.

Sünnetçilik Mesleği Tarihe Karışıyor..

Yeni yasa tasarısıyla sünnetçilik mesleği tarihe karışıyor. Yerlerini hekimlere bırakmaya hazırlanan sünnetçiler ise bu duruma tepkili.

Sünnetçilik Mesleği Tarihe Karışıyor..



İster Müslüman aileden doğsun, ister ateist… Bu topraklarda doğmuş hemen her erkek çocuğu pipisini sünnetçilere emanet ediyor; “Oldu da bitti maşallah” nidalarıyla erkekliğe(!) ilk adımını atıyor. Kimi tam teşekküllü hastanede bıçak altına yatarken, kimisi de eski usul fenni sünnetçilerde soluğu alıyor.

Ne var ki son yasa değişiklikleri, bu iki opsiyondan birini değiştirecek… Son yasa tasarısına göre artık hekimler dışında kimse sünnetçilik yapamayacak. Ve mevcut sünnetçilerin 31 Aralık 2015 tarihinden sonra bu mesleği yapmaları yasaklanacak.

E böyle bir değişikliğe ilk tepki haliyle fenni sünnetçilerden geldi. 1993’ten beri sünnetçilik yapan Hasan Yaylacı, tasarıya ateş püskürüyor: “Hem Türkiye ’nin değişik kentlerinde hem de yurtdışında çeşitli sünnet faaliyetlerinde bulundum. Bugüne kadar 7 bin 500 ile 10 bin arasında çocuğu sünnet ettim. Benim gibi bu işin ustası olmuş, bu işe gönül bağlamış yüzlerce sünnetçi var. Hekimlerin çocuklarını bile ben sünnet ediyorum. Hatta tıp öğrencilerine bile sünnet konusunda ben ders veriyorum. Çünkü her işin bir ehli, ustası var” diyor.

Samsunlu fenni sünnetçi Ahmet Erdoğan da mevzuu okullu – alaylı tartışması üzerinden yürütenlerden: “Her sanatın bir üstadı vardır. Kimi okulludur, kimi alaylı. Biz alaylı olanlardanız. Mühendisin alaylısı, sünnetçinin mekteplisi olmaz. Her hekim sünnet konusunda yeterli uzmanlığa sahip değildir ama her sünnetçi bu işi hekimden daha iyi bilir.”

Peki, ne oldu da, bu gelenek, bir anda cerrahlara emanet edildi? Hasan Yaylacı meseleyi hastanelere bağlıyor: “Hastaneler, sünnetçileri bypass etmek için böyle bir uygulamayı yaptırıyor.” 22 yıllık sünnetçi Erhan Canpolat da aynı fikirde: “Özel hastaneler her yaz dönemi kampanyalar düzenliyor. Amaçları bu pastaya sahip olmak.”

Gel gelelim sünnetçilerin sunduğu alternatife… Her ne kadar yasaya tepki gösterseler de eğitim konusunda devlet ile hemfikirler. Misal, Yaylacı “Sünnetçilere de hem maddi hem de manevi eğitim verilmeli” derken, Erdoğan, “Sünnetçiler, bir sınava tabi tutulur, böylece devlet, merdiven altı sünneti de engellemiş olur” diyor. E mevzu sürtüşmeye neden olurken, çocuklara da kirvelere karşı #direnpipi demek düşüyor.

Hekimler ne diyor?

Sünnetçiler “hekimler yapamaz” diyor. Peki bu çıkışa hekimlerin cevabı ne? Pek çok hekim hijyenik nedenlerden dolayı sünnetin cerrahlar tarafından yapılması gerektiğini vurguluyor. Op. Dr. Ali Şeker de “Çocukların, steril ameliyathane ortamında ve uzman hekimlerce sünnet edilmesi gereklidir” diyerek tartışmaya açıklık getiriyor.

SÜNNET TRAVMA YARATIR

Sünnet sırasında çocuklarla konuşurken gördük ki, sünnet, çocukların yakın çevreleri tarafından bir korkutma unsuru olarak kullanılıyor. Espri yapmak için sünnet çocuklarına “sen sünnet olacaksın hem de baltayla kesecekler, kocaman bir iğneyle uyuşturacaklar” gibi cümleler kuruluyor. Çocuklar da, bu ve benzeri çevre baskısıyla bir taraftan bu işten kaçamayacağını düşünürken, diğer taraftan bu işin çok acıtıcı bir operasyon olduğuna inanıyorlar, inandırılıyorlar.

KORKUYU NASIL YENMELİ?

Bizim ameliyathanemizin kapısına sünnet sezonunda “oyun odası” yazılıdır. Bekleme bölümü bir çocuk şenlik alanı gibidir. Çocuklar ameliyathaneye alındıktan sonra aramızda güzel bir arkadaşlık ilişkisi kuruyoruz. Ailelerde, koridorda bulunan televizyonlardan içerde olanları izliyor ve konuşmaları duyuyorlar.

NE KADAR ERKEN O KADAR İYİ

Cerrahi yara iyileşmesi yönünden çocuklar ne kadar erken yaşta sünnet olursa o kadar az yara izi bırakarak ve daha hızlı iyileşir. Cerrahi olarak yapılan sünnette yara iyileşme süresi ortalama 5-7 gündür. Yaş arttıkça iyileşme süzesi uzar. Çocuklar 1–2 gün içinde günlük ihtiyaçlarını rahatlıkla giderebilecek şekilde kalkıp dolaşabilirler. Dikişler vücut tarafından eritildiğinden dikiş alınmasına da gerek kalmamaktadır.

SÜNNETİ CERRAHLAR YAPMALI

Kanama riski tecrübesiz ellerde daha yüksektir. Yaygın olarak evlerde, stadyumlarda, spor salonları gibi toplu sünnet yapılan yerlerde yeterli hijyen sağlanamayıp, steril edilmiş malzeme ve alet kullanılmadığında Hepatit B, AIDS ve Hepatit C gibi bulaşıcı hastalıkların kişiden kişiye geçme riski vardır. Çocukların, steril ameliyathane ortamında ve uzman hekimlerce sünnet edilmesi gereklidir.

Radikal
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.