.

Sağlık Bakanlığı'ndan hekim ve hemşirelere mobbing

Sağlık Bakanlığı'ndan hekim ve hemşirelere mobbing



2005 Yılında Düzce ilimizde pilot uygulama ile başlayan, 2007 Yılında İzmir ilimizde uygulamaya konulan Aile Hekimliği sisteminde bugün gelinen nokta, her gün yeni uygulamalarla, içinden çıkılmaz bir hal almış, yazboz tahtasına dönmüştür. Aile Hekimliğine geçiş aşamasında pek çok Hekim, Ebe ve Hemşire arkadaşlarımız duruma göre ya tehdit edilmiş, ya da özendirilerek Aile Hekimliği birimine sözleşme imzalattırılmıştır. 
Temelindeki mantığın tedavi edici hekimlikten ziyade koruyucu hekimlik olan ve sevk zincirini uygulanarak 2. ve 3. Basamağın yoğunluğunu azaltmak olan aile hekimliği sisteminde bu gün gelinen noktada Sağlık Bakanlığının tedavi edici hekimliği, sistemin can damarı olan koruyucu hekimliğin önüne çıkarma çabalarını görmekteyiz. 
 
İlerleyen yıllarda SGK, bir sonraki aşamada Özel Sağlık Sigortaları ile imzalanacak sözleşmelerin ardından Devletin Birinci Basamak sağlık hizmetlerini özelleştirmek ve geri çekilmesini sağlamak olan Aile Hekimliği sisteminde bugün gelinen noktada yetkililerden açıklama bekliyoruz. 
 
Aile Hekimine hiç uğramayan, bilgi vermeden şehir değiştiren, hamileliğini beyan etmeyen hatta beyan etmek istemeyen bir gebenin faturası dahi Aile Hekimine ve Ebe Hemşire ye kesilmektedir. Aile Hekimliğinde çalışan sağlık personellerimiz ne nüfus memuru, ne muhtar, ne de savcıdır. Aile Hekimlerinin bu gün pek çoğunun nüfusu 4000’in üzerine çıkmış ve karşılığını almadan hasta bakmaktadırlar. 
 
Hekim, Ebe ve Hemşireler, temel görevleri olan koruyucu hekimlik hizmetleri olan,  gebe-bebek-çocuk takibi, 15-49 yaş çalışması, 65 yaş üstü izlemleri, obezite, kanser taramaları hizmetlerine dahi zaman bulamazken, dünya ortalaması çok üzerine yükseltilmiş bir poliklinik hizmeti talebinin içinde boğulurken, evde bakım hizmetleri, cumartesi nöbetleri, defin nöbetleri, aşıların korunması amaçlı buzdolabı nöbetleri, gibi angarya görevlerle tükenme noktasına gelmişlerdir. 
 
Tüm bu işlerle harcadıkları zamanlar hesaplandığında zaten aşırı bir efor sarf ettiklerini görmek zor değildir.
 
Sayın Sağlık Bakanımız Mehmet Müezzinoğlu’na soruyoruz? 
 
-Bir ocak 2015’ten itibaren uygulamaya koyduğunuz Cumartesi nöbetlerinde ki amacınız nedir? 
-Belediyelerin asli görevi olan defin nöbetlerini neden aile hekimlerine tutturulmaktadır? 
–Yönetmelikte aşı lojistiği Halk Sağlığı Müdürlüğünün asli görevi olmasına rağmen aşıların korunması amaçlı tutturulan Buzdolabı nöbetlerinin başka bir yolu yok mudur?
  Bir ayda en az sekiz saat olup 30 saate kadar uzatılabilecek olan hafta sonu nöbetlerinde çalışanın o gün izinli ya da raporlu olması durumunda bir başka hafta sonu kurumda tek başına nöbet tutturmaya hangi akılla, hangi mantıkla bize izah edebilirsiniz? Örneğin; Tedavi yetkisi olmayan bir hemşire, can güvenliği de olmadan ASM’de tek başına nasıl nöbet tutabilir? 
 
Sendikamızın ve bazı sendikaların cumartesi nöbetleri için almış oldukları iş bırakma eylem kararlarının Halk Sağlığı Kurum Başkanlığının ve İzmir İl Valiliğinin ceza verme gerekçesinde hukuka uygun olmadığını ifade ederek ilk dört ay beş ceza puanı, mayıstan itibaren yirmi ceza puanı verme gayreti ile ilgili diyoruz ki, siz hakim misiniz? Savcı mısınız? 
Biliniz ki, biz eylem kararlarımızı 4688 sayılı yasa, TC Devleti hükümetlerinin İLO’ya atmış oldukları imzalar ve Anayasamızın 90. Maddesi yapılan değişiklik çerçevesinde alıyoruz ve sendikal eylem kararlarında ceza verilemeyeceği ile ilgili onlarca yargı kararı bulunmaktadır. Bu cezaların altında imzası olanlara karşı, yarın karşı davaların açılacağını hatırlatmakta yarar görüyoruz. 
 
Yaklaşık yedi aydır tutulan cumartesi nöbetlerinin ücretlerini, adli nöbetlerin ücretlerini, bir icap nöbeti olan buzdolabı nöbetlerinin ücretlerini neden ödemiyorsunuz? Sizler idareci olarak; 657 sayılı devlet memurları kanununun”…amir memuru fazla çalıştırabilir. Karşılığı ya ücrettir, ya izindir” maddesini ve angaryanın yasak olduğunu bilmiyor musunuz? 
Sizin bakış açınızla bir ocaktan bu yana yaklaşık 44 bin Aile Sağlığı Merkezi çalışanının en az 20 binini işten atmanız gerek. Biz biliyoruz ki; Aile hekimliği çalışanlarımızın kararlılığı devam edecektir. Aile hekimliği çalışanları olarak kararlı tutum ve davranışlarınızda vereceğiniz mücadelede Türk Sağlık-Sen olarak biz sonuna kadar sizlerin yanınızdayız.
 
Ahmet DOĞRUYOL
Türk Sağlık Sen İzmir-1 Nolu Şb. Bşk.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.