.

Sağlık Bakanlığı Araştırmacılardan Yararlanmalı Mı?..

Sağlık Bakanlığı, toplumdaki işleyişi ve etkinliği açısından, diğer bakanlıklara göre çok daha etkin bir bakanlıktır.

Sağlık Bakanlığı Araştırmacılardan Yararlanmalı Mı?..



Sağlık Bakanlığı, toplumdaki işleyişi ve etkinliği açısından, diğer bakanlıklara göre çok daha etkin bir bakanlıktır. 
 
Bu şu demektir ;
 
Türkiye sınırları içinde her zerresinde ihtiyaç duyulduğunda sağlık faktörü hemen intikal etmek zorundadır. İnsanların her yerde her zaman ihtiyaç duydukları hemen olması gereken olmazsa olmazıdır. Dağ başında apandisiti azan bir çobana anında sağlık faktörü(ambulans, gerekiyorsa paletli ambulans, helikopter, v.s) yetişmesi gerekmektedir. Hastaneler 24 saat aralıksız hizmet vermektedir. ASM’ler sürekli insanlara hizmet vermektedir. 
 
Sağlık görevi 24 saat aktif olmak ve anında hizmete hazır bulunmak zorundadır. Aksi takdirde, en küçük bir aksama dahi, kendini hemen topluma sergilemekte, burada hata veya kusur var diye bağırmaktadır. 
 
Şu noktalar dikkat edilmesi gereken önemli noktalardır. İnsanın olduğu her yerde sağlık olgusu mevcuttur. Haberlere baktığınızda her akşam sağlık haberlerini görürsünüz. Bir hastanede; Lokantacılık, Otelcilik, Temizlik, Sağlık(Tedavi), Sterilizasyon, Çamaşır yıkama, Personel sevk ve idare, Mali işler, Eczane hizmetleri, Onarım- tamirat ve tadilat hizmetleri, Güvenlik, Gibi birbirinden çok farklılıklar gösteren on bir ayrı ana başlıktaki hizmet alanların da işlemler yürümektedir. Bin yataklı bir hastanede olan bu sektörler, elli yataklı bir hastanede de vardır. 
 
Bir bina içinde yürütülen bu sektörün birde ulusal ağı vardır. Birbirinden tamamen ayrı olan bu işlemler, tek çatı altında yürümektedir. Her biri apayrı bir sektör olan bu işlevin birde koordinasyon ayağı var.Birbirinden ayrı alanlar,bir bedenin organları gibi,sistematik,düzenli çalışmasının sağlanması ile bütün sağlıklı olarak yol alır.Bu başlıklardan bir tanesinin yetersizliği veya iletişim eksikliği sistemi aksatacaktır. Bu alanların birbirlerinin dokularını yıpratmadan devamını sağlamak tecrübe ister. 
 
Sağlık Bakanlığı gibi böyle komple işlemlerin bir arada yürüdüğü başka bakanlık yoktur. Sağlık alanının bile, çok fazla farklılıkları vardır. Her biri bir binanın farklı özellikler gösteren ayrı odaları gibidir. 
 
Buraya kadar anlatmak istediğimiz, Sağlık bakanlığının yönetimi diğer bakanlıklar gibi değildir. Sağlık Bakanlığında başarılı bir yönetici (idareci) olmak için, işte bu farklı işletme alanlarının birbiri ile olan doku temasları kadar, bu alanların gerektiğinde sınırlarını ayrıştırma zeminini kontrol altında tutabilme yeteneği ve tecrübesine sahip olmak gerekmektedir.. Biri eksik olursa, hemen kendini gösterir. Tıpkı elektrik ağının fonksiyonları gibi, herhangi bir noktadaki arıza anında toplumda etkisini göstereceği gibi; bazen de sağlık alanının bir yerinde ortaya çıkacak olan bir arıza, hemen ortaya çıkmaz ve ancak büyüyerek etkisini gösterir. Bazen birkaç gün, bazen birkaç hafta veya bazen de birkaç yıl sonra, hatta kanser gibi büyüyerek sonucunu topluma yaşatır. Ancak, zararın dönüşü olmayacaktır. Yani hata olmamalıdır. 
 
