.

Sayın Müezzinoğlu'nu Yıpratma Planı..

Bugünlerde Sağlık Bakanlığı yapılmaya hazırlanan skandal ...

Sayın Müezzinoğlu'nu Yıpratma Planı..



Bugünlerde Sağlık Bakanlığı yapılmaya hazırlanan skandal denetmen atamalarını konuşuyor. 663 sayılı KHK gereği Teftiş Kurulu Başkanlığı 5 birime bölünmüştü ve müfettişlerin isimleri denetmen olarak değiştirildi. Bakanlık Denetim Hizmetleri Başkanlığı haricindeki yerlere ataması yapılan denetçiler bu uygulamaya dava açtılar. Bu denetçilerden bazıları açtıkları davaları kaybetti, bazıları ise denetçi atamalarında kriter belirlenmedi gerekçesi ile idare mahkemelerindeki davalarını kazandı. İdare mahkemelerinin denetçi atamalarını iptal kararları neticesinde Bakanlık bir yandan kazananları Denetim Hizmetleri Başkanlığı?na atarken diğer yandan da bu işlemi Danıştay?da temyiz etti ve yürütmenin durdurulmasını talep etti. Örneğin idare mahkemesinin iptal kararı sonrası Denetim Hizmetleri Başkanlığına ataması yapılan Fevzi Traşın kararına Bakanlık Danıştay nezdinde itiraz etti ve yürütmenin durdurulmasını istedi. Benzeri kararlar gelmeye başlayınca da Bakanlık bu mahkeme kararlarını gerekçe göstererek komisyon kurdu ve hizmet puanı diye bir formül bulup tekrar 5 denetim birimine yerleştirme yapma kararı aldı. Ancak bu aşamada Danıştay 5.Dairesi Fevzi Traşın kararına karşı yürütmeyi durdurma kararı verdi ve Bakanlığın ilk başta takdir yetkisini kullanarak yaptığı atamayı haklı buldu. Bu aşamada Bakanlık ne yaptı? İdare mahkemelerinde dava açıp kaybeden Ömer yürekli, Güngör Kaya, Yusuf Aydın, Necip Fezai Uygun, Ahmet Şevki Aslan ve dava dahi açmayan Bekir Bingölü atanacaklar listesine aldığı gibi davayı kazanan Nevzat Koç, Nihat Ünver ve Özkan Ataman gibi denetçileri de başka yerlere yerleştirmesini yaptı. Ayrıca Mutlu Güner idare mahkemesindeki davasını kaybettiği halde merkeze yerleştirmesi yapılan Güngör Kaya ile becayiş planlaması yapıldı. Mutlu Güner?in Müşteşar Nihat TOSUN'un köylüsü olduğu ve Bolu?daki bir hastanenin başhekiminin intihar etmesi olayından Güngör Kaya ile birlikte yargılandığı ve görevi kötüye kullanmaktan ceza aldığı herkes tarafından bilinmektedir. 



Eğer idare mahkemesi ve Danıştay kararları şahsi ise davayı kaybeden denetçiler dava açarken nerde iseler orda kalmaları gerekmez mi? Mahkeme kararları işine gelince genel işine gelmeyince şahsi uygulanır mı?

Burada önemli diğer bir husus ise; nedense bu tür idari işlemlerin hep sayın Bakan Ankara dışında iken müsteşar ve ekibi tarafından yapılıyor olmasıdır. Eğer müsteşar ve ekibinin keyfi uygulamaları neticesinde kendilerinde ismine kura dedikleri sistem uygulanırsa yüzlerce idari dava ve keyfi davranan yöneticiler hakkında ceza davaları açılacaktır. Bu ise hem Bakanlığın hem denetim birimlerinin gereksiz yere uğraştırılması anlamına gelecektir. 

En önemli husus ise, bu hukuka aykırı düzenlemede ısrarcı olmak ve keyfi davranmak, acaba müsteşar ve yakınları hakkında açılmış olan ve acılacak olan inceleme ve soruşturmaları boşa çıkartma çabası mıdır? Sayın Bakanımızın özellikle bu hususa dikkat etmesi gerekiyor.


Sayın Bakan Mehmet Müezzinoğlu?nu yıpratma ve müsteşara yakın olup davayı kaybedenleri merkezi denetim birimine atamalarını sağlamak amaçlı olan bu planı bozmak da Sayın Bakanımızın elindedir. Zira Danıştay yürütmeyi durdurma kararı vererek kriter koyma olayını bitirmiş ve ilk yapılan atamaları tescil etmiştir. Aynı zamanda hukuki konu olan yürütmeyi durdurma kararı ve sonucunun ne olması gerektiğine hukuktan anlamayan kişilerin karar vermesi ne kadar yerinde olmuştur Sayın Bakanımızın bunu da araştırması kendisine yapılmak istenen oyunu ortaya koyacaktır.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.