.

Sağlıkta Şiddet Araştırması..

SAĞLIKTA ŞİDDET ARAŞTIRMASI..

 Sağlıkta Şiddet Araştırması..



Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının artması bahane edilerek, yapılan ?şiddet içerikli yayınlar? sonrası, toplum üzerinde oluşturulan ?şiddet algısı?nın son günlerde bu meslek grubu çalışanlarını mutsuz ettiği ortadadır.
Yapılan yayınlar sonrası, sağlık çalışanlarına karşı ?antisosyal kişilik ve Pasif agresif kişilik bozukluğu? başta olmak üzere, öfke kontrolü sağlama yetisi eksik kişiler tarafından sözlü yada fiili şiddet uygulamaları ortaya çıkmaktadır.
Bilimsel yayınlar göstermiştir ki bu ve benzeri bozukluğa sahip insanların, özellikle ?olumsuz davranış modeli? ile görsel olarak bilgilendirilmeleri sonrasında, cezai işlemlerin de caydırıcı kılmaması sonucu, öfke patlamalarını sağlık çalışanları üzerinde gerçekleştirmektedir.
Toplumsal düzeni sağlamak amacı ile yapılan hukuki düzenlemelerin, suçluyu tespit ve tecrit etmesi sonrası, birçok kurum kendisini güvende hissedebilirken, sağlık çalışanlarına şiddet konusu ile ilgili koruyucu yasal düzenlemelerin biran önce hayata geçirilmesi önem arz etmektedir.
Suç işlemeye haiz bir ruh hali ile hastalığını kabul ederek, sağlık çalışanı karşısına çıkan şiddet eğilimli kişiler, suça verilen bir cezanın olmadığı cesaretini öfke kontrolsüzlükleri ile birleştirip harekete geçirmekte, böylece sağlık çalışanlarını demoralize eden mesleki bıkkınlık duygusuyla sağlık çalışanlarını yıpratan bir süreç işlemektedir.
Hukuk tarafından suç ve suçlunun tanımı keskin çizgilerle ayrılmış ve ceza kanunumuz bu konuda gereğini yapmış olmasına rağmen, toplumun sonuçlanan şiddet davaları ile ilgili bilgilendirmesinin görsel olarak yapılmaması düşündürücüdür.
Bugüne kadar sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet ile ilgili görsel medyada yüzlerce kez tekrarlanan görüntüler mevcutken, sağlık çalışanına şiddet uygulayanların akıbeti ile ilgili hiçbir bilgilendirmenin önemli sayılmayışı, kaynakların doğru kullanılmadığını göstermektedir.
Görsel medya tarafından özellikle şiddete maruz kalmış olan sağlık çalışanlarının mağduriyetleri, şiddet uygulamaya aday kişilerin zihinlerinde, eylem oluşturma fikrinin doğmasına yardımcı olmaktadır.
Bu nedenle sağlıkta çalışanına karşı uygulanan şiddet olaylarının görüntülerine getirilen kısıtlamalar atılmış olan en doğru adım olarak değerlendirilmelidir.
Suçun, Ceza kanunun ihlali yönündeki, savunma veya mazeret olmaksızın yapılan ve devlet tarafından ağır veya hafif suç olarak cezalandırılan kasıtlı bir hareket olduğunun bilinmesine rağmen, İnsanların yaptıkları bu kasıtlı hareketleri yasalarca suç olduğunu bilerek yapıyor olmalarının nedenlerinin araştırılması da şiddetin sona erdirilmesi için desteklenmesi gereken bir hamledir.
Savaş hallerinde dahi sağlık çalışanlarının özel bir üstünlük içinde korunmaları ayrıcalıklı olarak değerlendirilip diğer gruplardan farklı organize edilmelerinin yok sayılması düşünülemez. Bu meslek grubuna yapılan müdahaleler insanlık suçu sınıfında iken toplumun bu konuda yeterince bilgilendirilmemesi yaşanan travmaların sayısını artıran önemli bir nedendir.
Konu ile ilgili sağlık çalışanları ve hasta yakınları evrenli yaptığımız, ?Basit tesadüfi örnekleme yöntemli? ?sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet ve nedenleri? anketimiz sonrası dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar şunlardır.
Yüz yüze gerçekleştirdiğimiz anketimize katılan hasta ve hasta yakınlarının verdikleri cevaplar sonrası, özellikle hastanelerde, acil sağlık hizmetlerinin ve yoğun bakımların, kendileri tarafından taciz edilmesinin ve şiddete maruz bırakılmanın nedeninin, verilen hizmetin kalitesinden kaynaklanan şikayet orijinli olmadığı cevabı %86 dır.
%86 lık cevabın içinde, hizmetin yeterliliğinin sağlanmasına rağmen, neden çatışmaların çıktığı konusu ile ilgili soruya gelen cevabın %62 si, sağlık çalışanı ile yeterli iletişimin kurulamadığı, göz temasının sağlanamadığı ve bilgilendirmenin yeterli yapılmadığıdır. %14 ünün ilgisiz tavır ve davranış eksikliği, %10 luk kısmın ise sağlık çalışanına yoğunluk nedeni ile ulaşılamadığı cevabı verilmiştir.