Sağlıkta günü kurtarma işlerliği yoktur. Şayet sistem kurulmazsa her yerde sürekli ve farklı sorunlar yaşanır. İnsan hayatını doğrudan etkiyebileceği gibi, yapılan yanlışlar veya eksiklikler, yıllar sonra da insan hayatını etkilemektedir. 
 
İşte bu sistemin gözden geçirilmesi gerektiği, sağlık bakanlığının mutfağından yetişmiş, devletin âli menfaati, Sağlık Bakanlığının daha sistematik yürümesi için, yaklaşık 1800 araştırmacının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Profesyonel yöneticinin olmadığı ve vekâletlerle atanan suni yöneticilerle bu işlerin yürüyemeyeceği aşikârdır.
 
Bilginin yönetimde önemini olmadığını varsayarak, Yönetimde tecrübenin önemi ne ise; işte araştırmacıların önemi de o kadar kıymetlidir. Sağlık bakanlığında yılların başarısı olan bu insanların atıl durumda tutulması, yer altında kıymetli madenin üstünü örtülü tutmak gibidir. Gelişmiş ülkelerin, bütün dünyada sadece yeteneğine bakarak kendi ülkesine almak istediği yetişmiş insan gücü, bizim ülkemizde atıl duruma sokulmuştur. 
 
Sağlık bakanlığında devrim sayılabilecek değişimleri yapan işte bu günkü “Araştırmacı” insanlardı. Anlaşılamayan, bu başarılı kadronun hangi sebeple işlevsiz hale sokulmasıdır. Bunu yapanların ne yapmak istedikleri, araştırmacılar tarafından da anlaşılamamıştır. Hepsi de en az herkes kadar ülkesini seven ve bunun bilincinde olan bu insanlar, yapılan değişimin ülkeye daha faydalı olacağına inansalar zaten kendileri ayrılırlardı. Makamların kimseye kalmadığını en iyi bilen araştırmacılar, asla makam ya da unvan peşinde olmadılar.
 
Çoğu Anadolu’nun kırsalında yetişmiş bu saf Anadolu insanı, tıpkı Çanakkale’de canını ülkesi ve inancı için veren şehitler kadar saf ve cesurdur. Ellerinden alınan her türlü haklarına kavuşma talebi kadar, yapılan değişimin Ülke’ye zarar verebileceği kaygısı, araştırmacılarda birlik olma, deneyim ve tecrübelerini ülkesi için kullanma isteğinden başka bir şey değildir. 
 
Araştırmacılar, "ADYED" çatısı altında ellerinden alınan haklarının, geri kazanımı için verdikleri mücadele kadar, mevcut birikimin, potansiyelin kaybolmaması, araştırmacıların dinamik tutulması ve tecrübelerinin bir havuzda toplanmasını sağlayarak, milletin menfaatlerine sunulmasını sağlamaktır. Aklıselimimiz, Türkiye cumhuriyeti Devleti, yani devletimiz, devletin –dolayısı ile milletin-menfaati açısından bu işlemleri yeniden değerlendirmelidir. 
 
Yanlış hesap yapanların doğru sonuca ulaşması mümkün değildir. Yanlıştan doğru sonuç çıkmayacağı için hesapların tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir. Hatta araştırmacılarla birlikte yapılacak bir değerlendirme daha gerçekçi, ulaşılabilir, devlet adabına yakışan daha faydalı sonuçların ortaya gelebileceğini düşünüyorum. 
 
Yine de biz aklımızın erdiği kadarı ile bildiğimizi devletimizin faydasına söyleyelim. 
 
Takdir sorumlularındır.
 
Seyfullah TUZCU
 
ADYED

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.