genellikle salgın şeklinde değildir ve daha çok ormanla ilişkisi olan insanlarda rastlanmaktadır. Kış günleri yaşam koşullarının olumsuzluğu sebebi ile sineklerin sayısındaki azalma hastalığın bulaşmasını azaltmakta ve etkisini düşürmektedir. Tropikal bölgelerde flebotomlar yıl boyunca hastalık bulaştırabilirken, daha soğuk iklimlerde yalnızca sıcak aylarda etkilidirler. Orta Doğu ve Orta Asya’da hastalık sıcak ve kurak aylarda (yaz ya da sonbahar ayları) görülmektedir.

Sicilian ve Naples serotipleri, Toscana’ya göre daha fazla bir yayılım göstermesine karşın daha az virülandır. Toscana serotipine İtalya, Portekiz, İspanya ve Kıbrıs’ta rastlanmıştır. Ayrıca Toscani’de görülen aseptik menenjitin en büyük etkeninin de Toscana olduğu sanılmaktadır. Koyun, keçi, sincap ve orman farelerinde semptom gözlenmemesine rağmen bu hayvanlar virüsle enfekte olabilirler. Önemli konaklar dev gerbil, uzun tırnaklı yer sincabı ve uzun kulaklı kirpidir.

Bulaşma yolları:

Hastalık insanlara enfekte tatarcık sineklerinin sokmasıyla bulaşır. Sicilian ve Naples için vektör Phelebotomus papatasii’dir. Toscana için vektör ise Phelebotomus perfilieri ve Phelobotomus perniciosus’tur. Aynı vektörler Leishmania’ları da taşırlar. Tatarcık sineklerinin hem vektör hem de rezervuar konak oldukları bilinmektedir. Yapıca çok küçük olan bu sineklerin boyu 1-2mm dir. Isırılan kişi eğer alerjik bir yapıya sahip değilse ısırılan yerde ağrı hissetmez ve lokal iritasyon görülmez; ısırılanların yalnızca %1'lik kesimi ısırıldığının farkına varmaktadır. Tatarcık sineği geceleri beslenir, gündüzleri duvar çatlakları, mağaralar, evler ve ağaç kovukları gibi karanlık yerlerde bulunur. Yumurtlama kan emdikten birkaç gün sonra olur. Yumurtaların kanatlı tatarcıklar haline gelmesi için yaklaşık beş haftalık bir süre gereklidir. Yetişkin bir tatarcık sineği sıcak ortamda birkaç hafta yaşar.

Tatarcık hummasında enfeksiyon zinciri; insan-flebotomus-insan şeklindedir. Flebotomların hastalardan kan emerek virüsü almaları, hastalık belirtilerinin başlamasından iki gün önce ile hastalık belirtilerinin kaybolmasından 24 saat sonrası arasında olur. Bu süre dışında hastalardan kan emen dişi flebotomlar enfekte olmazlar. Tatarcıklar kan emdikten 6-10 gün sonra bulaştırıcı olurlar ve ömürleri boyunca bulaştırıcı kalırlar. Virüs, yumurta ile bir nesilden diğerine geçer. Tatarcık sinekleri zemine yakın yerlerde bulunduğundan ve 3-4 m’den yüksekliğe uçamadıklarından büyük binalarda hastalık daha çok alt katta oturanlar arasında görülmektedir. Uçuş menzilleri 200 metreyi geçmez. Dişi tatarcıklar yumurtalarını kaya diplerine, ağaç kovuklarına, organik maddelerden zengin nemli ve gevşek topraklara bırakırlar. Doğada tatarcık yumurta, larva ve pupalarını bulmak çok güçtür.