Diğer kamu kurumlarında çalışan görevli personel ile sağlık çalışanlarının karşılaştırılması istendiğinde, çalışma güvenliği mali tablo ve sosyal haklar açısından sağlık çalışanının, refah düzeyinin daha yüzksek olduğu düşüncesi %91 gibi yüksek bir oranla hasta ve hasta yakını tarafından düşünülmekte olduğu ortaya çıkmaktadır.
Öfkesini kontrol edip edemediği başlığıyla sorduğumuz soruda, öfke kontrolü zayıf olduğunu beyan edenlerin %97 si medyada çıkan haberlerin boşuna olmadığını sağlık çalışanına uygulanan şiddetin hak edilebilir bir davranış olduğunu kabul ettiklerini belirtmişlerdir.
Bu vahim bir tablodur. Öfke kontrolü olmayan grupta %97,7 oranında şiddeti onaylayan ve haklı gören bir algı medya aracılığı ile yaratılmıştır.
Bu gruba göre sağlık çalışanları, taarruzda bulunabileceği ve toplum tarafından yaptığı eylem sonrasında kınanması ötelenmesi son sıralarda yer alabilecek tek meslek grubudur.
Bir diğer çarpıcı sonuç, hasta ve hasta yakınlarının birçok kez sağlık çalışanlarından illegal taleplerine cevap verilmemesi üzerine şiddetin oluştuğudur.
Çoğu zaman sağlık çalışanları tarafından illegal istekler, hasta ve hasta yakınına anlatılmaya çalışılsa da isteğin gerçekleştirilmemesi sağlık çalışanının keyfiyeti ile ilgili olduğu kanısında olanların oranı %78,6 dir.
Özellikle hastanelerde kurulan Hasta Hakları birimlerinin ve sağlık personelini şikayet etmek üzere hazırlanan telefon hattının kullanılmasının hasta ve hasta yakını üzerinde yarattığı olumsuz etkinin sağlık çalışanları tarafından da kaygılara neden olduğu bir başka çarpıcı sonuçtur.
Hasta Hakları Birimini ve işleyişini değerlendirin sorusuna, Hasta Hakları birimini hasta ve hasta yakını, sağlık çalışanı üzerinde bir ceza aracı gibi kullanmayı uygun görmekte, sağlık çalışanları da birimin istismar edildiği görüşünde birleşmektedir. Sağlık çalışanları Hasta Hakları konusunda hakların takip ve kontrol edilmesi gerektiği ancak bunun hasta ve hasta yakınlarına sadece Hasta Hakları ismi ile iletilmesinin kendilerini yok saydığını düşündüklerini beyan etmişlerdir. Öneri olarak özel sektörde olduğu üzere Halkla İlişkiler Biriminde bu işlemin gerçekleşebileceği ve hasta ve hasta yakınlarının kendileri ile iletişimde bu konuda tehditkâr olmayacaklarına inandıklarını beyan etmişlerdir. Bu oran %88,5 dir. Sağlık çalışanlarının %11,5 lik bölümü, ne yapılırsa yapılsın herhangi bir değişikliğin olmayacağına inandıkları belirtmişlerdir.
Ödül ceza uygulamasının sağlık çalışanları üzerinde bir etkisi olup olmayacağı sorusuna verilen cevaplar ile bu ödüllendirmelerin hasta ve hasta yakını tarafından verilmesi konusunda ki değerlendirme sorusuna verilen cevaplar önemlidir. Sağlık çalışanları motivasyonel doping amaçlı ödüllendirme basamağının, mutlaka olması ve ödüllendirmelerin tıpkı hasta ve hasta yakınlarının şikayet için yönlendirildiği gibi yönlendirilmesi gerektiği düşüncesi %98,2 oranında cevap bulmuştur.
Sağlık çalışanları ödüllendirmeyi hasta ve hasta yakınları tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek aslında kendilerine sorduğumuz bu gizli soru ile şiddetin önlenmesinde sağlık çalışanının yapması gerekenlere dair bir ipucunu bizlere göstermiştir.
446 kişi ile yaptığımız anket neticesinde, sağlıkta şiddetin önlenebilmesi için yapılması gerekenlerden ziyade sağlık çalışanlarının bu konuda bir gelişme sağlanabileceğine dair, ?inanç eksikliği? mevcudiyetinin olduğu tespitini yapmak gerekmektedir.
Sağlık çalışanlarına, bu konuda motivasyonel yöntemler ile mesleki güçlükleri aşacak, sosyal çevrelerinde mesleki olarak yıpranan çalışanların, kendileri ve meslektaşları ile birlikte mesai dışı zaman geçirebilecek alanlar ve zamanların hazırlanması gerekmektedir.
Şiddetin toplumsal ayıbını çözmek yerine, ?sağlıkta şiddet? adı ile medyada sürekli izlenir kılınması, çözümü hızlandırmak yerine daha vahim tablolara neden olacağı kanaatindeyiz.
Bu nedenle, eylem planına dahil edilen ?şiddet içerikli haberlerin basın yoluyla paylaşılmaması kararı?nın doğru ve uygulanabilir bir adım olduğu, Cezai işlemlerle ilgili sonlanan davaların, basında yer almasının şiddete uğrayan sağlık çalışanı haberlerinden daha fazla olumlu baskı oluşturarak şiddetin önlenebilmesinde koruyucu olacağı bilinmelidir.

Dr.Gökhan ÜRKMEZ
GATHİDER YÖNETİM 
KURULU BAŞKANI
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.