.

Sağlık Bakanlığı'nda Eş Durumu Atamalarında Kriz Çözülemiyor!

Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında çalışan personeli kapsayan atama ve nakil yönetmeliği 4 Nisan 2015 tarihi itibariyle değişmişti. Yapılan değişiklikler eşi sağlık personeli olan ve eş durumu tayini ile eşinin yanına gitmek isteyenleri mağdur etmeye devam ediyor.

Sağlık Bakanlığı'nda Eş Durumu Atamalarında Kriz Çözülemiyor!



Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı’nın 18 Haziran 2015’te açıklanan İsteğe Bağlı İl dışı tayin sonuçlarına göre atananlarının temmuz ayında eş durumu tayini için başvuruda bulundukları Sağlık Bakanlığı’ndan ret cevap yazıları ellerine ulaşmaya başladı. Ret cevabı verilirken, eşlerin farklı kurumlarda çalışıyor olması durumuna takılan Sağlık Bakanlığı bürokratları; yönetmeliğin değişen 20. maddesinin c fıkrasındaki “Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir.” maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığı Milli Eğitim Bakanlığı’na personelin durumu hakkında yazı yazmıştır.  Milli Eğitim Bakanlığı’na personeli hakkında” 2015 Ağustos Dönemi eş durumu atamalarında tayin isteyemez .” yazısı göndermiştir. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı ’da eş durumu ile ilgili tayin için ret yazısı göndermekle kendine uygun atamaların yapılmasını istemiştir. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin 19.04.1983 tarihli Üst/Çerçeve Yönetmeliğinin "aile birliğinin korunmasına" ilişkin hükümlerine ilişkin değişiklik 16.08.2014 tarihli 29090 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanarak tüm kamu kurum ve kuruluşlarını "bağlayıcı şekilde" yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.  Bakanlar Kurulu’nca getirilen değişiklik ile “Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in “Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliğini düzenleyen 14. maddesinin (c) bendi uyarınca "eşlerin farklı kurumlarda çalışıyor olması halinde gerekli koordinasyon sağlamak suretiyle her iki kurumunda öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere " ifadesiyle aile birliğini sağlamak için atanma ve yer değiştirme hakkı tanınmıştır.  Sağlık Bakanlığı ise kendi yönetmeliğinde değişen eş durumu tayinlerini A, B, C, D hizmet gruplarına ayırmıştır. Eş durumu tayinin C veya D hizmet grubunda olması halinde hemen gerçekleştirmekte; A ve B bölgesinde ise ilgili kurumla koordinasyon sağlamaktadır. Oysa ki; koordinasyon sağlanması için bölge durumunun gözetileceği üst yönetmelikte yazmamaktadır. Ayrıca üst yönetmelikte kolaylaştırma adına ilgili kurumla koordinasyon sağlaması; hiçbir kısıtlama bulunmamasına rağmen; Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin değişen 20. maddesinde “başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir.” ifadesiyle adeta eş durumu tayinin yapılmayacağı ifade edilmiştir.  Alınan bilgiye göre; Sağlık Bakanlığı’nda eş durumu tayini için başvuruda bulunan 320 kişinin olduğu; evrak takibi ve iletişim için aranıldığında telefonların sürekli meşgul tutularak bilgi verilmediği, aile birlikteliğinin korunması ile ilgili bunca kazanılmış dava ve emsal karar var iken; Sağlık Bakanlığı bürokratlarının tavır ve tutumlarında hiçbir iyi niyeti olmadığını görülmektedir.  Eş durumu tayin mağdurlarından Ahmet ÇELİK “ Okulların açılmasına az bir zaman kaldı. Buna rağmen Sağlık Bakanlığı eşimin tayinini yapmıyor. Gerekçe olarak MEB’nın yazısını örnek gösteriyor. İki bakanlık arasındaki uyuşmazlığın çözümü bizim gibi mağdurlar değiliz. Zaten yönetmelik daha önceden Barolar Birliği ve Sağlık Sen tarafından yargıya taşındı. Biz çözüm için özellikle toplu sözleşme sürecinde bu konunun gündeme alınmasını ve mutabakat metninde karara bağlanmasını istiyoruz. Yoksa mağdurlar olarak gelen ret yazılarına müteakip; hazırladığımız dava dilekçelerini vererek mahkeme yolu ile hak arayışımız sürecektir.” dedi. 

