.

Sistem Tıkır Tıkır İşliyor...

SİSTEM TIKIR TIKIR İŞLİYOR

Sistem Tıkır Tıkır İşliyor...



"Sistem tıkır tıkır işliyor" diyen Bakan, üniversite hocalarına düşman mı? Paranın büyük kısmı nereye gidiyor? 

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Habertürk’e verdiği özel röportajda, sağlık sistemine dair önemli açıklamalarına devam ediyor. Önce tepkiyle karşılanan ve “Olmaz!” gözüyle bakılan, sonrasında ise önemli oranda kabul gören sigara yasağında, para cezasından sonra sırayı kapatmalar alıyor. Nargile kafelerle ilgili düzenlemeler ise yolda. Bakana göre nargiledeki tütün bile ayıklanacak. Tam gün konusunda “Kendimizi doktorlara iyi anlatamamış olabiliriz” diyerek özeleştiride bulunan Akdağ, “Üniversite hocalarının hasta bakamadıkları ve ameliyat yapamadıkları” yorumuna karşı çıkarak “Bu hocalarımızın hasta bakmalarının önünde hiçbir engel yok” diyor. “Her konuda çözüme hazırız!” cümlesi ise eleştirilen ve tartışılan uygulamaları adına umut veriyor.

ÜNİVERSİTE HOCALARINA DÜŞMAN MI?
Üniversite hocalarına, arkadaşlarıma, meslektaşlarıma neden düşman olayım? Karakterimde böyle bir şey yok. Türkiye’de bizden önce, üniversitelerde görev yapan hekimlere, “Biz size yeterince para veremeyiz. Gidin muayenehane açın, bizim veremediğimizi orada kazanın” deniyordu. Bunun sonucunda tabii olarak devletin üniversitesindeki hastanede hizmet alması gereken dar ve orta gelirli vatandaşlar (Bu Türk toplumunun yüzde 90’ını oluşturuyor) muayenehane veya özel hastanelere gitmek ve para ödemek zorunda kalıyordu. Yeni nesil eskiyi hiç bilmeyecek olsa da bizim yaşımızdakiler bunu iyi biliyorlar. İnsanlar yıllarca anne babalarını devlet hastanesine götürüp oradan sırtlarında özel muayenehanelere taşıdılar. Siz bir uzman hekime 1500, öğretim üyelerine 3 bin 500 lira maaş verip ondan sonra da, “Hadi git bu işi muayenehanende yap!” derseniz bunun sonucunun ne olacağı çok açıktır. Sistemi, “Dışarıda muayenehanem olsun aynı zamanda içeride çalışayım!” şeklinde devam ettirme çabası ise çarpıklığın devamına yöneliktir.

YASAK OLAN, HOCANIN AMELİYATA BİRİNCİ DERECEDE SORUMLU GİRMESİ
En son Anayasa Mahkemesi’nin bir usul yönünden iptal ettiği son hükme göre eğitimci olan eğitimci olarak kalacak. Üniversite hocalarımızın hepsi hastanede hasta da muayene edebilir, ameliyat da yapabilir. Bunun önünde hiçbir engel yok. Engel olmadığına dair YÖK ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yazıları var.

TİCARİ İLİŞKİYE İZİN YOK
Yasaklanmış olan şey, söz konusu hocanın ameliyata birinci derecede sorumlu olarak girmesidir. Bu hocalarımızın bir eğitimci olarak bir başka yardımcı doçentle birlikte ameliyata girip o ameliyatı yaptırması hukuken mümkün. Biz uyguladığımız sistemle ticari ilişkiye izin vermemiş oluyoruz. Bunda kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum. Taslakları hazır sözleşmeli bir model geliştirdik. Tek istediğimiz şu; üniversitede ya da devlet hastanesinde hocaysanız, dışarıyla münasebetiniz vatandaşın dışarıya gidip para ödemesine yol açmamalı. Çok basit bir istek bu. Biz bunu gerçekleştirmek için iktidardayız. Ben eğer halkımın yeniden muayenehanelere taşınmasına yol açacak bir sisteme, “Evet” dersem bunun hesabını Allah’a da halka da veremem.

