.

Sinüzit Hakkında Bildiklerinizi Unutun!...

Sinüzit hakkında bildiklerinizi unutun!

Sinüzit Hakkında Bildiklerinizi Unutun!...



Saçları ıslak bırakmak...


Sinüzitin tedavisinde farklı yöntemlerden yararlanılıyor. Bunlar arasında ameliyatsız yöntemler de bulunuyor. Uzmanlar, toplumdaki yaygın inanışın aksine, saçları ıslak bırakmanın doğrudan sinüzite yol açmadığını söylüyor.

Sinüzitin insan yaşamına kattığı zorluklar, farklı aşamalarda uygulanan farklı tedavi yöntemleriyle giderilmeye çalışılıyor. Acıbadem Üniversitesi KBB Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Maslak Hastanesi KBB Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hasan Tanyeri, akut sinüzitin tedavisinin ilaçla gerçekleştirildiğini söylüyor.

Akut sinüzitlerde, 1-2 istisna hariç eğer sinüslerin ağzı tıkanıp iltihap birikirse, bu bölgenin boşaltılması gerekiyor. Bunun dışındaki durumlardaysa ilaç tedavisi uygulanıyor. Kronik sinüzitin tedavisiyse günümüzde endoskopik sinüs cerrahisi adı verilen basit ameliyat yöntemleriyle gerçekleştiriliyor.

Buna rağmen 8 haftanın üzerindeki olgular kronik sinüzitle uyumluysa, bu hastaların da ilaç tedavisinden yararlanabildikleri belirtiliyor. Prof. Dr. Tanyeri, ilaç tedavisinin birçok hastada çok başarılı sonuçları olduğunu dile getiriyor.

ENDOSKOPİK SİNÜS CERRAHİSİ
Hastalarda akut sinüzitler çok sık ve şiddetli şekilde tekrarlıyorsa ve ilaca rağmen hastada hiçbir iyileşme belirtisi olmuyorsa; bu tedaviyi bazen 6 haftaya kadar uzatmak gerekiyor. Prof. Dr. Tanyeri, “Bu durumda hastaya endoskopik sinüs cerrahisi yapmayı düşünmek gerekir” diyor.

Endoskopik sinüs cerrahisi kapalı bir yöntem olarak biliniyor ve burnun içine kameraya bağlı endoskoplar sokularak uygulanıyor. Bu uygulamayla sinüs ağızları bulunuyor, sinüslerin içinin havalanması sağlanıyor ve sinüsteki iltihaplar temizleniyor. İşlem, genel anestezi altında yapılıyor.

HASTA SEÇİMİ ÖNEMLİ
Sinüzit ameliyatlarında hastaların beklentilerinin gerçekçi olmasının yanı sıra, doktorun bu ameliyattan gerçekten yarar görecek hastayı iyi seçmesi büyük önem taşıyor. Seçim iyiyse sonuç yüz güldürücü oluyor. Fazla şikâyeti olmayan bir hastaya yapılan ameliyatın iyi sonuç vermediği görülüyor ve hastaya neyin ne kadar düzeleceğinin çok iyi açıklanması gerekiyor. Bu noktada şikâyetlerin sıklığının ve şiddetinin azalmasının gerçekçi bir beklenti olacağına dikkat çeken Prof. Dr. Tanyeri, “Böyle bir ameliyattan sonra kişinin ömür boyu burnundan şikâyet etmemesi söz konusu olmayacağı gibi hiç nezle olmayacağının da garantisi yoktur” diyor.

SİNÜZİTLE İLGİLİ DOĞRU VE YANLIŞLAR

Başımı yere eğince ağrıyor:
YANLIŞ! Burun içi tıkanıklıkları, geniz akıntısı, öksürük, balgam ve uzayan nezleler olmuyorsa, bu; sorun bulunmadığı anlamına geliyor. Başın yere eğilip ağrımasıyla sinüzit arasında sıklıkla direkt bir ilişki bulunmuyor.

Başımı sıcak tutmak istiyorum:
DOĞRU! Bu konuda ısı farkına maruz kalmamak çok önemli bulunuyor. Ancak çocukları küçüklüklerinden itibaren fazla sarıp sarmalayarak bağışıklıklarının gelişmesini engellememek gerekiyor. Bu nedenle kişinin başını soğuktan koruması ancak bunu yaparken aşırıya kaçmaması öneriliyor.