SÖZ KONUSU DAVA DİLEKÇESİ (…………………………) İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA Davacı             : (Davayı açan kişinin adı soyadı) TC. Kimlik No : Adres           :  Davalı           : SAĞLIK BAKANLIĞI   DAVANIN KONUSU :  04.04.2015 tarih 29316 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin değişen 20. maddesinin “Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir. “c bendinin iptal davası açılması ve yargılama sonuçlanıp hüküm kesinleşinceye kadar yürütmenin durdurulması istemiyle dava açılmasıdır. Dava Konusu İşlemin Tebliğ Tarihi: …/ …/ … Olay: Eşlerden biri (……………) Milli Eğitim Bakanlığı’nda bağlı Isparta …………………………………………………… Lisesi’nde öğretmen olarak çalışmaktadır. Eşi (…………………………) ise Sağlık Bakanlığı Isparta İl Sağlık Müdürlüğü …………………………………. Devlet Hastanesi bünyesinde hemşire çalışmaktadır. ……………………………… Devlet Hastanesi Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’na bağlıdır. Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen olan eş; Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2015 Haziran Dönemi İsteğe Bağlı İl dışı Atama Dönemi tayin kılavuzundaki İl dışı atama şartlarına uygun olarak başvuruda bulunmuştur.18 Haziran’da açıklanan tayin sonuçlarına göre …………………… İli …………………………… ………………………………….. Lisesi’ne öğretmen olarak atanmıştır.  Eş durumu ile ilgili tayin istediğinde Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin değişen 20. maddesindeki “Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir.” Maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığı Milli Eğitim Bakanlığı’na personelin durumu hakkında yazı yazmıştır.  Milli Eğitim Bakanlığı’na personeli hakkında” 2015 Ağustos Dönemi eş durumu atamalarında tayin isteyemez .” yazısı göndermiştir. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı ’da eş durumu ile ilgili tayin için red yazısı göndermiştir.  Hukuksal Nedenler I-  657 sayılı Yasanın memurların yer değiştirme suretiyle atanmalarını düzenleyen 72. maddesinin değişik 2. Fıkrasında da, Anayasanın sözü geçen maddesine uygun olarak "Yeniden ve yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76 ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır." hükmüne yer verilmiş; yine aynı maddede yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görevin bulunmaması ve ilgilinin de isteği halinde, memura eşinin görev süresi ile sınırlı olmak üzere ( belirtilen şartlarda ) izin verilebileceği hükme bağlanmıştır. Anayasanın ve 657 sayılı Yasanın söz konusu düzenlemelerine göre; farklı kurumlarda çalışan eşlerden birinin hizmet gereği başka bir yere naklen atanması halinde diğer eşin çalıştığı kurumla gerekli koordinasyonun sağlanması ve bu eşin de isteği halinde aynı yere naklinin yapılması idare için bir yükümlülüktür. Ancak memurun atandığı yerde eşin atanacağı teşkilat yoksa ya da teşkilat olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmamakta ise, eşe belirli koşullarda izin isteme hakkı tanınmıştır. Görüldüğü gibi, 657 sayılı Yasanın 72. maddesindeki eş durumu ile ilgili düzenleme eşlerin ayrı kurumlarda çalışmaları hususuna ilişkin bulunmakta; eşlerin aynı kurumda çalışmaları halinde eş durumunun nasıl gözetileceği hususunda herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Buna karşılık, Anayasanın amir hükmü gereğince, aynı kurumda çalışan eşlerden birinin yine aynı kurumun başka bir yerdeki birimine naklen atanması halinde de memur olan diğer eşin de isteği var ise aynı yere atanması veya niteliğine uygun münhal bir görev bulunmaması durumunda izin hakkından yararlandırılması yine idare için bir yükümlülüktür. Sağlık Bakanlığı bu konuda; eşimin görevi ile ilgili niteliğine uygun münhal bir görev bulunup-bulunmadığı konusunda bilgilendirmemiştir. Kaldı ki, Sağlık Bakanlığı’nın 2015 Temmuz Döneminde açıkladığı PDC (Personel Doluluk Çizelgeleri) Listelerinde Aydın İlinde açık gözükmektedir. Dolayısıyla Anayasa ile getirilen ilke uyarınca yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda aynı kurumda çalışan eşlerin durumunun da gözetileceği tabii bulunmakta olup, bu konuda düzenleme olmamasını aksine yorumlamanın anılan ilke karşısında mümkün bulunmadığı açıktır. