.

Sağlık Çalışanları Mesai Saatlerini Protesto Etti.

Sağlık çalışanlarının mesai zulmü protesto edildi.

Sağlık Çalışanları Mesai Saatlerini Protesto Etti.



Sağlık çalışanları mesai saatlerini protesto etti.
Sağlık çalışanlarının mesai zulmü protesto edildi.Konu ile ilgili açıklam Türk Sağlık sen Edirne Şube başkanı
Alim KANPOLAT'tan geldi.
 
Kanpolat,Sağlık çalışanları tam 30 yıldır 12 eylül yönetiminin mağduru olarak diğer kamu çalışanlarından haftada 5 saat fazla çalışıyorlardı. Bu adaletsizliğe neden olan 2368 sayılı kanun 30 Temmuz 2010 ‘da yürürlükten kaldırılmıştı.  Tam günde sağlık çalışanları için ender sayılan iyileştirmelerden olan bu düzenleme bakanlığın çıkardığı bir genelge ile adeta yok sayılmıştır. Yani Bakanlık 12 Eylül adaletsizliğini kaldığı yerden devam ettirmiştir.
 
Mesai saatlerini düzenleyen genelgeye göre sağlık çalışanlarına saat 12:00 ile 14:00 arası bir saat dinlenme süresi tanınmıştır.  Bu dinlenme süresinde örneğin bir birimde dört hemşire görevli ise ikisi izin yapacak ikisi çalışacak denilmiştir. Yani çalışanların 1 saatliğine iş yükü artmış olacaktır. Ayrıca 24 saat kesintisiz hizmet vermeye vurgu yapılan genelgede bir saatlik izin süresinde çalışanların hastaneden ayrılması yasaklanmış ve çağrıldıklarında görev yerlerinde olmaları zorunluluğu getirilmiştir.
 
Bakanlığın bu genelge ile belirlemiş olduğu mesainin 8 saate indirilmesi anlayışı akıllara zarardır. Bu genelgeyle çalışma saatleri düşmemiştir. Personel eski düzende de sadece yemek için vakit ayırıyordu. Çalıştığı yeri sırayla terk edebiliyordu.  Bu genelge hükümlerinin de vardığı nokta aynıdır. Yani Bakanlık yine 9 saatlik çalışma sistemini uygulamaya devam etmektedir.  Bu düpedüz kanun tanımamaktır.
 
Böyle bir izin anlayışı ancak çalışanını mağdur etmek, onları bir köle düzenine mahkum hale getirmek isteyen idarecilerin tavrıdır. Bunun adı mesai saatlerinin düşmesi değil, düpedüz sağlık çalışanını kandırmaktır.  Tuhaf bir öğle izni düzenlemesi yaparak mesai saatlerini düşürdüm demek kimsenin kanmayacağı bir aldatmacadır.
 
Ayrıca Yataklı Tedavi Kurumları işletme Yönetmeliğinin 37. ve 38.maddelerinde, sağlık hizmetlerinin 24 saat kesintisiz olarak nöbet ve vardiya şeklinde yürütüleceği hükümlerine yer verilmiştir. Anılan genelge ile getirilen bir saatlik öğle tatili uygulaması her ne kadar münavebeli olarak ve işyeri terk edilmeksizin uygulanacak ise de, sağlık hizmetlerinin kesintiye uğramasını ortadan kaldırmayacaktır. Örneğin,dört yataklı yoğun bakım ünitesinde görev yapan 4 hemşireye 12 ile 13 saatleri arasında değişmeli olarak öğle tatili verildiğinde 2 hemşirenin öğle tatili için görev yerini terk edeceği diğer iki hemşirenin  de görevine devam edeceği varsayıldığında iki hemşirenin dört hastaya bakması müşkül olabileceği gibi,doğacak komplikasyonlara müdahale etmesi de  zorlaşacağından telafisi güç zararların doğmasına sebebiyet verilecektir.Başka bir örnek olarak acil serviste görev yapan 10  hemşirenin öğle tatili kullanabilmesi için bu süre içinde 5 er kişi olarak acil servisi terk ettiklerini varsaydığımızda, trafik kazası neticesinde veya başka türlü kazalar nedeni ile acil servise gelen onlarca hasta ve yakınlarının tedavi ve muayenelerinin görevde olan 5 hemşire tarafından yürütülmesinin mümkün olamayacağı kuşkusuzdur.
 
