.

Radyoloji Çalışanları Sorunları Ve Çözüm Önerileri

TÜM RADYOLOJİ TEKNİSYENLERİ ve TEKNİKERLERİ DERNEĞİ

Radyoloji Çalışanları Sorunları Ve Çözüm Önerileri




Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerlerinin
Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu
Ankara, Ağustos 2011
1) Radyoloji Alanında Ehliyetsiz Kişilerin Radyoloji Teknisyen/Teknikeri Olarak
Çalışması:
Derneğimiz (TÜMRAD-DER) tarafından yapılan anket araştırması sonucu; kamu sağlık
kurumlarında çalışan radyoloji teknisyenlerinin %32’si, özel sağlık kurumlarında çalışan teknisyenlerin
ise %46’sının radyoloji ile ilgili herhangi bir örgün eğitim almadan usta-çırak ilişkisi ile radyoloji
teknisyeni olarak çalıştırıldığı anlaşılmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın 2010 yılı verilerine göre;
radyoloji alanında 508 ön lisans mezunu tekniker ve 528 SML radyoloji teknisyeni mezun olmaktadır.
Bir yandan büyük zorluklarla okumuş ve mezun olmuş her yıl ortalama 1000 meslektaşımız iş
bulamayıp işsizlik psikolojisi ile yaşarken, öte yanda ehliyet sahibi olmayan ve sağlık kurumlarında
radyoloji teknisyen ve teknikerleri olarak çalıştırılan bu kişilerce yapılan radyasyon uygulamalarının,
personel, hasta ve hasta yakınları için tehlikeli sonuçlar doğurabileceği kuşkusuzdur. Ayrıca ; bu
durum, sunulan hizmetin kalitesini de tartışılır kılmaktadır.
11.04.1928 tarih ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’a
eklenen 26.04.2011 tarih ve 27916 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9.maddesi ile sağlık alanındaki
meslekler tanımlanmıştır. Buna göre;’’Diploma veya meslek belgesi olmadan, bu maddede
tanımlanan meslek mensuplarının yetkisinde olan bir işi yapan veya bu unvanı takınanlar, bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve ikiyüz günden-beşyüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.’’ şeklinde
yaptırımlar öngörülmüştür. Buna rağmen , meslek mensubu olmadığı halde, ehliyetsiz eleman
çalışma çok yaygın bir şekilde devam etmektedir.
Dernek (TÜMRAD-DER) olarak, meslek dışı çalışmaya ilişkin bakanlığımızın İVEDİ olarak bir
genelge yayımlayarak, İl Sağlık Müdürlüklerinin konuyla ilgili gerekli hassasiyeti göstermeleri ve
gerekli önlemlerin alınmasını talep etmek etmekteyiz.
2) Özel Sağlık Kurumlarında Çalışan Radyoloji Teknisyenlerinin Sorunları ve Çözüm
Önerilerimiz
Derneğimizin yaptığı araştırmalar ve derneğimize intikal eden sorunlardan; özel sağlık
kurumlarında çalışan meslektaşlarımızın şua iznini hiç kullanamadıkları ve çalışma saatlerinin ise
kanunda belirtilen haftalık 35 saat ( günlük 7 saat) şeklinde uygulanmadığı, özel işletmelerde
meslektaşlarımızın ortalama 10-12 saat çalıştıkları anlaşılmaktadır.
Ayrıca; bu haklarını talep eden meslektaşlarımızın işten çıkarılmakla tehdit edildikleri ve
yöneticiler tarafından baskılara maruz kaldıkları ve susturuldukları yönündeki şikayetler derneğimize
sıkça iletilen konular arasında yer almaktadır.
Bilindiği üzere radyasyon kaynaklarıyla çalışan radyoloji teknisyenlerinin çalışma süresi, yıllık
izinler ve radyasyon izinleri (ŞUA) kanunla düzenlenmiştir. Sorun yürürlükteki mevzuata değil,
mevzuatın uygulanmayışından kaynaklanmaktadır. Bu durum, özel sektörde çalışan
meslektaşlarımızın mağdur olmasına sebep olmaktadır. Bakanlığımızın bu konuda gerekli uyarıları
yapması, mağduriyetlerin giderilmesi noktasında muhakkak ki etkili olacaktır.
3) Radyasyon Kaynakları İle Çalışan Sağlık Personelinin Doz Limitlerinin Belirlenmesi ve
Doz Aşımında Gerekli Önlemlerin Alınması Yönetmeliği Taslağı Hakkında
Görüşlerimiz.