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin 19.04.1983 tarihli Üst/Çerçeve Yönetmeliğinin "aile birliğinin korunmasına" ilişkin hükümlerine ilişkin değişiklik 16.08.2014 tarihli 29090 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanarak tüm kamu kurum ve kuruluşlarını "bağlayıcı şekilde" yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.  Bakanlar Kurulu’nca getirilen değişiklik ile “Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in “Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliğini düzenleyen 14. maddesinin (c) bendi uyarınca "eşlerin farklı kurumlarda çalışıyor olması halinde gerekli koordinasyon sağlamak suretiyle her iki kurumunda öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere " ifadesiyle aile birliğini sağlamak için atanma ve yer değiştirme hakkı tanınmıştır.  Bakanlar Kurulu’nca çıkartılmış ve Cumhurbaşkanı’nın onayı ile yürürlüğe girmiş sözü edilen “Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik” bir üst / çerçeve yönetmelik olup, diğer tüm kamu kurum ve kuruluşlarını bağlamaktadır ve tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kendi özel / alt yönetmeliklerinin de bu üst / çerçeve yönetmeliğe aykırı hükümleri 16.08.2014 tarihi itibari ile yürürlükten kaldırılmıştır.  Zira; üst/çerçeve Yönetmeliğe 16.08.2014 tarihli Değişiklik Yönetmeliğinin 12. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddesinde “Kamu kurum ve kuruluşları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde yönetmeliklerini bu yönetmeliğe uygun hale getirirler. Bu süre içerisinde kamu kurum ve kuruluşların yönetmeliklerinin bu yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.” denmek suretiyle bu yönetmeliklerdeki çerçeve yönetmeliğe aykırı (bu arada Aile Birliğinin Korunmasına aykırı "olan") hükümlerin uygulan(ma)vacağı (yürürlükten kalktığı) belirtilmektedir.  Bakanlar Kurulu üst / çerçeve yönetmelikle yaptığı değişiklikle, tüm kurum ve kuruluşların memurlarının tayinlerinde "aile birliğinin bütünlüğüne" aykırı olan özel / alt yönetmelik hükümlerini iptal etmiş, kendisine ait personelinin nakil ve atama konusunda alt yönetmelikleri olan tüm kamu kurum ve kuruluşlarının da alt yönetmeliklerini 6 ay içinde bu üst / çerçeve yönetmeliğe uygun hale getirmelerini zorunlu kılmıştır.  Bakanlar Kurulunun üst / çerçeve Yönetmeliğine eklediği Geçici 5. madde ile memurların "aile birliklerinin korunması gözetilerek" atamalarının 16 Ağustos 2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu'nun üst / çerçeve Yönetmeliğinde belirlenmiş kurallar çerçevesinde yapılması gerektiği açıkça, tartışmasız ve emredici şekilde vurgulanmıştır. Sağlık Bakanlığı ise, alt yönetmeliği olan “Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmelik” deki üst/çerçeve yönetmeliğe aykırı hükümleri ayıklayarak yeni bir düzenleme yapmak, kendi alt yönetmeliğini, çerçeve yönetmelik hükümlerine uydurmak zorunda iken yönetmelik değişikliğiyle, Bakanlar Kurulu’nca çıkartılmış üst / çerçeve yönetmeliğe aykırılık taşıyan hükümleri aynen korumuştur. Üst/ çerçeve yönetmeliğe aykırı hükümlerde özü itibari ile hiçbir değişikliğe gidilmemiş, eşi farklı kurumlarda çalışan personelin aile birliğinin