.

Sağlıkta İlginç Bir İddia

Ameliyatlarda kullanılan anestezi gazları, iklimi bozan etkenler arasında bulunuyor!

Sağlıkta İlginç Bir İddia



Uzmanlar, sera etkisine neden olan anestezik gazların kullanımının azaltıldığı veya hiç kullanılmadığı anestezi teknikleri bulunduğunu, bunların kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Şükran Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalıkların tedavisinde yapılan cerrahi uygulamalarda anestezi kullanımında dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Bu yıl düzenlenecek kongrede ''Önce Zarar Verme'' teması ile çevre duyarlılığına dikkati çekmeyi hedeflediklerini, bu konuda duyarlılığın artmasını istediklerini belirten Şahin, ameliyatlarda yoğun olarak kullanılan anestezik gazların (halojenli gazlar ve azot protoksit gazı) az miktarda salınmalarına rağmen, güçlü sera etkisine sahip olduklarını ve küresel ısınmayı önemli ölçüde artırdığını ifade etti.

Şahin, çevre dengesinin bozulmasının, iklimlerin değişmesine, sellerin, kuraklıkların ve tayfunların oluşmasına ve dolayısıyla canlıların yaşaması için dünyanın giderek elverişsiz hale gelmesine neden olduğunu dile getirdi.

Tüm bunların, enerji elde etmek için kullanılan fosil yakıtlar, doğalgaz, çeşitli endüstriyel işlemler sonucu ortaya çıkan yüksek miktardaki karbondioksit ve florürlü gazların salınımına ve atmosferin ısısının artmasına neden olduğunu anlatan Şahin, ''Atmosferde ısının bu şekilde yükselmesi bir sera etkisi yaratarak iklim değişmelerine neden oluyor. Haziranda kış, kasımda yazı yaşamak doğal hayatın dengesini bozuyor'' diye konuştu.

Tıbbın gelişmesiyle birçok hastalığın nedeninin bulunduğunu ve sterilitenin öneminin kavrandığını belirten Şahin, hijyenin sağlanması için tek kullanımlık tıbbi malzemelerin yaygın olarak kullanılmaya başlandığını ifade etti.

Tek kullanımlık malzemeler ve tıbbi atıkların da giderek aşırı bir çevre kirliliği meydana getirdiğini vurgulayan Şahin, ''Bu atıklar, sadece enfeksiyon, kimyasallar ve radyoaktif madde açısından değil, çöplüklerde yine bir sera gazı olan metan gazı oluşumuna da katkıda bulunmaktadır. Sağlık sektöründe ortaya çıkan bu atıklar, çevreye ve dolayısıyla doğal yaşama zarar vermektedir'' dedi.

Doğanın dengesini bozmayacak ve çevre kirliliğine neden olmayacak yeni anestezi uygulamalarının gündemde olduğunu müjdeledi.

Şahin, anestezinin çevreye verdiği zararları en aza indirgemek için yeni gelişen uygulamalar olduğunu bildirerek, şunları kaydetti:

''Sera etkisine neden olan anestezik gazların kullanımının azaltıldığı veya kullanılmadığı anestezi teknikleri var. Yine doğal atmosfer gazlarından olan ve anestezik özelliği olan xenon gazı var, bu gaz çok pahalı olduğundan henüz rutin kullanıma girmiş değil. Ama bilim insanları, çevreye çok daha saygılı anestezik gazlar için çaba gösteriyorlar. Bir de sağlık kurumlarında bu 'ekotoksik' maddeleri tespit eden, izleyen araçların geliştirilmesi ve kullanılması gerekiyor.''

ANESTEZİ TEKNİKLERİ KONUŞULACAK
Şahin, Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği olarak, bu konulara dikkati çekmek, tartışmak ve geleceğin korunmasına katkıda bulunmak için bu yıl yapacakları kongrede ana temanın ''çevre ve anestezi'' olarak belirlendiğini söyledi.

Kongreye yurt içi ve yurt dışından yaklaşık 2 bin anestezi doktoru katılacağını anlatan Şahin, sadece anesteziyi değil, yoğun bakım, ağrı ve toksikoloji gibi anestezistlerin uğraştığı diğer konuların da tüm yönleriyle ele alınacağını ifade etti.

Şahin, kongrede tamamen damar yolu ile sağlanan ve gazların kullanılmadığı anestezi tekniklerini ve bölgesel uygulanan anestezi tekniklerini konuşacaklarını anlattı.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.