21.01.2010 tarih ve 5947 Sayılı ’Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9’uncu maddesi ile 3153 Sayılı ’ Radyoloji,
Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkındaki Kanun’a eklenen EK-1
maddesi gereğince tarafınızdan hazırlanan ’Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon İle Doz
Aşımında Alınacak Tedbirler Hakkında Yönetmelik Taslağı’ konusunda,İlaç ve Eczacılık Genel
Müdürlüğü’nün 28 Nisan 2011 tarih 035983 sayılı yazısi ile derneğimizden görüş istenmiştir.
Derneğimiz kendi organlarını toplayarak, taslak metin üzerinde çalışmış, üniversite ve çeşitli
çevrelerden görüşler alarak İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’ne görüşünü bildirmiştir.Görüşümüz
Ek’te sunulmuştur.
Bir meslek örgütü olarak derneğimizin görüşlerinin dikkate alınması halinde, her türlü katkıyı
sunmaya hazır olduğumuzu belirtmek istiyoruz.
4) Radyoloji Teknisyenlerinin 2007-2008 Yılları Arasında 9 Saat Çalıştıkları Döneme İişkin
Fazla Mesai Ücretlerinin Ödenmesi Hakkındaki Talebimiz
Bilindiği üzere,Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 08.10.2007 tarih ve 21025 sayılı
genelge yayımlanarak, radyasyon kaynaklarıyla çalışan sağlık personelinin günlük mesai süresinin 5
saatten 9 saate çıkarıldığı duyurulmuştur. Gerek derneğimiz ve gerekse sendikaların açtığı dava
neticesinde ilgili genelge 01.05.2008 tarihinde Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nce İptal
edilmiş ve bakanlığımız 07.08.2008 tarih ve 30218 sayılı yazı ile radyoloji personelinin 5 saat çalışması
gerektiğini duyurmuştur.
Radyoloji çalışanlarının günlük 9 saat çalıştıkları dönemde günlük 4 saat fazla mesaileri söz
konusu olmuş ve bu konuda üyelerimiz tarafından açılan bir çok bireysel dava üyelerimizin lehine
sonuçlanmıştır. Halen devam eden birçok dava bulunmaktadır.
Derneğimizin bu konuyla ilgili bakanlığımızdan talebi şudur; Bizler bir sağlık çalışanıyız ve
sağlık hizmeti sunuyoruz ve riskli ortamlarda çalışarak bu hizmeti vermeye çalışıyoruz. Mahkemelerin
iş yükünün fazla olduğunu ve bu nedenle yargı sistemimizde kararların geç verildiğini hepimiz çok iyi
biliyor ve dillendiriyoruz. Bu nedenle; radyasyon çalışanları olarak mahkemeleri meşgul etmeden 9
saat çalıştığımız dönemlerde yapılan fazla mesailerin ücretlerinin ödenmesini talep ediyoruz. Açılan
davalardan anlaşılacağı üzere; fazla mesailerin yargı yoluyla alınmasının, avukat ücretleri , harç
paraları vb hesaplandığında bakanlığımızın bütçesine daha fazla maliyet getireceği aşikardır. Bu
nedenle; bakanlığımızın,yaklaşık 12.000 TL civarındaki fazla mesai ücretlerinin yargı kararı olmadan
ödenmesi hususunda kurumlara talimat vermesi meslektaşlarımızı mutlu kılacaktır.
5) Şua İzinlerinde Döner Sermaye Kesintisi Hakkındaki Talebimiz
Mevzuat gereği şua izinleri, radyasyon kaynaklarıyla çalışan sağlık personelinin kullanması
zorunlu olmasına rağmen, şua izni kullanan meslektaşlarımızın performansa katkı sağlamadıkları
düşüncesiyle, mevcut döner sermaye yönetmeliği ileri sürülerek kesintiler yapılmakta veya hiç
ödenmemektedir. Bu durum karşısında mağdur olan radyoloji teknisyenleri/teknikerlerinin önemli bir
bölümü ekonomik kayıplarını gözeterek şua iznine çıkmaktan imtina etmektedirler.
Bakanlığımızca döner sermaye yönetmeliğinde; ‘’Şua izinlerinde döner sermaye kesintisi
yapılmaz’’şeklinde bir değişiklik yapılarak, sorunun çözümlenmesi mümkün olacaktır.
6) Radyasyon Kaynaklarıyla Çalışılan Birimlerin Riskli Birim Olarak Değerlendirilmesi
Hakkındaki Talebimiz.
