.

Sistem Yüzünden “hastanın Sağlığından Çalarak Çalışıyoruz”..

Sağlık hizmeti sunarken kendi sağlıkları tehdit altında kalan radyologlar ortak bir görüş bildiriyorlar: “Çalışma koşulları radyasyondan daha tehlikeli!” Radyologlar, halk sağlığı açısından da çok önemli açıklamalarda bulunuyorlar.

Sistem Yüzünden “hastanın Sağlığından Çalarak Çalışıyoruz”..



Poliklinik sayılarına paralel olarak günden güne artan tetkik sayısının yarattığı iş yükü radyologları radyasyonlu ortamda çalışmaktan daha fazla tedirgin ediyor. Türk Radyoloji Derneği Genel Sekreteri Ercan Kocakoç, “Herhangi bir hekimin günde 80-100 hastaya bakmak zorunda kalması radyologları da günde 100, 150 tane ultrason, tomografi, MR raporlamak zorunda bırakıyor. Bu durum, insanların sağlığını radyasyondan daha fazla bozuyor.” diye konuştu.

 

Hem insan hem hekim sağlığının olumsuz etkilediğini aktaran Kocakoç, “Kalite politikası gereği ‘üç günden uzun süreye ultrason randevusu veremezsiniz’ deniliyor. 500 kişi başvurmuşsa üç günde nasıl olacak bu iş? Şu anda kurallara uygun çalışılan yerlerde radyasyon riski minimuma indirilmiş durumda ama aşırı iş yükünün çalışma saatlerini yasal sınırların üstüne çıkarması nedeniyle risk devam ediyor.” dedi.

 

Sistem vatandaşa şirin gözüküyor

Emeklerinin değersizleştirilmesinden ötürü yaptıkları işin kendilerini artık mutlu etmediğini anlatan Kocakoç, “Şu an hekim ve sağlık çalışanının sırtından popülist ve vatandaşa şirin gözüken bir sağlık sistemi var. Amerika’da 800 dolar olan bir işleme 8 dolar bile vermeyerek bana günde 100 tane yaptıran bir sistem yürüyor. Buna rağmen sağlık harcamaları artıyor. Bir cihazla günde 100 tane düzgün görüntüleme yapılabiliyorsa eğer, bu sistem, ‘gerekirse bazı parametrelerden kısarak 200 hasta alın’ diyor. 200 hasta alırsanız bu sefer de ‘işler yürüyor madem 300 hasta alın’ diyecekler. Hastanın sağlığından çalarak, görülmesi gereken şeyi görmeyerek, kendi sağlığımızı da tehlikeye atarak çalışıyoruz.” açıklamasını yaptı.

 

Kocakoç, radyasyonlu ortamda çalışmaya bağlı olarak radyologlar arasında kan hastalıkları, genetik bozukluklar ve trioit başta olmak üzere kansere yakalanma riskinin azımsanmayacak kadar yüksek olduğu bilgisini verdi.

 

Tetkik sayıları olağanüstü arttı

Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Okan Akhan da, iş yükünün stres ve mutsuzluk sebebi olduğunu aktararak, “Sağlıkta dönüşümle birlikte hastaneye başvuru sayıları arttı.  Meslektaşlarımız hastanın öyküsünü alma, fiziki muayenesini yapma, tetkiklerini isteme gibi dar zamanda çok iş yapma durumuyla karşı karşıyalar. Bu durumda olan bir klinisyenin yapabileceği en iyi şey hastayı ya başından göndermek ya tetkik istemek. O istenen tetkiklerin de her biri radyolojiye yük olarak geliyor. Radyolojide tetkik sayıları olağanüstü arttı.

 

Bu sistemde radyologlar olarak bizden, kötü kalitede yapılan çok sayıda tetkiki raporlamamız bekleniyor. Bu ciddi bir probleme dönüşmüş vaziyete. Performans sistemi ile hekimlerin gelirinin önemli bir kısmının bu sisteme bağlandığı düşünüldüğünde, altına girilen yükün sağlıksız bir hizmet vermek olduğunu söyleyebilirim.” açıklamasında bulundu.

 

Radyologların meslek hastalıkları

Özellikle taşrada pek çok hastanede uluslararası korunma tedbirlerinin uygulanmadığını aktaran Akhan, bu durumun da sağlık çalışanları açısından ciddi bir tehdit olduğunu söyledi. Akhan, gün boyu bilgisayar başında çalışmaya bağlı olarak bel, boyun ve göz problemlerinin meslek hastalıkları grubunda yer aldığını anlattı. Özellikle girişimsel radyolojide çalışan hekim grubunun kurşun önlük giyerek çalışmasının bel ve boyun fıtıklarını tetiklediğini açıkladı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.