Klinik:

İnkübasyon periyodu üç-altı gündür. Hastalık ani olarak yükselen ateş, göz arkasında göz hareketleriyle ortaya çıkan ağrı, alın bölgesinde ağrı, fotofobi, kas ağrıları, kusma, mide bulantısı, iştahsızlık ve lökopeni ile başlar. Ateş 39 - 40 oC’ ye kadar yükselebilir. Genellikle ateş 2 - 4 gün kadar sürer (3 gün ateşi) ve bol terleme ile düşer; ancak 1 - 9 gün de sürebilir. Ateşin ortaya çıkışından 24 saat önceki ve 24 saat sonraki periyotta kandan virüs elde edilebilir. Bazen ateş düştükten sonra kısa süren bir yükselme de görülebilir. Nabız yavaşlar. Tatarcık hummasında yüz ve boyun kızarmıştır. Gözde konjuktivadaki kanlanma, ucu korneaya varan bir üçgen şeklinde dikkati çeker, fotofobi ve gözde yaşarma olabilir. Ağızda yumuşak damakta ve yutağın arka cidarında kanlanma olabilir. 2 - 12 hafta içerisinde hastaların % 15’inde ikinci bir atak gelişmektedir. Ender olarak splenomegali gelişir, lenfadenopati gözlenmez. Hastalığın sonunda veya iyileşme sırasında lökopeni belirgindir. Endemik bölgelerde çocuklar da etkilenebilir. Hastalık ölümcül değildir. Sadece Toscana nöropatojeniktir. Virüsle enfeksiyon serebrokortikal belirtilere yol açabilir. Şiddetli menenjit ve meningoensefalite neden olabilir. Bilinç kaybı, yutkunma güçlüğü, şaşılık, tremor ve paraliz görülebilir. Duyma kaybı, hastalığın bir sonucu olarak gelişebilir.

Tatarcık sineği ısırığı ekstremitelerde alerjik reaksiyonlara neden olmaktadır. Turistlerde görülen bu hikaye ve klinik semptomlar hastalık yönünden göz önüne alınmalıdır. Endemik alanlarda yaşayan çocuklar genellikle influenza benzeri semptom gösterirler. Sadece Toscana, menenjit ve meningoensefalite neden olur. Şiddetli hastalar genellikle turistler, askerler ve endemik alanlara seyahat eden kişilerdir.

Tanı:

Tanı genellikle klinik bulgular ve epidemiyolojik bilgiler ışığında konur. Serumda antikor titresinde artış saptanabilir. Ateşin ilk günü kanda lökosit sayısı normaldir, lenfositler azalabilir. İkinci ya da üçüncü günler kanda lökopeni polinukleoz yerleşir. Hastalığın sonunda ya da iyileşmesırasında lökopeni belirgindir. Beyaz küre sayısındaki değişiklikler hastalıktaki tek pozitif laboratuvar bulgusudur. Hastalık düzeldikten 5-8 gün sonra lökositlerdeki değişiklikler tamamen normale döner.

Spesifik tanı için hastalığın ilk günlerinde kandan virüsün izolasyonu gereklidir. Menenjit olgularında virüs serebrospinal sıvıdan elde edilebilir. Serolojik olarak virüs spesifik Ig M tanının konmasında önemlidir. Hastalığın beşinci gününden itibaren pozitif sonuç alınabilir. Ig G saptanması için ELISA, hemaglütinasyon-inhibisyon ve virüs nötralizasyon testleri kullanılabilir.

Tedavi:

Semptomatik tedavi, yatak istirahati, uygun sıvı verilmesi önerilebilir.

 

OSMANİYE İLİMİZDE TATARCIK HUMMASININ ÖNLENMESİNE YÖNELİK HEDEF VE STRATEJİLER

A. TATARCIK HUMMASI İLE İLGİLİ EĞİTİM VE BİLGİLENDİRME ÇALIŞMALARI.

A-1. TATARCIK HUMMASI İLE İLGİLİ SAĞLIK ÇALIŞANLARINA YÖNELİK EĞİTİMLERİNİN YAPILMASI.

Hastalıkla mücadele için olguların doğru tespit edilmesi gerekmektedir.

Amaç:Tatarcık humması hastalığının tespitinin arttırılması ve erken teşhis edilerek tedavisinin yapılmasının sağlanması.

Hedef: İlimiz endemik iller arasında olduğundan dolayı her sağlık personelinin (özellikle dermatoloji, , çocuk,dahiliye, , Mikrobiyoloji, Enfeksiyon hastalıkları, Aile Hekimi, Toplum Sağlığı Hekimi) hastalıkla ilgili ihtiyaç düzeyinde bilgi sahibi olmasını sağlamak. Konuyla ilgili olarak tanı ve tedavi biriminin İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde kurulmasının sağlanması.