Buradan Sağlık Bakanlığı’na sesleniyoruz. Sağlık çalışanlarının mesai saatlerinin 8 saate inmesi demek çalışanların akşam evlerine 1 saat erken gitmesi demektir. Vardiya ve nöbet sistemi varken öğle izni gibi göstermelik bir düzenleme yapmak mesai saatlerini düşürmek değildir. Mesainin 1 saat azalması kesintisiz 8 saat çalıştıktan sonra mesailerinin sona ermesi demektir.  12 Eylülcülerin kanunla yaptığı adaletsizliği genelge ile sürdürmek demokrat olmak değildir. Bunun adı özgürleşmek, adaletsizliklere son vermek ise hiç değildir.  Bunun adı aynı baskıcı yönetim anlayışını devam ettirmektir. Samimiyetsizliktir.
 
Kıymetli Basın Mensupları;
 
Türk Sağlık-Sen olarak sağlık çalışanlarına 30 yıldır kanunla yapılan adaletsizliği, biraz lafı dolandırarak genelgeyle devam ettiren bu düzenlemenin iptali için Danıştay’a iptal davası açtık.
 
Açtığımız davada bu genelgeyle verilen izin yöntemiyle çalışanların mesai saatlerinin 1 saat düşmediğini belirttik. Söz konusu yönetmeliğin iptalini isteyerek çalışanların mesailerinin 1 saat erken sonlanmasını yönünde bir düzenleme yapılmasının zorunluluğundan bahsettik. Hukukun sağlık çalışanlarının bu mağduriyetine son vereceğine inanıyoruz.  Kanuni düzenlemenin genelge ile hiçe sayıldığı bu işlemin yürütmesinin durdurularak iptal edilmelidir. Ancak böylelikle adaletsizlik son bulacaktır. Türk Sağlık-Sen olarak sağlık çalışanlarının yaşadığı bu mağduriyetin giderilmesi için hiç durmadan mücadele edeceğimizi belirtiyorum.
 
Sağlıktaki düzenlenmesi gereken bir diğer husus hekim dışı sağlık personelinin döner sermayelerinin emekliliğe yansıtılmayıp ekip ruhunun burada bozulması ve bir ayrıma tabii tutulmasıdır. Döner sermayelerimizin emekliliğe yansıtılması içinde genel merkezimizce Sağlık Bakanlığında bu mücadele yürütülmektedir.
 
Buradan ayrıca Üniversite hastanesi yönetimine de sesleniyorum. Öğretmenler de norm kadro anlayışıyla öğretmenlerimizin yerleri değiştirilmezken, hemşirelerin yerleri alınan keyfi kararlarla değiştirilmekte moral ve çalışma şevklerinin kaybolmasına sebep olmaktasınız. Personellerinizin yerlerini değiştirirken empati  kurmakta büyük fayda vardır. Düşünürseniz sizin de yarın yeriniz değiştiğinde ayni huzursuzlukla karşı karşıya mutlaka kalırsınız.
 
Personeli rahatsız eden bir diğer husus giriş çıkışlarda uygulanan kart sistemi ve kamera ile takip edilmeleridir. Parmak izi ve kart  çekme uygulamaları insan hakları kurullarında alınan kararlarla  insan hak ve onuruna uymayan özel hayatın ihlaline yol açtığı kararı vermiştir. Hal böyle iken bu uygulamaların halen devam ettirilmeye çalışılmasını asla anlayamamaktayız. 
 
Alim KANPOLAT
 
Edirne Şube Başkanı
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.