.

"Ambulansta mutlaka doktor olmalı"

"Ambulansta mutlaka doktor olmalı"



Ülkenin en çok tartışılan sektörlerinden biri olan sağlık sektörü içerisinde en az tartışılan konu ise birçok vakada hastaya ilk müdahaleye yapan ambulans personeli. Almanya’da 38 yıl boyunca doktorluk yapan ve ambulans uçaklarda çalışan Kadın Hastalıkları ve Doğum, Anastezi ve Acil Vakalar Uzmanı Dr. Oktay Aiser, ambulanslarda mutlaka acil müdahale konusunda uzman bir doktor, bir hemşire, bir de genellikle kritik durumdaki hastaya ya da yaralıya ilk anda müdahale eden profesyonel sağlık teknikeri olan paramedik olması gerektiğinin altını çizdi.

  
Ambulanslarda ilk müdahale konusunda tecrübesi olmayan bir doktorun bulunmaması durumunda, can kaybı riskinin artacağının altını çizen deneyimli Doktor Aiser, “Ambulanslarda acil müdahale edebilen bir doktorun olması elzemdir. Paramedik ve hemşire doktora yardımcı olur. Bu 3’lü ekibin ambulansta olmaması, can kaybı riskini artırır” dedi.
Ülkede 10 yıl önce 112 acil sisteminin kuruluşunda görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Mehmet Avcı da Kıbrıs Postası’nın sorularına karşılık, dünyadaki uygulamanın da ambulansın olay yerine paramedikle gitmesi ve ilk müdahaleyi de paramediktin yapması olduğunu söyleyerek, ülkemizdeki sistemin de bu yönde olduğunu kaydetti.
Ambulansta bir doktor, bir hemşire bir de paramedik bulunmasının olası bir can kaybı riskinin azalttığının da bir gerçek olduğunu ifade eden Dr. Avcı, “Paramedik gidiyor çünkü doktor yetersizliğimiz vardır. Ülke gerçekleri nedir bir de ona bakmak lazım. İdeal noktada değiliz ama iyi durumdayız” diyerek, çarpıcı bir gerçeği vurguladı.
Sağlık alanında acil müdahalenin en önemli bacağı olan ambulansların donanımları, olay yerine varmaları gereken süre ve ambulanslarda görev yapan doktor ve uzmanlar konusu, hayati bir önem taşıyor.
38 yıl boyunca başta ambulans uçaklar olmak üzere, sağlık sektörünün çeşitli alanlarında görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum, Anastezi ve Acil Vakalar Uzmanı Dr. Oktay Aiser, Almanya’daki sağlık sektöründen ve ambulans uygulamalarından yola çıkarak, ülkemizdeki uygulamalara dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Ambnulanslarda ilk müdahale konusunda uzman, deneyimli bir doktorun, bir hemşirenin ve paramedik denilen ve genellikle kritik durumdaki hastaya ya da yaralıya ilk anda müdahale eden profesyonel sağlık teknikerinin olması gerektiğinin altını çizen Dr. Oktay Aiser şöyle konuştu:
“Ambulanslarda, acil durumlara müdahale edebilen bir doktorun olması elzemdir. Bir kaza esnasında ilk yardım kaza mahalinde yapılır. Hastanın hayati önemi olan fonksiyonları kontrol edilir. Hayati fonksiyonlar sağlandıktan sonra hastaneye sevk edilip edilemeyeceğine karar verilir. Hastanın hayati fonksiyonları normale dönmeden hastaneye sevk olmaz. Kaza anında hastaların genellikle mideleri doludur. En tehlikeli durum aspirasyondur. Midedeki atıkların veya kırık dişlerin ya da bir cismin hasta şuurunu kaybettiğinde solunum yolunu kapatması tehlikedir.
İlk müdahalede yapılması gereken 4 aşama vardır. Bunlar İngilizce ve Almanca’dan yola çıkılarak A, B,C ve D olarak ifadelendirilirler. A, airway/atmung demektir. Önce solunum yoluna bakılır. Solunum yolu kapalıysa açılır ve açık tutulur. Daha sonra B aşamasında ise hastaya suni solunum yapılır. C aşamasında diğer ikisi sağlandıktan sonra eğer hastanın nabzı yoksa ve kalp durmuşsa, kalp masajı yapılır. D aşaması ise ilaç aşamasıdır. Bunların yapılması şarttır.
Tıpta şahsi fikir yoktur. Gereken neyse her yerde aynıdır. Almanya’da ambulanslarda anastezi veya acil müdahale uzmanı bir doktor vardır. Paramedik ve hemşire, doktora yardımcı olur ama doktor şarttır. Bu 3’lü ekibin ambulansta olmaması, can kaybı riskini artırır.”
“En geç 10 dakika”
Dr. Aiser, ambulansların olay yerine varması ve sağlık ekibi tarafından hastaya ilk müdahalede bulunulması için kritik sürenin sorulması üzerine ise 10 dakikalık bir süreye işaret ederek, “Kaza nerede olursa olsun ambulansın veya ambulans helikopterinin en geç 10 dakika içerisinde kaza yerinde olması lazım” dedi.
Avrupa ülkelerinde tüm yollarda ve otobanlarda acil durumlar için telefonlar bulunduğunun da altını çizen Dr. Aiser,bunun yanında Almanya’da tüm otobanlarda, acil durumlar için ambulans, polis veya itfaiyenin geçebileceği ve boş olan acil durum şeritleri olduğunu ifade etti.