Stratejiler:

Tatarcık humması tanısı ve tedavisi ile ilgili eğitim modüllerinin hazırlanarak özellikle hastalığın endemik olduğu bölgelerde eğitimlerin yapılması.

Sağlık personeline yönelik broşürlerin hazırlanması

Sempozyum düzenleme

Standart tanı algoritmalarını sağlık personeline duyurmak/bilgilendirmek.

 

A-2. TATARCIK HUMMASI İLE İLGİLİ YEREL YÖNETİM ÇALIŞANLARINA YÖNELİK EĞİTİMLERİNİN YAPILMASI.

Amaç: Yerel yönetimler tarafından doğru vektör mücadelesi yapılmasının ve sağlıklı çevre oluşturulmasının sağlanması.

Hedef: İlimiz endemik iller arasında olduğundan dolayı hastalığa neden olan tatarcıklarla doğru mücadele ile tatarcık popülâsyonunun kontrol altına alınması.

Stratejiler:

1. Tatarcık hummasına neden olan çevre sorunları hakkında ve ilaçlamalarla ilgili eğitim modülleri hazırlanarak hastalığın ilimizde teorik ve pratik eğitimlerinin yapılması.

A-3. TATARCIK HUMMASI İLE İLGİLİ HALKA YÖNELİK EĞİTİMLERİNİN YAPILMASI.

Amaç: Tatarcık humması belirtileri, sonuçları ve korunma yöntemleri hakkında halkın bilgilendirilmesi

Hedef: İlimiz endemik iller arasında olduğundan dolayı ilimizde yaşamakta olan halkın tatarcık humması ile ilgili bilgi düzeyini 20013 yılı sonuna kadar kademeli olarak %90'ının üzerine çıkarmak.

Stratejiler:

1. Tatarcık hummasına neden olan tatarcık ile bireysel mücadele yöntemleri ve hastalık hakkında genel bilgilerin olduğu broşürlerin revize edilerek ilimizde dağıtılması,

2. Yerel basın yayın organlarında sağlıkla ilgili programlarda tatarcık hummasına yer verilmesi,

3. Topluma yönelik afişlerin hazırlanarak toplu kullanım alanlarına asılması,

4. Okullara yönelik eğitim materyalleri hazırlanması,

.

B. VEKTÖR VE REZERVUARLARIN KONTROLÜNÜN SAĞLANMASI:

B-1) VEKTÖRLE MÜCADELE İÇİN YAPILAN İLAÇLAMALARIN DÜZENLİ, ETKİN VE BİLİNÇLİ YAPILMASININ SAĞLANMASI,

Amaç: Hastalık ilimizde endemik olduğundan tatarcık popülasyonunu azaltmaya yönelik çalışmaların yapılması.

Hedef:20014 yılına kadar hastalığın ilimizde %90 ve üstü oranlarda başarıyı sağlayabilecek etkili ilaçlama yapılmasının sağlanması

Stratejiler:

27/01/2005 tarih ve 25709 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren“Biyosidal Ürünlerin Kullanım Usul ve Esasları Hakkkında Yönetmelik”in amacı halkın sağlığını ve huzurunu bozan zararlılara karşı (Değişik İbare:RG-21/5/2011-27940) biyosidal ürün kullanarak mücadele etmek isteyen gerçek ve tüzel kişilere ait işyerlerinin çalışma usul ve esasları ile resmi kurum ve kuruluşların ( Değişik İbare:RG-21/5/2011-27940) uygulama usul ve esaslarını belirlemek suretiyle halk sağlığının korunması amacıyla hazırlanmıştır.

Zararlı Organizma: İnsanlara, insan faaliyetlerine, insanların kullandıkları veya ürettikleri ürünlere; hayvanlara ya da çevreye yönelik istenmeyen, zararlı etkileri olan her türlü organizmayı kapsamaktadır.

Belediyelerin zararlı organizmalarla mücadele ederken Sağlık Bakanlığından izinli biyosidal ürünlerin kullanması ya da ilaçlama işi ihale yolu ile herhangi bir kuruluşa verilecek ise yine Sağlık Bakanlığından yetki almış kuruluşlara ilaçlama yaptırmaları gerekmektedir.