korunmasına yönelik hükümlerden yararlanması, üst / çerçeve yönetmeliğe aykırı olarak eski yönetmelikte olduğu gibi engellenmiştir. Şöyle ki: Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin değişen 20. maddesinin “c) Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir. “ ifadesi ile Sağlık Bakanlığı eş durumu tayinlerini A, B, C, D hizmet gruplarına ayırmıştır. Eş durumu tayinin C veya D hizmet grubunda olması halinde hemen gerçekleştirmekte; A ve B bölgesinde ise ilgili kurumla koordinasyon sağlamaktadır. Oysa ki; koordinasyon sağlanması için bölge durumunun gözetileceği üst yönetmelikte yazmamaktadır. Ayrıca üst yönetmelikte kolaylaştırma adına ilgili kurumla koordinasyon sağlaması; hiçbir kısıtlama bulunmamasına rağmen; Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin değişen 20. maddesinde “başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir.” ifadesiyle adeta eş durumu tayinin yapılmayacağı ifade edilmiştir. Böylece eşi sağlık personeli olan kişilerin A ve B hizmet bölgelerine tayin isteyemezsiniz; denmiştir. “Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in “Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliğini düzenleyen 14. maddesinin (c) bendi uyarınca "eşlerin farklı kurumlarda çalışıyor olması halinde gerekli koordinasyon sağlamak suretiyle her iki kurumunda öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere " ifadesiyle koruma altına alınan aile birliğinin korunması durumu ile Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin değişen 20. maddesindeki “Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir.” ifadesiyle çelişkiye düşülmüştür.  Çünkü Sağlık Bakanlığı hizmet bölgesi belirlerken İller bazında düşünmüş olup; Milli Eğitim Bakanlığı hizmet bölgesi anlayışından daha çok il-ilçe-belde-köy ve kurum-okul bazında ele almıştır. Buradan anlaşılacağı üzere Sağlık Bakanlığı A hizmet bölgesinde olan bir il (Aydın); Milli Eğitim Bakanlığı hizmet bölgesi sınıflandırılmasında Zorunlu Hizmet Bölgesi (Aydın-Karacasu- Palamutçuk İlkokulu )olabilmektedir.  Örnek: Eşlerden biri Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen diğeri ise Sağlık Bakanlığı bünyesinde hemşire çalışmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen olan eş; Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2015 Haziran Dönemi İsteğe Bağlı İl dışı Atama Dönemi tayin kılavuzundaki İl dışı atama şartlarına uygun olarak başvuruda bulunmuş ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı “öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yerlere” – illere tayin istemiştir. Eş durumu ile ilgili tayin istediğinde Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin değişen 20. maddesindeki “Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir.” maddesine takılacaktır. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı’nın teşkilatı 81 ili kapsadığından “başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması” ifadesi önüne gelecek ve Sağlık Bakanlığı tayinini yapmayacaktır. Zaten ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın “öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yerlere” – illere tayin isteyen ve kadro veya mevzuatı açısından tayinini uygun bulan Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi personeli, Sağlık Bakanlığı tarafından uygun görülmediğinden tayini çıkmayacaktır. Aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen olarak çalışan eş tayin isterken, illeri tercih ederken Sağlık Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu 2015 Mayıs dönemine ait hizmet gruplarından C ve D bölge illerine uygun tayin istemesi gerekmektedir. II- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 1 bendinde