.

Sağlık Bakanlığı Paralel Yapının Devleti Soyduklarını Belgeledi

Paralel yapının Sağlık Bakanlığı'ndaki bürokratların 2.5 milyar dolar dolandırdıkları belgelendi.

Sağlık Bakanlığı Paralel Yapının Devleti Soyduklarını Belgeledi



Sağlık Bakanlığı'ndaki paralel bürokratların Pensilvanya bağlantılı Basel İlaç şirketiyle gizli ortaklıklar kurarak devleti soydukları belgelendi. Soygun; ruhsat yolsuzluğu, adrese teslim ihaleler ve yüksek bedelle ilaç satışı gibi yöntemlerle gerçekleştirildi. Vurgunun toplam bedelinin yaklaşık 2.5 milyar dolar olduğu belirtiliyor.

RUHSATTAN 800 MİLYON TL

Sabah gazetesinin haberine göre, 11 yıllık geçmişine rağmen ilaç pazarında payı yüzde 11.4'e çıkan Basel Grubu'nun sahibi Mahmut Bilgiç ile gizli ortakları olduğu iddia edilen Sağlık Bakanlığı'ndaki kimi bürokratlar ruhsat yolsuzluğuna karıştı. Bakanlığın Müsteşar Yardımcısı Yasin Erkoç ile görevden alınmasına rağmen kritik projelerin (Genom ve Plazma Fraksinasyon) koordinasyonunda yer almayı sürdüren Ekrem Atbakan, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Saim Kerman, Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz, Ruhsat Daire Başkanı Nilgün Zirek'in, kurdukları sistemle 800 milyon TL'lik ruhsat yolsuzluğu yaptıkları belirlendi. SABAH'ın ulaştığı belgelerden birinde, başka firmaların ilaçlarını kopyalayarak eşdeğer kriterinden istediği fiyata SGK ödeme listesine aldırtan Mahmut Bilgiç'in, lehine bakanlık genelgesi çıkartarak şirketinin KOAH hastalığı ilaçları içindeki 60 milyon TL'lik payını 200 milyon TL'ye yükselttiği görülüyor. Böylece KOAH hastalığı ilaçları için ayrılan 1 milyar TL'lik pazar payının beşte biri Bilgiç'e peşkeş çekiliyor. Bilgiç'e önce 85 milyon euroya fabrika kurdurulduğu, çıkarılan genelgeyle KOAH ilaçlarının sadece bu fabrikada üretilebilmesinin yolunun açıldığı belirlendi. Sektör ayağa kalkınca Saim Kerman genelgeyi yumuşatmak zorunda kaldı. Paralel bürokratlar, Basel Grubu'na 2011'den beri bu tür yöntemlerle toplam 714 ilaç ruhsatını adeta peşkeş çekerek vatandaşların sağlığını hiçe saydı. Basel, hali hazırda ruhsat alan ve piyasada satılan 137 ilacının SGK'nın geri ödeme listesine girmesini bekliyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı'ndaki 550 yeni ruhsat başvurusu içinde de Basel şirketine ait yaklaşık 300 ilaç olduğu belirtiliyor. Sektöre yakın kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, şirketin ruhsatını aldığı 10 civarındaki ilacın dozu yetersiz ya da kimyasal formülasyonu kurallara uygun değildi, ancak buna rağmen piyasaya sürüldü.

RUHSATI YAZAN DA HOCASI ÇIKTI

Yine sektöre yakın kaynaklardan aldığımız bilgilere göre piyasada diğer ilaç firmalarının ruhsatları senelerce beklerken Basel, gizli ortaklarıyla kurduğu sistem sayesinde ruhsat almakta zorlanmıyor. Sağlık Bakanlığı'nda ilaç ruhsatlarını veren komisyonda görev yapan Mahmut Bilgiç'in kara kutusu ise İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Ahmet Araman. Bilgiç'in üniversite hocası olan Araman, komisyonda hangi ilaca ruhsat verilip verilmeyeceğine 'olur' veren 'bilirkişi' konumunda bulunuyor. Gerçekte ruhsatlanması mümkün olmayan ilaçların dosyalarının Daire Başkanı Nilgün Zirek tarafından Ahmet Araman'a bizzat verilerek onaylanmasını sağlıyor.