1. İlaçlama ile ilgili mevcut mevzuatın gözden geçirilerek ilgili tüm kurumların görev, yetki ve sorumluluklarının tanımlandığı bir Protokolün yapılması.

2. Biyosidal ürünler tecih edilirken etiketinde tatarcıklar için etkinliğine de mutlaka bakılmalıdır. İç ve dış mekanların duvarlarına kalıcı insektisitle uygulama yapılması.

3. Özellikle ilimizde ilaçlama yapmaya yetkili kurumlar tarafından ilaçların saklama koşulları, kullanılan araç gereçleri ve ilaçlamanın nasıl, hangi sıklıkla, kimler tarafından, ne zaman ve özellikle hangi yapılacağını tanımlayan bir mevzuat düzenlemesinin ilgili kurumlarca yapılması.

4. Tatarcıklarla mücadele ergin ve larva dönemleri için yapılmalıdır. Larval habitatlar olan çöplükler, diğer organik atık alanları, çürümüş bitki taban suları, fosseptikler, hayvan barınakları kalıcı etkili organik fosforlu insektisitlerle ilaçlanmalıdır. Ergin mücadelesi sivrisinek mücadelesi ile örtüştüğünden ULV ve termal sisleme şeklinde yapılan uygulamalarda ergin tatarcık populasyonu azaltılması.

5. Tatarcıkların aktif olduğu saatlerde ULV uygulaması yapılması.

6. Vaka tespit edilen alanlarda hızlı bir şekilde 1 km. çapında hem iç alan hem de dış alan mücadelesi yapılması.

Yerel yöneticilere ve ilaçlama yapan kişilere yönelik vektörle mücadele eğitimleri verilmesi.

B-2) BİREYSEL KORUYUCU YÖNTEMLER KULLANILARAK VEKTÖRLERDEN KORUNMANIN SAĞLANMASI,

Amaç: Kişilerin doğada, evde ve diğer yaşam alanlarında bireysel korunma yöntemlerini kullanmalarını sağlayarak bulaşma olmasını önlemek.

Hedef : 2014 yılına kadar hastalığın ilimizde bireysel korunma yöntemlerinin kullanım oranını % 95 artırmak.

Stratejiler:27/01/2005 tarih ve 25709 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Biyosidal Ürünlerin Kullanım Usul ve Esasları Hakkkında Yönetmelik”in amacı halkın sağlığını ve huzurunu bozan zararlılara karşı (Değişik İbare:RG-21/5/2011-27940) biyosidal ürün kullanarak mücadele etmek isteyen gerçek ve tüzel kişilere ait işyerlerinin çalışma usul ve esasları ile resmi kurum ve kuruluşların ( Değişik İbare:RG-21/5/2011-27940) uygulama usul ve esaslarını belirlemek suretiyle halk sağlığının korunması amacıyla hazırlanmıştır.

Zararlı Organizma: İnsanlara, insan faaliyetlerine, insanların kullandıkları veya ürettikleri ürünlere; hayvanlara ya da çevreye yönelik istenmeyen, zararlı etkileri olan her türlü organizmayı kapsamaktadır.

Belediyelerin zararlı organizmalarla mücadele ederken Sağlık Bakanlığından izinli biyosidal ürünlerin kullanması ya da ilaçlama işi ihale yolu ile herhangi bir kuruluşa verilecek ise yine Sağlık Bakanlığından yetki almış kuruluşlara ilaçlama yaptırmaları gerekmektedir.

Evler ve hayvan barınaklarının kalıcı ilaçlanması,

İlimizde cibinlik, sineklik ve perde kullanımının yaygınlaştırılması.

Bireysel koruyucu önlemler konusunda toplumun bilgilendirilmesi.( tatarcıklara karşı kovucu-uzaklaştırıcı losyonlar kullanılması, cibinlik kullanılması, tatarcıkların gece aktif olması nedeni ile gece yatılan yerlerde bir klima veya vantilatör kullanımı, kapı ve pencereleri tül ve telle kapatılması, bireysel olarak evlere yapılabilecek ilaçlamalar, vb.)