Mevcut Döner sermaye yönetmeliğinde riskli birimler sıralanırken, radyasyon kaynaklarıyla
çalışılan radyoloji birimlerinin olmaması meslek grubumuzda rahatsızlık yaratmaktadır. Oysa;Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 16.06.2004 tarih ve 25494 sayılı resmi gazetede yayımlanan
Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği’nin EK-1 çizelgesinde 130. sırada ‘Radyoloji işleri ile radyum ve
radyo aktif maddelerle ve radyasyon yayan her türlü cihazla (Çeşitli röntgen, magnetik rezonans ve
benzeri elektronik cihazlar) çalışılan işler.’ ağır ve tehlikeli işler arasında sayılırken, uygulamada Sağlık
Bakanlığı’mız tarafından riskli birim olarak değerlendirilmemesi çelişkili bir durum yaratmaktadır.
İyonlayıcı radyasyon kaynaklarıyla çalışan radyoloji teknisyen ve teknikerlerinin diğer sağlık
personelinden daha az süre çalışmaları, yılda bir ay radyasyon (şua) izni kullanmaları ve diğer sağlık
personelinden farklı olarak fiili hizmetten faydalanmaları mesleğin özelliği gereğidir.
Radyoloji teknisyenlerinin bu mağduriyetlerinin giderilmesi için Bakanlığımızın Döner
Sermaye Yönetmeliğinde Değişiklik yapılarak, radyasyon kaynaklarıyla çalışan sağlık personelinin
riskli birim olarak değerlendirilmesi ve döner sermaye ek ödemelerinin buna göre düzenlenmesinin
uygun olacağını düşünmekteyiz.
7) Mesleki Eğitimler ve Hizmet İçi Eğitim
Sağlık alanında tüm mesleklerde olduğu gibi hizmet içi eğitimler istenilen seviyede ve
periyotta olmadığı gibi, arzu edilen kalite de verilmediğini görmekteyiz. Kamu sağlık kurumlarında
çalışan radyoloji Teknisyenlerine yönelik olarak mesleki bilgilerini artırıcı, hizmette kaliteyi
yükseltmeyi hedef edinen hizmet içi eğitimlerin ise hiç yapılmadığı söylenebilir.
Tıp alanında teknoloji çok hızlı bir şekilde gelişiyor, değişiyor. Radyoloji, tıbbi gelişmelerin en
hızlı gelişim ve değişim gösterdiği alanların başında yer almaktadır. Teknolojinin bu hızlı gelişimi
karşısında mesleki bilginin aynı paralelde gelişmesi ve verilen sağlık hizmetinde kalitenin
yükseltilmesi için hizmet içi eğitim ve mesleki eğitimler, seminer ve organizasyonlar büyük önem arz
etmektedir.
Dernek olarak her yıl radyoloji teknisyen ve teknikerlerine yönelik, ulusal bazda 3-4 günlük
mesleki eğitim seminerleri düzenlemekteyiz. Ayrıca; yılda en az 3 defa farklı bölgelerde bir günlük
eğitim seminerlerimiz olmaktadır. Bu seminer ve toplantılarımızda, radyasyon güvenliği ve korunma,
dijital radyolojide güncel gelişmeler, BT ve MR gibi güncel konular ile sağlık iletişimi konuları
işlenmektedir.
Bakanlığımızın bu organizasyonlara destek vermesini, hatta derneğimiz gibi Sivil Toplum
Kuruluşları ile işbirliği yapmasını, bu organizasyonlara katılımın sağlanması için katılacak personelin
masraflarının kurumlarınca karşılanması için Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından 27.02.2008
tarihli genelgesinde değişiklik yapmasının uygun olacağını düşünmekteyiz.
Ayrıca hastanelerin konferans salonlarının bu tür amaçlarla mesleki sivil toplum kuruluşları
tarafından kullanımı kolaylaştırılmalıdır.
8) Radyoloji Alanında Lisans Tamamlama Konusu Hakkındaki Talebimiz.
Derneğimiz (TÜMRAD-DER) ekibince hazırlayıp,Temmuz-2010’da Bakanlığınıza
sunduğumuz ‘’Radyoloji Teknisyen ve Teknikerlerine Yönelik Mesleki Gelişim ve Kariyer
Projesi’’ (RAD-GEKAP) kapsamında Radyoloji Teknisyen ve Teknikerlerine alanlarında uzaktan
eğitim yoluyla mesleki gelişim olanağı sağlanmalıdır.
Bunun için, öncelik ve ivedilikle Sağlık Bilimleri Fakültelerine Radyoteknoloji Bölümü
açıldıktan sonra, bu fakültelere bağlı olarak; radyoloji alanında 2 yıllık ön lisans mezunları ile
radyoloji teknisyenliği üzerine radyoloji dışında sağlık ön lisans programı mezunları için radyoloji
alanında 2+2 Lisans Tamamlama Programı açılmasını talep etmekteyiz.