PDC Doluluk oranı ve hizmet grupları ayrımına bakıldığında; “en yüksek ilk 20 il A, ikinci 20 il B, üçüncü 20 il C ve diğer iller ise D hizmet grubu olarak belirlenir.” denmiştir. Bu durumda A ve B hizmet bölgelerinde bulunan 40 ilin atamalara engel koymuştur. Ayrıca yine aynı yönetmeliğinin 7. Maddesinin 2 fıkrasında “hizmet grupları ise her iki ayda bir yenilenerek Bakanlık ve bağlı kuruluşların internet sitelerinde duyurulur ve Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünde iki yıl süreyle muhafaza edilir.” denmiştir. Bu durumda eşi Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan ve farklı bir kurumda görev yapan kamu personelinin 2 ayda bir değişen hizmet gruplarına uygun tayin istemesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Örnek: Eşlerden biri Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen diğeri ise Sağlık Bakanlığı bünyesinde hemşire çalışmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen olan eş; MEB-2015 Haziran Dönemi İsteğe Bağlı İl dışı Atama Dönemi’nde tayin isterken, illeri tercih ederken Sağlık Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu 2015 Mayıs dönemine ait hizmet gruplarından C ve D bölge illerine uygun tayin istemesi gerekmektedir. Buna uygun olarak istenilen ile tayin çıkması ve eşinin tayin işlemleri sırasında da 2015 Temmuz döneminde değişen hizmet gruplarında tayin çıkan ilin C ve D bölge illerine olması gerekmektedir. Bu durumu önceden bilip, buna göre hareket etmek imkansızdır. III- Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”nin 14. maddenin e bendinde “Milletvekili, belediye başkanı, muhtar veya noter olan eşlerinin bulunduğu yere yer değiştirme suretiyle ataması yapılabilir.” denmektedir. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 20. maddesininin 2 nolu fıkranın a, b ve ç bendinde yer değiştirme suretiyle ataması yapılabilecek memur çeşitliliğini artırarak,   “a) Varsa eşinin kurumuyla yapılan protokol hükümleri uygulanır.  b) Eşleri, mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tâbi olarak mülki idare amirliği, milli istihbarat, emniyet hizmetleri sınıflarından birinde görev yapanlar ile hâkim, savcı veya Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapan personelin eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır.  c) Eşi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında kurulan üniversitelerde öğretim üyesi olanların ataması eşinin görev yaptığı yere yapılır. “maddeleri eklenmiştir. Böylece bazı kamu personellerine tayinde avantaj sağlanmıştır.  Oysa ki; Aynı statüdeki kamu personelleri arasında "EŞLERİNİN MESLEĞİNE GÖRE" düzenleme yapan yönetmelik değişikliği, Anayasa'da güvence altına alınmış kanun önünde eşitlik ilkesine ve üst / çerçeve yönetmeliğe açıkça aykırı olarak EŞİTSİZLİK ve AYRIM YAPILMAKTADIR. Örnek: Eşlerden biri Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen diğeri ise Sağlık Bakanlığı bünyesinde hemşire olarak çalışmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen olan eş; Milli Eğitim Bakanlığı’nın  2015 Haziran Dönemi İsteğe Bağlı İl dışı Atama Dönemi tayin kılavuzundaki İl dışı atama şartlarına uygun olarak başvuruda bulunmuştur ve tayini çıkmıştır.. Eş durumu ile ilgili tayin istediğinde Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin değişen 20. maddesindeki “Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir.” Maddesinden tayinini yapılmayacaktır. Diğer bir durumda ise eşi, üniversitelerde öğretim üyesi olan ve Sağlık Bakanlığı bünyesinde hemşire olarak çalışan bir kişi Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 20. maddesininin 2 nolu fıkranın b ve ç bendinde göre tayini yapılabilecektir. Sağlık Bakanlığı, kendi uygun gördüğü şekildeki "EŞİ" "memur" olan kişilerin aile birliğini koruyacağını, uygun görmediği "EŞİ" olan "diğer kamu personellerinin" ise aile birliğini korumayacağını ilgili üst yönetmeliğe, Anayasa’ya açıkça aykırı olarak düzenlemektedir.  