.

Sağlık Çalışanlarına “yıpranma Payı” Talebi..

Sağlık çalışanlarına “Yıpranma payı” talebi

Sağlık Çalışanlarına “yıpranma Payı” Talebi..



Sağlık-Sen Antalya Şube Başkanı Sinan Kuluöztürk, sağlık çalışanlarına yıpranma payı verilmesi gerektiğini söyledi. Kuluöztürk: “Bir kaza yerine ambulans gidiyor, polis gidiyor. Polis olmadığı zaman jandarma gidiyor. Haber yapmak için gazeteci gidiyor. Olay yerini temizlemek için itfaiye gidiyor. Herkesin yıpranma payı var ama 24 saat hizmet veren sağlık çalışanlarına verilmemesi gerçekten çok acı bir durum” diye konuştu.

Sağlık-Sen Başkanı Sinan Kuluöztürk, sağlığın, “yıpranma payı”nı en fazla hak eden mesleklerin başında geldiğini söyledi. Vatandaş ve hasta memnuniyet oranının 2013 yılında yüzde 70’e çıktığını, buna karşın sağlık çalışanlarına hak ettikleri özlük haklarının verilmediğini dile getiren Kuluöztürk açıklamasını şöyle sürdürdü:

“2012 yılında vatandaşların 1.8 defa sağlık hizmetlerine ulaşabilirken, 2013 yılı itibariyle 8.2 defa sağlık hizmetine ulaşmaya başladı. Vatandaş ve hasta memnuniyeti 2002 yılında yüzde 39’larda iken bugün itibariyle yüzde 70’e çıktı. Ama görüyoruz memnuniyet artmışken, sağlığı iletişim artmışken, sağlık çalışanlarının mesleki saygınlığının azaldığını sağlıkta şiddet olaylarının arttığını ve sağlık çalışanlarını mesleki bir tükenmişliğe başlandığına maalesef şahit oluyoruz. İrdelenmesi gereken noktanın bu olduğunu düşünüyoruz. Yüzde 39’larda olan memnuniyet oranının yüzde 76’lara çıktığı bir dönemde nasıl ki şiddet olayları artar. Elbette toplumsal şiddete baktığınız zaman şiddetin toplumsal anlamdaki artışını görüyoruz. Son dönemlerde maalesef sağlık çalışanlarını ölüme getirebilecek kadar şiddet olaylarının arttığını görüyoruz. Şiddet artmıyor deşifre oluyor denildi, kaydınız var mı dediğimizde şayet hiçbir kayıt ortaya çıkmadı. Şiddet kayıt altına alınmaya yeni yeni başladı.

Yapılan araştırmaya göre, 10 sağlık çalışanından 8’inin şiddete maruz kalıyor. Sağlıkta dönüşüm sürecinde açıkçası bizim ihmal edildiğini düşündüğümüz iki önemli konu var. Birincisi, sağlıkta personel konuları, personel istihdamı konusundaki politikalar, ikincisi de sağlık okur-yazarlığı ile ilgili bir çalışma yapılmamış olmasıdır. Bilinçli sağlık hizmeti alınması noktasında maalesef bugüne kadar çok ciddi bir çalışma yapıldığını göremedik. Hem sağlığın geleceğini, sağlığın sürdürebilirliğini olumsuz etkileyecek hem de sağlıkta dönüşümün en önemli mimarları olan sağlık çalışanlarının eğer bu gidişle bundan sonraki süreçte artık bu sistemin gitmesinde yorgun düşeceğini görüyoruz. Bu açık ve net olarak görülmektedir.

Sendikamızın yaptığı bir araştırmaya göre sağlık çalışanlarının 23.95 puanlık bir tükenmişlik içinde olduğunu görüyoruz. Toplumsal sorunlarla karşı karşıya olan polislerin tükenmişlik oranı 25.80 puan. Neredeyse polislerle aynı tükenmişlikte olan sağlık çalışanları var. Şiddetle ilgili yapmış olduğumuz bir çalışma var. Sağlık çalışanlarının yüzde 86’sı işyerine giderken şiddet görme endişesiyle gittiğini ifade etmiş. 10 sağlık çalışanından 8'i çalışma hayatında bir defa da olsa şiddete uğramış. "Şiddete karşı nasıl davranacağınız noktasında eğitim aldınız mı?" sorusunu sorduğumuz da bu oran en fazla Karadeniz Bölgesi’nde çıkıyor ki yüzde 50 bir oran. Çalışanlara "çalıştığınız kurumda güvenlik tedbirlerinin yeterli olduğunu düşünüyor musun?" diye sorunca en çok Karadeniz Bölgesi’nde "evet düşünüyoruz" yanıtı geldi. Aslında sağlık çalışanlarına şiddetin sadece hasta ve hasta yakınlarından geldiğini görmüyoruz yaptığımız bir araştırmada sağlık çalışanlarını sizi en çok kızdıran şey nedir diye sorulduğunda adaletsiz yöneticiler cevabı verilmiş. Bundan sonraki süreçte idarecilerimizin sağlık çalışanlarına karşı uygulandıkları psikolojik şiddetin artık bundan sonraki süreçte son bulması en önemli temennilerimizden birisidir.

Türkiye’de sağlık okur-yazarlığına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamış olmaması da düşündürücü birşeydir. Önümüzdeki günler 2 bin 400 kişi üzerinde yapacağımız bir araştırmayla sağlık okur-yazarlığının Türkiye’deki düzeyini ölçeceğiz. Bizim en temel sorunlarımızdan birisi sağlık çalışanları bu dönüşüm sürecinin en başarılı aktörleri olurken, aynı zamanda dönüşüm süreci mağdurları oldu. 2 buçuk katı iş yükü var, iş yükü arttı. Ama özlük haklarına baktığınız zaman maalesef sağlık çalışanlarının aynı oranda özlük haklarına sahip olmadığını görüyoruz. Bir kaza yerine ambulans gidiyor, polis gidiyor. Polis olmadığı zaman jandarma gidiyor. Haber yapmak için gazeteci gidiyor. Olay yerini temizlemek için itfaiye gidiyor. Herkesin yıpranma payı var ama 24 saat hizmet veren sağlık çalışanlarına verilmemesi gerçekten çok acı bir durum. Bu da sağlık çalışanlarına uygulanan psikolojik şiddettir.”
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.