Radyolojinin tanı ve tedavi uygulamaları alanında lisans düzeyinde eğitim alan teknik
personelin çalıştırılmış olması, hizmette kaliteyi artıracağından, hasta memnuniyeti de sağlanmış
olacaktır. EHEM-DER tarafından hazırlanan MEG-KAP adlı proje kapsamında ebe ve hemşirelere
yönelik olarak 2009 yılında uygulamaya başlayan uzaktan 2+2 Lisans Tamamlama Programı
büyük ilgi görmüş ve alınan ilave eğitimin hizmete olumlu şekilde yansıdığı memnuniyetle
gözlenmektedir. Memnuniyet verici bu uygulamanın meslektaşlarımız için de uygulanmasına
Bakanlığımızca olumlu yaklaşılacağını umit etmekteyiz (Ayrıntı: EK RAD-GEKAP Proje
Kitabı).
9) Derneğimiz (TÜMRAD-DER) Öncülüğünde Hazırlanan ‘’Tıp Alanında Radyasyon
Kaynaklarıyla Çalışma Temel Kanunu’’ Tasarısı Hakkındaki Talebimiz.
Derneğimiz öncülüğünde hazırlanan ve RAD-GEKAP adlı proje ekinde Temmuz-2010’da öz
konusu kanun tasarısı, sağlık alanında tanı ve tedavi amaçlı radyasyon kaynaklarını kullanmada
ehliyetli her seviyedeki tüm radyasyon görevlilerinin görev tanımları, eğitim, görev yetki ve
sorumlulukları, çalışma esasları, mesleğin özelliğinden kaynaklanan hakları ile bu görevliler ve
hastaların radyasyon güvenliğine dair temel hükümleri içermektedir.
Bu kanunun hayata geçirilmesi, radyoloji alanındaki mevcut sorunlara köklü çözümler
getirmiş olacaktır.Derneğimizin öncülüğünde hazırlanan söz konusu Kanun tasarısının amaçları
ve içerdiği hükümler ile madde hükümlerinin gerekçeleri EK’te sunulan RAD-GEKAP proje
kitabında mevcuttur (s:54-78).
10) Radyoloji Teknisyen/Teknikerlerin İV enjeksiyon yapma yetkisi hakkında
Radyolojide Görüntü kontrastı oluşturmak amacıyla kullanılan kontrast maddelerin hastaya IV
enjeksiyonu yetkisi için çeşitli sendika ve kurumlarca görüş istenmiştir. Cevap yazısında Radyoloji
Teknisyenlerinin/Teknikerlerinin Almış olduğu eğitim müfredatlarında buna ilişkin ders olduğu ve
enjeksiyon yapabileceklerine dair görüş iletilmiştir.
Ülkemizde Radyoloji Teknisyeni/Teknikeri yetiştiren eğitim kurumlarının müfredat birliği
yoktur. Bazı eğitim kurumlarında “Parenteral Uygulamalar” dersi varken bazısında yoktur. Dolayısıyla
Radyolojide Görev yapan Tüm Radyoloji Teknisyen ve Teknikerlerinin IV enjeksiyon eğitimi almadığı
aşikardır.
Radyolojide kullanılan Kontrast maddeler ölüme yol açan ağır alerjik reaksiyonlara yol
açabilmektedir. Kontrast madde uygulamalarında uluslar arası bilimsel kurum ve kuruluşların
hazırladığı uygulama rehberlerine uygun koşullarda kontrast madde enjeksiyonunun yapılmasının
sağlanması daha doğru bir yaklaşım olacağı görüşündeyiz.
10 ) Sağlık Bakanlığı Teşkilat Yapısında Radyolojinin Yeri.
Sağlık Bakanlığı bünyesinde Radyoloji Daire Başkanlığı oluşturulmasına dair görüşlerimizi
derneğimizin kuruluşundan bu yana hem yazılı hem sözlü olarak bakanlığınıza iletmiş idik. Halen İlaç
ve Eczacılık Genel Müdürlüğü Bünyesinde Biyomedikal Cihazlar Daire Başkanlığına bağlı Radyoloji
Şubesi mevcuttur. Bu şubenin Radyoloji ile ilgili tüm konularda yeterli donanıma sahip olmadığı
aşikardır.
Radyoloji ve Radyasyon fiziği konusunda mevcut olan en üst öğrenimi almış alanında
donanımlı ve yeterli personelin içerisinde görev yapacağı Radyoloji Daire başkanlığının kurulması ve İl
Sağlık Müdürlüklerinde Radyoloji şubelerinin oluşturulmasını bir kere daha önermekteyiz.
Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜMRAD-DER)
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.