“Radyolar kısa devreye girer”
Dr. Aiser, ambulansın en kısa sürede olay yerine varmasının hayati önem taşıdığını anımsatarak, Avrupa’daki uygulamalarda ambulansın geçeceği güzergahla ilgili olarak trafikteki araç sürücülerinin uyarılabilmesi ve bilgilenmesi açısından radyolarda kısa devreye girildiğini ve yayınlar durdurularak bilgilendirici anons yapıldığını da kaydetti.
“Bizde kaza seyirlik”
Dr. Aiser, yurttaşların da kaza alanına müdahale etmemesinin son derece önemli olduğunu vurguladı.
Ülkemizde zaman zaman kazanın meydana gelmesinin ardından yurttaşların olay yerinde toplandıklarını ve bu durumun müdahaleyi zorlaştırdığını söyleyen Dr. Aiser, “Bizde kaza seyirliktir. Bir kaza sonrasında 100 tane araba olay yerinde durdu. Bu, yapılacak müdahaleleri zorlaştırır. Kaza sonrasında işi olmayan beklemesin.”
Eğitim şart
Eğitimin ilk müdahale konusundaki öneminin sorulması üzerine ise Dr. Aiser, Almanya örneğinden yola çıkarak çocuklara ilköğretim döneminde kaza sonrası neler yapılması gerektiğinin öğretildiğini, lisede ise ilk yardım dersleri verildiğini belirterek, eğitimin önemi üzerinde durdu.
Avcı: “İdeal durumda değiliz ama iyi durumdayız”
Öte yandan ülkede 10 yıl önce 112 acil sisteminin kuruluşunda görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Mehmet Avcı da Kıbrıs Postası’nın sorularına karşılık, dünyadaki uygulamanın da ambulansın olay yerine paramedikle gitmesi ve ilk müdahaleyi de paramediktin yapması olduğunu söyleyerek, ülkemizdeki sistemin de bu yönde olduğunu kaydetti.
Ambulansta bir doktor, bir hemşire bir de paramedik bulunmasının olası bir can kaybı riskinin azalttığının da bir gerçek olduğunu ifade eden Dr. Avcı, “Paramedik gidiyor çünkü doktor yetersizliğimiz vardır. Ülke gerçekleri nedir bir de ona bakmak lazım. İdeal noktada değiliz ama iyi durumdayız” diyerek, çarpıcı bir gerçeği vurguladı.
Dr. Avcı şöyle konuştu:
“Sistem budur. Ambulans paramedikle yola çıkar. Eğer kalp kriziyse en yakın görevdeki kalp doktoru oraya sevk edilir. Bu sistem dünyada uygulanan sistemdir. Paramedik kalp krizine de ilk müdahaleyi yapabilecek yetki e sahiptir. Bir uzman doktorun olması, can kaybı riskini azaltır. Bu doğru.
Paramedik gidiyor. Çünkü doktor yetersizliğimiz vardır. Ülke gerçekleri nedir bir de ona bakmak lazım. Cengiz Topel Hastanesi’nde doğum doktoru yok. Ülkenin gerçeği böyle. İdeal noktada değil ama iyi durumdayız. Sadece paramedik doğru bir adrestir. Onun üst seviyesi acil kurtarma eğitimi almış doktorların gitmesi daha da doğrudur. Standartı yülseltmiş olursunuz ama her ülkede bu öyle değil. Kapasite bu.”
“Her merkeze bir doktor konması nasip olmadı”
Dr. Avcı, 112 sistemi kurulurken her merkeze bir doktor görevlendirilmesinin planlandığını ancak bunun hayata geçirilemediğini de ifade ederek, “112’yi kurarken her merkeze bir doktor konmasaydı, nasip olmadı. Biz 10 yıl önce 112 yi kurarken her ambulans merkezine 1 doktorun görevlendirilmesiydi ideal. Ve ciddi vakaya onunla birlikte gidilmesiydi” dedi.
“Bir tek Lefkoşa’dan doktor gönderebiliyoruz”
Ambulansla birlikte olay yerine gidebilecek acil doktorunun bir tek Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde bulunduğunu ve acil servisin en etkili olduğu yerin de Nalbantoğlu olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Acil doktoru bir tek Lefkoşa’da nöbette duruyor. Ama her vakaya gittiğini söyleyemem. Bir tek Lefkoşa hastanesinden doktor gönderebiliyoruz başka bir hastaneden gönderecek kadromuz yok.  Hastanelerimize baktığımızda acil serviste Lefkoşa  haricinde o olasılık yok. Öyle bir düşüncesi olan da yok. Bu sadece Sağlık Bakanı’nın sorumluluğu değil. Olay maliyededir, olay hükümet kararıdır.”
1 dakika içinde hareket 10 dakika içinde olay yeri
Konunun ambulansların yetersizliği değil hastanelerin yetersizliği olduğunu ifade eden Dr. Avcı, 112 sisteminin ambulansın 1 dakika içinde harekete geçmesi üğzerinden kurulduğunu ve hedefin şehir içinde olay yerine 7 ila 10 dakika içerisinde varılması, şehirlererasında ise olay yerine 17 dakika içinde ulaşılması olduğunu kaydetti.

 


Kaynak : Kıbrıs Postası - Meryem Ekinci

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.