1.5 MİLYON KİŞİNİN KANINI YURTDIŞINA GÖTÜRECEKLER

Paralel yapının ayrıca 1.5 milyon kişinin kan örneğini yurtdışına göndererek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının DNA haritasını sağlık adı altında istihbarat kuruluşlarına satma planları da deşifre oldu. Kan ilaçlarının toplumun kendi kanından üretilmesini amaçlayan 'plazma fraksinasyonu projesi'ne yolsuzluk bulaştırıldığı tespit edildi. İlk raporda 50 milyon dolarlık maliyet çıkarılan proje için bir süre sonra 1.8 milyar dolar fiyat biçildi. Projede bakanlık ve Kızılay'ın dışında yerli ve yabancı birer firma yer alacak. 1.5 milyon kişinin kan örneğinin yurtdışına gönderilmesini içeren projenin ihalesi öncesinde paralel yapı tezgahı kurdu. Kamu Hastaneleri Kurumu "Kan yurtdışına gidemez" diye direnince Sağlık Bakanlığı'nda ihalenin teknik şartnamesini yapacak kurumun başına Gülen'in doktorluğunu yapan Tuncay Delibaşı'nın adamı Doğan Ünal atandı. Ünal'ın hazırlayacağı teknik şartname ile ihalenin Basel ve yabancı bir firmaya verilmesinin önünün açılacağı belirtiliyor.

KİM BU BİLGİÇ?

Mahmut Bilgiç'in firması, Basel İlaç 2003'te kuruldu. Sermayesinin Pensilvanya kaynaklı olduğu söylenen grup, 11 yılda sektörün dev firmalarını geride bırakmaya başladı. Pazar payı yüzde 11.4'e ulaşan Basel, Abdi İbrahim (12.5) ve Bilim İlaç'ın (yüzde 12.9) ardından sektörde üçüncülük koltuğuna oturdu. Tek bir firma üzerinden yüzlerce ruhsat alması sektörde dikkat çekince Bilgiç aralarında Vitalis, Celtis, Neutec, Nuvomed'in de bulunduğu 12 alt firma kurdu. Şirketin cirosu 2007 yılında 147.5 milyon TL iken geçen yıl bu rakam 642 milyon TL'yi buldu. İlk 7 aylık cirosu da 434.9 milyona ulaştı.

İTHAL İLAÇTAN SOYGUN PLANI

Paralel bürokratların, cari açığın önüne geçmek için alınan ithal ilacın azaltılmasına ilişkin kararı da kendi lehlerine çevirdiği öğrenildi. Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda alınan karar uyarınca 700 ilacın ithalatının durdurulması kararlaştırıldı. Böylelikle 2 milyar 600 milyon TL'lik ithalatın önüne geçilecekti. Ancak İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu bürokratları ithal ve yerli ilaç listesini ayarlarken yine Basel Grubu'na kıyak geçti. Yabancıların çıkacağı 2.6 milyarlık pazarın 600 milyon TL'sinin Mahmut Bilgiç'in firmasına geçmesi planlanıyor.

SABAH KARE KARE KİRLİ TEZGAHI BELGELEDİ

Şirketin gizli ortakları olduğu iddia edilen paralel bürokratlar Sağlık Bakanlığı'ndaki görevlerinden daha çok Basel Grubu'nun üretim tesislerinde mesai harcıyor. Sabah gazetesi, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Saim Kerman, Yardımcısı Hüseyin Yılmaz ve Ruhsat Daire Başkanı Nilgün Zirek'in sık sık Mahmut Bilgiç ile görüştüğünü fotoğraflarla belgeledi.

DNA PROJESİYLE DEVLETİ SOYMA GİRİŞİMİ

Paralel bürokratların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının DNA verilerinden kişiye özel ilaç üretilmesini amaçlayan Genom Projesi'yle devleti soymak istedikleri de ortaya çıktı. Bu projeyle DNA verilerinin uluslararası piyasalara satılmasının amaçlandığı da belirtiliyor. Uzmanlar DNA verilerinin yurtdışına gönderilmesinin ulusal güvenlik açısından büyük tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Kocaeli, İzmir, Erciyes ve Boğaziçi gibi Türkiye'deki kimi üniversitelerde üzerinde çalışılan gen haritası projelerinin Harvard Üniversitesi ile ortaklaşa yapılması için bastıran bürokratlar projenin maliyetini kağıt üzerinde 40'a katladı. 2013 Aralık'ta Sağlık Bakanlığı'na 10 milyon dolara yapılacağı söylenen projenin maliyeti 1 yılda 400 milyon dolara çıkarıldı. Bu projenin de yine Basel Grubu ile yürütüldüğü tespit edildi. Şirketini satıp 'gelecek vaat eden' biyoteknoloji pazarına geçmeyi planlayan Basel Grubu'nun sahibi Mahmut Bilgiç'in projeye ortak olarak dahil edilmek istendiği belirtiliyor.

 Star Gazetesi
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.