Saçlarımı ıslak bıraktığım için sinüzit oldum:
YANLIŞ! Saçları ıslak bırakmak ağrıya neden olsa da saç ıslaklığının sinüzitle doğrudan ilişkili olmadığı belirtiliyor. Saçın nemli bırakılması burun içinde mukozaların şişmesine, rezervi az olan bir sinüs ağzının daralmasına ve geçici ağrılara neden olabiliyor.

AMELİYATSIZ TEDAVİ YÖNTEMLERİ VAR
Burun tıkanıklığı olan hastalarda, hasta sinüzit olmasın ve sinüzite yatkınlığı azalsın diye ameliyatsız basit yöntemler uygulanıyor.
İŞTE BU YÖNTEMLER
Radyofrekans Yöntemi: Bu yöntemle burun etleri küçültülüyor. Direkt sinüzit tedavisi olmasa da hastanın rahat nefes alıp vermesini sağlaması indirekt olarak sinüzit oluşumunu azaltıyor
Rinolight Yöntemi: Ultraviyole ışığın burnun içine belli bir süre tutulmasıyla, burun içinde şişmeye neden olan dokuların küçültülmesi sağlanıyor. Böylelikle burun içindeki mukozanın ifrazat yapması azaltılıyor. Bu durum burun mukozasının büzüşerek kalınlığının azaltılmasına yardım ediyor.

SİNÜS CERRAHİSİNDEKİ YENİLİKLER
Sinüzitin tedavisinde endoskopik sinüs cerrahisi kullanılıyor. Bunun içinde şunlar bulunuyor:

1-Balon sinoplasti: Kronik sinüzitin cerrahi tedavisinde, sinüs ağzındaki tıkalı bölümleri açmak için balonla ‘sinoplasti’ adı verilen bir yön tem kullanılıyor. Prof. Dr. Hasan Tanyeri, kullanım alanı çok geniş olmasa da, kısıtlı sayıda şikâyeti olan hastalarda özellikle de anatomik nedenlerle sinüs havalanma açıklıkları dar olanlarda, aynen kalp damarlarına stent ve balonla genişletme yapılmasına benzer bir yöntemle sinüslerin havalanmasının düzeltildiğini belirtiyor.

Böylelikle hastaların özellikle uçuş sırasında yaşadıkları baş ağrılarından kurtulduklarına dikkat çekiliyor. Tomografi ve muayene de, içinde iltihap olmayan ama havalanıyormuş gibi görünen sinüslerde, içeride negatif basınç oluştuğu için şiddetli baş ağrıları meydana geliyor. 

“Uçakta alçalmaya yakın atmosferik hava basıncı oluşuyor. Bunu ilaçla geçirsek bile, darlığı balonla açınca hava alışverişi sağlanıyor ve tıkanıklık oluşmuyor” diyen Prof. Dr. Tanyeri’ye göre; bu uygulama, ‘travmatik sinüzit’ adı verilen atmosfer basıncının değişmesine bağlı olarak uçak inerken oluşan baş ağrılarında oldukça yararlı oluyor. Balon sinoplastisinin özellikle alın bölgesi sinüzitlerine iyi geldiğine dikkat çekiliyor.

2- Navigasyon cihazları: Endoskopla hastanın burnunun içi görülüyor. İleri sinüzit vakalarında endoskopun ucunda ayrı bir alet bulunuyor. Tomografideyse anatomik olarak nereye dokunulduğu görülüyor. Prof. Dr. Tanyeri, “Bu noktada cerrah daha hassas çalışıyor ve oluşacak tehlikeleri önlemiş oluyor” diye konuşuyor.

POLİPLER AMELİYATA RAĞMEN TEKRARLAYABİLİR
Polipler uzun süren ilaç tedavisiyle düzenlenmezse, hastaya endoskopik sinüs cerrahisi uygulanabiliyor. Prof. Dr. Hasan Tanyeri, poliplerin hastaların yüzde 50’sinde ameliyata rağmen tekrarladığını belirtiyor. Bu nedenle, hastaların ilaç tedavisinden sonuna kadar faydalanması gerekiyor. 

HABERTÜRK
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.