İnsektisit emdirilmiş ruhsatlı köpek tasmalarının kullanılmasının sağlanması,

B-3) HASTALIK VEKTÖRÜNÜN YAŞAM ALANINA İLİŞKİN ISLAH ÇALIŞMALARININ YAPILMASI

Amaç: Tatarcıklar organik besinlere bol olarak bulunduğu nemli olan her ortamda üreyebilmekte, erişkinleri gündüzleri karanlık, rüzgar almayan her yerde saklanabilmektedir. Vektörlerin yaşadığı açık kanalizasyon, bataklık, su birikintileri ve çöp toplama alanları gibi ortamların ıslah edilmesini sağlayarak sağlıklı bir çevre oluşturmak, böylece tatarcıkların yaşam alanlarını yok etmek.

Hedef: 2014 yılına kadar ilimizde tatarcık yaşam alanı ıslah çalışmalarını % 100 artırmak.

Stratejiler:

1. Tatarcık yaşam alanları ilgili ihbar sisteminin geliştirilerek bu ihbarlara yanıt mekanizmasını kurmak.

2. Diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yaparak alt yapı çalışmalarının yapılmasını sağlamak,

3. Bataklıkların, kirli su birikintilerinin kurutulmasını sağlamak,

4. Sokak hayvanlarının toplanması, kısırlaştırılması, rehabilitasyonu ve şehir merkezinde yapılan hayvancılığın şehir dışına çıkarılmasını sağlamak.

5. Tatarcıkların gündüz dinlendikleri yerler olan ev, ahır ve barınakların yarık ve çatlaklıklarının 2 metreden yukarıda kalan kısımları kireç ve çamur karışımı ile sıvanmalı, duvarlara ve zeminlere 20 cm. genişliğinde çimentodan süpürgelik yapılmasını sağlamak.

6. Kireç; suları absorbe etme kapasitesinin yüksek olması nedeniyle tatarcıkların yaşadıkları ortamı kolayca bozabilmektedirler. Örneğin ağaç gövdelerinin 1- 1,5 metreye kadar olan bölümüne kireçle badana yapılmasını sağlamak.

7. İlgili kurumlarca evsel ve sanayi atıklarının usulüne uygun toplanması ve bertarafını sağlamak.

Duvar yarıkları ve nemli ortamlar tatarcıkların gelişimini engellemek için kontrol altında tutulmasını sağlamak.

TATARCIK HUMMASI HASTALIĞINDA SÜRVEYANS SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ

Amaç: Sağlıklı ve güvenilir verilerin elde edilmesi.

Hedef: Düzenli veri akışını sağlamak.

Stratejiler:

1. Tespit edilen her tatarcık humması vakasının klinik, laboratuvar ve epidemiyolojik yönden incelenmesi.

2. Hastalığı kişi bazında takip için istatistik formaları/çizelge hazırlanması.

3. Eğitime bildirimle ilgili modül eklenmesi.

4. Hastane ICD: A93, R50.9, v50.0 kodlu bildirimin entegrasyonu.

5. Aile hekimliği sisteminde entegrasyonu.

TATARCIK HUMMASI HASTALIĞININ TANI STANDARTLARININ BELİRLENMESİ

Amaç: Hastalığın tanı algoritmasının geliştirilmesi.

Hedef: Standart tanı algoritmaları ile hastalığın erken tanısını sağlamak.

Stratejiler:

Kullanılan tanı yöntemlerini ve kriterlerini tespit etmek,

Standart tanı algoritmaları hazırlamak,

Standart tanı algoritmalarını sağlık personeline duyurmak/bilgilendirmek,

E. TATARCIK HUMMASI EYLEM PLANIN İZLENMESİ, DEĞERLENDİRİLMESİ VE RAPORLANMASI

Amaç: Eylem planın hayata geçirilmesi/uygulamaya koyulması

Hedef: Tatarcık humması eylem planının süreç ve çıktılarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve raporlanması için model oluşturulması.

Stratejiler:

1. 2014 yılına kadar Tatarcık humması eylem planı izlenmesi, değerlendirilmesi ve raporlandırılması için il düzeyinde veri sistemi kurulması . Ulusal bir veri sistemi kurulduğu taktirde raporların sisteme aktarımının sağlanması.

2. 2013 yılında Tatarcık Humması eylem planı politikalarının etkiliğinin değerlendirilmesi ve raporlanmasının sağlanması.

 

Tedbiri Elden Bırakma,

Tatarcığı (Yakağan) Hafife Alma!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.