SİSTEM TIKIR TIKIR İŞLİYOR
Sağlık Bakanlığı’nda 30 binin üstünde uzman hekim görev yapıyor. Bunların bir kısmını oluşturan eğitimci hekimlerin hiçbirinin muayenehanesi olmamasına rağmen sistem tıkır tıkır işliyor. Üniversite hastanelerinde ise yaklaşık 10 bin civarında klinisyen hekimimiz var. Bunlardan 1000 civarının dışarıyla ilişkisi var. Dikkat ederseniz bütün tartışma hâlâ bunun üstünden gidiyor. Bu konu özellikle İstanbul ve Hacettepe üniversiteleri özelinde tartışılıyor. Anadolu’nun köklü üniversitelerinin büyük çoğunda bu sorun bitti.

ÇÖZÜME HAZIRIZ
Biz Sağlık Bakanlığı olarak her zaman çözüme hazırız. Tek şartımız, oluşturduğumuz sistemin vatandaşı (üniversite veya üniversite dışında) para ödemeye mecbur bırakmayacak olması. Muhalefet vatandaştan 5 lira katkı payı aldınız diye ortalığı velveleye veriyor ve bir grup tabip arkadaşımızla eski sisteme dönülmesine çalışıyor. Bu yol açılırsa vatandaşımız 5 lira değil 5 bin lira ödeyecek. Bu sisteme “Evet” dememiz ve muhalefetin bunun için Anayasa Mahkemesi’ne gidişini anlamamız mümkün değil.

PARANIN BÜYÜK KISMI SAĞLIK ÇALIŞANLARINA
Türkiye’de sağlık harcamalarının büyük kısmı sağlıklı insan iş gücüne yapılıyor. Bu sayı bizim dönemimizi kapsayan 10 yılda çok artmadı. Ancak kamunun sağlıklı insan işgücüne ödediği para birkaç misline çıktı. Bunun anlamı kamunun sağlık harcamalarını yaparken paranın büyük kısmını sağlık çalışanlarına ödüyor olması. Bu güzel bir gelişmedir ve önümüzdeki 10 yılın projeksiyonu budur. Türkiye teknoloji açığını büyük ölçüde kapatmış bir ülkedir. Teknolojiyi daha da ucuza kullanacağımızı ve önümüzdeki yıllarda tüm eksikliklerimizi gidereceğimizi söyleyebilirim.

TAM GÜNDE KENDİMİZİ İYİ ANLATAMADIK
Dönemimizde vatandaşın sağlıktan duyduğu memnuniyet yüzde 39’lardan yüzde 76’lara çıktı. Buna karşın özellikle domuz gribi konusunda bütün dünyada oluşan dezenformasyonu yeterince ortadan kaldıramadık. Tam gün meselesinde de bu konuyu doktor arkadaşlarımıza yeterince anlatamadığımızı düşünüyorum.
SİGARADA KAPATMA CEZALARI YOLDA
Sigara ile mücadele konusunda Türkiye dünyanın 1 numaralı modeli haline geldi. Sigara ihlallerinin devamı nedeniyle geçici süreli kapatma cezaları uygulayabiliriz. Şu anda para cezaları veriyoruz. Sigara ya da nargilenin satışıyla ilgili başka hükümler de getirebiliriz. Meseleyi dikkatle gözlüyoruz. Şu anda kanuna göre, nargilenin içine tütün konulması yasak. Tabii pratikte kontroller yeterli olmadığı için bu yasak delinebiliyor. İleride bu konuda da bazı tedbirlerimiz olacak. Bazen yurtdışına çıktığımda; sigarada kısıtlamaların olmadığı ülkeleri görüyor ve şaşırarak, “Bu nasıl bir ülke!” diyorum. Halbuki birkaç yıl öncesine kadar biz de böyleydik. Japonya’da sokaklarda çok sayıda hazır gıda ve sigara satan makineler gördüm. Orası gibi bir ülkede bile böyle şeylerin olması geldiğimiz noktanın başarısını gösteriyor. 


HABERTÜRK
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.