O halde soruyorum: Burada korunacak olan aile birliği midir? Yoksa korunan Sağlık Bakanlığı’nın kendine uygun gördüğü "EŞİNİN MESLEĞİ" midir? SONUÇ I- Sağlık Bakanlığı’nın; Bakanlar Kurulu’nca tüm kamu kurum ve kuruluşlarını bağlayan üst / çerçeve yönetmeliğe aykırı olan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 20. maddesi Bakanlığın "eşit düzeydeki" kamu personeli arasında da Anayasa’da düzenlenen "KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK" ilkesine aykırı olarak bir düzenleme getirmektedir.  Bu durum Anayasa’nın “Ailenin korunması ve çocuk hakları” kenar başlıklı “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.  Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.  Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.  Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.” şeklindeki 41. maddesine de açıkça aykırıdır.  II- Sağlık Bakanlığı getirdiği düzenleme ile EŞİTLİK ilkesine aykırı olarak, babası veya annesi farklı devlet kurumlarında çalışanların çocukların aile birliğini kurmalarını engellemektedir. Oysa ki devletin aile birliğinin sağlanması, ailenin huzur ve refahı için gerekli tüm düzenlemeleri yaparak tedbir alması Anayasa’dan kaynaklı bir görevidir. Hukuka aykırı düzenleme sözü edilen anayasal görevin ifasını olanaksız hale getirdiği gibi aynı statüye sahip bakanlık personeli arasında eşitsizlik yaratmaktadır.  Diğer kamu kurum - kuruluşları ile tüm bakanlıkların yönetmeliklerine göre üst norm niteliğindeki iş bu çerçeve yönetmeliğin 14/c maddesi hükmü uyarınca, eşlerin farklı kurumda çalışan personelin de aile birliği mazeretine dayalı olarak, "Anayasanın Kanun Önünde Eşitlik İlkesine" uygun olarak bağlı olduğu idareden "aile birliğinin sağlanması için talepte" bulunma hakkı ve idarelerce de bu hakkın yerine getirilmesi gerektiği tartışmasızdır.  III- Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Üst/ Çerçeve Yönetmeliğin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 2. ve 72. maddelerinin uygulanmasına açıklık getirmek üzere Bakanlar Kurulu’nca çıkartılmış olduğu görülmektedir. Esasen 657 sayılı yasada, eşlerin farklı kurumda çalışan memurların eş durumu nedeniyle tayinden "yararlana(ma)yacaklarına" ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. 657 Sayılı Yasada, eşin devlet memuru olması durumunda bu hakkın nasıl kullanılacağı açıklanırken, Sağlık Bakanlığı çıkarttığı yönetmelik ile kısıtlama ve zorlayıcı olmuştur. IV- Tüm düzenleyici işlemler gibi iptale konu Yönetmelik maddesi de “hukuka uygunluk karinesi”den yararlandığından; normlar hiyerarşisi içinde daha üst nitelikte norm Anayasa, yasa ve yönetmeliğe uygunluğu zorunlu bulunan, üst normun alttaki normla etkisiz hale getirilemeyeceğine ilişkin hukuk ilkesine (lex Superior) aykırı şekilde düzenlenen, yhfdxönetmelik maddesi, yürürlükte kaldığı sürece, eşitlik ve aile birliği anayasal ilkelerin zarara uğraması söz konusu olacaktır. İleride toplumun adalet duygusunda telafisi olanaksız zararlar doğacağından bu durumun önlenebilmesi için yargılama sonuçlanıncaya kadar yürütmenin durdurulmasını da talep zorunluluğu doğmuştur. …………………..… tarih …………..… sayılı davalı idare işleminin iptaline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini arz ederim. …/ …/ …         Ad soyad                                                                                          İmza 

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.